Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

BAHŞİŞLERİN VERGİLENDİRİLMESİ
Konuyu Açan Kişi: hust59®
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 1819

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
BAHŞİŞLERİN VERGİLENDİRİLMESİ
Yazar Mesaj
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,386
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #1
BAHŞİŞLERİN VERGİLENDİRİLMESİ
BAHŞİŞLERİN VERGİLENDİRİLMESİ



Yazar: Volkan AKSOYOĞLU*

Yaklaşım / Ekim 2008 / Sayı: 190



I- GİRİŞ

Otel, pansiyon, lokanta, gazino, kahvehane gibi bazı hizmet işyerlerinde özellikle ödeme mahallerinde yer alan para kutularına müşteriler tarafından atılan paralar ile hizmet veren personel aracılığı ile yapılan tahsilatlarda hizmet veren nezdinde kalan para üstleri belli bir yerde toplanmakta, daha sonra bu paralar hizmet erbabına yaptıkları iş veyahut tahsilatla orantılı olarak dağıtılmaktadır.

İşte bu şekilde “yapılan bir hizmete ödenen ücretten ayrı olarak fazladan hizmeti yapana verilen para olarak” da tanımlayabileceğimiz hizmet erbabınca yararlanılan bu tür parasal menfaatlerin ücret niteliğinde olup olmadığı, bu bağlamda da vergiye tabi olup olmayacağı konusunda uygulamada tereddütler yaşanmaktadır.

Yapılan vergi denetimlerinde ise bu tür ödemelerin ücret niteliğinde olduğu görüşünden hareketle zaman zaman işlem yapıldığı ve “bahşiş” olarak çalışana sağlanan menfaatlerin ücret olduğu ve vergiye tabi olması gerektiği varsayımı ile işletme sahipleri hakkında tarhiyat yapıldığı gözlenmektedir.

Öte yandan hizmet erbabına bu şekilde “bahşiş” olarak yapılan ödemelerin ücret sayılıp sayılmayacağı hususunda vergi idaresi ile yargı arasında görüş ayrılığı vardır. Bizde bu yazımızda çalışanlara ödenen bahşişlerin ücret olarak değerlendirilip vergiye tabi olup olmadığını bu konuda yapılan yasal düzenlemeler ve konu hakkında verilmiş yargı kararları doğrultusunda açıklamaya çalışacağız.



II- ÇALIŞANLARA ÖDENEN BAHŞİŞLERİN ÜCRET OLARAK KABUL EDİLİP VERGİLENDİRİLMESİ YÖNÜNDEKİ İDARENİN GÖRÜŞÜ

Çalışanlara bahşiş uygulaması, gerek yaptıkları hizmete karşılık müşteriler tarafından doğrudan ödenmesi gerekse işveren tarafından servis karşılığı veya başka isimlerle müşterilerin hesap pusulalarına “yüzde” eklenerek tahsil edilen paraların işverence hizmet erbabına ödenmesi şeklinde yapılsın vergi idaresi bu tür ödemeleri ücret saymaktadır. Vergi idaresine göre ücret sayılan bu tür ödemelerin ne şekilde vergilendirileceği hususunda ise ödemenin şekli önem arz etmektedir.

Bu konuda vergi idaresinin görüşünü içeren bir Mukteza’da şu açıklamalarda bulunulmuştur.

“…

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde; “Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı) tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…” hükmü yer almıştır.

Öte yandan, 3 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nin ekinde yer alan, 2 no.lu Cetvelin VI. sırasında, büyük otel, gazino, lokanta ve kulüplerde çalışanlardan, bu gibi yerlerden ücret almayarak müessesece müşterilerden servis ücreti ve garsoniye gibi namlarla alınan paralar, kısmen veya tamamen kendilerine bırakılan şef ve garson olanların ücretlerinin götürü ücret (29.07.1998 tarihinden itibaren diğer ücret), kapsamında vergilendirilecekleri, 8 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde ise, 3 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde diğer ücretli olarak vergilendirilmeleri hükme bağlanan çalışanların garsoniye adı altında aldıkları bedellerin yanı sıra çalıştıkları müesseseden ücrette aldıkları durumda vergilerinin, her iki istihkakın toplamı üzerinden tevkif suretiyle alınacağı açıklamalarına yer verilmiş, 94 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde belirtilen açıklamanın geçerliliğini koruduğu belirtilmiştir.

Diğer taraftan, aynı Kanun’un 94. maddesinde tevkifat yapmak zorunda olanlar sayılmış olup, aynı maddenin birinci fıkrasının 1. numaralı bendinde de; “Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61. maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104. maddelere göre” gelir vergisi tevkifat yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Bu hüküm ve açıklamalara göre, müşteriler tarafından, servis bedeli olarak fatura bedellerine yazılmak veya bahşiş kutusuna bırakılmak suretiyle ödenen bahşişler işverenden alınan ücretin bir parçası olarak değerlendirileceğinden, firma tarafından bu şekilde toplanan bahşişlerin personele dağıtılması aşamasında gelir vergisi kesintisi yapılması gerekmektedir.”(1)

Yine konu hakkında verilen başka bir Mukteza’da özetle;

“…

Bu açıklamalara göre, hamam, sıhhi banyo ve sauna gibi işletmelerde işverenden ücret almadan sadece bahşişle çalışan personelin 01.01.1999 tarihinden önce götürü ücretli, 01.01.1999 tarihinden itibaren ise 4369 sayılı Kanun uyarınca diğer ücretli olarak vergilendirilmesi gerekmektedir. Ancak, çalıştıkları müesseselerden her ne nam ile olursa olsun herhangi bir ücret alınması halinde ise bunların her iki istihkakının toplamı üzerinden tevkif suretiyle vergilendirileceği tabiidir.”(2) denilmektedir.

Görüleceği üzere vergi idaresi ödeme şekli ne olursa olsun çalışanlara ödenen bahşişleri ücret olarak nitelendirmekte ve bu tür ödemeleri vergiye tabi ücret geliri saymaktadır. Bu gelirin ne şekilde vergilendirileceği konusunda ise hizmet erbabına bahşişlerin dışında sabit ücret olarak herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığına bakılması gerekecektir.

Buna göre eğer hizmet erbabına bahşişlerin dışında her ne nam ile olursa olsun herhangi bir ücret ödemesi yapılıyor ise bahşişler de diğer ücretler ile birlikte tevkif suretiyle vergilendirilecektir. Eğer hizmet erbabı işverenden bahşişlerin dışında herhangi bir ücret almadan çalışıyor ise bu durumda bahşişlerin vergilendirilmesi diğer ücret kapsamında yapılacak olup, bahşişler işveren tarafından tevkifata tabi tutulmayacak, tamamen hizmet erbabı tarafından vergi karnesinin ilgili vergi dairesine ibrazı suretiyle vergilendirilecektir.

Öte yandan bahşişler nedeniyle ücret geliri elde eden hizmet erbabı kazançları basit usulde tespit edilen işverenler nezdinde çalışmakta ise 193 sayılı GVK’nın(3) 64. maddesine göre elde ettiği ücret geliri her hal ve takdirde diğer ücret kapsamında olacak ve yine vergilendirme hizmet erbabı tarafından vergi karnesinin ilgili vergi dairesine ibrazı suretiyle gerçekleşecektir.



III- ÇALIŞANLARA ÖDENEN BAH-ŞİŞLERİN ÜCRET OLARAK KABUL EDİLMESİNİN MÜMKÜN OLMADIĞI YÖNÜNDEKİ YARGI GÖRÜŞÜ

Her ne suretle yapılırsa yapılsın çalışanlara ödenen bahşişlerin ücret olarak kabul edilmesi gerektiği yönündeki vergi idaresinin görüşü doğrultusunda vergi dışı bırakılan bu tür ödemeler için yapılan tarhiyatlar mükelleflerce itilaf konusu yapılmış ve yargı bu tür ödemelerin ücret olarak kabul edilemeyeceğine karar vermiştir.

Bu konuda Danıştay tarafından verilen bir Karar’da özetle;

“Bahşişin, işyerine gelen tüketicinin tercihine ve memnuniyetine bağlı olarak hizmeti veren kişiye, belli olmayan miktarda yaptığı bir ödeme olduğu, Gelir Vergisi Yasası’nın 61. maddesinde ücret sayılan ödemeler içinde yer almadığı, dolayısıyla ücret kapsamı içinde değerlendirilmeyecek olan bahşişin vergi tevkifatı matrahına dahil edilmediği gerekçesi ile yapılan tarhiyatta isabet görülmemiştir.”(4) denilmektedir.

Konu hakkında Danıştay 4. Dairesi’nce verilen diğer bir Karar’da;

“Talih oyunları salonu işleten davacı şirket adına 1985/3 ila 12. ayları için müşteriler tarafından bırakılan bahşişlerin ücret niteliğinde olduğu ve bahşişlerin vergi kesintisi yapılmadan personele dağıtıldığından söz edilerek inceleme raporuna göre resen gelir (stopaj) vergisi salınmış ve kaçakçılık cezası kesilmiştir. İstanbul 6. Vergi Mahkemesi 24.12.1991 tarih ve 1991/2018 sayılı Kararıyla; bir işyerinde çalışan kişiye yapılan ödemelerin ücret sayılabilmesi için işçi ile işveren arasında yapılan bir akit ile miktarının ve ödeme şeklinin belli edilmiş olması ve ödemenin işveren tarafından yapılması gerektiği, oysa ihtilaf konusu olayda, bahşişin işveren tarafından değil hizmetten faydalanan müşteri tarafından verildiği ve işveren tarafından bunun gelir olarak sayılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığı ve yapılan bahşiş ödemelerinin Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca ücret ödemesi olarak kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle salınan vergi ve kesilen cezaların kaldırılmasına karar vermiştir.

Davalı idare, inceleme raporuna dayanılarak yapılan tarhiyatın kanuna ve usule uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle temyiz isteminin reddine karar verildi.”(5) denilmektedir.

Yine Danıştay 4. Dairesi’nin benzer bir Kararı’nda “müşterilerce verilen bahşişlerin ücret olarak nitelendirilemeyeceğine”(6) hükmetmiştir.

Görüleceği üzere yargı, bahşişlerin GVK’nın 61. maddesine göre ücret sayılacağı yönündeki vergi idaresinin görüşünün aksine,

- Bahşişlerin GVK’nın 61. maddesinde yapılan ücret tanımına girmediği,

- Ücret sayılabilmesi için işçi ile işveren arasında yapılan bir akit ile miktarının ve ödeme şeklinin belli edilmiş olması ve ödemenin işveren tarafından yapılması gerektiği,

- Oysa bahşişlerin bizzat işveren tarafından değil hizmetten faydalanan müşteri tarafından verildiği ve bunun işverenin geliri olarak sayılamayacağı

gerekçeleri ile bahşişlerin ücret olarak vergiye tabi tutulamayacağına hükmetmiştir.



IV- BİZİM GÖRÜŞÜMÜZ

Yukarıda açıklandığı üzere bahşişler hizmeti alan müşteriler tarafından iki şekilde ödenmektedir. Birincisi hizmet erbabına doğrudan veya hizmet karşılığı ödenen paralardan arta kalanların bir yerde toplanarak hizmet erbabına ödenmesi, ikincisi ise işveren tarafından müşterilerin hesaplarına “yüzde” eklenerek tahsil edilen tutarın hizmet erbabına ödenmesi şeklindedir.

Kanun’a göre ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Yasal düzenleme gereği olarak ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali Sorumluluk Tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye ve benzeri şekillerde ödenmiş olması onun mahiyetini değiştirmemektedir.

Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere hizmet erbabına verilen bir paranın ücret sayılabilmesi için;

1- Hizmet erbabının işverene tabi ve işyerine bağlı olarak çalışması,

2- Hizmet karşılığı verilmesi,

3- Ödemenin işveren tarafından yapılması

gerekmektedir.

Buna göre işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışan ve hizmet karşılığı verildiği tartışmasız olan bahşişlerin ödemesi hizmeti alan şahıslar tarafından yapılmaktadır. Bu açıdan bakıldığında bahşişleri ücret kapsamında değerlemek mümkün görünmemektedir.

Öte yandan bahşiş, kendisine sunulan hizmetten memnun kalanın hizmeti sunana vermiş olduğu ve duyduğu memnuniyeti ifade eden bir bedel olarak kabul edildiğinden, bu bedelin miktarı hizmetten yararlananın kendi takdiri çerçevesinde belirlenmekte olup, herhangi bir şekilde ölçülebilirliği de yoktur.

Bazı işyerlerinde bahşişler tek elde toplanarak personel arasında belli ilkeler çerçevesinde paylaştırılmak suretiyle çalışanlara dağıtılmaktadır. Bu dağıtımın kaynağı müşterilerin vermiş olduğu bahşişler olduğu için işverene parasal açıdan herhangi bir yük getirmemektedir. Ayrıca bahşiş olarak toplanan bu paraların işveren kayıtlarına dahil edilmesi ve bu kayıtlar aracılığı ile çalışanlara dağıtımı da söz konusu değildir.

Açıkladığımız bu nedenlerle kanaatimize göre bahşişler ücret olarak nitelendirilemeyeceğinden vergiye tabi tutulmamalıdır. Ancak bahşişlerin ücret olarak kabul edilmemesinin nedeni bunların ödemesinin bizzat işverenin gelirinden değil, hizmetten yararlananın kendisine sunulan hizmetten duyduğu memnuniyetin göstergesi olarak ödemesidir.

Bu açıdan baktığımızda bahşiş bedellerinin müşterilerin hesap pusulalarına “yüzde” eklenerek alınması ve işverenin bu paraları belli ölçülerle işçilerine ödemesi halinde bahşişin niteliği değişecektir. Şöyle ki, bu şekilde yüzde usulü ile hesap pusulasına eklenen bahşiş tutarları KDV’ye tabi olmakta ve dolayısıyla yemek bedeli ile birlikte ödenen bahşişlerin ticari kazanç hasılatına dahil edilmesi gerekmektedir. Nitekim Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’nın konu hakkında vermiş olduğu bir Mukteza’da özetle;

“Buna göre, bahşiş olsa dahi, yemek bedeli ile birlikte ödenen tutarların ticari kazanç hasılatına dahil edilmesi gerekmektedir.

Ayrıca katma değer vergisi uygulamasında teslim ve hizmet karşılığında alıcıdan her ne suretle olursa olsun alınan bedeller verginin matrahına dahil olduğundan, müşteriler tarafından hesaba dahil edilerek ödenen bahşişlerin de katma değer vergisinin matrahına dahil edilmesi gerekmektedir”(7) denilmektedir.

Buna göre bahşiş bedellerinin müşterilerin hesap pusulalarına “yüzde” eklenerek alınması ve işverenin bu paraları belli ölçülerle işçilerine ödemesi halinde bu bahşişler işverenin hasılatına dahil edileceğinden ve bu kayıtlar vasıtasıyla çalışanlara dağıtımı söz konusu olacağından bu şekilde tahsil edilen ve çalışana ödenen bahşişlerin ücretin yukarıda saydığımız üç unsurunu da içerdiğinden kanaatimizce ücret olarak kabul edilip tevkif suretiyle vergilendirilmesi gerekecektir.



V- SONUÇ

Yapılan bir hizmete ödenen ücretten ayrı olarak fazladan hizmeti yapana verilen para olan bahşişlerin ücret niteliğinde olup olmadığı, bu bağlamda da vergiye tabi olup olmayacağı konusunda vergi idaresinin ücret olarak vergiye tabi olması gerektiği görüşü karşısında yargı müteaddit defa vermiş olduğu kararlarda ücret olarak kabul edilmesinin mümkün olmayacağına hükmetmiştir.

Bize göre bahşişlerin ücret olarak vergiye tabi olabilmesi için bu bahşişlerin müşterilerin hesap pusulalarına yüzde şeklinde eklenmesi halinde mümkün olacaktır. Çünkü bu şekilde tahsil edilen bahşişler işverenin hasılatı sayılacak ve kayıtlarına dahil olacaktır. İşverenin geliri olan bu bahşişlerin ise çalışana işveren tarafından ödenmesi halinde ücret olacağından tevkif suretiyle vergilendirilmesi gerekecektir. Ancak bahşişlerin yüzde şeklinde hesap pusulasına eklenerek değil de doğrudan hizmet erbabına hizmeti alan kişiler tarafından ödenmesi halinde ise Kanun’da yer alan ücret tanımına girmeyeceğinden vergilendirilmeyecektir.



* Vergi Denetmeni

(1) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 2008 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-61 sayılı Özelgesi.

(2) Gelirler Genel Müdürlüğü’nün, 26.05.2000 tarih ve B.07.0.GEL.0.44/4401-258/24918 sayılı Özelgesi.

(3) 06.01.1961 tarih ve 10700 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(4) Dn. 4. D.’nin, E. 2005/712, K. 2005/2120 sayılı Kararı.

(5) Dn. 4. D.’nin, E.1992/1280, K. 1994/457 sayılı Kararı.

(6) Dn. 4. D.’nin, E. 1996/3517, K. 1997/1991 sayılı Kararı.

(7) Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı’nın, 11.04.2007 tarih ve B.07.1.GİB.04.99.16.01/2-75/MUK-40/5728 sayılı Muktezası.

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
10-10-2008 08:55 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum'a Git: