Muhasebe-SMMM-Yeni TTK-Yeni Borçlar Kanunu-AGİ-2012-Pratik Bilgiler-SGK-Bağ-Kur-Emekli Sandığı-Beyanname Rehberi-Transfer Fiyatlandırması-Özelgeler-Yönetmelikler-Sirküler-Soru-Cevap-SMMM Staj Rehberi-Ücretsiz SMMM Sınavları-Mali Takvim-Basel II-YMM-Ekonomi-Finans-Maliye-Güncel Bilgi Kaynağı

Tam Görünüm: Şirketlerin beyan dönemi başladı
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
Şirketlerin beyan dönemi başladı



Geçtiğimiz mart ayında gerçek kişilerin 2010 yılı gelirlerini beyan dönemi idi.
İçinde bulunduğumuz nisan ayı ise Kurumlar Vergisi mükellefleri için beyanname verme dönemi. Şirketler 2010 yılı kazançlarına ilişkin olarak hazırlayacakları beyannamelerini 25 Nisan 2010 Pazartesi günü akşamına kadar vermek ve tahakkuk eden vergiyi de nisan ayı sonuna kadar ödemek zorunda.



Kurumlar Vergisi beyannamesinin hazırlanması sırasında dikkatli olunması gereken birçok nokta var. Bu yıl Kurumlar Vergisi beyannamelerinin düzenlenmesinde ayrıca 6111 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'dan faydalanan şirketlerin göz önünde bulundurması gereken hususlara bu yazımızda değineceğiz.

Matrah artırımında bulunan firmalar 2010 yılı kazançlarından geçmiş yıl zararlarının tamamını indirim konusu yapamaz!

Şirketlerin 2005-2009 yıllarına ilişkin geçmiş yıl zararı var ise bu zarar 2010 yılı karından mahsup edilebilecek. 6111 Sayılı Kanun'a göre matrah artımında bulunan veya bulunacak işletmeler geçmiş yıl zararlarının ancak yarısını indirebilecek.

Geçmiş yıl zararlarını 2010 yılı kazancından indirim konusu yapanlar daha sonra matrah artımından faydalanırsa ne yapacak?

6111 Sayılı Kanun'a göre mükellefler 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ilişkin matrah ve vergi artırımından 02 Mayıs 2011 tarihine kadar faydalanabilecekler. Ancak şirketlerde 2010 yılı kazançlarını beyan etme tarihi 25 Nisan 2011 de sona eriyor. 25 Nisan 2011 tarihine kadar geçmiş yıl zararları olan şirketlerin 2010 yıl kazançlarından geçmiş yıl zararlarının tamamını indirim konusu yaparak beyanda bulunması mümkün. Bu durumda 25 Nisan tarihine kadar matrah artırımında bulunmamış olan şirketlerin 25 Nisan'dan sonra matrah artımından faydalanmaları durumunda fazladan indirim konusu yapılan geçmiş yıl zararları ne olacak? 6111 Sayılı Kanun'a göre matrah artırımında bulunan şirketlerin önceki dönemlerden gelen geçmiş yıl zararlarının ancak yarısı 2010 ve takip eden yıllarda doğan kazançlarından indirim konusu yapılabilir.

25 Nisan'dan sonra matrah artımında bulunulursa 2010 yılı kazançlarından tamamı indirim konusu yapılan geçmiş yıl zararları için hangi işlem yapılacak?

Mükelleflerin 2 Mayıs 2011 tarihine kadar matrah artırımından faydalanma düşünceleri varsa ve indirim konusu yapacağı geçmiş yıl zararları söz konusu ise bu zararların ancak yarısı 2010 yılı kazançlarından indirim konusu yapabilir.

Bu konuda tavsiyemiz matrah artırım niyeti olan ve geçmiş yıl zararlarından indirim hakkı bulunan mükelleflerin 25 Nisan 2011 tarihinden önce matrah artırımında bulunmaları. 25 Nisan 2011 tarihine kadar 2010 yılı Kurumlar Vergisi beyanında bulunan ve geçmiş yıl zararlarını mahsup eden şirketlerin daha sonra matrah artımında bulunmaları halinde fazladan indirim konusu yaptıkları geçmiş yıl zararlarının yarısı için düzeltme beyanı vermek zorunda kalacaklar.

Kasa ve ortaklardan alacaklar hesabına ilişkin düzeltme için 31.12.2010 bilançosunda yer alma zorunluluğu

6111 Sayılı Kanun'a göre; bilanço esasına göre defter tutan Kurumlar Vergisi mükellefleri, 31.12.2010 tarihi itibarıyla düzenleyecekleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve ortaklarından alacaklı tutarlarını 31 Mayıs 2011 tarihine kadar (bu tarih dahil) vergi dairelerine beyan ederek kayıtlarını düzeltebilecekler. Ancak bu düzeltmenin bir bedeli var. Bu suretle düzeltilen kasa ve ortaklar cari hesabı tutarı üzerinde % 3 oranında bir verginin ödenmesi gerekiyor.

2010 yılına ilişkin kazançlarını beyan edecek şirketler kurumlar beyannamesi ile birlikte 31.12.2010 tarihli bilanço başta olmak üzere diğer mali tablolarını da bildirecekler. Her ne kadar 31 Mayıs 2011 tarihine kadar şirketin kasa ve ortaklardan alacaklar hesabını düzeltme imkânı getirilmiş olsa da düzeltilecek tutarların mutlaka 31.12.2010 tarihli şirket bilançosunda yer alması gerekiyor. Kasa ve ortaklardan alacaklara ilişkin düzeltme yapacak şirketlerin 25 Nisan 2011 tarihine kadar vergi dairesine bildirecekleri 31.12.2010 tarihli bilançolarında bu hususu özellikle göz önünde bulundurmaları gerekir.

Diğer dikkat edilmesi gereken diğer hususlar

- Transfer Fiyatlandırması: Kanunun belirlediği ilişkili kişilere mal veya hizmet satışı varsa, bu işlemlerde uygulanan fiyatın, ilişkili olmayan kişilere yapılan satışlarda uygulanan fiyatla (emsal fiyat) uyumlu olması gerekli. Dolayısıyla ilişkili kişilerle yapılan işlemlerin tespit edilerek ve bu işlemlerde uygulanan fiyatların emsallere uygunluğu sağlanmalı.

- Örtülü Sermaye: Yıl içerisinde ortak ve ortaklarla ilişkili kişilerden yapılan borçlanmaların hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı, ilgili hesap dönemi için örtülü sermaye sayılıyor ve bu borçlar için hesaplanan faiz ve kur farklarını gider yazılmasına izin verilmiyor.

- İştirak Kazançları İstisnası: Bir kurumun, tam mükellef başka bir kurumun sermayesinde payı varsa bu pay sebebiyle elde edilen kazançlar vergiden istisna.

- Gayrimenkul ve İştirak Hissesi Satış Kazancı İstisnası: En az 2 yıl süreyle sahip olunan gayrimenkul veya iştirak hissesi satılıp kazanç elde edilirse, bu kazançların %75'i belirli şartların sağlanması halinde kurumlar vergisinden istisna.

- Serbest Bölgelerden Elde Edilen Kazançlar: Faaliyet ruhsatı ve faaliyet türüne göre elde edilen kazançlar vergiden istisna tutulabiliyor. 06.02.2004 tarihi itibariyle faaliyet ruhsatı varsa, ruhsatta öngörülen sürenin sonuna kadar elde edilen kazançlar istisna.

- Ar-Ge İndirimi: Yapılan Ar-Ge harcamasının tamamı gider kaydedilebildiği gibi, aynı harcama tutarı kadar ikinci kez hesaplanacak Ar-Ge tutarı beyannamede çıkan kazançtan indirilebiliyor.

- Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Elde Edilen Kazançlar: Münhasıran bu bölgelerdeki yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilen kazançlar vergiden istisna.

- Bağış ve Yardımlar: Eğer yıl içerisinde bağış yapılmışsa, bağışın nereye yapıldığı ve mahiyetinin ne olduğuna bağlı olarak bağış tutarının belli bir kısmı veya tamamı kazançtan indirilebiliyor.

Kuşkusuz dikkat edilmesi gereken daha birçok nokta var. Ancak hatırlatmakta fayda var. Beyanname ve eklerinde verilecek mali tablolar ve diğer belgeler risk analizine tabi tutularak kimlerin vergi incelemesine alınacağı belirleniyor. Dolayısıyla beyannamelerin titizlikle hazırlanması şart.
İsmail KÖKBULUT
ikokbulut@bugun.com.tr
Bugün
Referans Adresler