Muhasebe-SMMM-Yeni TTK-Yeni Borçlar Kanunu-AGİ-2012-Pratik Bilgiler-SGK-Bağ-Kur-Emekli Sandığı-Beyanname Rehberi-Transfer Fiyatlandırması-Özelgeler-Yönetmelikler-Sirküler-Soru-Cevap-SMMM Staj Rehberi-Ücretsiz SMMM Sınavları-Mali Takvim-Basel II-YMM-Ekonomi-Finans-Maliye-Güncel Bilgi Kaynağı

Tam Görünüm: Güvenli İnternet Hizmeti Ne Getiriyor
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ NE GETİRİYOR

Muhammed BAYSAL
Avukat

1- Genel Bilgiler

Güvenli İnternet hizmeti, bazı çevreler tarafından, toplumunda aşina olduğu haliyle “İnternetin Filtrelenmesi” olarak adlandırılmaktadır. Fakat internetin filtrelenmesi terimi yapılan düzenleme içerisinde geçmeyen bir tabirdir. Bu tabir, bazı basın ve yayın kuruluşları tarafından siyasi emellerle oluşturulmuş popülist bir söylemdir. Yürürlüğe giren düzenlemenin getirdikleri değişiklikler aşağıda incelendiğinde, sansür manasına gelecek hiçbir filtrelemenin olmadığı görülecektir. Yapılan düzenlemenin adı “Güvenli İnternet Hizmetine İlişkin Usul ve Esaslar” dır.

Bu düzenlemeyi yapan kurum, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumudur. Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu 2813 sayılı yasa ile kurulmuştur. 2813 sayılı yasanın kuruluş başlıklı 5/2 inci maddesi; “Kurum görevlerini yerine getirirken bağımsızdır. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi Kuruma emir ve talimat veremez” gereğince kurum kamu tüzel kişiliğini haiz bağımsız bir kurumdur. Bu düzenleme, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun 2011/DK-14/461 karar ve 24.08.2011 tarihli kararı ile yürürlüğe girmiştir . Bizim yazımız, yapılan düzenlemenin, hukuka uygunluk, Anayasa, Türk Ceza Kanunu ve özgürlükler kapsamında değerlendirilmesi olacaktır.

2- Mevcut Durum Nedir?

Şu an ki mevcut durumda, internet erişiminde fiili olarak hiçbir kısıtlama yoktur. Yalnız, içeriğinde suç unsurları barındırdığı tespit edilen internet sitelerine erişim, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı Kararı ile engellenebilmektedir. Bu engelleme sadece kâğıt üzerinde kalıp, teknik olarak fiiliyata müdahale edememektedir. Mevcut durumda içeriği ne olursa olsun; intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı(çocuk pornosu), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması, Atatürk aleyhine işlenen suçlar ve daha sayamadığımız birçok suç unsuru içeren internet sitelerine hiçbir engel ve sınırlama olmadan küçük büyük herkes, çok rahatlıkla girebilmektedir.

3- Düzenlemenin Yasal Dayanağı Nedir?

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanun’unun 4 üncü, 6 ncı ve 50 inci maddeleri ve 27655 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliğinin 10 uncu maddeleri dayanak alınarak, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun 2011/DK-14/461 karar ve 24.08.2011 tarihli kararı ile yayımlanmış ve yürürlüğe girmiştir. Özellikle Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliği’nin 10 uncu maddesi; “(1) İşletmeciler, internetin güvenli kullanımına ilişkin olarak tüketicileri bilgilendirmekle, TİB tarafından belirlenen yasadışı ve zararlı içeriklere karşı tüketicilerin korunmasına yönelik altyapı seviyesindeki hizmetleri ek ücret olmaksızın seçenekli olarak sunmakla yükümlüdür.

(2) Kurum bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirleyebilir. “ çerçevesinde Güvenli İnternet Hizmetine İlişkin Usul ve Esaslar, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu tarafından hazırlanarak 22.08.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Güvenli İnternet Hizmeti’nin sunumu 22.08.2011 tarihi ile 22.11.2011 tarihleri arasında test amaçlı gerçekleştirilecektir. 22.11.2011 tarihinden itibaren ise, tüm işletmeciler tarafından bu düzenleme fiili olarak uygulanmaya başlanacak ve isteyen kullanıcılara Güvenli İnternet Sunumu verilecektir.

Ayrıca geniş manadan düşünüldüğünde bu düzenlemenin bir Anayasal gereklilik olduğu da görülecektir. Anayasa’nın “ailenin korunması ve çocuk hakları başlıklı” 41 inci maddesi ve “gençliğin korunması” başlıklı 58 inci maddesi gereğince de devlet, ülkemiz aile kurumunu, gençlerini ve çocuklarını, internet üzerinden yönelmiş bütün tehlikelere karşı korumakla yükümlüdür. Bu nedenle, internet hizmetinin ülkemizde uzun yıllardır var olduğu dikkate alındığında, yapılacak olan bu düzenlemenin geç bile kaldığı görülmektedir.

4- Düzenleme Ne Getiriyor?

Düzenlemenin tanım ve kısaltmalar başlıklı 4-d maddesinde Güvenli İnternet Hizmeti söyle tanımlanmıştır; “Abonelerin talebi üzerine, ücretsiz olarak sunulan çocuk ve aile profilinden oluşan hizmet”tir. Düzenleme’nin 7 inci maddesinde ise güvenli internet hizmetini talep eden kullanıcıların, a- Aile Profili ve b- Çocuk Profili şeklinde iki seçenekten birini seçebileceği belirtilmiştir. Düzenlemenin mevcut abonelerin durumu başlıklı 5 inci maddesinde ise; “Güvenli İnternet Hizmetini talep etmeyen abonelerin mevcut İnternet erişim hizmeti, herhangi bir değişiklik olmaksızın sunulmaya devam eder” demek suretiyle bu düzenlemenin isteğe bağlı olarak, kullanıcılara sunulacağı anlaşılmaktadır. Bu profilleri kullanmak istemeyen kullanıcılar, internet erişimlerinde hiçbir değişiklik olmadan mevcut şekli ile sınırsız erişim şeklinde internete ulaşabileceklerdir. Düzenlemenin 7/6 ıncı maddesi gereğince; kullanıcılar profiller arasında her an için ücretsiz olarak geçiş yapabilecekler ve istedikleri takdirde güvenli internet hizmetini almaktan vazgeçebileceklerdir.

Aile Profilini seçen aboneler düzenlemenin 4/b maddesi gereğince; kurum tarafından işletmecilere gönderilen listedeki alan adı, alt alan adı, IP adresi ve portlara erişimleri engellenecektir, kullanıcılar bu sitelere giremeyeceklerdir. Yani aile profilini seçen kullanıcılar, kurumun belirlediği yasaklı sitelere giremeyeceklerdir. Yasaklı olmayan bütün sitelere ise girebileceklerdir.

Çocuk Profilini seçen aboneler ise düzenlemenin 4/c maddesi gereğince; sadece kurum tarafından işletmecilere gönderilen listedeki alan adı, alt alan adı, IP adresi ve portlara erişimlerine izin verilecektir. Yani çocuk profilinin seçen aboneler sadece kurumun belirlediği internet sitelerine girebileceklerdir. Kurumun belirlediği listede yer almayan sitelere ise giremeyeceklerdir.

Düzenlemenin 11 inci maddesine göre; internet site sahipleri ve kullanıcılar sitelerin ilgili profilde ve listede yer alması için kuruma başvurabileceklerdir. Ayrıca kullanıcı ilgili sitenin bulunduğu profil listesine uygun olmadığını düşünüyorsa bu durum ile ilgili olarak kuruma itiraz edebilecektir.

Açıkladığımız üzere düzenleme; kullanıcıların her türlü isteklerine cevap verebilecek nitelikte olup, hiçbir kullanıcının özgürlüğüne helal getirmemektedir. Fakat akla takılan tek husus ise, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun hangi iş gücüyle ve personelle milyonlarca web sayfasını inceleyip ilgili listelere dâhil edeceğidir. Bu teknik surun için çok sayıda yeterli personelin istihdam edilmesi gerekmektedir.

5- Düzenleme Hukuka Uygun mudur?

Hukukçular olarak bu düzenlemenin bizi ilgilendiren asıl kısmı, bu düzenlemenin hukuka, Anayasamıza ve mevcut kanunlarımıza uygun olup olmadığıdır. Anayasamızın 2 inci maddesinde de belirtildiği üzere ülkemiz bir hukuk devletidir. Bu nedenle yapılan tüm düzenlemeler, toplum düzenine getirilen tüm kurallar, yasaklar ve özgürlükler de hukuk devleti ilkesi gereğince hukuka uygun olmak zorundadır. Toplumda yanlış bir algı haline gelmiş olan, sınırsız özgürlükler mutlak olarak hukuka uygundur anlayışı, maalesef yapılan bu düzenlemenin de direkt olarak hukuka aykırı olduğu kanaatini akıllara getirmektedir. Fakat yukarıda açıkladığımız üzere, bu düzenlemenin uygulanması, kullanıcıların isteğine bağlı bir konu olup, istemeyen kullanıcıların mevcut internet erişimlerinde hiçbir değişiklik meydana getirmemektedir. Ayrıca hukuki ilkeler çerçevesinde sınırlandırılmamış hiçbir özgürlükte hukuka uygun değildir. Bu ilkeler ışığında, isteyen kullanıcıların internet erişimlerinin bazı sınırlamalar çerçevesinde gerçekleşecek olması, bu sınırlamanın isteğe bağlı şekilde olması da dikkate alındığında hukuka uygun olduğu açıktır. Elbette iletişim hak ve özgürlüğü asıl olup, sansür niteliğindeki müdahaleler tasvip edilmez. Ancak tüketici konumunda bulunan bireylere farklı alternatifler sunulması ve bireylerin bu alternatiflerden birini seçmesi asla sansür olarak adlandırılmaz. Ülkenin geleceği olan çocuklarımız ve gençlerimiz bazı olumsuzluklardan korumak amacıyla seçenek sunulmasının kimi çevrelerce sansür olarak değerlendirilmesi manidardır .

Günümüz iletişim çağında, internet iletişimi ve kullanımı bütün dünyada yaygınlaşmış, gelişmiş ve buna paralel olarak ülkemizde de birçok işyerlerinde ve özellikle evlerde kullanılır hale gelmiştir. Artık günümüzde interneti kullanmamak mümkün değildir. Yani internet artık her yerdedir. Bu kapsamda içeriğinin ne olduğu, sahibinin kim olduğu tespit edilemeyen ve birçoğunun içeriği de suç teşkil eden milyonlarca web sayfası yayınlarını sürdürmektedir. İnternet kullanıcılarının birçoğu istemediği halde internette içeriği suç teşkil eden yayınlarla karşılaşmaktadırlar. Bu durum özellikle çocuklar ve gençler üzerinde olumsuz etkilere neden olmaktadır. Küçük yaştaki çocukların internette pornoyla karşılaşması, gençlerin internet üzerinden kumarla tanışması, kumar oynaması, şiddet içeren görüntüler izlemesi ülkemiz gençliğinin bu fiillere düşkünlüğünü ve suça sürüklenmesini artırmaktadır. Zaman zaman ülkemiz gündemine gelen, çocuk yaşta ki kişilerin intihar vakalarında görülmemiş yöntemlerin kullanılması da, bu gençlerin internetten olumsuz olarak etkilendiklerini göstermektedir. Anayasamızın 41/4 üncü maddesinin; “Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır” ve 58 inci maddesinin; “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır” hükümleri gereğince de Güvenli İnternet Hizmeti gerçekleştirilmesi geç kalınmış bir Anayasal zorunluluktur.

