Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

Hafta Tatili Kavramı ve İş Hukuku
Konuyu Açan Kişi: PajiR
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 1508

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Hafta Tatili Kavramı ve İş Hukuku
Yazar Mesaj
PajiR
Administrator
*******
Mesajlar: 432
Tarih: Jul 2007
Üye no: 5
Nerden: İstanbul
Rep Puanı: 14
Mesaj: #1
Hafta Tatili Kavramı ve İş Hukuku
HAFTA TATİLİ KAVRAMI VE İŞ HUKUKU


Yazar:Öcal Kemal EVREN* a ait olup
E-Yaklaşım / Haziran 2010 / Sayı: 210 da yayınlanmıştır.

I- GİRİŞ
Dinlenmek bedeni ve/veya zihinsel bir çabanın arkasından gelen doğal bir ihtiyaçtır. İnsanın sürekli ve verimli çalışabilmesi için zaman zaman dinlenmesi gerekmektedir. Devam ede gelen insan yaşantısı ve üretim biçimleri üç tür dinlenme biçimini doğurmuştur. Bunlar gün içinde, hafta içinde ve yıl sonunda yapılan dinlenmelerdir.
Dinlenme en temel haklardan biri olduğu içindir ki anayasamız da bu hakkı tanımış ve 50. maddesiyle dinlenmenin çalışanların bir hakkı olduğunu belirttikten başka ücretli hafta ve bayram tatili ve ücretli yıllık izin haklarının ve şartlarının kanunla düzenleneceğini hükme bağlamıştır.
Ancak bu konuda iş hukuku bağlantıları da değerlendirildiğinde hafta tatili kavramı ile ilgili düzenlemelerin oldukça dağınık olduğu hemen göze çarpmaktadır. Bu konuda bizzihati çıkarılmış bir kanundan başka çeşitli iş kanunlarında ve başkaca kanunlarda hafta tatili ile ilgili düzenlemeler mevcuttur. Bu nedenle bu dağınıklık arz eden düzenlemelerin bir arada ve birbiri ile olan ilişkisine de değinerek sunulması kavramın anlaşılmasını kolaylaştıracaktır.
Yine değinildiği üzere hafta tatili hakkında ücretin çalışma karşılığı olması prensibinden hareketle çalışanların ücret kaybının önlenmesi açısından, çalışılmadığı halde ücret ödenmesini içeren düzenlemeler bulunmaktadır. Ancak hafta tatili kavramını hafta tatili ücretini de dahil ederek incelemek bu çalışmanın hacmini arttıracaktır. Bu nedenle çalışmada sadece hafta tatili kavramının ortaya konulması yeterli görülmüştür.
II- HAFTA TATİLİ KAVRAMI
A- YASAL ÇERÇEVE
Yukarıda da açıklandığı üzere birçok yasada hafta tatili kavramı ile ilgili düzenlemeler bulunmaktadır. Bunlardan birincisi hafta tatili olgusunu genel anlamda ortaya koyan 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Yasadır. Bundan başka hafta tatili olan günü belirtmesi açısından 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Yasa’nın da ele alınması gerekmektedir.
Hafta tatili kavramının iş hukuku uzantıları söz konusu edildiğinde ise öncelikle genel Yasa olması açısından 818 sayılı Borçlar Yasası’nın ve devamında 4857 sayılı İş Yasası, 854 sayılı Deniz İş Yasası ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlar ile Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Yasa’nın ilgili maddelerinin değerlendirilmesi uygun olacaktır.
B- GENEL OLARAK HAFTA TATİLİ KAVRAMI
Kelime karşılığı olarak bir şeyi kesintiye uğratmak anlamını taşıyan tatil kavramı, zaman içerisinde çalışma hayatında çalışmalara ara vermek, izne çıkmak anlamlarını da taşır hale gelmiş; hatta yeni anlamları gündelik hayata ve konuşma ve yazma diline egemen olarak geçmişte kullanılan kesintiye uğratmak anlamını yavaş yavaş yitirmiştir. Özellikle çalışma hayatında tatil kavramının gün içerisinde verilen molaları, 6 günlük çalışmayı takip edilen bir günlük izinleri ve yılda bir kez verilen yıllık izinleri karşılar hale geldiği görülmektedir. Bu bağlamda öğle tatili, hafta tatili, yıllık izin tatili gibi kavramlar sıkça kullanılmaktadır.
Yukarıda da açıklandığı üzere hafta tatili devam eden zaman içinde çalışanların altı gün boyunca yaptıkları çalışmalardan sonra dinlenebilmeleri, kendi özel ihtiyaçlarını giderebilmeleri gibi amaçlarla tesis edilmiş bir dinlenme türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve genel olarak bir günlük süreyi kapsamaktadır.
Kavram genel olarak ele alındığında bu konudaki genel düzenlemeleri değerlendirmek gerekmektedir. Ülkemizde hafta tatili kavramı ile ilgili en genel düzenleme 394 sayılı Hafta Tatili Hakkında Yasa’dır. Hafta tatili kavram olarak bu Yasa hükümleri çerçevesinde belirmektedir.
Yasa’nın 1. maddesine göre nüfusu on bin veya daha fazla olan şehirlerde genel olarak işyerlerinin faaliyetlerini haftada bir gün tatil etmeleri gerekmektedir ve 2. madde uyarınca herhangi bir işyerinde çalışanların haftada altı günden fazla çalıştırılması yasaktır. Görüleceği üzere Yasa bir yandan işyeri bazında bir yandan da çalışanlar bazında haftada bir gün tatili şart koşmuş, çalışanları sadece işçi olarak belirtmemiş, geniş anlamda ele almıştır. Yasa kapsamı nüfusla ilgilendirilmişse de 12. maddeyle uygulamayı genişletmeye yarayan bir esnekli getirilerek Yasa hükümlerinin nüfusu on binden az olan şehir ve kasabalarda da uygulanması yönünde belediye meclislerinin karar alınabileceği ve bu kararın ilan edilmesiyle Yasa hükümlerinin o şehir veya kasabada da uygulanabilmesi mümkün hale getirilmiştir.
Ancak sosyal yaşantının bir gereği olarak ve yapılan işler yahut işlerin yapıldığı işyerlerinin çeşitli özellikleri göz önünde bulundurularak haftanın her günü yapılması gereken işler ve bu işlerin sürdürüldüğü işyerleri Yasa kapsamı dışında tutulmuşlardır. Bu bağlamda Yasa’nın 3. maddesiyle sanayiye ait işler hariç olmak üzere ziraat, avcılık, balıkçılık, çobanlık, ormancılık ve emsali işlerde çalışanlar Yasa kapsamından müstesna tutulmuş ve 4. maddede bu kez iş değil işyerinin faaliyet konusuna göre kapsam dışı olan işyerleri sayılmıştır. Belirtilen 4. madde hükmü değerlendirildiğinde kapsam dışı tutulan işyerlerinin sağlık, ulaşım, kültür-sanat, gazetecilik, eğlence ve konaklama işkollarında faaliyet gösterdikleri yahut içinde bozulacak eşya ve ürün işlenen veya muhafaza edilen türden işyerleri olduğu göze çarpmaktadır.
Yine 4. maddenin son cümlesi hükmüyle Yasa bu gibi işyerlerinde çalışanların da haftanın bir başka gününde hafta tatili kullanmalarını şart koşmuştur. Yine bu bağlamda Yasa’nın 6. maddesi gereği Pazar günleri tatil olunan işyerlerinde bekçilik, kapıcılık gibi işlerle uğraşanlara veya işin veya işyerinde bulunan araç ve gerecin özelliği gereği Pazar günü işyerinde bulunmak ve çalışmak zorunda olan çalışanlara bir başka gün hafta tatili kullandırılacaktır.
Yasa Pazar gününün hafta tatili günü belirten açık bir düzenleme içermemektedir. Yasa’nın 5, 6 ve 7. maddelerindeki ifadelerden hafta tatili olan günün Pazar günü anlaşılmakta birlikte bu konuda özel düzenlemeye 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Yasa’da rastlanmaktadır. Yasa’nın 3/A maddesine göre hafta tatili Pazar günüdür ve bu tatilin 35 saatten az olmamak üzere Cumartesi günü en geç saat 13.00’ten itibaren başlaması gerekmektedir.
Yasal düzenlemelere göre pazar gününün hafta tatili olduğu anlaşıldıktan sonra 394 sayılı Yasa’nın bu günde çalışmalara ilişkin bazı özel hususları ele aldığı görülmektedir. Yasa’nın 5. maddesinin tanıdığı olanakla fırıncıların, yalnız sebze, yaş meyve ve tütün satanların, nalbantların, zirai araç gerecin tamiri ile uğraşanların ve kasapların işyerlerini Pazar günü saat 13`e kadar açık bulundurabilmeleri ve Şeker ve Kurban bayramları arifesine rastlayan Pazar günlerinin tatilden istisna edilebilmesi mümkündür. Bundan başka 8. madde hükmüne göre kamu kuruluşu niteliği haiz olup milli savunma ile ilgili işlerin yapıldığı işyerlerinde yılda on beş defa Pazar tatilini geciktirebilmek olanaklıdır.
Buradan hareketle genel olarak bir çalışanın haftada 6 günden fazla çalıştırılması neredeyse tam anlamıyla yasaktır ve sıkça kullanıldığı şekilde hafta sonu çalışmasının yasal anlamıyla mümkün olamayacağı anlaşılmaktadır.
II- HAFTA TATİLİ KAVRAMI VE İŞ HUKUKU
Hafta tatili kavramının iş hukuku yansımaları ele alındığında ilk değinilmesi gereken husus genel yasa olması itibariyle Borçlar Yasası’nda yer alan düzenlemedir. Yasa’nın İstirahat Zamanları başlıklı 334. maddesine göre iş sahibi işçinin dinlenmesi için mutat olan saat ve günlerde müsaade vermek zorundadır. Görüleceği üzere Yasa konuyu en geniş anlamda ele almış, ayrıca ücreti hakkında da bir düzenlemeye gitmemiştir.
Diğer taraftan özel Yasa hükmündeki iş yasaları incelendiğinde her bir Yasa’nın kendi kapsamına göre konuyu ele aldığı ve temel kavramlarda bir değişikliğe gitmemekle birlikte özelde farklı düzenlemeler getirebildiği görülmektedir.
4857 sayılı İş Yasası’nın 46. maddesine göre Yasa kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce aynı Yasa’nın 63. maddesine göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilmesi gerekmektedir. Görüleceği üzere Yasa hükmü 394 sayılı Yasa’dan farklı olarak hafta tatili için belli bir günü şart koşmamış, en az dinlenme süresini 35 saatten 24 saate çekmiştir.
854 sayılı Deniz İş Yasası’nın 41. maddesinde liman hizmeti ve şehir hattı gemilerinde gemi adamlarının haftada altı günden fazla çalıştırılması yasaklanmış ve bunlardan hafta tatili günü çalıştırılanlara, haftanın diğer bir gününde nöbetleşe izin verileceği hükme bağlanmıştır. Madde hükmü sadece liman hizmeti veren ve şehir hattı gemilerinde çalışanları kapsam içinde tutmuş, daha uzak sefer yapan gemilerde çalışan gemiadamlarına ilişkin bir düzenleme ise getirmemiştir. Gerçekten de daha uzak sefer yapan gemilerde gemiadamlarının Pazar günü olan hafta tatili gününde hafta tatilini gemi içerisinde geçirmeleri gerekmekte; sefer halinde olan bir gemide ise işlerin tatil edilmesi olanaklı gözükmemektedir. Bu durum Yasa’nın 42. maddesinin son fıkrası hükmüyle işverenlere bu günler için ayrıca bir gündelik daha ücret ödemesi zorunluluğunu getirerek fazladan ücret ödenmesiyle çözümlenmeye çalışılmıştır.
5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlar ile Çalıştıranlar Arasındaki münasebetlerin Tanzimi Hakkında Yasa’nın Haftalık İzin başlıklı 19’uncu maddesiyle her altı günlük fiili çalışmayı müteakip gazeteciye bir günlük ücreti dinlenme izni verilmesi şartı getirilmiş, gazetecinin görevinin devamlı gece çalışmasını gerektirdiği hallerde ise hafta tatilinin iki gün olacağı hükme bağlanmıştır.
Yine belirtilen Yasa hükümlerinde çalışanların hafta tatiline (ve ücretine) hak kazanmak için devamlı bir şekilde 6 gün çalışmaları kuralı işçinin kusuruna bağlanılamayacak durumlar ve sosyal hayatın gereği olarak esnetilmiştir. Bu bağlamda İş Yasasının 46. maddesine göre 6 günlük çalışma kavramına işçinin çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günlerinin, evlenmelerde üç güne kadar, ana veya babanın, eşin, kardeş veya çocukların ölümünde üç güne kadar verilmesi gereken izin sürelerinin, bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinlerinin ve zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan işyerindeki çalışmanın haftanın bir veya birkaç gününde işveren tarafından tatil edilmesi halinde haftanın çalışılmayan günlerinin dahil edilmesi gerekmektedir.
Koşut bir düzenlemeye Deniz İş Yasası’nda da rastlanmaktadır. Yasa’nın 42. maddesi uyarınca evlenmelerde üç güne, ana ve babanın, karı ve kocanın, kardeş ve çocukların ölümünde iki güne kadar verilmesi gereken izin süreleriyle bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinler ve hekim raporlarıyla verilen dinlenme ve hastalık izinleri, fiilen çalışılmış günler gibi hesaba katılacaktır. Yine zorlayıcı ve ekonomik bir sebep olmadan gemideki çalışmaların haftanın bir veya birkaç gününde işveren veya işveren vekili tarafından tatil edilmesi halinde, haftanın çalışılmayan günleri, ücretli hafta tatiline hak kazanmak için çalışılması gereken altı günün hesabında göz önünde tutulacaktır.
III- SONUÇ
Görüldüğü üzere hafta tatili kavramı dinlenme hakkının ayrılmaz bir parçası olup, çalışanların haftanın 6 günü yaptıkları çalışmaları takiben dinlenmek, özel ihtiyaçlarını gidermek gibi amaçlarla kullandıkları ve genellikle bir günlük süreyi kapsayan bir izin olarak tanımlanabilmektedir. İş hukukunun işçiyi koruyucu hükümleri gereği hafta tatili günü çalışılmasa da ücrete hak kazanılmaktadır.
Öte taraftan hafta tatili kavramının doğrudan çalışma kavramı ile ilintili olması nedeniyle çalışma olgusunu düzenleyen yasalarda kavramın ele alınarak yasa kapsamına göre hükme bağlandığı görülmektedir.
Bu bağlamda Ülkemizde hafta tatili ile ilgili düzenlemeler temel unsurlar bağlamında aynıdır. Buna göre istisnai durumlar hariç işyerlerinin pazar günü kapanması, bu günde çalışanlara ücretli hafta tatili izni verilmesi, işyeri Pazar günü çalışmak zorunda olan bir işyeri ise çalışanlara haftanın bir başka gününde hafta tatili verilmesi gerekmektedir. Bunun gerekli ve yeter koşulu işçinin hafta tatili olan günden önceki 6 işgününde çalışmış olmasıdır. Bu sürede çalışılmasa da işçinin kusuruna yüklenemeyecek çalışmama halleri ve sosyal ihtiyaçlar çerçevesinde çalışılmayan günler yasa hükümleriyle çalışılmış gibi hesaba katılacaktır. Buna göre bir çalışanın haftanın 7 günü çalıştırılması neredeyse tam anlamıyla yasaktır ve günlük kullanımda sıkça geçtiği üzere ‘hafta sonu çalışması’ kavramının hiçbir şekilde yasal bir karşılığı bulunmamaktadır.
________________________________
(*) Baş İş Müfettişi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bilim Uzmanı
22-06-2010 01:06 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: