Muhasebe-SMMM-Yeni TTK-Yeni Borçlar Kanunu-AGİ-2012-Pratik Bilgiler-SGK-Bağ-Kur-Emekli Sandığı-Beyanname Rehberi-Transfer Fiyatlandırması-Özelgeler-Yönetmelikler-Sirküler-Soru-Cevap-SMMM Staj Rehberi-Ücretsiz SMMM Sınavları-Mali Takvim-Basel II-YMM-Ekonomi-Finans-Maliye-Güncel Bilgi Kaynağı

Tam Görünüm: günün fıkrası..
Şu anda Hafif Görüntüleme modundasınız. Siteyi normal görüntülemek için, Buraya Tıklayın
Erzurum'a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara
ait bir anıyı Erzurum Kültür Kurumu İlköğretim Okulu'ndan Mansır
Bey anlatıyor...

Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı
bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili
bilgi verir ve ayrılır.

Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon:
"Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program düzgün çalışmiir."

Teknik servis elemanı sorar:
"Nasıl yapıyorsunuz?"

"Senin anlattıgın kimi."

"Hata ne?"

"Yazdıgım bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmiir."

"İşlem basamaklarını tek tek anlatır mısınız?."

"Tamam" diyor ve başlıyor anlatmaya...

"Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim
fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıhtan sonra senin anlattıgın kimi kayıt
bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir:
Kaydetmek ister misiniz?
E / H
yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee..."
gercekden cok guzel fıkra elınıze saglık gulce hanım
Temel için kız istemeye giderler.

Temel'in babası kızı istedikten sonra kızın babası sorar:

Oğlunizun sigara , içki , kumari var midur?

Temel'in babası cevap verir :


- Hepsi var, bir tek kari eksik?


OĞLU OLANLAR GÜZEL OKUSUN,İLERİDE LAZIM OLACAKTIR, Smile))))

Kaynana olmak bir sanattır.. : ) : ) : ) : ) : )
Genç bir çocuk heyecanla annesine gelir ve asik
oldugunu,evlenmek istedigini ve tanistirmak istedigini
söyler. Ama sadece eglence olsun diye eve 3 kiz getirecegini ve
annesinin evlenecegi kizi tahmin etmesini ister. Ertesi gün 3 güzel
kizla eve gelir. Otururlar, bir süre sohbet ederler.
Bir süre sonra çocuk heyecanla annesine sorar
'Tahmin ettin mi'diye.
Anne duraksamadan cevap verir:
Ortadaki kizilsaçlı.'
Oglan hayretle annesine sorar:
'Inanilmaz, nasil bildin?' *
* Anne cevap verir:
'Bir tek ondan hoşlanmadım..'
He he he hepsi güzeldi teşekkürler.
Hasan diye kimi kimsesi olmayan birisi askere gitmiş. Arkadasları
> >aileleriyle konusuyor,ailelerinden para felan istiyormuş fakat bizim hasan
> >telefon açacak kimsesi olmadığı için oturmuş ALLAH\'u tealaya mektup yazmış.
> > ALLAH'ım durum sana ayan beyan, kimsem yok biliyosun,ne olur bana 200
> >milyon. Hasan kapatmış zarfı yazmış üstüne 'hasandan Rabbine' Atmış
> >postaya hasan mektubu tabi asker mektubu incelenir subaylar bi bakmışlar
> >birliklerinde gariban asker. Subayın birisi ' bizim birlikte böyle
> >gariban askerlerde mi vardı. Subaylar çıkın paraları' demiş. 200
> >milyon çıkmamış 150 milyon çıkmış. Koymuşlar zarfa yazmıslar 'rabbinden
> >hasana'... Aslanım hasan almış zarfı bakmış 150 milyon. Oturmuş
> >ALLAH'utealaya 2. mektubu döşemiş. 'ALLAH'ım mektubunu aldım çok teşekkür
> >ederim. Şimdi sana bi adres verecem parayı bundan sonra oraya gönder.
> >Zira bu ibne subaylar içinden çalıyo.......

UĞURSUZ
Cafer komadadır. Yanında ise karısı... Cafer'in gözleri nemli, kısık sesiyle karısına doğru bakar ve konuşmaya başlar:
"İlk işten kovulduğum zaman yanımda idin. İflas ettiğim gün oradaydın. Vurulduğum zaman ilk gözümü açtığımda seni gördüm. Trafik kazası geçirdiğimde hastanede hep başucumdaydın...
Karısı takdir edilmenin mutluluğunda tabi.
"Şimdi komadayım yine başucumdasın. Sonunda anladım ama, çok geç oldu; yahu sen ne uğursuz karısın"
Büyük şirketlerden birisinin genel müdürü, gerçek bir klasik müzik aşığıymış.
Günlerden bir gün, şehre ünlü bir orkestra gelmiş. Vereceği konserin en önemli parçası da Schubert'ın ünlü 'Bitmeyen Senfoni' siymiş'. Genel müdür bu eseri dinlemek için çok hevesli olmasına rağmen, işi nedeni ile, konsere gidemeyeceğinden, gelen davetiyeyi şirketin verimlilik uzmanına vermiş ve;

'Lütfen bu konsere git ve bana izlenimlerini aktar' demiş.

Genel müdürden aldığı talimatla, konsere giden verimlilik uzmanından, ertesi gün
bir değerlendirme raporu gelmiş.

Sayın Genel Müdürüm diye başlıyormuş.

1- Dört obuacı konserin önemli bir süresinde boş oturdular. Bunların sayısı azaltılırsa konsere daha çok katkıda bulunurlar.
2- Orkestrada on iki kemancı var. Bunların hepsi aynı anda hareket ediyorlar, ve aynı notaları seslendiriyorlar. Bence ciddi bir yanlışlık. Kesinlikle personel tasarrufu yapılmalıdır.
3-Onaltılık notalara ağırlık verilmiş. Doğrusu büyük ziyan. Seyirciler sekizlik ve onaltılık notalar arasındaki farkı anlamaz. Bu nedenle; onaltılık notalarla eser çalarak yüksek ücret alan elemanlar yerine, sekizlik notaları çaldırıp, düşük ücretle çalışan stajyerler kullanılmalıdır.
4-Yaylı sazlarla işlenen pasajlar, nefesli sazlarla aynen tekrarlanıyor. Bu durum gereksiz tekrardan başka bir şey değildir. Dolayısıyla; tekrarlar önlendiğinde, iki saatlik konser yarı yarıya inecektir.
Referans Adresler