Muhasebe-SMMM-Yeni TTK-Yeni Borçlar Kanunu-AGİ-2012-Pratik Bilgiler-SGK-Bağ-Kur-Emekli Sandığı-Beyanname Rehberi-Transfer Fiyatlandırması-Özelgeler-Yönetmelikler-Sirküler-Soru-Cevap-SMMM Staj Rehberi-Ücretsiz SMMM Sınavları-Mali Takvim-Basel II-YMM-Ekonomi-Finans-Maliye-Güncel Bilgi Kaynağı

Tam Görünüm: GÜNÜN HABERLERİ
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
Adres sorma tarihe karışıyor
Nokia`nın ücretsiz olarak kullanıma soktuğu programı yüklediğinizde, cep telefonunuzda cadde ve sokak bilgilerine ulaşabileceksiniz.
[Resim: 40054.jpg]
İnternetten ücretsiz indirilen kent haritaları tüm adresleri detaylı gösterirken, yaklaşık 60 YTL `den başlayan GPS cihazının temini durumunda ise o an nerede bulunduğunuzu görebiliyorsunuz.

Her geçen gün hızla gelişen cep telefonu teknolojisinde, fotoğraf çekme, müzik ve radyo dinleme, oyun ve program yükleme gibi özellikler, artık sıradan karşılanmaya başlandı.

Cep telefonlarının yeni marifeti, GPS (uyduyla konum belirleme) sistemi sayesinde, artık harita ya da adres sorma ihtiyacını ortadan kaldırmaları oldu. Bu sistemle telefon o anda nerede olduğunuzu belirleyip, içinde yüklü harita üzerinde adresi gösterebiliyor.

Bu kapsamda en büyük cep telefonu üreticilerinden Nokia , Symbian `lı modellerde kullanılmak üzere `Nokia Maps ` adlı harita programını `mobilesearch.nokia .com` adresinden ücretsiz olarak kullanıma sundu.

Söz konusu adresten yüklenen programla, Türkiye de dahil olmak üzere dünya üzerindeki pek çok ülkenin başlıca kentlerinin detaylı haritalarına ulaşmak mümkün oluyor. Türkiye haritasında, belli başlı 30`a yakın şehrin sokak sokak bilgileri bulunuyor.

Nokia dışındaki diğer markaların Symbian özellikli telefonlarında kullanmak için de ücretsiz olan `Map24` ve ücretli `Tomtom` adlı harita programları mevcut.

OTOMOBİLLERDEKİ SİSTEMİN BENZERİ

Nokia `nın harita programında, o anda bulunduğunuz yerin adresini yazıp ya da harita üzerinden seçip, gitmek istediğiniz yeri aynı şekilde seçiyorsunuz. Daha sonra telefon hangi cadde ve sokaklardan geçeceğinizi gösteren bir rota oluşturuyor ve harita üzerinde size gösteriyor.

Bu rotayı takip ederek, istediğiniz yere gidebiliyorsunuz. Rotayı sadece kent içinde değil, kentler arasında da seçmeniz mümkün.

Ancak, haritayı en etkin şekilde kullanmak için, fiyatları 60 YTL `den başlayan bluetooth özellikli bir GPS cihazı almak gerekiyor. Telefon GPS cihazıyla bluetooth üzerinden iletişim kurup, o andaki konumunuzu 5 metrelik bir yanılmayla hesaplıyor ve size sadece gitmek istediğiniz yeri belirlemek kalıyor. Siz seyahat ederken ya da yürürken, telefon çizdiği rota üzerinde o anda nerede bulunduğunuzu gösteriyor.

Eğer araçla gidiyor ve örneğin bakım nedeniyle yol kapalı olduğu için rotayı takip edemiyorsanız, hemen size alternatif bir rota çiziyor.

Vatan
Chat çapkınları Bulgar kızları zengin etti
Bulgar kızlar internette tanıştıkları Türk erkeklerini `Yanına gelmek istiyorum, para gönder` diyerek dolandırdı. Para kaptıranlar adliyeye koştu. Olaya Bulgar medyası da şaştı
[Resim: h04.jpg]
BULGARİSTAN `DA son dönemde tartışılan en gözde konu internet aracılığıyla dolandırılan Türk erkekleri. Bulgaristan `daki haftalık Çasa dergisinin de kapak konusu yaptığı dolandırıcılık hikayesi iddialara göre şöyle gelişiyor: Türkçe konuşan Bulgar kızlar, internette Türk erkeklerine mesaj atıyor. Mesajı cevapsız bırakmayan `mağdurlar` kızlarla arkadaş oluyor. Chat arkadaşlığı kıza zamanda telefon konuşmalarıyla daha da ciddileşiyor. Samimiyetin dozu artınca Bulgar kızlar Türk erkeklerinden para koparmak için düğmeye basıyor. Kızlar `Yanına gelmek istiyorum ama param yok` ya da `Kardeşim çok hasta, 500 Euro gönderebilir misin` yalanıyla para istiyor. Hatta bazıları işini o kadar iyi yapıyor ki çeyiz parası gönderen erkekler bile çıkıyor. Derginin haberine göre bu yöntemlerle para kazanan kızlar Bulgaristan `da lüks bir hayat sürüyor ve iyi evlerde yaşıyor. Hatta dergi bunun kanıtı olarak sırf bu işten para kazanan Razgrad kentineki Yasenovets köyünü sayfalarına taşıdı. Köyde bu dolandırıcılığı yapan ve Bulgar mafyasıyla ortak çalışan yüzlerce genç kızın olduğu öne sürüldü. Geç de olsa dolandırıldıklarını anlayan Türk erkekleri ise kaptırdıkları paraları almak için şimdi adliye koridorlarında savaş veriyor. Bulgaristan `da yayın yapan BG Türk haber portalından Ahmet Yasin `e göre Türk erkekleri kızlara binlerce Euro kaptırdı ve bu gidişle rakam daha da büyüyecek.
`Avusturya modeli` arabulucular geliyor

TBMM `ye sunulan 60. hükümet programının en ilginç unsurlardan biri de, `mahkemesiz adalet` projesi.

Proje ile, boşanmadan mirasa, ufak tartışmalardan ticari anlaşmazlıklara kadar özel hukuk anlaşmazlıklarının Avusturya ve ABD `de olduğu gibi `arabulucular` aracılığıyla çözülmesi, bu sağlanamazsa mahkemeye gidilmesi öngörülüyor.

BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan `ın önceki gün TBMM `de okuduğu 60. Hükümetin programındaki `mahkemesiz adalet` projesi çerçevesinde, özel hukuk anlaşmazlıkları hakime gitmeden `arabulucu` önünde çözülecek. Amerikan hukukunda da uygulanan, ancak Avusturya Federal Kanunu model alınarak hazırlanan yeni düzenleme Adalet Bakanlığı `nca tartışmaya açıldı. `Hukuk uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanun tasarısı ` ile getirilen yeni model şöyle:

ÖNCE ARABULUCUYA

Boşanma, nafaka, mal paylaşımı, miras, gibi her türlü özel hukuk anlaşmazlıklar hakim önüne gitmeden taraflar anlaşıp `arabulucu` (mediatör) önünde çözecek. Taraflar, başkaca bir usul öngörülmemişse, arabulucu veya arabulucuları kendileri seçecek. Arabulucu önünde uzlaşamayan taraflar daha sonra mahkemeye gidebilecekler.

ÜCRET SABİT

Taraflar, dava açılmadan önce veya davanın görülmesi sırasında aralarında anlaşıp arabulucuya gidecek. Hukuk mahkemeleri önce tarafları arabulucuya başvurmak konusunda aydınlatacak ve teşvik edecek. Aksi karar verilmedikçe, arabulucu ücreti taraflarca eşit ödenecek. Ücret, Arabulucu Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenecek.

TİCARİ DAVALAR DAHİL

Örneğin, alt komşusu ile çocuk gürültüsü, halı çırpma, balkon yıkama yüzünden tartışanlar mahkemeden önce mediatör önünde uzlaşma yolunu arayabilecekler. Ticari davalarda ise, şirket birleşme ve ayrılmalarında da taraflar isterlerse, mahkemeden önce arabulucuya gidilebilecek. Havaalanı ve baraj yapımıyla ilgili de arabulucular uzlaşma arayabilecek. Örneğin çevre arabulucuları bir baraj yapılacaksa, `Ekolojik ve yer seçimi açısından uygun mu, ırmak yataklarına zarar veriyor mu?` diye araştırma yapabilecek.

ÖZEL EĞİTİM VERİLECEK

Avukatlar, çevre mühendisleri, psikologlar, mühendisler, işletmeciler , mimarlar, biyologlar ve doktorlar gibi üniversite mezunu meslek grupları özel eğitimle arabuluculuk yapabilecekler. Bu kişiler `Arabulucu siciline` kayıtlı ofiste çalışacaklar. Mediatör önünde konuşulan konularda `gizlilik` esas olacak. Anlaşma sağlanamazsa konuşulan konular delil olmayacak. Arabulucu tanık olarak dinlenemeyecek. Gizlilik yükümlüğüne aykırı hareket ederek, bir kişinin hukuken korunan menfaatinin zarar görmesine neden olan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacak. Bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olacak. Sabıkasız, 30 yaşını doldurmuş, hukuk eğitimi almamışlar olanlar için 250 saatlik arabuluculuk özel eğitimini tamamlayıp Bakanlıkça yazılı-uygulamalı sınavda başarılı olanlar arabulucu olabilecek.

Avusturya modelinde ücret 180 Euro

ÖRNEK alınan Avusturya `da, bu modele 2004`te geçildi. Avusturya `da arabulucuya danışmanın bir saatlik maliyeti 130-180 Euro . Arabulucuların eğitim ücreti 4-8 bin Euro . Eğitim süresi ise 360 saat. Eğitim veren tam 40 kuruluş var. Avusturya `daki arabulucu sayısı ise 270.

Hizmet nasıl yürütülecek

ARABULUCUK hizmetleri, Bakanlık merkez teşkilatında Arabuluculuk Daire Başkanlığı tarafından yürütülecek. Arabuluculuk Kurulu da, Müsteşar , Hukuk İşleri Genel Müdürü , Daire Başkanı, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu `nca mahkemelerde görev yapmakta olan 1. sınıfa ayrılmış hakimler arasından seçilecek bir hakim, Türkiye Barolar Birliği temsilcisi, Türkiye Noterler Birliği temsilcisi, Yüksek Öğretim Kurulu tarafından seçilen özel hukuk alanından üç profesör, Adalet Bakanı `nca seçilecek iki arabulucudan oluşacak. Kurul başkanı Müsteşar olacak.
2007-09-02 03:10:09 Hürriyet
Hakaret karikatürlerine tepki gösterin ama şiddete asla başvurmayın
İKÖ Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, İsveç`in basın özgürlüğünün arkasına sığınamayacağını vurguladı. Danimarka`dan sonra İsveç`te de Hz. Muhammed`e hakaret içeren karikatürlerin yayınlanması İslam dünyasını yeniden ayağa kaldırdı. İsveç`in acilen özür dilemesini isteyen İKÖ Genel Sekreteri İhsanoğlu, Müslümanların tepki gösterirken asla şiddete başvurmaması gerektiğini söyledi.
[Resim: iko.jpg]
İlgili Haberler

Türkiye `deki İsveçliler ülkelerine tepkili: Müslümanlardan özür dileyin

document.write(``);document.write(``);document.write(``);document.write(``);docu​ment.write(``);document.write(``);

Düşünce ve ifade özgürlüğüne bayraktarlık yapan Avrupa , inançlara saygı konusunda aynı hassasiyeti göstermiyor. Danimarka `da iki yıl önce Hz . Peygamber`e hakaret içeren karikatürler yayınlanmasının ardından şimdi benzer bir durum İsveç `te yaşanıyor. `Nerikas Allehanda` isimli bir gazete, 19 Ağustos `ta Müslümanları rencide eden karikatürler yayınladı. Üstelik ülkede ikamet eden Müslümanların `özür` talebi geri çevrildi. Bunun üzerine mesele uluslararası alana taşındı. İslam dünyasından yükselen tepki her geçen gün artıyor. Ancak buradaki en büyük tehlike, provokasyonlar sebebiyle haklıyken haksız duruma düşmek. İslam Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Prof . Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu , İsveç `e mutlaka tepki gösterilmesi gerektiğini; ancak şiddetten uzak durmanın zaruri olduğunu vurguluyor.

Karikatürlerin fikir hürriyeti ile bağdaşmadığını kaydeden İhsanoğlu, Batı`ya `sorumlu davranma` çağrısında bulunuyor. İsveç hükümetinin, acilen gazete hakkında cezai işlem başlatarak Müslümanlardan özür dilemesini isteyen İhsanoğlu, karikatürleri `İslam dünyasına meydan okuma` şeklinde yorumluyor: `Kutsallarımıza tecavüz etmek alışkanlık haline geldi. Yapılanları kabul etmek mümkün değil. Bu, basit bir hadise olarak görülmemeli. Basın hürriyetinin arkasına saklanılamaz. İslam `a yönelik saldırılara sessiz kalanlar, kendi kutsalları söz konusu olunca yanlarında kimseyi bulamazlar.`

Özellikle 11 Eylül olayları sonrasında artan İslamofobya (İslam düşmanlığı) ile mücadele kapsamında İKÖ `nün girişimleriyle Birleşmiş Milletler `de (BM ) önemli kararlar alınmıştı. BM İnsan Hakları Konseyi , İslam `a karşı hakaretlerin tüm dünyada yasaklanması çağrısı yapılan bir karar tasarısını 2007 yılı Mart ayında kabul etmişti. Tasarıda, `Herhangi bir din veya mensuplarına karşı hakaret, kin ile şiddet içeren ırkçı ve yabancı düşmanı fikirlerin yayılmasının yasaklanması için kararlı adımlar atma ` çağrısı yapılıyordu. İKÖ Genel Sekreter İhsanoğlu da, Cenevre `de bulunan BM İnsan Hakları Konseyi `nin bu yöndeki kararlarının uygulamaya geçmediğine dikkat çekti.

İsveç `ten `basın özgürlüğü` savunması

İsveç hükümeti ise, Müslümanları rencide eden karikatür konusunda gazeteyi savunan bir tutum sergiliyor. Tepkilerin ardından bir açıklama yapan Başbakan Fredrik Reinfeldt , `Basın özgürlüğü bizim temel prensiplerimizden biridir. Gazetelerde neyin basılacağına biz karar veremeyiz.` dedi. Hükümetin bu tavrından güç alan koalisyon ortağı sağcı Halk Partisi de krizi yabancı düşmanlığı için kullanmaya çalışıyor. Bazı parti milletvekillerinin, `Rahatsız olduysan çek git` şeklindeki demeçleri İsveç basınında geniş yer buldu. Hakaret karikatürünü yayınlayan gazetenin editörü Ulf Johansson `un tepkiler için, `Dikkate almıyorum, saygı duymuyorum.` şeklinde açıklaması da `provokatif` bulundu. Bu ifadelerin, şimdiye dek tepkilerini demokratik yollarla dile getiren ülkedeki Müslümanları, tahrik etmesinden endişe ediliyor. Ramazan Kerpeten , Stockholm , Cihan
2007-09-02 02:05:09 Zaman
TESLİM OLAN SURİYELİ TERÖRİSTTEN ŞOK EDEN İTİRAFLAR....<!--OZET-->
[Resim: pkk-terörist-kuzey%20ırak8.jpg]
Hakkari'de güvenlik güçlerine teslim olan Suriye uyruklu Çiya Zagros kod adlı M.B. isimli terörist, örgüt içinde namaz kılanlara kötü gözle bakıldığını, kendisi gibi kaçmak isteyen çok sayıda kişinin olduğunu ancak öldürülmekten korktukları için buna cesaret edemediklerini söyledi.
03 Eylül 2007 Pazartesi 13:22

<!--//OZET--><!--REKLAM--><!--//REKLAM-->

NEVZAT TAŞ
HAKKARİ - Hakkari Valiliği, 30 Ağustos 2007 tarihinde Çukurca ilçesinde güvenlik güçlerine teslim olan Suriye uyruklu Çiya Zagros kod adlı M.B. isimli PKK'lı teröristin itiraflarını açıkladı. Valilik tarafından yapılan açıklamada, M.B. isimli teröristin şu itiraflarda bulunduğu bildirildi:
"Ben Suriye devleti Halep şehri Kobani ilçesindenim. Ailem halen orada ikamet etmektedir. 21 Mart 2007 tarihinde Şam'da düzenlenen Nevruz kutlamalarına katıldım. Nevruz şenliklerinde bir grup PKK'lı ile tanıştım. Tanıştığım örgüt mensupları bana 'Bizimle birlikte örgüte gel, biz sana daha iyi bir yaşam sağlayacağız, her şey çok daha güzel olacak' dediler. Örgüt mensuplarından bir kişi Şam ilinin Kamışlı ilçesine benimle birlikte geldi ve buradan Irak'ın kuzeyinde bulunan 'Gare' kampına katıldım. Bana
'Çiya Zagros' kod adını verdiler. 3.5 ay süre ile silahlı eğitim aldım. (Kaleşnikof, Kannas, Biksi, Rpg-7 roketatar ve el bombası). Kampta hayat şartları çok kötüydü. Yiyecek ve içecek çok az olduğundan karnımız doymuyordu. Günlük olarak sadece yufka, ekmek ve peynir veriyorlardı. Doğru dürüst dinlenecek zaman bırakmadan gece gündüz ağır işlerde çalıştırıyorlardı. Orada bulunduğum süre içerisinde banyo veya temizlik ihtiyaçlarımızı bile karşılayamıyorduk. Yatacak veya istirahat edecek kapalı bir yer
yoktu, mağaralarda yaşıyorduk. Örgüt içerisinde namaz kılanlara kötü gözle bakılıyordu ve ibadet etmelerine müsaade edilmiyordu. Bazıları gizli gizli namaz kılmaya çalışıyordu. Örgütte bulunan kadınlar, örgüt üst düzey yöneticilerin haremi gibi görülüyordu. Bizler kadınlara yaklaşamıyorduk bile. Örgüt içerisinde kadın ve erkeklerin birbirini sevmesi çok büyük suçtu. Buna kesinlikle izin verilmiyordu. Bana örgüte katılmamı söyleyenlerin anlattıkları hayat tarzının aksine, kampta çok kötü şartlarda yaşadım.
Orada bulunduğum ilk günden itibaren her zaman örgütten kaçmayı planladım ancak beni ve diğerlerini devamlı gözetim altında bulunduruyorlardı. Kaçmaya çalışanları yakaladıklarında bir veya iki aya kadar mağara içerisine hapsediyorlar ve yine aynı şekilde kaçmaya çalışırlarsa, 'Biz kardeşiz' diyen bu kişiler kaçmaya çalışanları öldürüyorlardı. Ben de başıma böyle olaylar gelmesinden çok korktum ve uygun zamanı bekledim. Orada bulunan örgüt sorumluları hariç bütün örgüt mensupları da tıpkı benim gibi kaçmayı
istiyorlar, açıkça söylemeseler de ben biliyorum. Hepsi kaçmayı planlıyorlar ancak korkuyorlar. Zaten örgüt içerisinde kimse birbirine güvenmiyor ve moralleri hiç iyi değil. Ben oraya ailemle kavga ettiğim için, gidecek başka bir yer olmadığından gittim. Hayatımın daha güzel olacağına beni inandırdılar. Ancak kendileri dahi içinde bulundukları hayattan memnun değil. Benim oradaki günlerim daha önceki hayatımı özlemekle geçti. Beni içinde bulunduğum durumumu kullanarak kandırdılar. Ben buradan şu anda örgüt
içerisinde bulunanlara sesleniyorum. 'Teslim olduktan sonra bana yemek ve temiz kıyafet verdiler. Askerler çaylarını sigaralarını paylaştı. Teslim olduğum günden beri insanca muamele gördüm ve insanca yaşamaya başladım. Türk askerine minnettarım'. 6 aydır ailemden ve köydeki sevdiğim kızdan ayrıyım. İnşallah yakın zamanda onlara tekrar kavuşacağım. Örgütteki diğer insanların da teslim olmalarını, ailelerine ve sevdiklerine geri dönmelerini ve insanca yaşamaya başlamalarını tavsiye ediyorum."
Galatasaray'dan son dakika golü
Galatasaray, transferin son gününde Vestel Manisasporlu oyuncu Hakan Balta ile üç yıllık sözleşme imzaladı.

Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, Hakan Balta'nın kulübüyle yapılan anlaşma gereği Ferhat Öztorun'un bonservisiyle, Aydın Yılmaz ve Anıl Karaer'in ise birer yıllık kiralık olarak Vestel Manisaspor Kulübü'ne verildiği bildirildi.

Bu arada, gözden çıkarılan oyuncular Necati Ateş, Orhan Ak ve Emre Aşık'ın ise bir yıllığına Ankaraspor'a kiralandığı resmen açıklandı.
var tmp; tmp = document.getElementById("news_content").getElementsByTagName("a"); for(i=0; i<tmp.length; i++) tmp[i].target = "_blank";
İnsanlığı bekleyen 10 tehlike
07 Eylül 2007 Cuma 10:59
Robotlar harekete geçecek, volkanlar patlayacak... 70 yılın sonuçları ürkütücü.
İnsanoğlu ve evrimi gelecek 70 yıl içinde neler bekliyor? İnsanoğlu nelere maruz kalacak?

The Guardian gazetesi, insanoğlu ve evrimi 70 yıl içinde bekleyen tehlikeleri araştırdı. Ortaya çıkan sonuç ürkütücü...

İşte Guardian'ın araştırma sonuçları:

EVRİM SAATİNİN SONU
Bilimadamları, doğadaki canlıların evrim saatini belirleyen telomer adlı DNA zincirlerinin kasılmasıyla; kanser, alzheimer gibi yaşlılığa bağlı hastalıkların da oluşma riskinin arttığını kaydediyor.
Olasığı: Düşük
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %80'i

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
Atmosferde biriken zararlı gazların yarattığı sera etkisiyle bu yüzyılın sonuna kadar dünya sıcaklığında yaklaşık 2 derecelik artış bekleniyor. Bu ısı artışı; gıda stokları üzerinde onarılamaz hasar yaratacak.
Olasılığı: Yüksek
Gerçekleşirse insalığın ne kadarı yok olur: %60'ı

KARA DELİKLER
Bilimadamları, dünyanın bir kara delik tarafından yutulması olasılığını da göz ardı etmiyor.
Olasılığı: Çok düşük
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %100'ü

KOZMİK PATLAMA
Samanyolu'ndaki bir gezegenin patlamasıyla ortaya çıkacak gama ışınları, dünyada yeni bir buzul çağı başlatabilir.
Olasılığı: Düşük
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %40'ı

METEOR ÇARPMASI
Çapı 1.5 kilometre büyüklüğünde bir meteor, bir kaç milyon yılda bir dünyaya çarpıyor. Çarpışmanın küresel sonucu ise; yeni bir buzul çağı.
Olasılığı: Orta
Gerçekleşirse insalığın ne kadarı yok olur: %50'si

NÜKLEER SAVAŞ
Uluslararası strateji uzmanları, Soğuk Savaş'ın bitimiyle azalan Nükleer Savaş olasılığının bugün İsrail, Hindistan, Pakistan ve Kuzay Kore gibi nükleer silaha sahip ülkeler nedeniyle hala sürdüğünü belirtiyor.
Olasılığı: Düşük
Gerçekleşirse insanlığın ne kadar yok olur: %80'i

AKILLI ROBOTLARIN HAKİMİYETİ
Teknolojinin gelişmesiyle 2050'ye kadar robotların insan gibi düşünmeye başlayacağı tahmin ediliyor. Bunun sonucunda yaratıcıları üzerinde hakimiyet kurma olasılığı göz ardı edilmiyor.
Olasılığı: Yüksek
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %80'i

SALGIN HASTALIKLAR
Son yüzyılda AIDS, SARS gibi sangın hastalıklarla mücadele eden insanoğlunun, daha kötü salgınlara maruz kalabileceği belirtiliyor. En yakın olasılık, Asya'yı vuran kuş giribi virüsünün tüm dünyaya yayılması.
Olasılığı: Çok yüksek
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %30'u

SÜPER VOLKAN PATLAMASI
Süper volkanlar 50 yılda bir faaliyete geçiyor. Yarattıkları yıkımsa, meteor çarpmasının 12 katı.
Olasılığı: Çok yüksek
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %70'i

TERÖRİZM
Uzmanlara göre; terösit grupların, biyolojik ve kimyasal kitle imha silahlarıyla saldırı düzenleme olasılığı her geçen gün artıyor.
Olasılığı: Çok yüksek
Gerçekleşirse insanlığın ne kadarı yok olur: %20'si
Referans Adresler