Ayrıca 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ve Türk Ceza Kanun’u gereğince de güvenli internet hizmeti sunulması yasal gerekliliktir. Mevcut durumda TCK’ da suç olarak tanımlanmış birçok fiilin, İnternet üzerinden işlenmesi ve suç oluşturan görüntülere ve verilere internet üzerinden ulaşılmasının serbest olması da yasal bir çelişkidir. Örneğin, TCK 226 ıncı maddesinde ayrıntılı olarak sayıldığı üzere, müstehcen görüntü, yazı ve sözleri yayınlayanların, bu görüntülerde çocukları kullanan kişilerin, bu görüntüleri ülkeye sokanların ve bu görüntülerde hayvan ve ölmüş insan kullananların cezalandırılacağı, TCK 227 inci maddesinde ise fuhuş ve fuhuşa teşvik etme fiilleri suç sayılmış ve cezalandırılacakları belirtilmiştir. Yine TCK 228 inci maddesinde kumar oynanması için yer ve imkân sağlamanın da suç olduğu belirtilmiştir. Bilindiği üzere İnternet üzerinden yayın yapan çok sayıda kumar içerikli web sayfaları bulunmaktadır. İnsanlar bu web sayfaları üzerinden sanal ortamda gerçek para karşılığında kumar oynamaktadırlar. Yukarıda saymış olduğumuz suçların internet üzerinden işlenmesi halinde, bu suçların mağdurlarının bu web sayfalarına ulaşan kullanıcılar olduğu açıktır. Web sayfası üzerinden fuhuşa yönlendirmede, mağdur bu internet sayfasına eriştiğinden dolayı bu web sayfası aracılığı ile fuhuşa sürüklenen kişidir. Müstehcen görüntü ve seslerin yayınlanmakta olduğu bir web sayfasına, rızasıyla dahi olsa ulaşan çocuk kullanıcının, TCK 103 üncü maddesi gereğince cinsel istismara maruz kaldığı ve bu suçun mağduru olduğu da açıktır. Vatandaşların internet aracılığı ile de olsa suç mağduru olmaları önlenmelidir. Hukuk devletinin görevi sadece işlenmiş olan suçları cezalandırmak olmayıp, bu suçlar işlenmeden ve insanlar mağdur olmadan önce bu suçların işlenmesini engellemek ve önleyici tedbirleri almaktır. Bu kapsam dâhilinde Güvenli İnternet Hizmeti sunmak devletin asli görevlerindendir.

Fakat ne var ki bazı çevrelerin ısrarla, “internetime dokunma”, “sansüre hayır” şeklinde ki feryatlarını anlamak mümkün değildir. Zaten düzenleme yapılırken bu vatandaşlarımızın da istekleri dikkate alınmış ve düzenlemeden yararlanmak istemeyen kullanıcıların internet erişimlerinde hiçbir sınırlamaya gidilmeyeceği, yine bu düzenleme ile güvence altına alınmıştır. İçeriği çocuk pornosu barındıran bir siteye erişimin engellenmesini yadırgamak ve kabul etmemek hangi özgürlük anlayışı ile açıklanabilir ki? İçeriği suç teşkil eden, intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, (çocuk pornosu) sağlık için tehlikeli madde temini, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması, Atatürk aleyhine işlenen suçlar ve daha sayamadığımız birçok suç unsuru içeren internet sitelerine hiçbir engel ve sınırlama olmadan girebilmek ne kadar özgürlükse (?) bu sitelere girmek istemeyen vatandaşların haklarının korunması da en az diğerleri kadar hak ve özgürlük kapsamında olmalıdır. Bu ilkeler ışığında Güvenli İnternet kullanım hakkı hukuk devleti ilkesinin gereğidir.

"ALINTIDIR"

Av. Muhammed BAYSAL
Konya Barosu
Referans Adresler