Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

BAĞKUR BORÇLARINDAN NASIL KURTULURSUNUZ
Konuyu Açan Kişi: hust59®
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 2782

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
BAĞKUR BORÇLARINDAN NASIL KURTULURSUNUZ
Yazar Mesaj
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,384
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #1
BAĞKUR BORÇLARINDAN NASIL KURTULURSUNUZ
Bağ-Kur borçlarından nasıl kurtulursunuz
|Hürriyet Gazetesi| |04.10.2007|



BAĞ-Kur’a prim borcu olan ve bu borç nedeniyle uykuları kaçanlara, bir müjdemiz var; Bağ-Kur prim borçlarınızın tamamından, hiç ödeme yapmadan kurtulabilirsiniz.

Bu avantajdan, yararlanabilmek için borcun "uykuları kaçıracak" bir borç olması gerekiyor. Daha açık bir anlatımla, Bağ-Kur’a beş yıl ve daha uzun süreye ilişkin, prim borcu olanlar, bu borçlarını ödemekten kurtulabilecekler.

BORÇTAN KURTULMA

Bağ-Kur, konuyla ilgili olarak, 2007/47 sayılı bir genelge yayınladı.

Buna göre; Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla sigortalılık süresine ilişkin prim borcu olanların, bundan kurtulabilmeleri için, prim borcu toplamı beş yıldan fazla olan sürelerden "vazgeçmeleri" gerekiyor. Örneğin, altı yıllık prim borcu bulunan Nuri Bey’in "Ben birikmiş altı yıllık prim borcumu ödemek istemiyorum. Bu altı yıllık süreden de vazgeçiyorum" demesi gerekiyor.

Daha açık bir anlatımla, 6 yıllık sigortalılık sürelerinden vazgeçtiklerinde, 6 yıllık borçları da siliniyor. Kuşkusuz, 10 yıllık prim borcu olanlar da 10 yıllık sigortalılık süresinden vazgeçerlerse, borçları siliniyor.

Burada, sade vatandaşın anlayacağı şekliyle, Bağ-Kur tarafından "Madem altı yıllık borcunu ödemeyip, bunu sil diyorsun. Peki siliyorum ama o altı yıl için seni sigorta primi ödememiş kabul ediyorum. İleride emeklilik durumun olduğunda, bu altı yıl yok kabul edeceksin" deniliyor. Hemen belirtelim, Bağ-Kur’lunun ileride parası olduğunda primlerini ödeyip, sildirdiği günleri yeniden kazanması da mümkün olabiliyor.

ÖZELLİKLİ DURUMLAR

Prim borçlarından kurtulma aşamasında, bazı "özel avantajlar" sağmak da mümkün.

1. SSK’dan Emeklilik Aşamasında, Bağ-Kur’lu Olması Gerektiği Anlaşılanlar:

Bu olay, uygulamada en çok karşılaşılan durumlardan biri. SSK’dan emekliliği dolanlarla ilgili olarak, SSK tarafından, Bağ-Kur’a bir yazı gönderilip, Bağ-Kur’a kaydı olup olmadığı soruluyor. Bu durumda, o kişinin, geçmişe dönük vergi kaydı ya da şirket ortaklıkları çıkması halinde, "Arkadaş, senin Bağ-Kur’lu olman gerekiyordu. Bu nedenle SSK emekliliğini iptal ediyoruz" deniliyor.

Düşünebiliyor musunuz, adam SSK’dan emekli olacak. Son anda, geçmişe yönelik bir vergi kaydı ya da şirket ortaklığı ortaya çıktığı için, işler karışıyor ve SSK’dan emekli olamıyor.

2007/47 sayılı genelge ile bu soruna bir çözüm bulundu. Bu durumda olanların, Bağ-Kur’da sigortalı olmaları gereken süre, beş yıl ve daha fazla ise, Bağ-Kur borçlarından ve sigortalılık sürelerinden imtina ederek, SSK’dan emekli olabilecekler.

2. Yıllardır Vergi Mükellefi Olup, Bağ-Kur’a Kayıt Olmayanlar:

Bu durumdaki esnaf, sanatkar, tüccar ve sanayiciler; borçlarının beş yıl ve daha uzun bir süreye isabet etmesi halinde, sigortalılık sürelerinden ve prim borçlarını ödemekten imtina edebiliyorlar. Yeni bir Bağ-Kur’lu gibi, sigortalılıkları başlıyor.

3. Bağ-Kur’a Beş Yıl ve Daha Fazla Prim Borcu Olanlar, Bu Süre ve Borçtan İmtina Edip, Bağ-Kur Sigortalılığını Kapatmak Suretiyle, SSK’ya Geçerek İsteğe Bağlı Sigortalı Olabiliyorlar:

Bu durumdaki kişiler, primlerini düzenli ödemek koşuluyla, SSK’dan da emekli olabiliyorlar.

Bağ-Kur’lulara sağlanan son avantajlar, yukarıda açıklananlarla sınırlı değil. Bu konuda daha ayrıntılı açıklama ve örnekleri, Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi, Vakkas Demir’in, Yaklaşım Dergisi’nin Ekim 2007 Sayısında yayınlanan (Bkz.www.yaklasim.com) makalesinde bulabilirsiniz.






BAĞ-KUR’DAN VE BAĞ-KUR BORÇLARINDAN KURTULMA İMKÂNI SAĞLAYAN SGK’NIN 2007/47 SAYILI GENELGESİ’NİN SORU VE CEVAPLARLA AÇIKLANMASI



Yazar: Vakkas DEMİR(*)

Yaklaşım Dergisi / Ekim 2007 / Sayı: 178



I- GİRİŞ

Sosyal Güvenlik Kurumu, 04.03.2006 tarih ve 5458 sayılı Kanun’un (1) 13 ve 14. maddeleriyle 1479 sayılı Kanun’a eklenen ek 19. ve geçici 26. maddelerine istinaden, Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla süre ile prim borcu bulunan kişileri istekleri halinde bu borçlarından kurtaran ve bunun gibi sigortalıların lehine birçok düzenlemeyi içeren 2007/47 sayılı Genelge’yi 14.06.2007 tarihinde yayımlamıştır.

Bağ-Kur’un kuruluş tarihi olan 01.10.1972’den bu tarafa Bağ-Kurlular adına ilk defa bu kadar lehte ve faydalı bir Genelge çıkarılmıştır. Söz konusu Genelge’nin bundan sonra Bağ-Kurla ilgili en çok sorulan mevzuat ve en fazla bilinmesi gereken kaynak olacağı kuvvetle muhtemeldir. Çünkü Bağ-Kur’un istenilmeyip SSK hizmetlerinin istenildiği durumlarda, hizmet çakışmalarında çözüm aranılan zamanlarda ve parasının yettiği ve emekli olmaya yetecek kadar hizmet elde etmenin istenildiği durumlarda mutlaka bu genelge hükümlerinden faydalanılması gerekecektir.

Birçok Bağ-Kurlu ve SSK’lıya sayılamayacak kadar fayda sağlamasına rağmen 2007/47 sayılı Genelge yeni tarihli olduğu için pek çok kişi bu genelgenin sunduğu imkânlardan habersizdir. Zaman geçtikçe Bağ-Kurla ilgisi olan herkesin en çok ihtiyaç duyacağı bu genelge hükümlerini, uygulamanın içinden birisi olarak tamamen Bağ-Kur İl Müdürlüklerinin yaptıkları uygulamaları göz önüne alarak soru ve cevaplarla izah etmeye çalışalım.



II- 2007/47 SAYILI GENELGEYLE İLGİLİ EN ÇOK SORULAN SORULAR VE CEVAPLARI

SORU-1: 2007/47 sayılı Genelge’nin mahiyeti ve içeriği nedir?

CEVAP-1: 2007/47 sayılı Genelge, 1479 ve 2926 sayılı Bağ-Kur Kanunlarına göre Bağ-Kur’a sigortalı olarak kayıt ve tescili yapıldığı halde beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların sigortalılıklarının durdurulmasını ve bu sürelerin hizmet süresi olarak değerlendirilmemesini sağlamaktadır. Bu genelge ile uzun süre Bağ-Kurla bağlantısı olmayan ve prim ödemesinde bulunmayanların sigortalılık sürelerinin durdurulması ve bunlara ilişkin alacakların Bağ-Kur alacakları içinde gösterilmemesi amaç edinilmiştir. Bu genelgede Bağ-Kur’da kısmi (istenildiği kadar) hizmet süresi kazanma, parasının yettiği kadar sigortalılık süresi elde etme, istenildiği zaman Bağ-Kur’dan kaçınıp SSK’ya dâhil olma, Bağ-Kur prim borçlarından kurtulma ve hizmet çakışmalarında Bağ-Kur sürelerine itibar etmeme gibi birçok faydalı ve yeni düzenlemeler bulunmaktadır.

Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazlası bir sigortalılık süresinden dolayı borçları olan kişiler 2007/47 sayılı Genelge sayesinde bu sürelere ilişkin prim borçlarını ödemek istememeleri halinde, borçlarından ve bu sürelerinden imtina etme hakkı elde etmekte ve primi ödenmiş sürelerin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi ve hizmet birleştirme ya da müstakilen aylık bağlanması işlemlerinde kullanılması imkânı sağlanmaktadır. 2007/47 sayılı Genelge ile tanınan imkân ve faydalardan sigortalıların hak sahipleri de yararlanıp müracaatta bulunabilirler.

SORU-2: Genelge’den faydalanırken Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla süreyle borcun olması nasıl anlaşılmalıdır?

CEVAP-2: 2007/47 sayılı Genelge ile getirilen hak ve faydalardan ancak Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla sigortalılık süresine ilişkin borcu olanlar faydalanabilirler. Beş yıllık prim borcunun olması demek, sigortalılık süresinin beş yıl ve daha fazla olmasından dolayı bu sürelere ilişkin prim borcunun oluşması demektir. Şimdi bu durumu örneklerle açıklayalım.

Örnek olarak, Bay (A)’nın 1990 yılı ile 2004 yılı arasında vergi kaydı vardır, Bağ-Kur’a tescillidir ve bu sürelere ilişkin hiç prim ödemesi yoktur. Bay (A), 2007/47 sayılı Genelge’den faydalanmak isterse beş yıldan daha fazla sigortalılık süresine tekabül eden borcu çıkacağı için 1990–2004 yılları arasındaki Bağ-Kur’dan kazanacağı hizmetlerden imtina edebilir (istemeyebilir) ve Bağ-Kur’a bu sürelerden dolayı oluşan borcunu ödemez. Eğer Bay (A)’nın 1990 ve 2004 yılları arasındaki vergi kaydından dolayı Bağ-Kur’a hiç tescili olmasa idi sigortalılığı 04.10.2000 tarihinde başlayacak ve 2004 tarihinde sona erecekti. Bu durumda beş yıllık sigortalılık ve bu süreye ilişkin beş yıldan fazla süreli borç oluşmayacağı için borcunu ödemek zorunda olacak ve 04.10.2000 ve 2004 tarihleri arasındaki vergi kayıtlarından dolayı Bağ-Kurlu olmaktan imtina edemeyecekti.

Başka bir örnek vermek gerekirse, Bay (A), 1987- 2001 yılları arasında şirket ortaklığından dolayı Bağ-Kur sigortalısıdır. Bu sürelere ilişkin Bay (A)’nın Bağ-Kur’a herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bay (A), daha sonradan 2004 yılında vergi kaydını başlatmış ve günümüze kadar vergi kaydından dolayı sigortalılığı devam etmektedir. Ancak Bay (A), 2004 yılından itibaren başlayan sigortalılık sürelerini istememekte ve borçlarından kurtulmak istemektedir. Bay (A), 2007/47 sayılı Genelge hükümlerinden yararlanabilecek midir?

Bay (A), 1987-2001 yılları arasındaki sürelerin prim borçlarını ödediği için, bu sürelerde beş yıl ve daha fazla sigortalılık süresinden dolayı borç oluşması açısından değerlendirmek mümkün değildir. Ayrıca Bay (A)’nın 2004 yılında başlayan ve devam eden vergi kaydından dolayı oluşan sigortalılık sürelerini istememe ve borçlarını ödememe gibi bir hakkı da olmayacaktır. Çünkü 2004 yılından günümüze henüz üzerinden beş yıl geçmemiştir. Eğer 2004 yılında yeniden başlayan sigortalılığının üzerinden beş yıl geçerse ve bu sürelere ilişkin prim borçlarını da hiç ödemese bu sürelerdeki borçlarını ödemeyeceği gibi sigortalılık sürelerinden de imtina edebilir.

Beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin borçların tespitinde, sigortalı olan kişinin farklı tarihlerdeki parça parça sigortalılık sürelerine ilişkin prim borçlarının toplanması halinde bulunacak borç miktarı beş yıldan fazla bir sigortalılık süresine tekabül ediyorsa bu durumda olan kişiler de bu sürelerdeki borçlarını ödemeyeceği gibi sigortalılık sürelerinden de imtina edebileceklerdir.

SORU-3: SSK’dan emekliliği dolup ta tam emeklilik aşamasında Bağ-Kurlu olması gerektiği anlaşılanlar bu Genelge’ye göre Bağ-Kur’dan vazgeçip SSK’dan emekli olabilecekler midir?

CEVAP-3: Uygulamada en çok karşılaşılan sorunlardan biri budur. SSK’dan emekliliği dolan kişiler emeklilik aşmasında SSK tarafından Bağ-Kur’a kaydı olup olmadığına ilişkin gönderildiklerinde geçmişe dönük ya vergi kayıtları ya da şirket ortaklıkları çıkmaktadır. Bu durumda bu kişilerin Bağ-Kurlu olmaları gerektiği için SSK emekliliği iptal edilmekte ve Bağ-Kur kapsamında emekli olmaları gerektiği kendilerine söylenmekteydi. Ancak 1479 sayılı Kanun’un ek 19. maddesine ve geçici 26. maddesine göre çıkarılan 2007/47 sayılı Genelge hükümleri sayesinde artık üstte izah ettiğimiz sıkıntılar yaşanmayacaktır. Çünkü SSK’dan emekliliğini bekleyen kişilerin Bağ-Kur’lu olmaları gerektiği zamanlarda SSK’lı olmuş olsalar bile, eğer Bağ-Kur’daki sigortalı olmaları gereken süre beş yıl ve daha fazla ise ve bu sürelere ilişkin borçları da beş yıldan fazla bir sürenin borçlarına tekabül ediyorsa anılan Genelge gereği Bağ-Kur borçlarından ve sigortalılık sürelerinden imtina edip SSK’dan emekli olabileceklerdir.

Bu durumu bir örnekle açıklayalım. Bay (A), 1995 ve 2006 yılları arasında SSK kapsamındaki sigortalılığından dolayı emekliliği hak etmiş ve 2007 yılının Ekim ayında SSK’ya giderek emeklilik dilekçesi vermiştir. SSK da, Bay (A)’dan Bağ-Kurla ilgisinin olmadığına dair belge istemiştir. Bağ-Kur’dan gelen belgede Bay (A)’nın 1993 yılında başlayan ve 2007 yılının ekim ayına kadar devam eden şirket ortaklığı kaydı görülmüştür. Bu durumda Bay (A), şirket ortaklığı sürelerinde Bağ-Kur’a hiç prim ödemesi yoksa Bağ-Kur borçlarından ve sigortalılık sürelerinden imtina edip SSK’dan emekli olabileceklerdir. Ancak Bay (A)’nın bu sürelere ilişkin Bağ-Kur’a daha önceden prim ödemesi varsa, borçları beş yıldan fazla olsa bile, sigortalılığı primlerinin sigortalılık sürelerini karşıladığı ayın sonu itibariyle sona erdirilecektir ve prim ödediği sürelerde SSK ile çakışmalarda Bağ-Kur sürelerine itibar edilecektir. Anlaşıldığı üzere, söz konusu Genelge’ye göre primi ödenmiş sürelerden değil, borçlu olunan ve prim borcu toplamı beş yıldan fazla olan sürelerden kaçınma ve vazgeçme söz konusudur.

SORU-4: 1479 sayılı Kanun’a göre sigortalı olup prim ödemesi gerektiği halde 2926 sayılı Kanun’a göre sigortalı olup prim ödeyenlerin bu Genelge’den faydalanmaları nasıl olacaktır?

CEVAP-4: Sosyal güvenlik mevzuatında her ne kadar 1479 ve 2926 sayılı Kanunları Bağ-Kur uygulasa da, bu iki Kanun ayrı ve müstakil birer sosyal güvenlik kanunudur. Bu itibarla 1479 sayılı Kanun’a göre sigortalı olup prim ödemesi gerektiği halde, 2926 sayılı Kanun’a göre sigortalı olup prim ödeyenleri başka bir Sosyal Güvenlik Kanunu’na prim ödemiş gibi değerlendirmek gerekir. Buna göre güncel sigortalılık bilgilerine istinaden esnaf Bağ-Kurlusu olması gerekirken tarım Bağ-Kurlusu olanların Esnaf Bağ-Kur Kanunu kapsamındaki sigortalılık süreleri ve bu sürelere ilişkin prim borçları beş tam yıl ve daha fazla bir süreye tekabül ediyorsa, Esnaf Bağ-Kur Kanunu kapsamındaki hizmet sürelerinden ve oluşan borçlarından imtina edip, Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamındaki sigortalılıklarını değerlendirebileceklerdir.

SORU-5: Yıllardan beri vergi mükellefiyet kaydı olan ancak bu zamana kadar kendisini Bağ-Kur’a tescil ettirmeyenlerden halen vergi kayıtları devam edenler bu Genelge’den faydalanabilecek midir?

CEVAP-5: Vergi kaydı olanlardan kendilerini Bağ-Kur’a tescil ettirmeyenler bu gün itibariyle Bağ-Kur’a sigortalı olmak için geldiklerinde sigortalılıkları 04.10.2000 tarihinden başlatılmaktadır. 04.10.2000 tarihinden günümüze ise hiç prim ödemesi yapmadıkları ve bu sürelere ilişkin borçları beş yıl ve daha fazla süreye tekabül edeceği için isterlerse 04.10.2000 tarihinden günümüze kadar olan sigortalılık sürelerinden ve prim borçlarından imtina edebilirler. Ancak imtina ettikleri bu süreleri daha sonradan borçlanmak suretiyle değerlendirebilecekleridir. Yani esnaf, sanayici ve tüccar gibi meslek mensuplarından Bağ-Kurlu olması gerektiği halde günümüze kadar kendilerini Bağ-Kur’a bildirmeyenler 2007/47 sayılı Genelge gereği hiç Bağ-Kurlu olmadan bundan sonraki süreçte yeni bir Bağ-Kurlu gibi düzenli prim ödeyip geçmiş prim borcu yükünden kurtulabilirler.

SORU-6: Bağ-Kur’a beş yıldan fazla borcu olanlar bu borçlarını 2007/47 sayılı Genelge’ye göre dondurup daha önceki borçlarını ödemeden yeniden prim ödemeye başlayıp sağlık karnesi alabilirler mi?

CEVAP-6: Binlerce Bağ-Kurlunun merakla beklediği sorun nihayet çözüme kavuştu. Çünkü günlük hayatta karşılaştığımız birçok Bağ-Kurlu geçmiş borçları bulunmasa bu günden itibaren düzenli prim ödeyip sağlık karnesi almak istediklerini beyan etmektedirler. İşte onlara da bu genelge ile bir fırsat ve imkân geldi. Eğer geçmiş yıllarda ister tarım isterse esnaf Bağ-Kurlusu olan kişilerin toplam borçları beş yıllık prim borçlarından fazla ise, bu kişilerin sigortalılıkları başvurularına göre durdurulmakta, önceki prim borçları borç gibi değerlendirilmemekte ve isterlerse eğer sigortalı olmalarını gerektiren vergi ve ziraat odası gibi yerlerdeki kayıtları devam ediyorsa, Bağ-Kur’a yeni giren bir sigortalı gibi sigortalılıkları yeniden başlatılıp düzenli prim ödemeleri halinde sağlık karnesi alabilmektedirler. Ancak bunlara da diğer sigortalılar gibi sekiz ve dört aylık bekleme süreleri uygulanmaktadır.

SORU-7: Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla süre borcu olduğu için borcunu donduran ve durduran kişiler SSK’ya geçip isteğe bağlı sigortalılıktan dolayı prim ödeyerek emekli olabilirler mi?

CEVAP-7: Bilindiği üzere Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla süreyle borcu olanlar bu sürelere ilişkin borçlarını ödeyemedikleri için bu dönemlere ilişkin sigortalılık sürelerinden ve borçlarından imtina etmektedirler. Bağ-Kur’da bu durumda olan kişi, SSK’ ya geçip isteğe bağlı sigortaya düzenli prim ödemesi zıt bir durum gibi gözükmektedir. Ancak bu tezat duruma rağmen Bağ-Kur’a borçları beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin olanlar 2007/47 sayılı Genelge’ye göre Bağ-Kur’u istemeyip SSK’da isteğe bağlı sigortalı olup emekli olabileceklerdir.

SORU-8: Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) borcu olanlar 2007/47 sayılı Genelge’ye göre borçlarını durdurup borçlarından kurtulabilirler mi?

CEVAP-8: Üstte de izah ettiğimiz gibi 2007/47 sayılı Genelge 1479 sayılı Kanun’un ek 19. maddesine ve geçici 26. maddesine göre çıkarılıp hazırlanmıştır. 1479 sayılı Kanun’un ek 19. maddesinde ise, “Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanun’a göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların…” ifadeleri yer almaktadır. Bağ-Kur’a SGDP borcu olan kişiler ise emekli olmuş kişiler olup, 1479 ve 2926 sayılı Kanunlar kapsamında sigortalı olarak kayıt ve tescili yapılmamış ve hâlihazırda Bağ-Kur sigortalısı olmayan kişilerdir. Ayrıca bu kişiler emekli olurken borçsuz olarak emekli oldukları için sigortalı olmalarından dolayı oluşan bir borçlarının da olması söz konusu değildir. Bu bakımdan bir kişinin Bağ-Kur’a beş yıldan fazla süreye ilişkin bir SGDP borcu olsa bile 2007/47 sayılı Genelge’den faydalanarak bu borçlarından kurtulması söz konusu olamaz.

SORU-9: 2007/47 sayılı Genelge’ye göre isteyen kişiler Bağ-Kur’dan paralarının yettiği veya emekli olmalarına yetecek kadar kısmi hizmet süreleri kazanabilecekler midir?

CEVAP-9: Anılan Genelge sayesinde Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla prim borcu olan kişiler söz konusu borçlarının kendilerine hizmet süresi kazandıracak kadar olanını ödeyip istedikleri süreleri hizmet olarak kazanma imkânı elde edebilirler. Ancak burada önemli olan husus kısmi hizmet süresi kazanımı için yapılan prim ödemelerinden sonra geriye kalan prim borcunun sigortalının beş yıl ve daha fazlası bir sigortalılık süresine karşılık gelen borçtan az kalmamasıdır. Buna göre bir kişi kendisine SSK’dan veya Emekli Sandığı’ndan emekli olması için ne kadarlık bir hizmet süresi gerekiyorsa ona göre prim borcu ödemesi yapıp istediği kadar hizmet süresi kazanabilecektir. Şimdi bu önemli sorunun cevabını bir örnekle açıklayalım. Bay (A)’nın 1995 ve 2003 yılları arasında vergi kaydından dolayı Bağ-Kur sigortalılığı (kaydı) vardır. Bay (A), bu sürelere ilişkin hiç prim ödemesinde bulunmamış ve SSK’dan emekli olmak istemektedir. Ancak SSK’dan emekli olması için 2 yıl daha prim ödeme gün sayısı gerekmektedir. Bu durumda Bay (A), Bağ-Kur tarafından kendisine 1995 ve 2003 yılları arasındaki sürelerden dolayı tebliğ edilen borcun tamamını değil de iki yıl hizmete tekabül eden kısmını öderse (anılan Genelge’ye göre ödenilen para kadar hizmet kazanma imkanı verilmektedir), iki yıllık bir hizmet kazanır ve geri kalan Bağ-Kur sürelerinden ve borçlarından sözü edilen Genelge’ye göre imtina edebilir.

SORU-10: 2007/47 sayılı Genelge’ye göre Bağ-Kur’a yüklü miktarda borçları olduğu için ölüm aylığı alamayan hak sahipleri ölüm aylığı almalarına yetecek kadar hizmetin parasını yatırıp geri kalan borçları ödemeden ölüm aylığı alabilecekler midir?

CEVAP-10: Üstteki sorunun cevabında da belirttiğimiz gibi 2007/47 sayılı Genelge sayesinde Bağ-Kurlulardan beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunanlar kısmi (istenildiği kadar) hizmet süresi kazanma imkânı elde etmişlerdir. Bağ-Kur’a yüklü miktarda (beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin) borcu olup ta ölen kişilerin hak sahipleri kendilerine ölüm aylığı bağlanması için gerekli olan beş yıllık (2) sürenin prim borcunu yatırıp ölüm aylığı alabileceklerdir. Hak sahipleri müteveffa kişinin Bağ-Kur’a örneğin 20 yıllık bir sigortalılık süresinden dolayı oluşan bir borcu olsa bile, bu borcun tamamını değil de kendilerine ölüm aylığı bağlanması için gerekli olan beş yıla tekabül eden kısmını yatırıp ölüm aylığı alabileceklerdir.

SORU-11: Bağ-Kur’a beş yıldan fazla süreyle borçları olduğu için bu döneme ilişkin sigortalılıkları durdurulan kişilerin hizmetleri SSK ve Emekli Sandığı’nca hizmet birleştirilmesi için istenildiğinde gönderilecek midir?

CEVAP-11: Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla süre borçları olup ta söz konusu genelgeye göre borçları durdurulan ve anılan dönemlerdeki hizmetlerinden imtina eden kişilerin bu dönemlere ilişkin hizmet süreleri SSK veya Emekli Sandığı tarafından istenilse bile hizmet birleştirmelerinde kullanılmayacak ve gönderilmeyecektir. Ancak birleştirilemeyen bu hizmetler tamamen “ölü” hizmetler olmayıp istenildiğinde bulunulan en son basamak ve güncel değerler üzerinden primleri ödenilip yeniden canlandırılabilecektir.

SORU-12: Esnaf Bağ-Kur Kanunu’nda beş yıl ve daha fazla süreyle borçları olanlar 2007/47 sayılı Genelge ile borçlarını durdurup vergi kayıtları devam ederken daha düşük prim ödemek amacıyla tarım Bağ-Kur sigortalısı olabilirler mi?

CEVAP-12: Uygulamada tarım Bağ-Kur’u devam eden kişiler vergi mükellefi olurlarsa tarım Bağ-Kur sigortalılıkları sona erip esnaf Bağ-Kurlusu olmaktadırlar. Aynı zamanda vergi kaydı devam eden kişilerin Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalı olmaları mümkün değildir. Bu itibarla, Esnaf Bağ-Kur Kanunu kapsamındaki beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin borçlarından ve sigortalılık sürelerinden bahse konu Genelge’ye göre imtina eden kişiler vergi veya şirket kayıtları devam ettiği sürece daha düşük prim ödeyerek -sigortalılıklarını devam ettirmek için bile olsa- tarım Bağ-Kur sigortalısı olamazlar.

SORU-13: 2007/47 sayılı Genelge’nin uygulama konularıyla ilgili olarak daha önceden Bağ-Kur aleyhine dava açanlar bu genelge imkânlarından yararlanabilecek midir?

CEVAP-13: Üstte izah ettiğimiz Genelge hükümlerinden dolayı Bağ-Kur’u dava eden sigortalılar ve hak sahipleri olabilir. Bağ-Kur aleyhine Genelge hükümleri ile ilgili dava açanlar Bağ-Kur aleyhine açmış oldukları davalarından vazgeçtiklerini ilgili mahkemelerden alınacak yazılarla Bağ-Kur’a ibraz ederlerse bu kişiler de Genelge hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

SORU-14: Bağ-Kurlu olan ve buna göre Bağ-Kur’a düzenli prim ödemesinde bulunan kişilerin aynı dönemde SSK’ya da prim ödediği tespit edildiğinde bu kişiler Bağ-Kur’u istemeyip SSK’lı olabilecekler midir?

CEVAP-14: Bağ-Kur’a düzenli prim ödeyen kişiler genellikle Bağ-Kur’a prim borcu olmayan kişilerdir. 2007/47 sayılı Genelge ile Bağ-Kurlulara gelen kolaylık ise, Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin borcu olup ta borcunu ödeyemeyenleredir. Dolaysıyla Bağ-Kur prim borçlarının ödendiği sigortalılık sürelerinde (dönemlerinde) Bağ-Kur ile SSK hizmetlerinde bir çakışma olduğunda Bağ-Kur hizmetlerine itibar edilecek ve anılan genelge hükümleri primleri ödenen süreler için uygulanmayacaktır.

SORU-15: Bağ-Kurlu olması ve Bağ-Kur’a prim ödemesi gerekirken SSK’lı olanların 5458 sayılı Kanun’un 16. maddesine göre SSK’daki primlerinin Bağ-Kur’a aktarılması için müracaat edenler de 2007/47 sayılı Genelge hükümlerinden yararlanabilecekler midir?

CEVAP-15: Bu durumda olan kişilerden anılan Genelge hükümlerine göre durumlarının tespit edilmesini isteyenlerin SSK’dan Bağ-Kur’a prim aktarma ve mahsuplaşma işlemleri iptal edilecektir. Yani Bağ-Kurlu olması gerekirken SSK’lı olan kişilerin Bağ-Kur’a prim borçları beş yıldan daha fazla süreye ilişkin ise SSK sürelerine itibar edilecek ve Bağ-Kur hizmetleri dikkate alınmayacaktır.

SORU-16: Bağ-Kur’a 5 yıl veya daha fazla borcu olan bir kişinin son tabi olduğu kurum Bağ-Kur olsa bile 2007/47 sayılı Genelge’ye göre Bağ-Kur’u istemeyip SSK’dan emekli olabilir mi? Bu durumda SSK’dan ölüm aylığı alınabilir mi?

CEVAP-16: Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla süre ile borcu olanların emekli olacakları zamanda Bağ-Kur sigortalısı olsalar bile isterlerse 2007/47 sayılı Genelge gereği Bağ-Kur sürelerinden ve borçlarından imtina edip emeklilik şartlarını taşıyorlarsa SSK’dan emekli olabilirler. Ayrıca ölen bir Bağ-Kur sigortalısının son tabi olduğu kurum Bağ-Kur olsa bile, müteveffa kişinin eğer Bağ-Kur’a beş tam yıl ve daha fazla sigortalılık süresine ilişkin borcu varsa, hak sahipleri Bağ-Kur’daki borçlardan ve hizmetlerden imtina edip SSK mevzuatına göre ölüm aylığı alabilirler. Son bir örnekle yazımızı sonlandıralım. Bay (A)’nın 05.01.1991 -10.01.1992, 05.09.1996 - 31.12.1996, 10.05.1999 - 31.12.1999 ve 01.05.2000 - 31.07.2003 tarihleri arasında vergi mükellefiyeti bulunmakta olup Bağ-Kur’a hiç tescili bulunmamaktadır. Bay (A), 21.08.2004 tarihinde vefat etmiştir. Bay (A)’nın hak sahipleri 2007/47 sayılı Genelge’ye göre Bağ-Kur’dan imtina edip SSK’dan ölüm aylığı almak istemektedirler.

Bay (A)’nın Bağ-Kur’a hiç kaydı olmadığı için sigortalılığı 04.10.2000 tarihinde başlatılacaktır. Bay (A)’nın her ne kadar vergi kayıt süreleri toplandığında beş tam yıldan fazla süreye ilişkin borcu çıksa da, sigortalılık başlangıcı 04.10.2000 tarihinden itibaren verileceği için bu tarihten 31.07.2003’e kadar olan süre ise beş yıldan az olduğundan dolayı hak sahiplerinin anılan genelge hükümlerinden yaralanarak Bağ-Kur’dan vazgeçmeleri söz konusu olamaz. Ölüm aylığı müteveffa kişinin son tabi olduğu Bağ-Kur Kanunu hükümlerine göre bağlanması gerektiği için hak sahipleri SSK’dan ölüm aylığı alamazlar.



III- SONUÇ

Bu çalışmamızda Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu olanlara 1479 sayılı Kanun’un ek 19. ve geçici 26. maddeleri ile getirilen ve bu maddelere istinaden hazırlanan 2007/47 sayılı Genelge hükümlerinden bahsettik. Bu Genelge sayesinde 1479 ve 2926 sayılı Kanunlar kapsamındaki sigortalılıklarından dolayı Bağ-Kur’a beş yıl ve daha fazla süre ile borcu olanların Bağ-Kur’u istemeyip SSK hizmetlerini isteyebilecekleri, hizmet çakışmalarında SSK’lı olmak istediklerinde olabilecekleri, emekli olmaya yetecek kadar istenilen miktarlarda hizmet elde edilebileceği ve Bağ-Kur borç yüklerinden kurtulmanın mümkün olduğu gibi birçok hak ve faydadan Bağ-Kurluların yararlanabileceklerini açıklayıp izah etmeye çalıştık.

* Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi

(1) 5458 sayılı Kanun, 04.03.2006 tarih ve 26098 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

(2) Mer’i mevzuata göre Bağ-Kur’dan ölüm aylığı alınabilmesi için müteveffa kişinin en az beş yıl sigortalılık süresine sahip olması gerekmektedir.

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
04-10-2007 11:29 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum'a Git: