Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

Çiftçi bağkuru
Konuyu Açan Kişi: hust59®
Cevap Sayısı: 4
Görüntülenme Sayısı: 1957

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çiftçi bağkuru
Yazar Mesaj
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,384
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #1
Çiftçi bağkuru
annem 26.06.1945 doğumlu .80 günlük ssk primi ödenmiş .babasından miras kalan fındık bahçesini 30 senedir işliyor primlerini ödeyip çiftçi bağkurlu olmak istiyor nasıl çiftçi bağkurlu olup emekli olabilir?

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
08-06-2008 01:24 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Y.ERCAN
YÖNETİCİ
******
Mesajlar: 18,418
Tarih: May 2008
Üye no: 4845
Nerden: İstanbul
Rep Puanı: 86
Mesaj: #2
RE: Çiftçi bağkuru
Nasıl Bağ-Kur sigortalısı olunur?
1479 Sayılı Zorunlu Bağ-Kur Sigortalılığı, Bağ-Kur'lu olmayı gerektiren faaliyetle birlikte başlar. Bağ-Kur'a kayıt ve tescilin yapılabilmesi için ilgili Bağ-Kur İl Müdürlüğüne başvurulup, alınacak BAĞ-KUR GİRİŞ BİLDİRGESİNİN ilgili kuruluşlara onaylattırılması ve onaylı bu bildirgenin Bağ-Kur İl Müdürlüğüne verilmesi gerekmektedir.

2926 Sayılı Tarım Sigortalılığı, tarımsal faaliyetle birlikte başlar. Bağ-Kur'a kayıt ve tescilin yapılabilmesi için ilgili Bağ-Kur İl Müdürlüğüne başvurulup, alınacak TARIM SİGORTALILIĞI BAĞ-KUR'A GİRİŞ BİLDİRGESİNİN, bağlı bulunduğu muhtara onaylattırılması ve onaylı bu bildirgenin Bağ-Kur İl Müdürlüğüne verilmesi gerekmektedir.

2229 Sayılı İsteğe Bağlı Sigortalılık için; Bağ-Kur'a tabi mecburi sigortalılık niteliğini kaybedenler dilekçe ile, isteğe bağlı olarak ilk kez Bağ-Kur sigortalısı olmak isteyenler, BAĞ-KUR'A İSTEĞE BAĞLI SİGORTALI GİRİŞ BİLDİRGESİ ile daimi ikametgahlarının bulunduğu yerdeki İl Müdürlüğüne müracaat ederler.

Bağ-Kur Sigortalısı olmak için nereye başvurmalıyım?
Bağ-Kur Sigortalısı olabilmek için bağlı oldukları Bağ-Kur İl Müdürlüklerine müracaat etmeleri gerekmektedir.

Primlerimi nereye yatırabilirim?
1479 sayılı Kanuna göre prim tahsilatı Bağ-Kur’da hizmetlerin yürütülmesini sağlayan en önemli kaynak prim ve prime ilişkin gelirlerdir. Bu nedenle, Kurum hizmetlerinin istenilen düzeyde yerine getirilebilmesi primlerin düzenli olarak toplanmasına bağlıdır.

Primler kurumla anlaşmalı olan T.Vakıflar Bankası, T.Halk Bankası ve T.C Ziraat Bankası şubeleri yanı sıra internet yoluyla T.Vakıflar Bankası, T.Halk Bankası, T.Garanti Bankası, Asya Finans, Yapı Kredi Bankası, T. İş Bankası, HSBC Bank ve Akbank ile on-line hizmeti veren PTT veya şubeleri aracılığıyla ödenebilir. 1479 sayılı Kanuna göre primler, aylık dönemler halinde ödenir. Tarım sigortalıları primlerini aylık veya üç aylık dönemler (Ocak-Şubat-Mart ayı sonuna kadar/ Nisan-Mayıs-Haziran ayı sonuna kadar/ Temmuz-Ağustos-Eylül ayı sonuna kadar/ Ekim-Kasım-Aralık ayı sonuna kadar, 4 dönem) halinde öderler.

Muhasebe ve Mevzuat Grubu

Hüseyin Ust Mevzuat Forumu Facebook Sayfası

Kişisel Blog Sayfam
09-06-2008 11:02 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Y.ERCAN
YÖNETİCİ
******
Mesajlar: 18,418
Tarih: May 2008
Üye no: 4845
Nerden: İstanbul
Rep Puanı: 86
Mesaj: #3
RE: Çiftçi bağkuru
BAĞ-KURLUYA MÜJDE! BAĞ-KURLULARA TEVKİFATA İSTİNADEN GERİYE DÖNÜK HİZMET KAZANMA İMKÂNI GELDİ



Yazar: VakkasDEMİR (*)

Yaklaşım Dergisi /Temmuz 2007 / Sayı: 175 DEN ALINTIDIR







I- GİRİŞ

5502 sayılı Yasa ile Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Kurulu’nca, Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı kurumları Kurum olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’na devredildi. Bağ-Kur, SSK ve Emekli Sandığı kurumları kurum olarak Sosyal Güvenlik Kurumu’nun çatısı altında tek bir Kurum olarak birleşmelerine rağmen, 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Reform Yasası’nın Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmesinden dolayı Sosyal Güvenlik Kurumu’nun uyguladığı mevzuat farklılığı halen devam etmektedir. Sosyal Güvenlik Kurumu halen farklı Sosyal Güvenlik Kanunlarını (1479, 2926, 506, 2925, 5434 sayılı Kanunlar) uygulamaya devam etmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kurulmasının sigortalı ve hak sahipleri açısından birçok faydasının yanında son olarak Bağ-Kurlulara da önemi yadsınamayacak bir yarar sağlamıştır. Bu zamana kadar tarım Bağ-Kurlularının sattıkları ürün bedellerinden ürün teslim alan yerler tevkifat kesintisi yaptıkları halde, bu kesintilere istinaden kişilerin tarım sigortalılıkları Bağ-Kur tarafından başlatılmamakta idi. Bundan dolayı birçok kişi Bağ-Kur’u dava etmiş, birçok il ve bölgede Bağ-Kur aleyhine binlerce dava açılmış ve Bağ-Kur bu davaların tamamını kaybettiği ve yüklü miktarlarda mahkeme masrafı ödediği halde, yine de kişilerden kesilen tevkifata istinaden tarım Bağ-Kur sigortalılıklarını başlatmamıştı. Dolaysıyla bu durum, Bağ-Kur’u dava edenin kazandığı, dava etmeyenin kazanamadığı bir hal almıştı.

Ancak Sosyal Güvenlik Kurumu, tevkifatla ilgili 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’ni 22.05.2007 tarihinde değiştirmesi sonucu, Bağ-Kurlular artık hiçbir yargı veya mahkeme yoluna gitmeden ve yıllarca mahkeme sonucu beklemeden tevkifat makbuzlarını Bağ-Kur’a ibraz ederek tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşı itibariyle sigortalılıklarını başlatabileceklerdir. Şimdi bu konunun eski halini ve uygulamadaki son halini ayrıntıları ile birlikte uygulamaya dönük olarak izah etmeye çalışalım.

II- BAĞ-KUR’DAKİ TEVKİFATIN YASAL DAYANAĞI VE SON DEĞİŞİKLİKTEN ÖNCEKİ UYGULAMASI

Bağ-Kur mevzuatında tevkifat, tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalı olan veya olması gereken kişilerin prim borçlarının işletmelere, kooperatiflere, birliklere veya vakıflara satmış oldukları ürün bedellerinden kaynaktan prim kesintisi yapmak suretiyle tahsil edilmesine denilmektedir.

Bağ-Kur’da tevkifat uygulamasına ilk olarak, 2926 sayılı Kanun’un (1) 36. maddesindeki “…Kurum’un prim alacakları, Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir…” hükmüne istinaden çıkarılan 08.01.1994 tarih ve 94/5173 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla 01.04.1994 tarihinden itibaren başlanılmıştır.

Günümüz itibariyle 2926 sayılı Tarım Bağ-Kur Kanunu’nun yasa metnine baktığımızda tevkifatla ilgili hükümleri düzenleyen 36. maddenin 02.08.2003 tarih ve 4956 sayılı Kanun’un (2) 56-d maddesi ile kaldırılmış olduğunu görürüz. Ancak, her ne kadar Kanun metninde böyle bir görüntü varsa da, kanun koyucu tevkifatla ilgili hükümleri düzenleyen ifadeleri üstü örtülü bir şekilde 1479 sayılı Kanun’un “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 53. maddesi hükümlerine 02.08.2003 tarih ve 4956 sayılı Kanun’un 27. maddesiyle “...Ku-rum’un 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanun’a göre tahakkuk eden prim alacakları aylık olarak veya Kurum’ca tespit edilecek dönemlerde ödenir. Ayrıca, Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir.” hükümlerini koyarak Bağ-Kur’daki tevkifat uygulamasının devamını sağlamıştır.

Bağ-Kur’daki tevkifat uygulamasının yasal dayanağını izah ettikten sonra, şimdi tevkifata istinaden geriye doğru (geçmişe yönelik) hizmet kazanma ve tarım Bağ-Kur sigortalılığının başlatılması hususundaki uygulamaların bu alandaki son değişikliğin tarihi olan 22.05.2007 tarihine kadar ne olduğunu açıklamaya çalışalım.

Bağ-Kur’daki tevkifat uygulamasının nasıl ve hangi koşullarda yapılacağı ile nerelerin kimlerden tevkifat keseceğine ilişkin tüm hükümler, 26.03.1994 tarih ve 21886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’nde izah edilmiştir.

Bahse konu 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’nin “Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı (I) bendindeki “Ancak, Kanun’un 2. maddesine göre sigortalı olmaları gerektiği halde, Kurum’a kayıt ve tescilleri yapılmamış çiftçilerin, tevkifatın yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle yazılı talepte bulunmaları halinde, söz konusu talepleri tescil için irade beyanı olarak değerlendirilecek ve tevkifat tutarının Kurum hesaplarına bildirimin ise Kurum kayıtlarına intikal etmesi koşuluyla, sigortalılıkları tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşı itibariyle başlatılacaktır.” hükmüne istinaden, kendilerinden tevkifat kesintisi yapılanların Bağ-Kur tarım sigortalılıkları 21.03.2002 tarihine kadar, tevkifat kesintisi yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren hiçbir mahkeme yoluna başvurmaksızın ellerindeki tahsilât makbuzlarına göre başlatılmıştır.

Bağ-Kur’daki tevkifat uygulaması ile ilgili olarak çıkarılan üstte sözünü ettiğimiz 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’nin bu hükümlerine istinaden, 01.04.1994-21.03.2002 tarihleri arasında ürün (buğday, arpa, şeker pancarı, pamuk, üzüm, süt ve et gibi… satıp ta kendilerinden ürün teslim alan gerçek veya tüzel kişiler tarafından tevkifat kesintisi yapılanların, eğer Bağ-Kur’a tarım sigortalısı olarak kayıtları yok ise (3), 01.04.1994-21.03.2002 tarihleri arasındaki herhangi bir tarihte kendilerinden tevkifat kesintisi yapıldığını gösteren makbuzu Bağ-Kur’a ibraz etmeleri halinde, başka hiçbir mahkeme gibi bir yola gerek kalmaksızın bu makbuzun tarihini takip eden aybaşı itibariyle tarım Bağ-Kur sigortalılıkları başlatılmakta idi.

Ancak, 21.03.2002 tarihinde Bağ-Kur, tevkifatın esas itibariyle Kurum’a kayıt ve tescili olan ve primini ödemeyen sigortalılar için getirilmiş bir düzenleme olduğu, tevkifatın (kaynaktan prim kesintisi) rızai bir ödeme olmayıp ürün bedellerinden yapılan istek dışı bir işlem olduğu ve tevkifatın sigortalı olarak kayıt ve tescili yapılmış sigortalı sıfatını taşıyan kişilerden yapılması gerekmekte olduğu gibi gerekçelerle, 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’nin “Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı (I) no.lu bendini, 21.03.2002 tarihli ve 24702 sayılı Resmi Gazete’de yayımlatarak yürürlükten kaldırmış ve bu durumu 2002/19 numaralı Genelgesi ile tüm İl Müdürlüklerine duyurmuştur.

4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’nde 21.03.2002 tarihinde yapılan bu değişiklikten sonra Bağ-Kur, 8 yıldır yaptığı bir uygulamayı bir anda değiştirmiş ve adeta 21.03.2002 tarihinden önce tevkifata göre geriye yönelik yaptığı kayıt ve tescilleri bir anlamda 21.03.2002 tarihinden sonra yanlış olarak değerlendirmeye başlamıştır. Yani 21.03.2002 tarihinden sonra 2926 sayılı Kanun’un tevkifatla ilgili yasal hükümleri değişmediği halde, Bağ-Kur’da ne değişti de tevkifata istinaden geriye dönük hizmet kazanılması uygulamasının durdurulduğu hala akıllarda cevabını bekleyen sorular arasında yer almaktadır.

21.03.2002 tarihinden sonra artık Bağ-Kur, kendilerinden tevkifat kesilenlere bu tevkifatlara istinaden tarım Bağ-Kur sigortalılıklarını başlatmamıştır. Yani 21.03.2002 tarihinden sonra bir kişi elindeki kendisinden tevkifat kesildiğini gösteren bir makbuzla Bağ-Kur’a gelip buna istinaden sigortalılığının başlatılmasını talep etmişse, bu kişinin talebi Bağ-Kur tarafından reddedilmiştir.

Bağ-Kur tarafından tevkifat makbuzlarına göre sigortalılıklarının başlatılmadığını öğrenen ve bu uygulama ile karşılaşan binlerce kişi, Bağ-Kur’u İş Mahkemelerine dava etmiş, Bağ-Kur bu mahkemelerin hemen hemen tamamını yüklü miktarlarda mahkeme masrafı da ödedikten sonra kaybetmiş ve söz konusu davalar kişilerin lehine olarak sonuçlanmıştır. Bu durumda tevkifat uygulaması Bağ-Kur’da dava açan her kişinin kazandığı, dava açmayanın ise hiçbir hak elde edemediği bir hale dönüşmüştür.

Bağ-Kur’un “tevkifat kesintilerine istinaden sigortalılığın başlatılamayacağı” uygulaması, eğer Bağ-Kur Sosyal Güvenlik Kurumu’na devredilmeseydi ve Bağ-Kur’un uyguladığı mevzuata eski anlayışla bakılacak olsaydı, hala binlerce insanımız mahkeme köşelerinde bu konudaki hakkını aramak durumunda kalacak ve yersiz bir şekilde eziyet çekmeye devam edeceklerdi.

Ancak, SSK ve Emekli Sandığı’nda olduğu gibi Bağ-Kur Kanunlarının da uygulamasını üzerine alan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), 21.03.2002 tarihinden itibaren Bağ-Kurluların yaklaşık olarak beş yıldır yaşadığı bu sıkıntıyı gidermek için 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’ni değiştirmiş ve Bağ-Kur tarım sigortalılarını ve çiftçileri büyük bir zahmet ve sıkıntıdan kurtarmıştır.

Şimdi alttaki üçüncü bölümde SGK’nın söz konusu 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’nde yaptığı değişiklikten sonra uygulamanın nasıl olacağını ve bu değişiklikten sigortalıların nasıl yararlanacaklarını açıklamaya çalışalım.

III- BAĞ-KUR’DAKİ TEVKİ-FATIN 22.05.2007 TARİHLİ DEĞİŞİKLİKTEN SONRAKİ UYGULAMADA SON HALİ

Sosyal Güvenlik Kurumu, tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ve geçmişe yönelik hizmet kazanılmasıyla ilgili yeni uygulamayı, Bağ-Kur’daki tevkifatın uygulanması ile ilgili hükümleri düzenleyen 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’ndeki “Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı mülga (4) (I) no.lu bendini, 22.05.2007 tarihinde yeniden düzenleyerek anılan uygulama tebliğine eklemesiyle sağlamıştır.

Tevkifatla ilgili yeni ve son uygulamaların çiftçileri ve kendisinden tevkifat kesilenleri nasıl etkileyeceğini açıklamadan önce, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’ndeki (I) no.lu bendinde, nasıl bir düzenleme yaptığının ilgili hükümlerini verip daha sonra konu ile ilgili açıklamalarda bulunmakta fayda vardır.

Söz konusu Tebliğ’in mülga (I) no.lu bendi, 22.05.2007 tarihinde yeniden düzenlenerek aşağıdaki şekli almıştır (5).

“MADDE - 1: 26.03.1994 tarihli ve 21886 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu 4 Seri Numaralı Uygulama Tebliği’nin “Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı mülga (I) no.lu bendi aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenerek eklenmiştir.

I- Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve Sigortalılığın Başlangıcı:

2926 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde, Kanun’un 7. maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalıların tescil işlemleri, Kanun’un 9. maddesine göre Kurum’ca re’sen yapılmakta ve sigortalıların hak ve yükümlülükleri de kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlamaktadır.

Ancak, Kanun’un 2. maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde Kurum’a kayıt ve tescilleri yapılmamış ve bu Tebliğ uyarınca sattıkları ürün bedellerinden 01.04.1994 tarihinden itibaren prim tevkifatı yapılan çiftçilerin, tevkifatın yapıldığını gösteren belgeleri de eklemek suretiyle Kurum’a yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesi şartıyla, tevkifat yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıkları başlatılır. Sigortalılıkları bu şekilde başlatılan çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtları esas alınır. Ziraat odası kaydı olmaması halinde, tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin, kayıtları esas alınır.

Sigortalının Kurum’ca re’sen tescili yapılmış ise, sigortalılık tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılır.”

Şimdi üstteki hükümler doğrultusunda, tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ile ilgili açıklamalarda bulunmaya çalışalım.

22.05.2005 tarihinden sonra Bağ-Kurlular artık geçmişe yönelik hizmet kazanılması anlamında yeni bir döneme girmişlerdir. Bu tarihten sonra artık kendilerinden tevkifat kesintisi yapılan kişiler, tevkifat makbuzları (müstahsil makbuzları) ile birlikte Bağ-Kur’a başvurup, sigortalılıklarının başlatılmasını yazılı olarak talep ederlerse, Bağ-Kur tarım sigortalılıkları tevkifat kesintisi yapılan tarihi takip eden aybaşından itibaren başlatılabilecektir (6). Tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması uygulamasına 2002 yılında son verilip de 2007 yılında yeniden başlanılması, Bağ-Kurlular için bir müjde, yeni bir imkan ve büyük bir şans olarak kabul etmek gerekmektedir.

Bağ-Kur’da tevkifat uygulaması 1 Nisan 1994 tarihinden itibaren başlanılmıştır. Dolaysıyla bir kişinin Bağ-Kur’a hiç kaydı yoksa ancak kendisinden 1994 yılında tevkifat kesildiğini elindeki makbuzla Bağ-Kur’a kanıtlarsa, bu durumda olan bir kişi bir anda geçmişe yönelik olarak 14 yıllık bir Bağ-Kur sigortalılık süresine sahip olabilecektir. Bu durum ise geçmişe yönelik hizmet kazanma anlamında büyük bir imkân olarak değerlendirilmelidir. Yani içinde bulunduğumuz tarihten ne kadar daha uzun süre geçmişe yönelik bir tarihi ihtiva eden tevkifat makbuzu Bağ-Kur’a ibraz edilirse, o kadar daha uzun (fazla) süre sigortalılık süresi elde edilebilecektir.

Tevkifata istinaden sigortalılığın başlatılması ve geçmişe yönelik hizmet kazanma imkanı, sadece Bağ-Kurlulara özgü olmayıp, bu imkandan SSK ve Emekli Sandığı sigortalıları da faydalanabileceklerdir. Çünkü kişilerin sattıkları ürün bedellerinden tevkifat kesmekle yükümlü olan yerler (Toprak Mahsulleri Ofisi, Çukobirlik, Tariş, Fiskobirlik, Şeker Fabrikaları, Tekel, Marmarabirlik vb.) kimlerden tevkifat kesileceğini tam olarak bilmedikleri için, uygulamada her ürün satan kişiden Bağ-Kur’a % 1 oranında tevkifat kesme yoluna gitmişler, bu durum ise yerli ve yersiz olarak her kişiden tevkifat kesilmesi sonucunu doğurmuştur.

İşte, bir kişi eğer SSK’lı veya Emekli Sandığı mensubu bile olsa, geçmişte babasının, kendisinin, ortağının veya başka birisinin ürününü kendi adına sattığını düşünüyor ve hatırlıyor ise, bu kişi, ürün sattığı yerlerden kendisinden kesilen tevkifat makbuzunu Bağ-Kur’a ibraz ettiği takdirde, Bağ-Kur tarım sigortalılığı bu makbuz tarihine göre başlatılabilecektir.

Tevkifatla ilgili bilinmesi gereken önemli bir nokta daha vardır. Bilindiği üzere, tevkifat makbuzlarına istinaden Bağ-Kur tarım sigortalılığının başlatılmayıp ta, kişilerin mahkeme yoluyla tarım sigortalılığının başlatılması hakkını kazandığı 21.03.2002-22.05.2007 tarihleri arasında kazanılan davalarda mahkemeler bir kişiden herhangi bir yılda bir kez bile tevkifat kesintisi yapılmışsa bu kişinin Bağ-Kur tarım sigortalılığını, tevkifat kesintisinin yapıldığı tarihten sonra ziraat odası, kooperatif veya birlikler gibi yerlere kaydı olmasa bile, tevkifat kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından dava açılan tarihe kadar sigortalılık süresi vermekteydiler.

Ancak, 22.05.2007 tarihinde 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklikten sonra, bir kişiden herhangi bir yılda tevkifat kesintisi yapılmışsa bu durum o kişinin sigortalılığını başlatacak, kesinti yapılan yıl için sigortalılık süresi verilecek ancak, sonraki yıllarda tevkifat kesintisi yoksa ve ziraat odaları, birlikler ve kooperatifler gibi tevkifata esas ürüne ilişkin yerlerde kayıtları yoksa sigortalılıkları devam ettirilemeyecektir. Çünkü 4 Seri No.lu Tebliğ’in (I) no.lu bendinde; “Sigortalılıkları bu şekilde başlatılan çiftçilerin tarımsal faaliyetlerini devam ettirmeleri koşuluyla, sigortalılıkları devam ettirilir. Tarımsal faaliyetin tespitinde ziraat odası kayıtları esas alınır. Ziraat odası kaydı olmaması halinde, tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, kooperatif veya birliklerin, kayıtları esas alınır.” hükmü bulunmaktadır.



IV- SONUÇ

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yaptığı çalışmalar neticesinde 22.05.2007 tarihinde Bağ-Kur’da tevkifat kesintilerine göre geçmişe yönelik hizmet kazanmanın önü açılmıştır. Bağ-Kurlu çiftçilere tanınan bu imkân Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’ndeki mülga (I) no.lu bendini değiştirip söz konusu bendi yeniden düzenlemesiyle yapılmıştır.

Bundan böyle, kendilerinden tevkifat kesintisi yapıldığını müstahsil makbuzları ile kanıtlayanlar, ilgili makbuzların tarihini takip eden aybaşından itibaren Bağ-Kur kapsamında tarım sigortalısı olabilecekler veya sigortalı iseler sigortalılık başlangıçlarını geçmişe kaydırıp geriye dönük hizmet kazanabileceklerdir.

Yapılan bu düzenleme sayesinde, Bağ-Kur’lular mahkeme salonlarında hak aramaktan ve eziyetten kurtulup kendileri ile ilgili sorunların çözümünü SGK’da aramaya başlamışlar ve bu sayede SGK, yüklü miktarlarda dava masrafı ödemekten de kurtulmuştur.




--------------------------------------------------------------------------------

* Sosyal Güvenlik Kurumu Müfettişi

(1) 2926 sayılı Kanun, 20.10.1983 tarih ve 18197 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

(2) 4956 sayılı Kanun, 02.08.2003 tarih ve 25187 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

(3) 01.04.1994-21.03.2002 tarihleri arasındaki dönemde kişilerin tarım Bağ-Kur’una kaydı olupta, tevkifat kesintisi yapılan tarih sigortalılık başlangıcından önce ise, yapılan bu tevkifata göre sigortalılık başlangıcı geriye doğru götürülebilmek ve tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşına kadar kaydırılabilmekte idi.

(4) 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’nin söz konusu (I) bendi, 21.03.2002 tarih ve 24702 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlükten kaldırılmıştı.

(5) 4 Seri No.lu Uygulama Tebliği’ndeki bu değişiklik, 22.05.2007 tarih ve 26529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yayım tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

(6) Tevkifat makbuzlarına istinaden Bağ-Kur tarım sigortalılığının başlatılabilmesi için, tevkifat tutarının Kurum hesaplarına intikal etmesinin şart olduğu unutulmamalıdır. Ancak uygulamada genellikle özellikle resmi ve yarı resmi kurum ve kuruluşlar kişilerden kestikleri tevkifatı Bağ-Kur hesaplarına aktarmaktadırlar.

Muhasebe ve Mevzuat Grubu

Hüseyin Ust Mevzuat Forumu Facebook Sayfası

Kişisel Blog Sayfam
09-06-2008 11:10 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Y.ERCAN
YÖNETİCİ
******
Mesajlar: 18,418
Tarih: May 2008
Üye no: 4845
Nerden: İstanbul
Rep Puanı: 86
Mesaj: #4
RE: Çiftçi bağkuru
T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ


Esas No.
2002/9460
Karar No.
2002/9997
Tarihi
23.12.2002


İLGİLİ MEVZUAT
2926-TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNU/36/5/9


KAVRAMLAR
ÖLÜM AYLIĞI BAĞLANMASI
TARIM BAĞKUR SİGORTALILIĞIN TESCİLİ
KANUNA TABİ SİGORTALILIK
TARIM BAĞ
BAĞKUR SİGORTALILIĞIN TESCİLİ


ÖZET
2926 SAYILI KANUNUN 36. MADDESİ UYARINCA ADINA SİGORTA PRİMİ KESİNTİSİ YAPILARAK KURUMA YATIRILMASI İLE BU KİŞİNİN KENDİ ADINA BAĞIMSIZ OLARAK TARIM FAALİYETİNDE BULUNDUĞUNU KURUM ÖĞRENDİĞİNDEN, KANUNA TABİ SİGORTALILIĞIN, İLK TEVKİFATIN YAPILDIĞI TARİHİ TAKİP EDEN AY BAŞINDAN İTİBAREN BAŞLADIĞI KABUL EDİLMELİDİR.


DAVA : Davacı, eşi Yaşar'ın Tarım Bağ-Kur tescilinin 18.4.1994 tarihine kaydırılmasına ve ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : 2926 sayılı Kanuna tabi kişilerce 36. maddede sayılan Kurum, Şirket, işletme veya gerçek kişilere satılan ürün bedellerinden prim borcuna mahsuben %1 oranında kesinti yapılması ve bu kesintilerin anılan gerçek ve tüzel kişilerce ertesi ayın 20. günü akşamına kadar Bağ-Kur'a intikal ettirilmesi gerekir. 2926 sayılı Yasanın resen tescil ile ilgili 9. maddesinde yeralan "Bu kanuna göre sigortalı sayılanlardan, sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri Kurumca resen yapılır"" hükmünün açıkça 2. maddeye göre Kanun kapsamında sayılan sigortalıların Kurumca resen tescil edilmeleri zorunluluğunu öngördüğü anlaşılmaktadır. Kaldı ki 5. maddede Tarım Bağ-Kur sigortalılığının zorunlu olduğu, sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceği ve kaçınılamayacağı ifade edilmiştir. Ürün bedellerinden davacının ölü eşi Yaşar adına sigorta primi olarak 1995, 1997, 1998, 1999 yıllarında 36. maddeye göre kesinti yapıldığı tartışmasızdır.

Yukarıda açıklanan 9. madde hükmü karşısında, Yaşar adına yatırılan prim tahsilatlarıyla bu kişinin kendi adına bağımsız olarak tarım faaliyetinde bulunduğunu Kurum öğrendiğinden adı geçeni resen tescil etmesinde yasal zorunluluk vardır. Hal böyle olunca Yaşar'ın 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılığının ilk tevkifatın yapıldığı 18.4.1995 tarihini takip eden aybaşı olan 01.05.1995 tarihinden itibaren başladığı kabul edilmelidir. Ölüm aylığı tahsis talebine gelince, tevkifat suretiyle tahsil edilen miktarın 34/2 maddeye göre birinci basamak üzerinden ne kadar prim ödeme gün sayısına tekabül ettiğinin konuda uzman bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesi ve davacıya ölüm aylığı bağlanması için öngörülen yasal koşulların oluşup oluşmadığı araştırılmalıdır.

Mahkemenin yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda yargılama yaparak varılacak sonuca göre bir karar vermesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak eksik inceleme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle ( BOZULMASINA ), temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.12.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.


-----------


T.C.
YARGITAY
21. HUKUK DAİRESİ


Esas No.
2005/6964
Karar No.
2005/13253
Tarihi
15.12.2005


İLGİLİ MEVZUAT
2926-TARIMDA KENDİ ADINA VE HESABINA ÇALIŞANLAR SOSYAL SİGORTALAR KANUNU/36/5/7/9


KAVRAMLAR
TARIM BAĞKUR SİGORTALIĞININ TESPİTİ
KAYIT VE TESCİL BAŞVURUSU


ÖZET
DAVACI, TARIM BAĞ-KUR SİGORTALISI OLDUĞUNUN TESPİTİNE KARAR VERİLMESİNİ TALEP ETMİŞTİR. DAVANIN YASAL DAYANAĞINI OLUŞTURAN 2926 SK'DA 506 SK'DAKİ 79. MADDEYE PARALEL BİR DÜZENLEME BULUNMAMAKTADIR. TARIM BAĞ-KUR SİGORTALISI SAYILANLAR, SİGORTALI SAYILDIKLARI TARİHTEN İTİBAREN EN GEÇ ÜÇ AY İÇİNDE KURUMA BAŞVURARAK KAYIT VE TESCİL YAPTIRMAK ZORUNDADIRLAR. ÜRÜN BEDELLERİNDEN PRİM TEVKİF EDİLEREK YATIRILMIŞ İSE KAYIT VE TESCİL İÇİN BAŞVURU ŞARTI ARANMAZ. ELDEKİ DAVADA DA ÜRÜN BEDELLERİNDEN PRİM TEVKİF EDİLEREK DAVACI ADINA BAĞ-KUR'A YATIRILMIŞTIR. BU DURUMDA PRİM KESİNTİSİNİN YAPILDIĞI TARİHİ TAKİP EDEN AY BAŞINDAN İTİBAREN DAVACININ TARIM BAĞ-KUR SİGORTALISI OLDUĞUNUN TESPİTİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİR


Davacı, zirai faaliyetinin devam ettiği hizmetlerin başlangıç tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi Z.A. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : Davacı, 1991 yılının Mart ayından bu yana 2926 Sayılı Yasaya göre tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Gerçekten, davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 Sayılı Yasada 506 Sayılı Yasanın 79. maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir.

Somut olayda, davacı 08.05.2001 tarihli giriş bildirgesi ile davalı kurum tarafından 01.06.2001 tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmiştir. Ayrıca, 2926 Sayılı Yasanın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan yasanın 5. maddesi ile 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir.

Ancak, dosya içerisinde mevcut Çukobirlik Mihmandar Pamuk Tarım Satış Kooperatifi'nin 10.12.2004 tarihli yazısının içeriğinden davacıyla ilgili olarak 26.09.1999, 03.10.1999 ve 23.03.2000 tarihlerinde Bağ-Kur prim tevkifatları yapıldığı anlaşılmaktadır. 2926 Sayılı Yasanın 2. ve 3. maddeleri kapsamında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 50 yaşını dolduran kadınlarla, 55 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip, kaçınmak mümkün değildir. Her ne kadar, aynı yasanın 5. maddesi hükmünde, yasal süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı öngörülmüş ise de, re'sen tescil başlığını taşıyan 9. maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemlerinin kurumca re 'sen yapılması gerekmektedir. 2926 Sayılı Yasanın 36. maddesi kapsamında kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür.

Bu bağlamda 2. madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur'a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Davaya konu olayda da, davacının 26.09.1999 tarihinden itibaren tarımsal faaliyetine ilişkin olarak primleri ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek adına Bağ-Kur hesabına yatırılmıştır. Bağ-Kur'un iş bu prim ödemesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. Davalı kurumun Anayasa'dan kaynaklanan sosyal güvenlik görevini gereği gibi yapmamasının sonuçlarının sigortalıya yükletilerek, davacının bu süredeki sigortalılığının geçersiz sayılması Medeni Kanun'un 2. maddesinde öngörülen genel nitelikteki afaki iyi niyet kuralları ile de bağdaşmamaktadır.

Öte yandan, 2926 Sayılı Yasanın 10. maddesine göre, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olan belge ve kayıtların da davacı adına bulunduğu ortadadır. Bu durumda, davacıdan ilk Bağ-Kur primi kesintisinin ( tevkifatın ) yapıldığı 26.09.1999 tarihini takip eden ay başından itibaren davacının tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 15.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi

Muhasebe ve Mevzuat Grubu

Hüseyin Ust Mevzuat Forumu Facebook Sayfası

Kişisel Blog Sayfam
09-06-2008 11:12 AM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
SMMM ELİYATKIN
MÜDAVİM ÜYE
Mesajlar: 144
Tarih: Nov 2007
Üye no: 765
Nerden: istanbul
Rep Puanı: 0
Mesaj: #5
RE: Çiftçi bağkuru
hüseyin bey benim babamda bu şekilde emekli oldu yalnız babamın bağkura kaydı vardı bağkura kayıtlı iken ssk olark çalışmış bir süre sonra bu af kanunu çıkınca başvurdu primlerini yatırdı ve emeklilik başvurusunu yaptı. bağkurlu iken sigortalı olduğunu için bağkuru iptal olduğunu sölediler ve bunun için bağkura dava açması sölendi avukat dava açtı dava kazanıldı. babam emekli oldu. sigortalı çalıştığı süredeki bağkuru iptal ediliyo sonra tekrar devam ettiriliyo. ama geçmişe dönük o kadar geriye kayıt açılıyomu bilmiyorum çifçi bağkurunda.

[HIGHLIGHT=#dbe5f1]hayat biz onu planlarken başımızdan gelip geçenlerdir..[/HIGHLIGHT]
09-06-2008 03:54 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum'a Git: