Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

Fatura vb. Vesikalarda Gösterilmeyen KDV'nin Durumu
Konuyu Açan Kişi: hust59®
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 53

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Fatura vb. Vesikalarda Gösterilmeyen KDV'nin Durumu
Yazar Mesaj
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,519
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #1
Fatura vb. Vesikalarda Gösterilmeyen KDV'nin Durumu
Kaynak : Yunus SÜRMELİ

Tarih : 01.09.2017
Konu : Fatura vb. Vesikalarda Gösterilmeyen KDV'nin Durumu
ÖZ
Katma Değer Vergisi (KDV)'nin en önemli özelliği vergi indirimi rejimidir. Bu KDV'nin diğer muamele vergilerine olan üstün ve farklı yönünü teşkil etmektedir. İndirimin mahiyeti, en yaygın uygulamasıyla, satışlar üzerinden hesaplanan KDV'nden, bu satışların girdilerine ilişkin KDV'nin indirilmesidir, KDV sisteminde alıcı, satıcı ve hazine arasında üçlü bir ilişki, daha açık bir deyişle, bir üçgen teşekkül etmektedir. Her satışta, alıcı satıcıya vergi ödemekte, satıcı da bu vergiyi hazineye borçlanmaktadır, üçgende alıcı ve satıcı arasında hazine lehine bir menfaat çatışması doğmaktadır ki, bu KDV’nin üstün yanlarından birisidir. Gerçekten, alıcıların alımlarını fatura ile yapmaları kendi açılarından vergi indirim hakkı meydana getirmekte ve böylece sistem içinde vergi ka­çakçılığına ve faturasız satışlara karşı etkin bir oto kontrol müessesesi de kendiliğinden doğmuş olmaktadır. Vergi indirim hakkı tanınan bu sistemde fatura vb. vesikalarda KDV’nin ayrıca gösterilmesi gerekip gerekmediği bu durumun vergi indirim mekanizması üzerinde ne gibi bir etkide bulunduğu hususu üzerinde durulacaktır.
Anahtar Kelimeler: Vergi İndirimi, Belge Düzeni, Katma Değer Vergisi
GİRİŞ
Vergi indirimi: mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan KDV’den, faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen KDV’yi veyahut ithal ettikleri mal ve hizmetler dolayısıyla ödedikleri KDV’yi indirebilirler. KDV’ni şelale tipi toplu muamele vergilerinden ayıran en büyük özellik, bu vergide bulunan indirim mekanizmasıdır. Nihaî tüketiciye kadar olan bütün safhalara bu vergi alınmakta, ancak her bir safhada hesaplanan katma değer vergisinden bir evvelki safhanın vergisi düşürülerek bakiye vergi hazineye intikal ettirilmektedir. Bu şekilde fiilen sadece o safhada eklenen değer vergiye tabi tutulmuş olmaktadır. Bu vergiye Katma Değer Vergisi adı verilmesinin bir sebebi de budur, indirim mekanizması sayesindedir ki, bir mal veya hizmet üzerindeki vergi yükü o mal veya hizmetin nihaî tüketiciye intikal ettirildiği bedel ile vergi nispetinin çarpımı kadar olmaktadır. Bu surette, vergiden vergi alınması ve her safhada alınan vergilerin mal ve hizmetin bünyesinde kalması gibi durumlarla o mal veya hizmet üzenine ağır bir vergi yükü yüklenmesi önlenmiş, öte yandan nihaî tüketiciye gelinceye kadar geçen safha sayısından müstakil olarak, aynı tip mal ve hizmetlerin aynı vergi yükünü taşıması sağlanmış olmaktadır. Bu madde hükmüne göre, mükellefler yaptıkları teslimler veya ifa ettikleri hizmetler üzerinden hesaplayacakları katma değer vergisinden, kendilerine yapılan teslimler veya ifa olunan hizmetler ile ithal ettikleri mallara ait katma değer vergisini indirebileceklerdir. Yani mükellef işi ile ilgili olarak satın aldığı veya ithal ettiği mallar veya yaptırdığı hizmetler dolayısıyla borçlandığı veya ödediği vergiyi, teslim ettiği mallar veya ifa ettiği hizmetler dolayısıyla müşterilerinden aldığı veya alacaklı olduğu katma değer vergisinden mahsup edecek ve aradaki farkı vergi dairesine yatıracaktır. Mükellefin indirim konusu yaptığı vergi ise zaten daha önceki safhada vergi dairesine intikal ettirilmiş olacaktır. Ancak bu mekanizmanın gerektiği şekilde işleyebilmesi için indirim konusu yapılacak verginin gereklili­ğinin tespiti gerekmektedir. Yani indirim konusu yapılacak vergi götürü olarak değil, gerçek olarak tespit edilip indirilmelidir. Bunu teminen maddeye, ancak alış faturaları ve benzeri vesikalarda gösterilen verginin indirilebileceği hükmü konulmuştur. Bu hükümle verginin otokontrolü sağlanmış olmaktadır. Zira indirim hakkından faydalanmak isteyen mükellef alışları için fatura talep edecek, bu durum ona teslim yapan veya hizmet ifa eden mükellefi fatura kesmeye, dolayısıyla katma değer vergisini hesaplamaya icbar edecektir. Bu mekanizmanın gelir vergisinde sağlayacağı fayda da açıktır. İndirim mekanizmasının işleyişi dönemler itibariyle olacaktır. Mükellef bir vergilendirme döneminde teslim ettiği mallara ait vergiden sadece o malların alışında ödediği vergiyi değil, vergilendirme döneminde satın aldığı diğer malların vergisini de indirecektir. Satılan malların alış vergisi belki de daha önceki vergilendirme dönemlerinde indirim konusu yapılmış bulunacaktır. Yani indirim mekanizmasının işleyişinde, tatbikattan gelen, zaman itibariyle bir kayma bahis konusudur. Bunun neticesi olarak bir vergilendirme döneminde indirilebilecek vergi tutarı, o dönemde satış faturaları üzerinden hesaplanacak vergiden fazla olabilir, Bu takdirde aradaki fazlalığın bir sonraki vergilendirme dönemine devredilerek o döneme ait indirilecek vergi tutarına eklenmesi ve iade edilmemesi hususu ayrıca hükme bağlanmış bulunmaktadır. vergi indirimi uygulamasında doğabilecek aksaklıkları giderme konusunda Maliye Bakanlığı’na yetki verilmiş ve bu şekilde, vergi indirimi gibi katma değer vergisinin en belirgin özelliklerinden birisini teşkil öden bu mekanizmanın işleyişinde, sistemin ana ilkelerine ters düşecek bir uygulama önlenmek istenmiştir. Şeklindeki ifadeye kanun gerekçesinde yer verilmiştir.
Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 227’'inci maddesinde ispat edici kâğıtlara değinilmiş olup Bu kanunda aksine hüküm olmadıkça, bu kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. Bu Kanun’a göre kullanılan veya bu Kanun’un Maliye Bakanlığı’na verdiği yetkiye dayanılarak, kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır. Hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla VUK'nun bu hükmüne binaen firmalar yapmış olduğu alım satımlarını üçüncü şahıslara karşı ispatlama vasıtası olarak kullanmaları ancak bu kanun hükmüne düzenlenmiş olması şartıyla mümkün olmaktadır.
Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29’uncu maddesinde Mükellefler, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça, faaliyetlerine ilişkin olarak Kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisi, ithal olunan mal ve hizmetler dolayısıyla ödenen katma değer vergisini indirebilecekleri hüküm altına alınmış aynı kanun’un 34’ üncü maddesinde ise indirim belgelendirilmesi hususuna değinilmiş olup Yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisi, alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinden ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebilir hükmü yer almakla beraber aynı maddenin 2. bendinde ayrıca gösterilmesine gerek görülmeyen işlemlerde vergi indiriminin nasıl belgelendirileceği Maliye Bakanlığı’nca tespit edileceği belirtilmiş ve bu hususun KDV Kanunu’nun iki yerinde belirtildiği görülmektedir. Bunlar:
1-Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 20’inci maddesinin 4. bendinde belirtilen belli bir tarifeye göre fiyatı tespit edilen işler ile bedelin biletle tahsil edildiği hallerde tarife ve bilet bedeli katma değer vergisi dahil edilerek tespit olunur ve vergi müşteriye ayrıca intikal ettirilmez.
2- Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 23’üncü maddesinde düzenlenmiş olan özel matrah şekillerine tabi işlemlerdir. Bu iki hususta KDV fatura vb. vesikalarda ayrıca gösterilmesine gerek görülmemiş olup bu vesikalarda KDV iç yüzde oranla hesaplanıp indirim konusu yapılması mümkün kılınmıştır.
Kanun’da bu iki husus dışında fatura vb. belgelerde KDV gösterilmeden indirilebileceğine dair başka bir hüküm bulunmamaktadır. Dolayısıyla KDV'nin indirim konusu yapılmasında dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan biri KDV’nin fatura vb. vesikalarda ayrıca gösterilmiş olmasıdır. Fatura üzerinde KDV’nin ayrıca gösterilmemesi halinde ise KDV'nin indirim konusu yapılması mümkün değildir.
SONUÇ
Katma Değer Vergisi Kanunu’nda indirim mekanizması düzenlenmiş olmakla beraber mükelleflerin indirim mekanizmasından yararlanmaları belli usul ve esaslara bağlanmıştır bunlardan bir tanesi de indirimin belgelendirilmesi ve KDV’nin bu belge üzerinde ayrıca gösterilmesidir. Mükellefler alımlarını fatura vb. vesikalarla tevsik etmek zorunda oldukları ve KDV indirim mekanizması için belgelendirmenin kendi başına yeterli olmadığı belgelendirmede kanunda belirtilen usullere uyulması gerektiği bu usullerden biri belki de en önemlisi olan vesikalarda KDV’nin ayrıca gösterilmesi gerektiği hususudur. Bu husus ile ilgili kanunda yazımızın giriş kısmında belirtildiği üzere iki istisnasının olduğu bilinmesi gerekmekte ve KDV indiriminde faydalanan mükelleflerin bu konuda sıkıntı yaşamamaları için bu durumu göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.
KAYNAKÇA
213- Vergi Usul Kanunu.
3065- Katma Değer Vergisi Kanunu.
Katma Değer Vergisi Kanunu Genel Tebliği.
Katma Değer Vergisi Kanun Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/498).
Ma

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
23-10-2017 05:44 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: