Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

Kredi iel satın alınan taşıt aracı
Konuyu Açan Kişi: derin
Cevap Sayısı: 4
Görüntülenme Sayısı: 1171

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Kredi iel satın alınan taşıt aracı
Yazar Mesaj
derin
Registered
Mesajlar: 7
Tarih: Aug 2007
Üye no: 145
Nerden: İstanbul
Rep Puanı: 0
Mesaj: #1
Kredi iel satın alınan taşıt aracı
Herkese iyi haftalar

105000 YTL bedelle kamyon satın aldık.Bunun için kredi kullandık ve anapara dahil tüm geri ödememiz 154000 YTL.
Taşıt bedeli 105000 YTL ve 49000 YTL faizide thk yapıp Taşıt araçları hesabına 154000 YTL yi kaydedip bu bedel üzerinden amortisman ayırabilirmiyiz.
Şimdiden tşk ederim.
15-10-2007 01:39 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,386
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #2
RE: Kredi iel satın alınan taşıt aracı
İlerki yıllara ait faizleri tahakkuka alıp amortisman ayıramazsınız. İlk yıl faizler maliyete eklenmek zorunda.
İlerleyen yıllardakiler ise serbest.Ancak hangi yönrtem seçilmişse vazgeçilemiyor.
taşıt ın 2007 de alındığını düşünürsek 2008 de direkt gider yöndetimini seçtiğimiz farzedelim.2008'in tamamını 2008 in ilk geçicisinde gider olarak düşemezsiniz.Her ödenen ödendiği dönemde gidere atılabilir.
Bu sebeple maliyete ekleme yöntemini seçmişseniz aynı şekilde 2008 in tamamını maliyete ekleyip amortisman ayıramazsınız.Ödediklerinize ayırabilirsiniz.

yukarda başta böyle görüş bildirimiştim ancak aşğaıdaki yazıyı ekleyince bu görüşün anlamı kalmadı.
154000 ytl ye ilk ve sonrakki yıllarda amortisman ayrılabiliyor.

.


KREDİ İLE İKTİSAP EDİLEN TAŞITLARIN FAİZ ÖDEMELERİNİN MEVZUATTAKİ DURUMU VE MUHASEBE KAYITLARI İLE KREDİ GERİ ÖDEMESİ TAMAMLANMADAN SATILAN BİR TAŞITA KREDİ FAİZLERİNİN TİCARİ KAZANCIN TESPİTİNDEKİ YERİ





Yazar: BetülCEYLAN (*)

E-Yaklaşım / Aralık 2005 / Sayı: 29






I- GİRİŞ

İşletmelerin banka kredisi ile aldıkları taşıtların aktifleştirilmesinde, söz konusu aracın fatura değerinin yanı sıra kredi alımına ilişkin olarak katlanılan kredi faizleri ve diğer ilgili masrafların yasal düzenlemeler çerçevesinde bir kısmı maliyete dahil edilmek suretiyle aktifleştirilip amortismana tabi tutulmakta, diğer kısmı ise ihtiyari olarak maliyete dahil edilebilmekte ya da doğrudan gider olarak ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılabilmektedir.

Bu tür kredilerle alınan araçların kredi faizlerinin maliyete dahil edilecek kısmının tespiti, aktifleştirilmesi ve diğer kısımlarının maliyet ya da gider olarak nasıl dikkate alınacağı ve bu işlemlere ilişkin yapılacak muhasebe kayıtları yazımızın konusunu oluşturmaktadır.



II- MEVZUAT HÜKÜMLERİ

VUK’un Değerleme konusunu açıklayan 3. kitabının 1. bölümü değerleme esaslarından 2. bölümü ise iktisadi işletmelere dahil kıymetlerin nasıl değerleneceğinden bahsetmektedir. Buna göre, 269. maddede gayrimenkuller ve gayrimenkul gibi değerlenen diğer kıymetler sayılmıştır.

VUK’un 269. maddesine göre, İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller maliyet bedelleri ile değerlenir.

Bu Kanun’a göre, aşağıda yazılı kıymetler gayrimenkuller gibi değerlenir:

1- Gayrimenkullerin mütemmim cüzüleri ve teferruatı;

2- Tesisat ve makineler;

3- Gemiler ve diğer taşıtlar;

4- Gayri maddi haklar.

Söz konusu maddede iktisadi işletmelere dahil gayrimenkullerin maliyet bedeliyle değerleneceği ifade edilmiş ve 270. maddede ise, gayrimenkullerde maliyet bedeline giren giderlerden bahsedilmiştir.

VUK Madde 270’e göre, “Gayrimenkullerde, maliyet bedeline, satınalma bedelinden başka, aşağıda yazılı giderler girer:

1- Makine ve tesisatta gümrük vergileri, nakliye ve montaj giderleri;

2- Mevcut bir binanın satın alınarak yıkılmasından ve arsasının tesviyesinden mütevellit giderler.

Noter, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye giderleri ile Emlak Alım ve Özel Tüketim Vergilerini maliyet bedeline ithal etmekte veya genel giderler arasında göstermekte mükellefler serbesttirler.”

VUK’un 262. maddesinde ise; Maliyet Bedeli şu şekilde tanımlanmıştır; “Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin arttırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunarla müteferri bilimum giderlerin toplamını ifade eder.”

Konuyla ilgili olarak 163 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği [1] yayınlanarak yatırımların finansmanında kullanılan kredilerin faizlerinin nasıl değerlendirilmesi gerektiği açıklanmıştır;

1- Yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; işletme dönemine ait olanların ise, ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması,

2- Döviz kredisi kullanılarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından, sabit kıymetin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların, kıymetin maliyetine eklenmesi zorunlu bulunmakta; aynı kıymetlerle ilgili söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman konusu yapılması, mümkün bulunmaktadır.

Bu Tebliğle beraber VUK’un 269. maddesi bir anlamda genişletilerek kredi faizlerinin kuruluş dönemiyle ilgili olan da gayrimenkullerde maliyet bedeline dahil edilmiştir.

Ancak 163 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde yer alan kuruluş dönemi ve işletme dönemi ifadeleri tam olarak izah edilmemiş ve uygulamada sorunlara yol açmıştır. Genel olarak irdelendiğinde kuruluş döneminin tespitinde maliye idaresi, iktisadi kıymetin iktisap tarihinden hesap dönemi sonuna kadar geçen süreyi, işletme döneminin tespitinde ise aktifleştirmenin yapıldığı hesap döneminden sonraki dönemleri esas almıştır. Nitekim 187 Seri No.lu GVK Genel Tebliği’nde de bu husussa yer verilmiş ve iktisadi kıymetin aktife alındığı yılın (dönemin) sonuna kadar tahakkuk eden kredi faizleri ve kur farklarının maliyete intikal ettirilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir [2].

Daha sonra 334 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği [3] yayınlanarak söz konusu ayrıma açıklık getirilmiştir: “163 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yatırımların finansmanında kullanılan kredilere ilişkin faiz giderleri ile yurt dışından döviz kredisi ile sabit kıymet ithal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının, aktifleştirme tarihine kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi, aktifleştirildikten sonraki döneme ilişkin olanların ise seçimlik hak olarak doğrudan gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmek sureliyle amortismana tabi tutulması gerektiği açıklanmış bulunmaktadır.

Lehe oluşan kur farklarının da aktifleştirme işleminin gerçekleştiği dönemin sonuna kadar oluşan kısmının maliyetle ilişkilendirilmesi, aktifleştirildikten sonraki döneme ilişkin olanların ise kambiyo geliri olarak değerlendirilmesi veya maliyetten düşülmek suretiyle amortismana tabi tutulması gerekecektir. Ayrıca, daha sonraki dönemlerde, seçimlik olarak hangi hak kullanılmışsa o yönteme göre işlem yapılmasına devam edilecektir.”

Buna göre, aktife dahil edilen yıla ilişkin olan faizler maliyete dahil edilip amortismana tabi tutulmak zorundadır. Takip eden yıl veya yıllara isabet eden faizler ise gider yazılıp doğrudan indirim konusu yapılabilir ya da ilk yıl faizlerine uygulandığı gibi maliyete dahil edilebilir. Ancak uygulamada genel kabul gören görüş takip eden dönemlere ait faiz giderlerinin doğrudan gider yazılmasıdır.



III- KREDİYE AİT BSMV VE DİĞER MASRAFLARIN MALİYETE DAHİL EDİLİP EDİLMEYECEĞİ

Kredi alımı sebebiyle oluşan ve ödeme planında da ayrıca gösterilip taksit tutarları içinde yer alan masraflar, kredi maliyetini oluşturduğu için faizler gibi kabul edilerek aynı şekilde işleme tabi tutulmalıdır keza söz konusu durum VUK 262 ve 270. maddelere de göre de uygundur.



IV- UYGULAMA

163 ve 334 Sıra No.lu VUKGT’lerin de izah edildiği üzere, kredi ile alınan taşıtlara ilişkin faizlerin , aracın aktife dahil edildiği yıla ilişkin olan kısmının maliyete dahil edilmek suretiyle amortismana tabi tutulması gerekmektedir. Diğer yıllara ilişkin faizlerin ise gider olarak yazılması veya maliyete dahil edilmesi konusunda mükelleflere seçimlik bir hak sunulmuştur. Ancak uygulamada mükelleflerin ilk yıl faizlerini tebliğlere uygun olarak maliyete dahil ettikleri ve üzerinden amortisman hesapladıkları ancak izleyen takvim yılı veya yıllarına isabet eden faizlerin ise doğrudan gider olarak dikkate alındığı görülmektedir.

Yukarıda izah edilen yöntemlerden hangisinin mükellefin lehine olduğuna bakalım.

Örneğin, 30.000 YTL fatura bedeli, 5.000 YTL faiz masrafı (ilk yıl için 2.000 YTL ikinci yıl için 2.000 YTL, üçüncü yıl için 1.000 YTL) olan bir araç için;

a- Faizlerin (Aktifleştirilen yıldan sonraya isabet eden dahil) maliyete dahil edilmesi halinde (Normal amortisman yöntemine göre):

- Maliyet (30.000 YTL + 5.000YTL 35.000 YTL

- İlk Yıl Amortismanı 35.000 YTL x %20 = 7.000 YTL

- İkinci Yıl Amortismanı 7.000 YTL

- Üçüncü Yıl Amortismanı 7.000 YTL

- Dördüncü Yıl Amortismanı 7.000 YTL

- Beşinci Yıl Amortismanı 7.000 YTL

b- Faizlerin (Aktifleştirilen takvim yılından sonraki dönemlere isabet eden) kısmın giderleştirilmesi halinde:

- Maliyet (30.000 YTL+ 2.000 YTL ilk yıl faizi) 32.000 YTL

- İlk Yıl Amortismanı 32.000 YTL x %20=6.400 YTL

- 2.Yıl Gideri 8.400 YTL

İkinci Yıl Amortismanı = 6.400 YTL

İkinci Yıl Gider Yazılacak Faiz = 2.000 YTL

- 3.Yıl Gideri 7.400 YTL

Üçüncü Yıl Amortismanı = 6.400 YTL

Üçüncü Yıl Gider Yazılacak Faiz = 1.000 YTL

- Dördüncü Yıl Amortismanı 6.400 YTL

- Beşinci Yıl Amortismanı 6.400 YTL

Neticede faizlerin tümü maliyete dahil edilirse eşit tutarda 7.000 YTL amortisman gider yazılacaktır. Ancak aracın binek oto olması halinde kıst amortisman hesaplanacağı için aktife dahil edilen aya bağlı olarak ilk yazılacak amortisman gideri azalabilecektir.

Eğer aktifleştirilen yıldan sonraki yıl veya yıllara isabet eden faiz gider yazılırsa ikinci yıl firma 1.400 YTL üçüncü yıl ise 1.000 YTL daha fazla gideri indirebilecek ancak diğer yıllar 600 YTL daha az amortisman hesaplayacaktır.

Mükellefler içinde bulundukları dönemde yatırım indirimi, zarar dahi olsa indirilebilecek giderler gibi indirim kalemlerinin bulunup bulunmamasına göre lehlerine olan gerekli kararı vermeleri sağlıklı olacaktır.

Ancak gider yazılmasına karar verilen faizlerin daha sonraki dönemlerde yöntem değişikliğine gidilerek maliyete dahil edilmesi gibi bir seçeneğin olmadığına dikkat edilmesi gerekmektedir.



V- ÖRNEK ÖDEME PLANI VE BUNA AİT MUHASEBE KAYITLARI

20.811,85 YTL tutarında taşıt kredisi ile yine fatura değeri 20.811,85 YTL değerinde bir taşıt alınmıştır.

TARİH
TAKSİT
ANAPARA
FAİZ
BSMV

02.11.2005
2.544,82
2.195,22
347,86
1,74

02.12.2005
2.547,16
2.222,65
322,90
1,61

02.01.2006
2.548,77
2.250,42
296,87
1,48

02.02.2006
2.550,44
2.278,54
270,55
1,35

02.03.2006
2.551,43
2.307,01
243,20
1,22

02.04.2006
2.552,27
2.335,85
215,34
1,08

02.05.2006
2.553,05
2.365,03
187,08
0,94

02.06.2006
2.554,87
2.394,57
159,50
0,80

02.07.2006
2.558,76
2.462,56
95,72
0,48

TOPLAM
22.961,57
20.811,85
2.139,02
10,70


1- Taşıt Faturasının ve İlk Yıl Faizinin Aktifleştirilmesi

–––––––––––––––––/–––––––––––––––––

254 Taşıtlar
21.485,96


Fatura
20.811,85


Faiz, BSMV
674,11


280 Gelecek Yıllara Ait Giderler
1.475,61


329 Diğer Ticari Borçlar

20.811,85

300 Banka Kredileri

2.149,72

Kredi Faiz ve BSMV



–––––––––––––––––/–––––––––––––––––


2- Kredinin Temini ve Satıcıya Borcun Ödenmesi

–––––––––––––––––/–––––––––––––––––

102 Bankalar
20.811,45


300 Banka Kredileri

20.811,45

Anapara



–––––––––––––––––/–––––––––––––––––




–––––––––––––––––/–––––––––––––––––

329 Diğer Ticari Borçlar
20.811,45


102 Bankalar

20.811,45

–––––––––––––––––/–––––––––––––––––




3- 2005 Yılı Faiz ve Anapara Ödemeleri

- Kasım Ayı İçin

–––––––––––––––––/–––––––––––––––––

102 Banka
2.544,82


300 Banka Kredileri

2.544,82

Anapara

2.195,22

Faiz, BSMV

349,60

–––––––––––––––––/–––––––––––––––––


Aralık 2005 taksiti de benzer şekilde kayda alınacaktır.

4- 2006 Yılı Kredi Faizlerine Ait Dönemsellik Kaydı

–––––––––––––––––/–––––––––––––––––

180 Gelecek Aylara Ait Giderler
1.475,61


280 Gelecek Yıllara Ait Giderler

1.475,61

–––––––––––––––––/–––––––––––––––––


Bu kayıtla, ilk tahakkuk kaydında 280 hesap altında ve ay bazında aktifleştirilen 2006 yılına ait faiz ve masraflar, Tekdüzen Hesap Planı gereği öncelikle 180 Gelecek Aylara Ait Giderler hesabına çekilmektedir.

5- 2006 yılı faiz ve anapara ödemeleri

- 2006 Ocak Ayı İçin

–––––––––––––––––/–––––––––––––––––

102 Banka
2.548,77


300 Banka Kredileri

2.548,77

Anapara

2.250,42

Faiz, BSMV

298,35

–––––––––––––––––/–––––––––––––––––




–––––––––––––––––/–––––––––––––––––

780 Finansman Giderleri
298,35


180 Gelecek Aylara Ait Giderler

298,35

–––––––––––––––––/–––––––––––––––––


Kredinin maliyetine giren faizler yukarıdaki kayıt yöntemi ile kayıtlara en baştan alınmıştır. Bunun haricinde dönem içinde faiz ödemeleri sırasında da maliyete dahil edilebilir, diğer bir söyleyişle her kredi taksiti ödemesi sonrası 102 hesap karşılığında 254 hesap çalıştırılabilir.

Örnek verecek olursak;

–––––––––––––––––/–––––––––––––––––

102 Bankalar



300 Banka Kredileri



Kredi kullanımı (Ana para kaydı)



–––––––––––––––––/–––––––––––––––––




–––––––––––––––––/–––––––––––––––––


254 Taşıtlar (İlk kredi taksitine ait faiz ve masraflar)



300 Banka Kredileri



102 Bankalar



Kredinin 1. taksitinin ödenmesi



–––––––––––––––––/–––––––––––––––––



Aktifleştirme yılının sonuna kadar her taksit ödemesi bu şekilde kayda alınarak sonuç itibariyle ilk yıla isabet eden kredi faizleri ve masrafları yine aktifleştirilmiş olacaktır.

Ancak örnek uygulamadaki yöntem bize göre, hem maliyetlerin baştan tespitini sağlaması, hem dönemler itibariyle ödenecek faizlerin muhasebede gözükmesi (280 hesap), hem de dönem içinde her ödeme esnasında ayrı ayrı kayıt yapılmasının yaratabileceği muhtemel hataları (Örneğin, 254 hesaba alınması gereken bir faizin doğrudan 780 hesaba kaydedilmesi gibi) engelleyeceği için daha sağlıklı bir yöntem olarak kabul edilebilir.



VI- KREDİ GERİ ÖDEMESİ TAMAMLANMADAN SATILAN TAŞITA AİT KREDİ FAİZLERİ

İşletme, aktifleştirme yılından sonraya ait kredi faizlerini gider yazmayı tercih ettiyse, ancak söz konusu taşıt, kredi geri ödemesi tamamlanmadan satılırsa gelecek dönemlerde ödenecek kredi faizleri ne şekilde dikkate alınmalıdır?

Örneğin; yukarıdaki uygulamada ödeme planı aşağıdaki gibiydi.

TARİH
TAKSİT
ANAPARA
FAİZ
BSMV

02.11.2005
2.544,82
2.195,22
347,86
1,74

02.12.2005
2.547,16
2.222,65
322,90
1,61

02.01.2006
2.548,77
2.250,42
296,87
1,48

02.02.2006
2.550,44
2.278,54
270,55
1,35

02.03.2006
2.551,43
2.307,01
243,20
1,22

02.04.2006
2.552,27
2.335,85
215,34
1,08

02.05.2006
2.553,05
2.365,03
187,08
0,94

02.06.2006
2.554,87
2.394,57
159,50
0,80

02.07.2006
2.558,76
2.462,56
95,72
0,48

TOPLAM
22.961,57
20.811,85
2.139,02
10,70


Söz konusu taşıt, Ocak 2006’da satılırsa, 2006 yılı taksitlerine ait 1.475,61 YTL faiz ve masraf nasıl kayıtlara alınacaktır?

Bilindiği gibi vergi mevzuatımız açısından bir harcamanın dönem gideri olarak dikkate alınabilmesi için öncelikli ve en önemli şart, bu giderin işletme faaliyetleri ile ilgili olmasıdır. Diğer bir söyleyişle, işletme bu gideri gelir getirirci faaliyetlerini devam ettirmek için yapmış olmalıdır. Artık söz konusu kredi ile iktisap edilen taşıt işletme aktifinde yer almamaktadır. Dolayısıyla işletme faaliyetlerinde kullanılmayacaktır.

Söz konusu taşıtın satışından kâr elde edilmiş olabileceği gibi zararda elde edilebilir. Bu noktada, kâr elde edildiyse ve bu kâr dönemde gider yazılacak faizleri karşılıyorsa şeklinde bir yaklaşım vergi mevzuatı açısından sorunu giderici teknik bir yaklaşım olmayacaktır. Özellikle bu yaklaşımın aksi görüşü, eğer taşıt satışından zarar elde edilirse söz konusu faiz giderleri kabul edilmeyecek mi olacaktır.

Söz konusu kredi, taşıtın iktisabı için, yani taşıtı satan işletmeye borcun (taşıtın fatura maliyetinin) ödenebilmesi için alınmıştı. Yani işletme kredisi değil, taşıt kredisiydi. Söz konusu taşıt, işletme aktifine kaydedildiği ve işletme faaliyetlerinde kullanılacağı içinde GVK’nın 40/5. maddesine göre kredi faizleri ve diğer masraflar gider ve maliyet olarak dikkate alınabiliyordu.

GVK’nın 40/5. maddesine göre kiralama yolu ile kullanılan veya işletmeye dahil olan ve işle ilgili olarak kullanılan taşıtların giderleri dönem kazancında indirim olarak dikkate alınabilir.

Bu noktada satış sonrası artık işletmeye dahil (aktifinde yer alan) ve işte kullanılan bir taşıt bulunmamaktadır.

Maliye Bakanlığı’nın 20.04.2000 tarih ve 50/5013-68/18623 sayılı Özelgesi’ne göre; “…şirketin faaliyetleriyle ilgili satın alınan otomobilin işletmenin aktifinde kayıtlı bulunması ve işte kullanılması durumunda, taşıtın satın alınması sırasında kullanılan krediye ilişkin faizlerin safi kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesi mümkün bulunmaktadır.” [4]

“İşletmenin aktifinde kayıtlı olmayan araçlara ait masraflar, safi kazancın tespitinde gider olarak kabul edilemez.”[5]

Konumuz açısından durumu ele alacak olursak, söz konusu kredi taksitlerinde yer alan faiz ve masraflar gider yazılacak olursa, işletmeye dahil olmayan ve işte kullanılmayan bir taşıt için gider yazılmış olacaktır. Bu durum ise lafzi olarak GVK’nın 40/5. maddesine aykırıdır.

Fiiliyatta, normal şartlar altında hiçbir işletme birkaç ay sonra satmak üzere banka kredisi kullanarak taşıt almayacaktır varsayımı geçerlidir. Böyle bir durum oluşması halinde bizce öncelikle söz konusu satışın niçin ve kime yapıldığı incelenmelidir.

Özellikle, söz konusu taşıt işletme ile ilişkili diğer bir firma veya şahsa ve özellikle düşük bedelle satıldıysa bu durumda konuya sadece GVK’nın 40/5. maddesi açısından değil, KVK madde 17 Örtülü Kazanç müessesesi açısından da yaklaşmak gerekecektir kanaatindeyiz. Eğer bu durum çok net bir şekilde tespit edilirse, cari döneme ait faiz giderleri kesinlikle kanunen kabul edilmeyen gider olarak değerlendirilmeli ve hatta geçmiş hesap dönemi içinde ayrılmış olan amortisman gideri, fiili durumda muvazaalı bir işlem yapıldığı için reddedilmelidir düşüncesindeyiz.

Eğer taşıt satış işleminde muvazaalı bir nokta tespit edilemiyorsa, söz konusu kredi faiz ödemeleri yine de gider olarak kayıtlara alınmamalıdır görüşündeyiz. Bu durumda bizim yaklaşımımız GVK’nın 40/5. maddesinin lafzi olarak yorumlanması yönündedir. Diğer bir söyleyişle, işletme faaliyetlerine hiçbir katkısı olmayan bir iktisadi kıymet için yapılacak gider ticari kazancın tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınmalıdır. Ancak tavsiyemiz, bu gibi bir durumda mukteza talebinde bulunulmasıdır.



VII- SONUÇ

Uygulamada gerçekleştirdiğimiz çeşitli incelemelerde işletmelerin, banka kredisi kullanarak gerçekleştirdikleri taşıt alımlarında muhasebe kayıtlarını hatalı yapabildikleri, özellikle vergi mevzuatı gereği aktifleştirilmesi gereken faiz, kur farkı ve diğer kredi masraflarında hata yaptıkları, diğer bir söyleyişle, kredi ödeme planında gözüken tutarları taşıtın maliyeti ile ilişkilendirip nasıl muhasebeleştirileceği konularında muhtelif hatalar yapıldığı gözlemlenmiştir.

Çalışmamızda, banka kredisi kullanarak iktisap edilen taşıtlarda (bu konuyu sadece taşıtlar ile sınırlamak doğru değildir elbette, banka kredisi kullanılarak edinilen tüm amortismana tabi iktisadi kıymetler demek daha doğru olacaktır) taşıtın faturadaki maliyet bedeli, kredi kullanımı, kredi geri ödemeleri, kredi faizleri arasındaki ilişki ve bu işlemlerin nasıl muhasebeleştirileceği vergi mevzuatımızdaki dayanakları ile ele alınarak uygulamalı olarak açıklanmaya çalışılmıştır.

Konu hakkındaki bir önerimiz de şu olacaktır ki, söz konusu amortismana tabi iktisadi kıymetler amortisman listelerine dahil edilirken, aktifleştirilen faiz tutarlarının ayrıca gösterilmesi faydalı olacaktır. Bilindiği gibi Tekdüzen Hesap Planı gereği gelir tablosu dipnotlarından 3/b, ilgili hesap döneminde sabit varlık maliyetine dahil edilen finansman giderleri ile ilgilidir. Ayrıca enflasyon düzeltmesi uygulamasında da reel olmayan finansman maliyeti hesaplamasında sabit varlık maliyetine dahil edilen finansman giderleri ayrı bir öneme sahiptir.

Ayrıca çalışmamızda kredi geri ödemesi tamamlanmadan satılan bir taşıta ait kredi faiz ödemelerinin ticari kazancın tespitinde GVK’nın 40/5. maddesinin lafzi yorumundan hareketle kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerektiği görüşümüz açıklanmıştır. Ancak böyle bir durumla karşılaşılması halinde yine de önerimiz mukteza talebinde bulunulmasıdır.



--------------------------------------------------------------------------------

* Vergi Bölümü, Kıdemli Denetçi, (Mazars/Denge Denetim YMM A.Ş.)

[1] 27.01.2005 tarih ve 18648 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[2] Mehmet Ali ÖZYER, Vergi Usul Kanunu Uygulaması, Hesap Uzmanları Derneği Yayını, 3. Baskı, 2004, s. 440

[3] 05.05.2004 tarih ve 25453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

[4] Recep BIYIK-Aydın KIRATLI, Giderler ve İndirimler, Yaklaşım Yayıncılık, 2005, 2. Baskı, s. 323

[5] Dn. 4. D.’nin, E. 1997/5196, K. 1998/1411 sayılı; Dn. 3. D’nin, E. 1990/923, K. 1992/118 sayılı; Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu E. 1992/144, K. 1993/30 sayılı Kararları) Hasan YALÇIN, Giderler, Kılavuz Yayınları, 2000, s. 371, 373, 374















II- TAŞIT KREDİLERİNİN AMORTİSMAN YOLUYLA VEYA DOĞRUDAN GİDER KAYDI

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 68. maddesinin 4 numaralı bendinde “Mesleki faaliyette kullanılan tesisat, demirbaş eşya ve envantere dahil taşıtlar için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanların (amortismana tabi iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde aynı Kanunun 328. maddesine göre hesaplanacak zararlar dahil)” gider yazılacağı, 5 numaralı bendinde ise kiralanan veya envantere dahil olan ve işte kullanılan taşıtların giderlerinin serbest meslek kazancının tespitinde indirim konusu yapılacağı belirtilmiştir.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 262. maddesinde, “Maliyet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamını ifa eder.” denilmiş ve 269. maddesinde de; “İktisadi işletmelere dahil bilumum gayrimenkuller ile tesisat, makineler, gemiler ve diğer taşıtların maliyet bedeli ile değerleneceği” belirtilmiştir.

“Amortismana tabi iktisadi kıymetlerin iktisabında kullanılan krediler nedeniyle ödenen faizlerin iktisadi kıymetin maliyet bedeline eklenecek kısmı ile doğrudan gider yazılacak kısmının tespitinde değerleme hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak 163 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; işletme dönemine ait olanların ise ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması mümkün bulunmaktadır. Anılan tebliğe göre mükelleflerin yatırım döneminde ödedikleri faizleri ilgili iktisadi kıymetin maliyet bedeline eklemelerinin zorunlu olduğu, işletme döneminde ödedikleri faizleri ise maliyet bedeline eklemek veya doğrudan gider yazmak hususunda serbest oldukları bildirilmiştir.

Maliyet bedeline eklenmesi zorunlu olan kısmın tespitinde, iktisadi kıymetin iktisap tarihinden hesap dönemi sonuna kadar geçen sürenin dikkate alınması gerekir.

Bu itibarla envantere dahil edilen taşıtın satın alınması için bankalardan alınan taşıt kredisi için ödenen faizlerin, bu iktisadi kıymetlerin iktisap tarihinden ilgili hesap döneminin sonuna kadarlık kısmının maliyete eklenmesi zorunludur. Bu tarihten sonra tahakkuk eden kredi faizlerinin ise maliyete intikal ettirilmesi suretiyle amortismana tabi tutulması veya doğrudan gider olarak da muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi mümkün bulunmaktadır.

Buna göre, envantere dahil olup mesleki faaliyette kullanılan taşıt için Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ayrılan amortismanlar, serbest meslek kazancının tespitinde hasılattan indirilebilecektir.

Öte yandan, söz konusu mükelleflerin otomobillerle ilgili iktisaptan sonraki yıllarda ortaya çıkan kredi faizlerini, ilgili bulundukları yılda doğrudan gider yazma veya amortisman yoluyla itfa etme şeklindeki tercihlerini başlangıçta yapmaları gerekmektedir. Başlangıçta doğrudan gider yazma yolunun seçilmesi halinde, daha sonraki yıllarda bu tür giderlerin sabit kıymetin maliyetine eklenerek amortisman yoluyla itfa edilmesi veya daha önce amortisman yoluyla itfa edilmekte iken sonradan doğrudan gider yazma yoluna gidilmesine kanunen imkan bulunmamaktadır.”



III- SONUÇ

Yukarıda tam metnine yer verilen özelgeden de anlaşılacağı üzere, serbest meslek erbabı tarafından envantere dahil edilen ve mesleki faaliyette kullanılan taşıtın satın alınması için bankalardan alınan taşıt kredisi için ödenen faizlerin, taşıtın iktisap tarihinden ilgili hesap döneminin sonuna kadarlık kısmının maliyete eklenmesi zorunlu olup, söz konusu taşıt için VUK hükümlerine göre ayrılan amortismanlar, kazancın tespitinde hasılattan indirilebilecektir.

Bu tarihten sonra tahakkuk eden kredi faizlerinin ise maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması veya doğrudan gider olarak hasılattan indirilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak, iktisaptan sonraki yıllarda ortaya çıkan kredi faizlerinin, ilgili bulundukları yılda doğrudan gider yazma veya amortisman yoluyla itfa etme şeklindeki tercihin başlangıçta yapılması gerekmektedir. Başlangıçta doğrudan gider yazma yolunun seçilmesi halinde, daha sonraki yıllarda bu tür giderlerin sabit kıymetin maliyetine eklenerek amortisman yoluyla itfa edilmesi veya daha önce amortisman yoluyla itfa edilmekte iken sonradan doğrudan gider yazma yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır.




--------------------------------------------------------------------------------

* Dr., Marmara Ünv., İİBF, Öğretim Üyesi

(1) A. Bumin DOĞRUSÖZ, “Serbest Meslek Erbabının Taşıt İçin Ödediği Kredi Faizi”, Dünya Gazetesi, 17.07.2006, s. 18

(2) 29.07.1998 tarih ve 23417 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(3) İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 06.06.2006 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-68/12703 sayılı Özelgesi.

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
(Bu Mesaj 15-10-2007 02:23 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : hust59®.)
15-10-2007 01:49 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,386
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #3
RE: Kredi iel satın alınan taşıt aracı
0213
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri
Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği

Maliye Bakanlığından
27.01.1985
18648
Sıra No 163

Bakanlığımıza yapılan çeşitli müracaatlardan; yatırımların finansmanında kullanılan kredilere ilişkin faiz giderleri ile yurt dışından döviz kredisiyle sabit kıymet ithal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının, sabit kıymetin maliyet bedeline mi intikal ettirileceği yoksa doğrudan ilgili yılın giderleri arasında mı gösterileceği hususlarında tereddütler bulunduğu anlaşılmış ve bu konularda aşağıdaki açıklamaların yapılması uygun görülmüştür.


Yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; işletme dönemine ait olanların ise, ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması,

Döviz kredisi kullanılarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından, sabit kıymetin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların, kıymetin maliyetine eklenmesi zorunlu bulunmakta; aynı kıymetlerle ilgili söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman konusu yapılması,
mümkün bulunmaktadır.

Bu tebliğle, 104 ve 121 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleri uygulamadan kaldırılmıştır.

Tebliğ olunur.

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
15-10-2007 02:05 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,386
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #4
RE: Kredi iel satın alınan taşıt aracı
ARABA KREDİSİ ÎLE ALINAN TAŞITLARIN KREDİ FAİZİNİN MALİYETE DAHİL EDİLİP EDİLMEYECEĞİ



TAYFUN BEŞE *



A. GENEL AÇIKLAMA

Özellikle son yıllarda, bankaların uygun şartlarla verdiği "Araba kredisi" ile taşıt alınması giderek yaygınlaşmıştır. Gelir ya da Kurumlar Vergisi yönünden mükellef olan kişiler ya da şirketler, banka kredisi ile aldıkları otomobil, kam­yon, kamyonet, minübüs vb. araçları, işletmenin aktifine kaydetmekte ve bu araçları, banka kredisi ile uzun vadeli bir ödeme şeklinde aldıklarından, her ay düzenli olarak, ilgili bankaya ödemelerini yapmaktadırlar. Araba kredisi ile alınan taşıtlar için, arabanın fatura bedelinin yanısıra ayrıca araba kredisinin faizi de 12,18 ya da 24 aylık süre içinde ödenmektedir. Bu tak­sit süresi içinde ödenen vade farkı ya da kredi faizinin, arabanın maliyetine dahil edilip edilmeyeceği ya da belli bir kısmının maliyete dahil edilip, kalan kısmı­nın mı gider yazılacağı, uygulamada önemli bir sorun olarak göze çarpmaktadır. Geniş bir mükellef kesimini ilgilendiren ve farklı uygulamalara da konu olabi­len bu durum, aşağıda konuya ilişkin Maliye Bakanlığı Özelgesine (Muktezasına) da yer verilmek suretiyle açıklanmaya çalışılmıştır.



B. MALİYET BEDELi

Maliyet bedeli, ticari işletmelerin satın aldıkları malların ya da demirbaşların, stoka ya da aktife dahil olduğu ana kadarki malolma bedelidir. Alış maliyetine dahil olan unsurlar; faturada yazılı olan bedel, alış giderleri (taşıma, sigorta) ödenen vergiler (taşıt alını vergisi, gümrük vergisi vs.) dir. (1) Motorlu araçlara ilişkin Katma Değer Vergisi (binek otomobiller hariç) üç yıl içinde ve üç eşit miktarda indirim konusu yapılır. (2)

Binek otomobillere ilişkin KDV ise, indirim konusu yapılamaz, KDV'nin duru­muna göre maliyet veya gider hesaplarına kaydedilir.



C. ARABA KREDİSİ İLE ALINAN TAŞITLARIN KREDİ FAİZLERİ
Araba kredisi ile alınan taşıtların iktisabı için bankaya ödenen bir faizin bulun­
ması halinde, arabanın aktife girdiği tarihe kadar tahakkuk eden ve ödenen kredi faizlerinin maliyete eklenmesi zorun­ludur. Burada, kredi faizinin tahakkuk etmesi yeterli olmayıp, aynı zamanda ödenmiş olması da gerekmektedir. Ancak, aktifleştirildikten sonra tahak­kuk eden faizlerin maliyete intikal etti­rilmesi suretiyle amortismana tabi tu­tulması mümkün olabileceği gibi doğ­rudan gider yazmak şeklinde muhase­be kayıtlarına intikal ettirilmesi de mümkündür.

Maliye Bakanlığı, arabaya ait kredi faizlerinin ilgili bulundukları yılda doğrudan gider mi yazılacakları ya da amortismana mı tabi tutulacağı husu­sundaki tercihin, başlangıçta yapılma­sı gerektiğini, bu yollardan birini se­çenlerin, daha sonra diğer yola başvuramayacağı görüşündedir. Maliye Bakanlığı'nın konuya ilişkin bir özelgesinin (3) özeti aşağıdaki gi­bidir.

"Olayda; adı geçen mükellefin Garan­ti Bankasından araba kredisi ile araba almayı düşündüğü ve fatura bedeli 34.600.000 lira olan arabanın araba kredislfaizi ile birlikte 52.323.408 li­raya mal olduğu ve onsekiz aylık vade için 21.183.408 lira vade farkı veya kredi faizinin arabanın maliyetine da­hil edilip edilemiyeceği hususunun so­rulduğu, Defterdarhğımzca da, iktisa­di kıymetin maliyetine ilave edilmesi­nin uygun olacağı belirtilerek bu hu­susta Bakanlığımız görüşünün sorul­duğu anlaşılmıştır.

Bilindiği üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nün 262. maddesinde "Mali­yet bedeli, iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara müteferri bilumum giderlerin toplamım ifade eder." denilmiş ve aynıkanunun 269. maddesinde de iktisadi isletmelere dahil bilumum gayrimenkullerin maliyet bedeli ile, tesisat ve makinalarla, gemiler ve diğer taşıtla­rın da gayrimenkuller gibi değerlene­ceği hükme bağlanmıştır. Bu itibarla, adı geçen şirketin alacağı arabanın iktisabı için bankaya öde­yeceği belirtilen faizin, arabanın ak­tife girdiği tarihe kadar tahakkuk eden ve ödenen kredi faizlerinin ma­liyete eklenmesi zorunludur. Ancak aktifleştirildikten sonra tahakkuk eden faizlerin maliyete intikal ettiril­mesi suretiyle amortismana tabi tu­tulması veya doğrudan gider olarak da muhasebe kayıtlarına intikal etti­rilmesi mümkün bulunmaktadır. Ancak, mükellefin arabaya ait kredi faizlerinin ilgili bulundukları yılda doğrudan gider mi yazacakları yoksa amortismana mı tabi tutacakları husu­sundaki tercihlerini başlangıçta yap­maları gerekmektedir. Önce gider yazma yolunun seçilmesi halinde daha sonraki yıllarda bu tür giderlerin sabit kıymetin maliyetine eklenerek amortis­man yoluyla itfa edilmesi veya önce amortisman ayırmaya başlayıp sonra gider yazma yoluna gidilmesine kanu­nen imkan bulunmamaktadır."



D. SONUÇ

Yukarıdaki açıklama ve özelgeden de farkedileceği üzere, araba kredisi ile alınan taşıtların kredi faizlerinin ilgili bulundukları yılda doğrudan gider ya­zılması ya da bir maliyet unsuru ola­rak gözönüne alınması mümkündür. Şu kadar ki, mükelleflerin bu konuda yaptıkları tercihten, izleyen yılda dön­meleri ve farklı bir uygulama izleme­leri mümkün değildir.





* Maliye Bakanlığı, Eski Baş Hesap Uzmanı,

(1) Maliyet bedeli konusunda geniş bilgi ve ayrıntılı açıklama için Bkz. Şükrü KIZILOT, Vergi Usul Kanunu ve Uygulaması, Yaklaşım Yayınları, Ankara, 1994, s. 2215.

(2) Bu konuda geniş bilgi ve ayrıntılı açıklama için Bkz.Mehmet MAÇ, KDV Uygulaması, Denet Yayıncılık A.Ş., Genişletilmiş ikinci Baskı, istanbul, 1994.

(3) Maliye Bakanlığı'nın 31.8.1990 Tarih ve VUK 2/24453262 Sayılı Özelgesi (Muktezası

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
15-10-2007 02:38 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,386
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #5
RE: Kredi iel satın alınan taşıt aracı
Buyrun bu yazıda da her yılın faizinin o yıl maliyete eklenip amortisman ayrılmasından bahsediyor.
gelde çık işin içinden. ( bende bu görüşü savunmuştum )Aişağıdaki 10.ocak tarihli yevmiye kaydındaki 771.512.893 YTL 1997 yılına ait faizlerin toplamıu.


BANKA KREDİSİ İLE BİNEK OTOSU ALIMI VE MUHASEBESİ

Mustafa TEKE*

İşletmeler son yıllarda bankalardan kredi temin etmek suretiyle binek otosu almakta aldığı kredi tutarı, faiz ve fon payı tutarının tamamını otonun maliyetine alındığı yıl vermekte ve sonuçta vergisel açıdan farklı uygulamalar çıkmaktadır. Bu yazımızda banka kredisiyle oto alımının vergisel yönü ve muhasebesini anlatmaya çalışılacaktır

Binek otosunun alımı esnasında yapılan ödemelerden fatura bedeli nakliye gideri ve KDV’nin maliyet bedeline verilmesi mecburidir. Diğer giderlerin maliyete verilmesi ihtiyaridir. Ancak Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’na göre 2 sayılı liste dışındaki araç alımları için ödenen vergiler gider yazılamaz. Banka kredisiyle alınan binek otolarının taksit ve faizlerinin bir dönemden fazla olması halinde nasıl bir işlem yapılacağı Vergi Usul Kanunu’nun 163 sayılı genel tebliğinde açıklanmıştır.

Vergi Usul Kanunu 163. Sıra No.lu Genel Tebliği’nde “...... yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla ifa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; işletme dönemine ait olanlarını ise ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilme suretiyle amortismana tabi tutulması....” gerektiği belirtilmektedir. Burada Tebliğ mükelleflere seçimlik hak vermiştir. İsteyen mükellefler işletme dönemine ait faizlerin istenirse maliyete,istenirse giderlere verilebileceği belirtilmektedir. İşletmede kullanılmak üzere alınan binek otomobilinin giderlerinin ve amortismanlarının nasıl ve ne şartlarda gider yazılacağı 180 No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde geniş bir şekilde açıklanmıştır.

ÖRNEK

(A) Anonim şirketi bir bankaya müracaat ederek hem işletme faaliyetinde hem de zati ihtiyaçlarında kullanılmak üzere bir binek otomobilini kredili almak istiyor. Bankanın sunduğu çeşitli seçeneklerden işletmenin tercihi aşağıda gösterilen 18 aylık 1.780.000.000 TL’lik anapara, faizle birlikte her ay sabit 194.233.000 TL ödemeli toplam 3.496.194.000 TL’sidir. Otonun amortisman nispeti % 20’dir. Banka ödeme planı aşağıdaki gibidir.



VADE
ANAPARA
FAİZ
FON VERGİ
TOPLAM

10.02.1997
179.305.792
13.447.936
1.479.272
194.233.000

10.03.1997
165.525.851
25.862.298
2.844.851
194.233.000

10.04.1997
152.804.853
37.322.656
4.105.491
194.233.000

10.05.1997
141.061.441
47.902.306
5.269.253
194.233.000

10.06.1997
130.220.593
57.668.836
6.343.571
194.233.000

10.07.1997
120.212.880
66.684.784
7.335.326
194.233.000

10.08.1997
110.974.242
75.007.891
8.250.867
194.233.000

10.09.1997
102.445.672
82.691.287
9.096.041
194.233.000

10.10.1997
94.572.499
89.784.236
9.876.265
194.233.000

10.11.1997
87.304.401
96.332.072
10.569.527
194.233.000

10.12.1997
80.594.873
102.376.692
11.261.435
194.233.000

10.01.1998
74.400.986
107.569.778
11.875.244
194.233.000

10.02.1998
68.683.127
113.107.995
12.441.878
194.233.000

10.03.1998
63.404.677
117.863.355
12.964.968
194.233.000

10.04.1998
58.531.894
122.253.250
13.447.856
194.233.000

10.05.1998
54.033.595
126.305.711
13.893.634
194.233.000

10.06.1998
49.881.007
130.046.841
14.305.152
194.233.000

10.07.1998
46.041.617
133.505.750
14.685.633
194.233.000

TOPLAM
1.780.000.000
1.546.120.736
170.073.264
3.496.194.000


Otomobilin fatura bedeli 1.250.000.000

KDV % 23.287.500.000

Ek vergisi (% 12) 150.000.000

Taşıt alım vergisi 50.000.000

Motorlu taşıtlar vergisi 30.000.000

Çevre kirliliği önlenmesi 12.500.000

(Eğitime katkı payı olan 10.000.000 TL bu örnekte alınmamıştır)

------------------------------------------ 10.01.1997 --------------------------------------------

254 TAŞITLAR 1.750.000.000

254.10 Binek otoları

770 G. YÖN. GİDERLERİ 30.000.000

300 BANKA KREDİLERİ 1.365.023.097

400 BANKA KREDİLERİ 414.976.903

Banka kredisi ile taşıt alımı

------------------------------------------ 10.01.1997 --------------------------------------------

950 K.K.E GİDER 30.000.000

951 K.K.E.G KARŞILIĞI 30.000.000

------------------------------------------------ / ---------------------------------------------------

Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu’nun 14. Maddesine göre sadece 2. Sayılı tarifede yeralan taşıtların vergileri gider kabul edilir.

Bu taşıt 1. Sayılı tarifede yeraldığından vergisi gider kabul edilemez.

------------------------------------------ 10.01.1997 --------------------------------------------

254 TAŞITLAR 771.539.903

280 G. YILLARA AİT GİDERLER 944.654.097

381 GİDER TAHAKKUK. 771.539 481 GİDER TAHAKKUKLARI 944.654.097

Tahakkuk ettirilen faizlerin dağılımı

------------------------------------------ 10.02.1997 --------------------------------------------

300 BANKA KREDİLERİ 179.305.192

381 GİDER TAHAKKUKLARI 14.927.208

100 KASA 194.233.000

Mart ayı geri ödemesi

----------------------------------------------- / ------------------------------------------------------

Banka ödeme planına göre Nisan - Kasım ayları içinde kayıtlar yapılır

------------------------------------------ 10.02.1997 --------------------------------------------

300 BANKA KREDİLERİ 80.594.873

381 GİDER TAHAKKUKLARI 113.638.127

100 KASA 194.233.000

Aralık ayı geri ödemesi

------------------------------------------ 31.12.1997 --------------------------------------------

770 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ 504.387.980

257 BİRİKMİŞ AMORTİSMAN 504.387.980

------------------------------------------ 31.12.1997 --------------------------------------------

950 K.K.E. GİDERLERİ 252.153.990

951 K.K.E. GİDER KARŞILIĞI 252.153.990

Oto amortismanın ½ K.K.E. Gider olması

----------------------------------------------- / ------------------------------------------------------

------------------------------------------ 31.12.1997 --------------------------------------------

180 GELECEK AYLARA AİT GİDER 944.654.097

280 G. YILLARA AİT GİDER 944.654.097

Gelecek yıllara ait giderin gelecek aylara aktarımı

------------------------------------------ 01.01.1998 --------------------------------------------

254 TAŞITLAR 944.654.097

180 G. AYLARA AİT GİDERLER 944.654.097

1998 yılına ait faiz giderlerinin oto maliyetine verilmesi

----------------------------------------------- / ------------------------------------------------------

faizler maliyete verilmeyip, gider yazılsaydı;

------------------------------------------ 01.01.1998 --------------------------------------------

300 BANKA KREDİLERİ 74.400.986

381 GİDER TAHAKKUKLARI 119.832.014

100 KASA 194.233.000

Ocak 1998 geri ödemesi

------------------------------------------ 30.04.1998 --------------------------------------------

951 K.K.E. GİDER KAR. 282.153.990

950 K.K.E. GİDERLER 282.153.990

Nisan ayında beyannamenin verilmesi ile K.K.Edilmeyen giderlerin vergi matrahına eklenmesi

----------------------------------------------- / ------------------------------------------------------

Şubat - Haziran aylarında banka ödeme planına göre kayıt yapılacaktır.

------------------------------------------ 10.07.1998 --------------------------------------------

300 BANKA GİDERLERİ 46.04.617

381 GİD. TAHAKKUKLARI 148.191.383

100 KASA 194.233.000

Temmuz ayı geri ödemesi

----------------------------------------------- / ------------------------------------------------------

Uygulamada otonun alımında kullanılan kredinin 18 ay sonraki değeri, ana para + faiz + fon vergiler toplamı olan 3.496.194.000 TL’nin ilk yıl taşıtın maliyetine verildiği ve bununda amortismana tabi tutulduğu görülmektedir. Böyle bir uygulama kanımca yanlıştır. Birincisi ödenmemiş faizlerde amortisman yoluyla gider yazılıyor. İkincisi otonun alım faturasında otonun değeri 1.780.000.000 TL olarak görülmektedir.



--------------------------------------------------------------------------------

* Kırşehir Meslek Yüksekokulu Öğr. Gör. YMM

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
15-10-2007 02:48 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum'a Git: