Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN ADİ ORTAKLIK
Konuyu Açan Kişi: Mavilim
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 4307

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN ADİ ORTAKLIK
Yazar Mesaj
Mavilim
(Yönetici)
******
Mesajlar: 2,338
Tarih: Oct 2008
Üye no: 10255
Nerden: İşten
Rep Puanı: 41
Mesaj: #1
GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN ADİ ORTAKLIK
GELİR VERGİSİ YÖNÜNDEN ADİ ORTAKLIK

Adi ortaklıkta ortaklar münhasıran adi ortaklıktan elde ettikleri kar veya zarar ile ilgili olarak gelir veya kurumlar vergisi beyanında bulunmamaktadırlar. Yukarıda Kurumlar Vergisi yönünden bölümünde açıklandığı üzere Katma Değer Vergisi mükellefi olmalarından dolayı ayrı defter tutmakta ve dönem geçici vergi beyannamesi ile ilgili dönem sonlarında adi ortaklığın ortaya çıkan kar veya zararı ortaklar, adi ortaklıktaki payları oranında paylaşarak kendi hesaplarına dahil etmektedirler. Diğer bir anlatımla her ortak kendi işletmesi ile ilgili geçici vergi beyanında adi ortaklıktan gelen karı veya zararı gelir tablosuna ilave etmekte ve dolayısıyla geçici vergi beyanı ile beyan etmektedir. Sene sonunda ise gene her ortak kendi işletmesi ile ilgili yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyanında beyan ettiği gelir tablosuna adi ortaklıktan kendi payına düşen karı veya zararı dahil ederek beyanda bulunmaktadır.

Konu ile ilgili olarak yayımlanan bir mukteza aşağıda sunulmuştur.

T.C.
İSTANBUL VALİLİĞİ
İl Defterdarlığı
Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü

Sayı : B.07.4.DEF.0.34.11/KVK-Mük.6
Konu : İş ortaklığının adi ortaklık şeklinde tesis edilip edilemeyeceği hk.

İLGİ :...1.2004 tarihli dilekçeniz.

İlgide kayıtlı dilekçeniz incelenmiş olup aşağıdaki hususların belirtilmesine gerek duyulmuştur.

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 4369 sayılı Kanunun 81/D-1 maddesiyle değişmeden önceki “İş Ortaklıkları” başlıklı Mükerrer 6.maddesinde;

“Birinci maddenin A, B, C ve D bentlerinde yazılı kurumların kendi aralarında, şahıs ortaklıkları veya gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını müştereken taahhüt etmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklar iş ortaklığıdır.

Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez” hükmü yer almış konuya ilişkin olarak 3.4.1986 tarih ve 19067 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 31 Seri Numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 1.bölümünde;

“a) Tanım ve Kapsamı

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1.maddesine (E) bendi olarak “iş ortaklıkları” eklenmiştir.

İş ortaklıkları; Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1.maddesinin A, B, C ve D bentlerinde yazılı kurumların, kendi aralarında, şahıs ortaklıkları veya gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını müştereken taahhüt etmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardır.

1.1.1986 tarihinden önce kurulan ve adi şirket şeklinde faaliyette bulunan ortaklıklar diledikleri takdirde aşağıda belirtilen unsurları taşımaları şartıyla iş ortaklığı olarak faaliyetlerini sürdürebilirler.

b) Unsurları :

Kurulacak olan iş ortaklığının kurumlar vergisi mükellefi sayılabilmesi için en az aşağıdaki unsurları taşıması gerekir.

i) Ortaklardan en az birisinin kurumlar vergisi mükellefi olması,
ii) Ortaklığın belli bir işi sonuçlandırmak üzere yazılı bir sözleşmeyle kurulması,
iii) İş ortaklığı konusunun, belli bir iş olması,
iv) Birlikte yapılacak olan işin, belli bir süre içinde gerçekleştirilmesinin öngörülmesi,
v) İşin, birden fazla takvim yılına yaygın; inşaat, onarma, montaj ve teknik hizmetler olması,
vi) İş ortaklığı ile işveren arasında bir taahhüt sözleşmesinin olması,
vii)Tarafların, müştereken taahhüt edilen işin, belli bir veya birden fazla bölümünden değil, tamamından işverene karşı sorumlu olmaları,
viii) İşin bitiminde kazancın paylaşılması,
ix)Birlikte yapılması öngörülen ve müştereken taahhüt edilen işin bitimi ve Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen mükellefiyetle ilgili ödevlerin tamamının yerine getirilmesiyle mükellefiyetin sona ermesi,

Yukarıda belirtilen genel unsurlar dikkate alındığında her ortağın işin belli bir bölümünün yapımını taahhüt ettiği konsorsiyumlar, iş ortaklığı tanımı dışında kalmaktadır. Bu tür ortaklıklarda (konsorsiyum) her bir ortağın yapacağı işin taahhüt sözleşmesinde açıkça belirtilmesi zorunludur. Ancak, taahhüt sözleşmesinde belirtilmemekle beraber, ortakların kendi aralarında yapacakları mukavele ile her bir ortağın yükleneceği işin belirlenmesi ve işveren idarece de bu mukavelenin kabulü halinde, iş ortaklığı söz konusu olmayacak, bu tür ortaklık “konsorsiyum” olarak adlandırılacaktır.

İş ortaklığı, devamlılık arzeden ve aynı nitelikte olan iş veya işler için değil, belirli bir sürede bitecek bir iş için kurulacak ve tam mükellefiyete tabi olacaktır.

.....”açıklamaları yer almış Kanun maddesindeki “kurdukları ortaklıklar” ibaresi 4369 sayılı Kanunun 81/D-1 maddesiyle “kurdukları ortaklıklardan vergi dairesinden bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler” şeklinde değiştirilerek mükellefiyet tesisinde tüzel kişiliğe haiz iş ortaklığı ile adi ortaklık olarak ihtiyarilik tanınmış bu konuya ilişkin olarakta 22.8.1998 tarih ve 23441 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 59 seri numaralı Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin 2.bölümünde;

“İş ortaklıkları, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu7nun 1.maddesinde bu verginin mükellefi olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun mükerrer 6.maddesinde iş ortaklığı birinci maddenin A, B, C ve D bentlerinde yazılı kurumların kendi aralarında şahıs ortaklıkları veya gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını müştereken taahhüt etmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklar olarak tanımlanmışken, 4369 sayılı Kanunla bu tanım, “Birinci maddenin A, B, C ve D bentlerinde yazılı kurumların kendi aralarında, şahıs ortaklıkları veya gerçek kişilerle belli bir işin birlikte yapılmasını müştereken taahhüt etmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan vergi dairesinden bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklığıdır” şeklinde değiştirilmiştir.

Öte yandan, 29.7.1998 tarihinden önce mükellefiyetini iş ortaklığı olarak tesis ettirmiş kurumların, bir ay içerisinde vergi dairesine başvurarak değişik mükerrer 6.maddedeki ihtiyarilik hakkında yararlanmaları olanaklıdır.

Bu düzenlemelere göre mevcut mükellefiyet şekli “İş ortaklığı” olanlar, 31.8.1998 tarihine kadar vergi dairesine başvurarak iş ortaklığı olarak tescil edilmiş olan kurumlar vergisi mükellefiyet kayıtlarının terkinini talep edebileceklerdir.

Kurumlar vergisi mükellefiyetlerinin kaldırılması talebi ile vergi dairesine başvuran iş ortaklıklarının, bu tarihten sonraki işlemleri ile ilgili olarak, Geçici 27.maddenin Maliye Bakanlığına verdiği yetki çerçevesinde aşağıdaki düzenlemeler yapılmıştır.

a) Başvuran iş ortaklıklarının kurumlar vergisi mükellefiyetine son verilecek, adi ortaklık olarak kayıt ve işlemleri yapılacaktır.

b) Değişiklik tarihine kadar iş ortaklığı olarak yerine getirilen (defter tutulması, belge düzenlenmesi, beyanname verilmesi gibi) yükümlülükler adi ortaklık adına yapılmış kabul edilecektir.

c) İş ortaklığı adına 1998 hesap dönemi için tasdik edilmiş defterlerin kullanılmasına devam edilecektir. Daha sonraki hesap dönemleri için kullanılacak defterler adi ortaklık adına tasdik ettirilecektir.

d) İş ortaklığı adına anlaşmalı matbaalara bastırılmış veya noter tasdiki yaptırılmış olan belgeler, 1998 hesap dönemi sonuna kadar kullanılabilecektir. Bu durumda düzenlenen belgelerin üzerine adi ortaklığa ait tüm bilgileri içeren kaşe basılacaktır.

e) İşin bitiminde, ortaklar kendi hisselerine düşen kazancı beyannamelerine dahil edecekler, hesaplanan vergiden iş ortaklığına yapılan ödemelerden kesilen vergileri de hisseleri oranında mahsup edebileceklerdir.

f) Adi ortaklık, mükellefiyeti terkin edilen iş ortaklığının tahakkuk etmiş ve edecek vergi borçlarını ödeyeceğini ve diğer vecibelerini yerine getireceğini terkin talebi ile birlikte bir taahhütname ile taahhüt edecektir. İş ortaklığınca yerine getirilmeyen her türlü vergisel yükümlülüklerin ortakların her birinden aranabileceği tabiidir.
......” açıklamaları yer almıştır.

Buradan da anlaşılacağı gibi yıllara sari olmayan teknik hizmet ifası için tesis edilecek olan ortaklığınızın iş ortaklığı olarak değerlendirilmesi mümkün olmayacağı gibi tesis edilecek ortaklığın adi ortaklık hükmünde olması gerekmekte olup, zaten bu kapsamda yıllara sari iş yapan ortaklıklarada ihtiyari olarak adi ortaklık şartlarından yararlanma hakkı verilmiştir.

Diğer taraftan Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 25.maddesinde kurumlar vergisi mükelleflerinin, cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120.maddesinde belirtilen esaslara göre kurumlar vergisi oranında geçici vergi ödeyecekleri belirtilmiş, Gelir Vergisi Kanunu’nun Mükerrer 120.maddesinde de geçici vergi uygulamasına ilişkin usul ve esaslar açıklanarak maddenin parantez içi hükmüyle basit usule tabi ticari kazanç mükelleflerinin geçici vergi vermeyecekleri ile bu Kanunun 42.maddesi kapsamına giren kazançlar ve noterlik görevini ifa ile mükellef olanların bu işlerinden sağladıkları kazançlar için geçici vergi vermeyecekleri hüküm altına alınmıştır.

Bilindiği üzere adi ortaklıklarda vergisel yükümlülükler (KDV, Muhtasar vb) adi ortaklık adına tesis edilecek mükellefiyete ait olacak ama vergileme ortakların üzerlerinde yapılacağından adi ortaklık adına geçici vergi veya yıllık beyanname verilmesi gerekmeyecektir.

Bu itibarla teknik bir hizmetin yıl içerisinde ifası için tesis edilecek olan adi ortaklığınızın bu faaliyetinden elde edilen kazancın hisseleri oranında ortakların kayıtlarına intikali gerekmekte olup bu kazançlarını vermiş oldukları geçici ve yıllık beyannamelere intikal ettirmeleri ortakların mükellefiyetlerinin bulunmaması halinde adı ortaklıktan doğan durumları cihetinde mükellefiyetlerinin tesisi ve bu kazançlar için geçici ve yıllık beyanname vermeleri gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Muhasebecilik işi kılıfına uydurmak değil;

İşin gereğini yapmaktır.
17-09-2009 04:53 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: