Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

4458 Sayılı Gümrük Kanunu
Konuyu Açan Kişi: M/Kozlu
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 1860

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
4458 Sayılı Gümrük Kanunu
Yazar Mesaj
M/Kozlu
Kıdemli Üye
Mesajlar: 1,067
Tarih: Jul 2007
Üye no: 23
Nerden: EDİRNE
Rep Puanı: 8
Mesaj: #1
4458 Sayılı Gümrük Kanunu
[/align]4458 SAYILI GÜMRÜK KANUNU DEĞİŞİYOR
Bilindiği üzere, 07.07.2009 tarih ve 27281 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5911 Sayılı GÜMRÜK KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN ile 4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun bazı maddeleri, üç ay (07.10.2009 tarihinde) sonra yürürlüğe girmek üzere değiştirilmiştir.

Bu itibarla, 5911 Sayılı Kanun ile Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü’nün Yüce Meclise sunulan Genel Gerekçeyi incelediğimizde, somut olarak Gümrük Mevzuatından hangi hususların değiştiğini tespit edebiliriz.

Bilindiği üzere, Avrupa Birliği-Türkiye Ortaklık Konseyinin 6Mart 1995 tarihli toplantısında kabul edilen 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı (Gümrük Birliği Kararı) ile Türkiye ile Avrupa Birliği arasında gümrük birliği tesis edilmiştir.

Taraflar arasında sağlanan gümrük birliğinin esaslarını içeren ve Gümrük Birliği’nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Türkiye’nin, AB’nin gümrük işlemleriyle ilgili temel mevzuatını benimsemesini öngören bu Kararın 26 ncı maddesi hükmü gereği; bu Kararın yürürlüğe girdiği tarihte Topluluk Gümrük Kodunu Oluşturan (EEC) 2913/92 sayılı ve 12 Ekim 1992 tarihli Konsey Tüzüğü ile bu Tüzüğün uygulama hükümlerini belirleyen (EEC) 2454/93 sayılı ve 2 Temmuz 1993 tarihli Komisyon Yönetmeliği hükümleri esas alınarak hazırlanan 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu 4/11/1999 tarihli ve 23866 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 5/2/2000 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

4458 sayılı Gümrük Kanununun temelini teşkil eden Topluluk Gümrük Kodunun bazı maddelerinin zaman içerisinde değişikliğe uğramış olması nedeniyle, Avrupa Birliği mevzuatına uyum yükümlülüklerimiz kapsamında 4458 sayılı Gümrük Kanununun, Topluluk Gümrük Kodunda 2700/2000 sayılı Konsey Tüzüğü ile yapılan değişikliklere paralel olarak bazı maddelerin değiştirilmesi, bazı maddelere de ilaveler yapılması gereği hasıl olmuş ve bu doğrultuda hazırlanan Kanun Tasarısı 12/5/2004 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderilmiştir.

Söz konusu Tasarı yasalaşmayı beklerken, yürürlükte olan Topluluk Gümrük Kodunu tesis eden 2913/92 sayılı Konsey Tüzüğünde, 4Mayıs 2005 tarihli ve L117 sayılı Topluluk Resmi Gazetesinde yayımlanarak yürürlüğe giren 13 Nisan 2005 tarihli ve 648/2005 sayılı AB Konsey ve Parlamentosu Tüzüğü ile birtakım değişiklikler yapılmış ve bu değişikliklere uyum amacıyla Kanun Tasarısı Taslağı hazırlanmıştır.

Söz konusu Tasarı yasalaşmadan ve Tasarı Taslağı Başbakanlığa sevk edilemeden yasama döneminin sona ermesi nedeniyle bu defa Tasarı ve Taslak birleştirilerek 4458 sayılı Kanunun ulusal düzenlemelerimizi ihtiva eden maddelerinin uygulaması sırasında yaşanan sorunların çözüme kavuşturulması, özellikle para cezası uygulanmasına ilişkin hükümlerde tereddüt yaratmayacak ifadelerle daha açıklayıcı bir düzenlemeye gidilmesi hususları da göz önünde bulundurularak yeni bir Tasarı hazırlanmıştır.

Topluluk Gümrük Koduna uyumlu olarak hazırlanan ancak zamanla bazı maddeleri uyumsuz hale gelen Gümrük Kanununun, Tasarı ile hem müktesebata uyumu sağlanacak hem de ulusal menfaatlerimiz gözetilmek suretiyle dış ticaret erbabının iş ve işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik uygulamaların yasal zemini oluşturulacaktır.

Kanun ile, temel olarak, Kanunda geçen bazı deyimlerin tanımlarında, transit rejiminde, ekonomik etkili gümrük rejimlerinde, gümrük yükümlülüğünün doğması ve başlaması, gümrük vergisi ve para cezalarının tebliği, itiraz süreleri ile gümrük vergilerinin kesinleşme tarihleri ve para cezaları konularında değişiklik yapılmıştır.

AB mevzuatına uyum amacıyla, kanun metninde geçen/geçecek olan “gümrük yükümlülüğü” ve “asıl sorumlu” ifadeleri tanımlanmış, “serbest dolaşımda bulunan eşya”, “ithalat ve ihracat vergileri” gibi bazı tanımlar ise eksiklik ve ifade bozuklukları nedeniyle yeniden tanımlanmıştır.

E-devlet uygulamasına geçiş ile birlikte büyük önem taşıyacağı düşünülen ve AB mevzuatı hükmü paralelinde 60 ıncı maddede yapılan düzenleme ile bürokratik işlem ve kırtasiyeciliğin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Yapılan bu düzenlemeye göre; veri işleme tekniği kullanıldığında (elektronik ortamda beyanname verildiğinde), gümrük idaresi istediğinde ibraz edilmek üzere saklanması kaydıyla normalde beyannameye eklenmesi gereken belgelerin beyannameye eklenmemesine imkan tanınmaktadır.

1/1/2010 tarihi itibarıyla Topluluk mevzuatına uygun olarak ekonomik etkili gümrük rejimlerinin kullanım izni konusunda gümrük idareleri yetkili kılınmıştır. Bu hükmün yürürlük tarihinin ileri atılması ile özellikle dahilde işleme rejimi konusunda halihazırda Dış Ticaret Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı ve İhracatçı Birliklerince yürütülen işlemlerden izin, uygulama ve taahhüt hesabı kapatılması işlemleri konusunda tam yetkili kılınacak gümrük idarelerinin ihtiyaç duyacağı alt yapı ve personel ihtiyacının karşılanması amaçlanmıştır.

AB mevzuatı paralelinde yapılan ilave ile, şartlı muafiyet düzenlemelerine (örneğin dahilde işleme rejimine) tabi tutulan eşyadan elde edilen eşyanın da aynı rejim hükümlerine tabi tutulması yönünde düzenlemeye gidilerek uygulamaya açıklık kazandırılmıştır. AB ortak transit uygulamalarına paralel olarak; transit rejiminde bireysel teminat ve kapsamlı teminat uygulamaları ile güvenilirlik standartlarına sahip olan kişilere indirilmiş tutarda kapsamlı teminat veya teminattan vazgeçme izni verilmek suretiyle transit rejimine de maliyet azaltıcı basitleştirilmiş uygulamalar getirilmiştir.

Gümrük Müsteşarlığınca antrepo açılması izni verilmesi sırasında, “antrepo işletilmediği ya da mevcut antrepoların yeterli olmaması” koşulunun aranması hükmü kaldırılmış, antrepo izninin geçici ya da sürekli olarak geri alınmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikle belirlenmesi yönünde düzenlemeye gidilmiş; ayrıca özel antrepo statüsü verilen Gümrüksüz Satış Mağazaları ile ilgili düzenlemelerin yönetmelikle yapılacağına ilişkin hüküm getirilmiştir.

Gümrük antrepolarının atıl kullanımının önüne geçilmesi ve sağlanacak ekonomik faydanın azami kılınması amacıyla gümrük antreposu rejimine tabi olmamakla birlikte, antrepoya konulan serbest dolaşımdaki eşyaya uygulanacak hükümlere açıklık getirilmiştir.

AB mevzuatına uygun olarak dahilde işleme rejimi “geri ödeme sistemi”nin kullanılamayacağı haller yeniden düzenlenmek suretiyle madde metnine açıklık kazandırılmıştır. AB mevzuatına uygun olarak hariçte işleme rejiminde, standart değişim sistemine ancak maddede sayılan koşulların yerine getirildiğinin kanıtlanması halinde izin verilmesi hususu açıklığa kavuşturulmuştur.
Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, kuvvet komutanlıkları, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, Gümrük Müsteşarlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün münhasıran asli görevleri ile ilgili olarak kendileri tarafından ya da bu kurumlar tarafından verilecek siparişlerle ilgili olarak diğer kişi ve kurumlarca ithal edilecek eşya için, anılan kurumların faaliyet sahaları ve rekabet bozucu bir etki yaratmayacağı düşünülerek muafiyet öngörülmüştür.

AB mevzuatına genel hatları ile uyumlu olan Kanunun gümrük vergilerinden muafiyet ve istisna maddesi, Topluluk mevzuatında yapılan değişiklik itibarıyla gözden geçirilmek suretiyle “kullanılmış” ibaresi metinden çıkarılmış, “kanuni ikametgah” tabiri yerine “yerleşim yeri” tabiri kullanılmış, “kara nakil vasıtaları”na tanınan muafiyet AB muafiyet hükümlerine paralel olarak tüm nakil vasıtalarına tanınmıştır. Ayrıca, bu maddede yapılan düzenleme ile yerleşim yeri Türkiye dışında olan gerçek kişilerin Türkiye’de satın aldıkları veya kiraladıkları konutlarda kullanılmak üzere getirdikleri ev eşyasına da gümrük vergilerinden muafiyet tanınmıştır.

Eğitim, bilim veya kültürel bir amaç için ya da bilimsel araştırma veya tıbbi teşhis ve tedavi amacına yönelik ithal edilecek eşya konusunda muafiyet tanınacak kamu kurum ve kuruluşları maddenin değiştirilmeden önceki halinde sayılmasına karşın AB mevzuatına uygun olarak yapılan düzenleme ile sadece gümrük vergilerinden muafiyet ve istisna konusuna ve kapsamına yer verilmiş; bu kapsama girecek eşyanın tanımlanması, cins, nev’i ve miktarının belirlenmesi yetkisi Bakanlar Kuruluna bırakılmıştır.

Yine gümrük vergilerinden muafiyet ve istisna maddesinde yapılan değişiklikle sadece “doğal afetler”den zarar görenler için değil “kriz hali” olarak tanımlanacak doğal afetler dahil olağanüstü felaketler ve çok büyük nüfus hareketleri (1990 yılında Irak’ın kuzeyinden ülkemize yönelik çok büyük nüfus hareketi gibi) durumlarını da kapsayacak şekilde bu tabir genişletilmek suretiyle, bu durumlarda yurt dışından gönderilecek yardım malzemelerine de gümrük vergilerinden muafiyet sağlanmıştır.

Gümrük vergilerinden muafiyet ve istisna maddesine yapılan ilave ile gerçek bir kişiden diğerine gönderilen veya yolcu beraberinde gelen ve öngörülen muafiyet ve istisna tutarını aşan eşyaya tek ve maktu bir tarife uygulamaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmak suretiyle yolcu işlemlerinin hızlandırılması ve kolaylaştırılması amaçlanmıştır.

AB mevzuatında değişikliğe paralel olarak; eşyanın mahiyeti ve nihai kullanımı nedeniyle tercihli tarife uygulaması veya ithalat/ihracat vergilerinden muafiyetinin mümkün olduğu durumlarda, gümrük yükümlülüğünün doğduğu hallerde, yükümlünün hileli bir davranışı ve ihmali bulunmaması ve gerekli şartları yerine getirdiğini ispat etmesi halinde bu tercihli tarife ve muafiyetin uygulanmasına imkan tanınmıştır.

AB mevzuatına paralel olarak teminat alınmasının ihtiyari kılındığı durumlarda, gümrük idarelerince şüphe duyulan hallerde teminat isteyebilme yetkisi verilmek suretiyle hazine haklarını koruyucu önlem alabilme imkanı getirilmiştir.

Kanunen ödenmemesi gerektiği halde ödenen ya da tahakkuk ettirilmemesi gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin yanı sıra “para cezaları”nın da geri verilmesi ve kaldırılması imkanı getirilmek suretiyle yükümlü haklarını koruyucu düzenleme yoluna gidilmiştir. Gümrük vergilerinin hangi durumlarda kesinleşeceği konusuna açıklık getirilerek uygulamada yaşanan ihtilafların ortadan kaldırılması amaçlanmıştır.
Para cezalarının da gümrük vergileri ile birlikte aynı anda karara bağlanıp tebliğ edilebilmesi imkanı getirilmiş; para cezalarının zaman aşımı süresi de, gümrük vergileri için yapılan değişikliğe paralel olarak 5 yıla çıkarılmış; ve ayrıca gümrük vergileri ve para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde ödenmesi ve tebliğ edilen gümrük vergileri ile para cezalarına ilişkin kararlara idari itiraz süresi ödeme süresine paralel biçimde 15 güne çıkarılmak suretiyle ödeme ve itiraz süreleri arasındaki farklılık giderilmiştir.

Ekonomik etkili gümrük rejimlerinden şartlı muafiyete konu; dahilde işleme, gümrük kontrolü altında işleme ve geçici ithalat rejimlerinde, beyan ile muayene, denetleme veya teslimden sonra kontrol sonucunda, eşyanın cins, tür, nitelik, menşe ve kullanım şekli ile kıymet ve miktarında farklılık bulunduğu hallerde, bu farka tekabül eden vergi farkının tahsil edilmeyip ilgili rejim hükümlerine göre teminata bağlanacağı, sadece, kayıt dışılığı önlemek amacıyla serbest dolaşıma giriş rejiminde öngörülen cezaların yarısının tatbik edilmesi öngörülmüştür. Eşyanın serbest dolaşıma girmesinin talep edilmesi halinde, cezalar tam olarak uygulanacaktır.

Dahilde işleme, gümrük kontrolü altında işleme ve geçici ithalat rejimleri kapsamında verilen kullanım izin sürelerinin (1 ay, 2 ay ve yalnız taşıt araçları için 3 ay) aşılması durumunda, eşyanın yurt dışı edilmesi, ihraç edilmesi ya da rejimin gerektirdiği işlemlerin bitirilmesi; kademeli olarak (241 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen miktarın 2, 4, 6 katı) usulsüzlük cezası tatbik edilmesi hüküm altına alınmış; bu durumların dışında kalan haller ise ilgili rejim hükümlerinin ihlali olarak öngörülmüş ve gümrük vergilerinin iki katı para cezası tatbiki hükmü getirilmiştir.

Ticaret politikası önlemlerinin etkili biçimde uygulanabilmesini teminen, gerektiğinde gümrük idaresince menşe sertifikası talep edebilme imkanı getirilmiştir.

Kısaca belirtmek gerekirse, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğinin gerçekleştirilmesine paralel olarak Topluluk Gümrük Kodunu oluşturan mevzuat ile ülkemiz mevzuatının uyumlaştırılması ihtiyacı sonucunda çıkarılmış olan 4458 sayılı Gümrük Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi için hazırlanan Tasarı ile mikro düzeyde, hem Topluluk mevzuatında meydana gelen değişikliklere uyum hem de uygulamada karşılaşılan sorunların çözümü amaçlanmıştır. Makro düzeyde ise, ülkemiz ekonomisinin temel unsuru olan ihracat potansiyelimizi artırma hedefimizi gerçekleştirme yolunda, ihracat girdi maliyetlerini azaltmak, gümrük işlemlerini basitleştirmek ve hızlandırmak suretiyle ihracatçılarımızın rekabet koşullarının iyileştirilmesi, Avrupa Birliği normlarında rekabet edebilme şansı verilmesi hedeflenmiştir.

Öte yandan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun Geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında geçen “1/1/2009” ibaresinin “1/1/2012” olarak değiştirilmesine ihtiyaç duyulmuştur. Aynı Kanunun, tekerrüre esas alınacak idari para cezaları hakkındaki kayıtların Gümrük Müsteşarlığı bünyesinde tutulmasını öngören 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası, bu cezaların Cumhuriyet Savcıları tarafından verildiği ve bunlara ilişkin verilerin Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP)’ne kaydedildiği hususu dikkate alınarak yürürlükten kaldırılmıştır.

Av.Cem KABDAN
(TurkHukuk)

Sen kim oluyorsun da benim yaşadığım hayatı yargılıyorsun!
Ben Mükemmel değilim... ve olmak zorunda da değilim....!
Parmağın ile beni işaret etmeden önce,ellerinin temiz olduğundan emin ol..


SENİ SEVMEK
Büyük Dağlar Altında Ezilmek gibi,
Derin Okyanusların yanında bir karış kalmak gibi,
Devlerin Altında Kalan Küçücük Karıncalar gibi,
Sevmek ne zormuş...
12-07-2009 02:32 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: