Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

Alacağın temliki
Konuyu Açan Kişi: aycan
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 1536

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Alacağın temliki
Yazar Mesaj
aycan
Moderators
*****
Mesajlar: 1,240
Tarih: Nov 2007
Üye no: 618
Nerden: İSTANBUL
Rep Puanı: 9
Mesaj: #1
Alacağın temliki
1. KAVRAM VE ŞARTLARI
Alacağın temliki, alacağı devreden ile alacağı devralan arasında yapılan bir sözleşme (temlik sözleşmesi) ile alacağın, alacağı devralana geçirilmesini ifade eder. Borçlu, temlik sözleşmesinin dışındadır; onun, sözleşmenin yapılmasına katılması gerekmez (BK m.162/I).Ancak temlikin borçluya bildirilmemiş olması, temlikten haberdar olmayan borçlunun iyiniyetle eski alacaklıya ödemede bulunmasına neden olabilir ve bu ödeme geçerlidir (BK m.165).

Temlikte sadece münferit (bir tek) alacak üzerindeki hak sahipliği değişmektedir. Yani eski alacaklı temlik edilen alacak bakımından borç ilişkisinden çıkmakta, onun yerini yeni alacaklı almaktadır. Buna karşılık, taraflar arasındaki borç ilişkisi (geniş anlamda borç) devam etmektedir.

Alacağın temlikiyle eski alacaklının münferit alacak üzerindeki hak sahipliği sona erdiği için,bu bir tasarruf işlemidir ve alacaklının, alacak üzerinde tasarruf yetkisi bulunması gerekir.

Alacağın temlikinin, geçerlilik şartları şunlardır:
- Yazılı temlik sözleşmesi: Temlik sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmalıdır (BK m.163/I). Bunun için, sadece alacağı temlik edenin imzasının bulunması yeterlidir (BK m.13).
- Alacağın temlikinin yasaklanmamış olması: Alacağın temlik edilmesi kanun veya sözleşme hükümlerine göre veya işin niteliği gereği yasaklanmış olmamalıdır (BK m.162/I).

Bazı alacakların temliki, kanun (yasa) tarafından yasaklanmıştır. Örneğin 6570 sayılı Gayrımenkul Kiraları Hakkında Kanunun 12 nci maddesine göre, “kiracı, sözleşmede aksine açıklık olmadıkça kiralanan yeri kısmen veya tamamen başkasına kiralayamaz”. Taraflar yapacakları bir sözleşme ile de temliki yasaklayabilirler. Bu yasağa rağmen alacak temlik edilirse, bu temlik geçersizdir. Bu bakımdan alacağı devralan kimsenin iyiniyetli olması, kural olarak durumu değiştirmez. Ancak, BK m. 162/II bu konuda istisna getirmektedir: “Borçlu, alacağın temlik edilemeyeceğinin kararlaştırılmış olduğunu, alacağı temlik yasağını içermeyen yazılı bir borç ikrarına (tanımasına) dayanarak iyiniyetle devralmış olan üçüncü şahsa karşı ileri süremez”. Bundan başka, borcun niteliğinin ifanın bizzat alacaklıya yapılmasını gerektirdiği hallerde de, alacak temlik edilemez. Örneğin nafaka alacakları başkasına temlik edilemez. Yine MK m.25/IV c. 1’e göre, manevi tazminat talebi karşı tarafça kabul edilmedikçe devredilemez.

II. HÜKÜMLERİ

A) Temlikin içeriği (kapsamı):
Alacağın temliki, temlik eden kimsenin şahsına özgü olanlar dışındaki öncelik (rüçhan) haklarını ve yan hakları da içerir (BK m.168/I). Öncelik haklarına örnek: İİK m.206’daki öncelikli sıralar. Yan haklara örnek: Kefalet, rehin, hapis hakkı. Ayrıca işlemiş faizler de alacakla birlikte devredilmiş sayılır. Bundan başka, alacağa bağlı yenilik doğuran haklar da
temlikin içeriğine dahildir (fakat borç ilişkisinin tümünden doğan yenilik doğuran haklar kapsam dışıdır).

B) Borçlunun durumu:
Alacağın temliki, borçlunun rızası dışında gerçekleşmektedir (BKM .162/I). Fakat temlik sonucunda borçlunun durumunun eskiye oranla kötüleşmemesi gerekir. Bu nedenle borçlu, temliki öğrendiği zaman eski alacaklıya karşı sahip olduğu tüm itiraz ve defileri (savunmaları), yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir (BK m.167/I). Ancak muvazaalı borç
tanıması (ikrarı) hali için, bu esasa istisna getirilmiştir. Yazılı borç ikrarına dayanarak alacaklı sıfatını kazanan üçüncü kişiye karşı, borçlu tarafından muvazaa iddiası ileri sürülemez (BK m.18/II).
Diğer taraftan, borçlu temliki öğrendiği zaman temlik edene karşı muaccel bir alacağa sahipse, bu alacağını, yeni alacaklıya karşı olan borcuyla takas edebilir (BK m. 167/II). Böylece alacağın temlikinde, takasın şartlarından olan karşılıklılık esasından vazgeçilmektedir.

C) Alacağı temlik edenin sorumluluğu:
Temlik bir bedel (ivaz) karşılığında yapılmışsa, yani alacak satılmışsa (factoring’de böyledir), alacağı devreden kimse, temlik zamanında alacak hakkının varlığını garanti etmiş sayılır. Fakat, ayrıca taahhüt etmiş (üstlenmiş) olmadıkça, borçlunun aczinden (ödeme gücünden) sorumlu değildir (BK m.169/I-II).

MÜTESELSİL BORÇLULUK
I. KAVRAM
Borçlular arasındaki teselsül, borçlulardan her birinin sözleşme veya yasa gereği borcun tamamından sorumlu olduğu, fakat borçlulardan birinin ifasıyla diğerlerinin de borçtan kurtulduğu bir birlikte borçluluk halidir.
Borçlular arasındaki teselsül hali, yasadan veya sözleşmeden doğar. Ticari işlerin dışında, müteselsil borçluluk karinesi yoktur (bkz. TK m.7). Alacaklı, borçlular arasında teselsülün varlığını kanıtlamak zorundadır.

II. HÜKÜMLERİ
Borçlular arasında teselsül (dayanışma) halinin varlığında, alacaklı, -alacağın muaccel olması koşuluyla- alacağın tamamını müteselsil borçluların herhangi birinden isteyebilir (BK m.142/I). Müteselsil borçlulardan biri ödeyince, sona eren borç oranında diğer müteselsil
borçlular da borçtan kurtulur. Ancak aksi kararlaştırılmış olmadıkça, müteselsil borçlulardan biri kendi kişisel eylemiyle diğer borçluların durumunu ağırlaştıramaz (BK m.144). Örneğin müteselsil borçlulardan birinin faiz ödemeyi kabul etmesi veya cezai şart öngörmesi, diğer müteselsil borçluları bağlamaz.
Yasada aksi bir çözüm getirilmemişse veya müteselsil borçlular aralarında başka bir çözüm kararlaştırmamışlarsa, müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ödemeden eşit bir payı üzerine almak zorundadır. Böylece alacaklıya payını aşan bir ödemede bulunan borçlu, bu fazla kısım için diğer borçlulara rücu edebilir (BK m.146/I).

LİNKEDİN
http://www.linkedin.com/profile/edit?trk...b_pro_top]

Zaman kimseyi beklemez...
18-01-2012 01:33 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: