Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

Maliye önemli noktalar ve konular
Konuyu Açan Kişi: aycan
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 4495

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Maliye önemli noktalar ve konular
Yazar Mesaj
aycan
Moderators
*****
Mesajlar: 1,240
Tarih: Nov 2007
Üye no: 618
Nerden: İSTANBUL
Rep Puanı: 9
Mesaj: #1
Maliye önemli noktalar ve konular
» Liberalizmin öncüleri Fizyokratlardır.

» Transfer harcamalarının unsurları: Faiz ödemeleri, Fon ödemeleri, Kamulaştırma, Borç ödemeleri

» Belediye sınırlarıdışına taşan hizmetlerin yerine getirilmesi amacıyla kurulan idarelere il özel idareleri denir.

» İki ekonomik birimin üretim veya tüketim faaliyetinden, üçüncü kişilerin fiyat mekanizması dışında fayda veya zarar görmesine Dışsallık denir.

» Devletin ekonomik istikrar görevi kapsamına girenler: Tam istihdamısağlama, Ekonomik büyümeyi sağlama, gelir dağılımınısağlama, cari işlemler dengesini sağlama

» Devletin dışsallıklara müdahale yöntemleri: Sübvansiyon, vergileme, miktar kısıtlaması, mülkiyet haklarınıdüzenleme

» Temsili demokrasinin özellikleri: Bireylerin fayda maksimizasyonu için, siyasi partilerin ise oy maksimizasyonu için çalışmaları Siyasi partilerin temel güdülerinin, iktidara gelebilmek için veya iktidarda iken tekrar seçilebilmek olması Siyasi partilerin ve seçilmiştemsilcilerin ideal toplum amaçlarına göre değil, kendi amaçlarına göre davranmaları Seçmenlerin belli bir dönemde kendilerine en yüksek faydayısağlayacak olan partiye oy vermeleri

» Dar anlamda kamu harcamasıkavramının kapsamına girenler: Merkezi devlet örgütünün harcamaları, yerel yönetimlerin harcamaları

» Genişanlamda kamu harcamasıkavramının kapsamına girenler Merkezi devlet örgütünün harcamaları, Yerel yönetimlerin harcamaları, Sosyal güvenlik kuruluşunun harcamaları, Kamu iktisadi kuruluşlarının harcamaları

» Vergi harcamasıolanlar: Vergi istisnası, vergi muafiyeti, yatırım indirimi, vergi indirimi

» Kamu harcamalarında bir artışa neden olanlar: Devlet sınırlarının genişlemesi, Savunma harcamalarının artması, devletin yeni teknolojiler satın alması, Ülke nüfusunun artması

» Kaynakların tam kullanılmaması, fiyatların marjinal sosyal değerleri yansıtmaması, fiyatların devlet tarafından belirlenmesi, dışsallıkların ortaya çıkması durumlarında gölge fiyatlar kullanılır.

» Gelişmekte olan ülkelerde, fayda-maliyet analizinin kamu yatırım kararlarına ilişkin sorunların tümünü çözememesinin nedenleri: Analizin yapısal güçlükleri, veri eksikliği,ekonomik ve toplumsal yapısının istikrarsızlığı, kamu yatırımlarıkonusunda son kararın siyasilere ait olması

» Tek bir malın arz ve talebini kullanarak, denge üretim ve denge fiyat düzeyini belirlemek amacıyla kullanılan analiz türü kısmi denge analizidir.

» Ülkelerin ekonomik kalkınma süreçlerini kamu harcamalarıile ilişkilendirmeye çalışan kalkınma modellerinin öncüsü Musgrave 'dir.

» Wagner'e göre kamusal faaliyetlerin artışnedenleri: İç ve dışgüvenlik hizmetlerinin artması, ilerleyen teknoloji nedeniyle devlet faaliyetlerinin maliyetinin artması, devletin piyasaya girerek doğrudan doğruya mal ve hizmet üretmesi, devletin topluma daha nitelikli hizmet sunmak istemesi

» Kamu harcamalarındaki artışıkısa dönemdeki dalgalanma ve değişikliklerle açıklamaya çalışan yaklaşım Peacock ve Wiseman tarafından yapılmış Sıçrama tezi yaklaşımıdır.

» Genel hizmetleri yürüten kuruluşlar: TBMM, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri bakanlığı » Türkiye'de program bütçe hizmetleri 1973 yılında uygulamaya konulmuştur.

» Döner sermayelerin özellikleri: Genel mali yönetimin dışında tutulmaları, Kendilerine ait bir yönetim şekline sahip olmaları, Ürettikleri mal ve hizmetleri kar amacıyla satmaları,
Genel bütçeye belli oranda pay aktarmaları

» Oylama, bireylerin tercihlerini siyasi karar alma mekanizmasına aktarma yoludur.

»Mali rant ve mali sömürü , iktidar kuralı(ödeme gücüne göre) uygulamasının bir sonucudur.

» Çoğunluk oylama modelinde, kamu mallarının üretim düzeyini belirleyici durumunda olan kitle Medyan seçmendir.

» Kendisine verilen görevleri soru sormadan ve kurallara uygun biçimde yerine getiren bürokrata (Max Weber'in tanımladığı) Rasyonel bürokrat denir.

»Mal ve hizmet üretmek amacıyla kamu kaynaklarını kullanak suretiyle işletmecilik faaliyeti yapan devlet kuruluşlarına kamu iktisadi teşebbüsleri denir.

» Bir sulama projesinin doğrudan maddi faydasıtarım üretiminde ortaya çıkan artıştır.

» Benzer zevk ve tercihlere sahip bireylerin oluşturduğu gruplara Çıkar gruplarıdenir.

» Seçmen sayısının ve karar verilecek konuların çok olduğu durumlarda temsili demokrasiye başvurulur.

» Kamu harcamalarının gerçek artışnedenleri: Savunma harcamalarındaki artış, Teknolojik gelişmeler, devlet anlayışındaki değişmeler, nüfus artışı

» Yarıkamusal bir malın kullanımıiçin daha fazla bireye izin verilmesi nedeniyle, o malıdaha önce kullanan bireylerin elde ettikleri faydanın azalmasına sıkışıklık maliyeti denir.

» Temel düşünce sistemini toplumların zenginliği üzerine kuran Merkantalist akıma göre: Toplumların zenginliği, sahip olduklarıaltın ve gümüşler ile ölçülmelidir. Devlet, gerektiğinde ekonomiye müdahale etmeli ve bazıönlemler almalıdır. Toplumların zenginleşmesi için mutlaka dışticaret yapılmalıdır. Milli ekonomilerin gelişimi için borçlanmaya başvurulmamalıdır.

» Devlet düzeninin sürdürülmesini, korunmasınıve devletin yönetimini sağlayan hizmetlere genel hizmetler denir.

» Baskıgrupları: İşçi sendikaları, işveren sendikaları, basın organları, çevreci gruplar

» Dışsallık türleri: Üreticiden üreticiye, üreticiden tüketiciye, tüketiciden tüketiciye, tüketiciden üreticiye yayılan dışsallık

» Atama ile görev almışolan devlet idare örgütünün tümüne bürokrasi denir.

» Kısa dönemde doğrudan üretimi arttırıcıetkisi olmayabilen ve faydasıbir dönemle sınırlı sayılabilecek harcamalara cari harcamalar denir.

» İdari-fonksiyonel ayrıma göre, Türkiye'de konsolide bütçe harcamalarıiçinde en büyük paya sahip harcama kalemi genel hizmetlerdir.(%28,1)

» Devletin piyasa ekonomisine totaliter olmayan düzenleyici müdahalelerde bulunduğu ekonomik sisteme Karma ekonomik sistem denir.

» Televizyon, buzdolabıgibi malların üretimini tüketicilerin talebi belirler.

» Özel ekonomide kaynak ve gelir dağılımınıfiyat öğesi düzenler.

» Bütçe sürecini başlatan "bütçe çağrısı" Maliye Bakanlığıtarafından hazırlanır.

» Bütçenin işlevleri: Hukuki, Mali, Ekonomik, Siyasi

» Toplumun üretim imkanlarıeğrisinin orijine göre içbükey olması, özel ve kamusal malların üretiminde kıt kaynaklar ile ilgili olarak aynıetkinlikte ikame edilemeyeceğini gösterir.

» Ekonominin durgunluk dönemlerinde gerçek harcamaların ortaya çıkan ilk etkisi az gelirlilerin gelirinin artmasıdır.

» Kamu harcamalarının artışının üst sınırımilli gelirdir.

» İktisadi faaliyet sonucu artma imkanıolan üretim faktörü sermaye stokudur.

» Belirli bir dönem için harcamaların yapılmasına ve gelirlerin toplanmasına izin veren hukuki belgeye bütçe denir.

» Türkiye'de kamu gelir ve giderlerinin yer bakımından denkleştirilmesi işlemini T.C.Merkez Bankasının bulunmadığıyörelerde T.C.Ziraat Bankasıyerine getirir.

» Herhangi bir vergi gelirinin belirli bir harcamaya tahsis edilememesine Ademi tahsis yöntemi (gelirlerin genelliği ilkesi) denir.

» Arz ve talep fonksiyonlarıiçinde fiyatlandırılabilecek dışsallıklara piyasa dışsallığı denir.

» Piyasada yer almayan birçok kamu projesi çıktısının, parasal olarak değerlendirilmesi gerektiğinde marjinal maliyet kullanılır.

» T.C.Emekli Sandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu, Ziraat Odalarıve Bağkurun topladığıgelirler parafiscal (vergi benzeri yani hemen hemen vergicilik) gelirler içinde yer alır.

» Adam Smith'in vergileme ilkeleri: Adalet ilkesi, Kesinlik ilkesi, Uygunluk ilkesi, İktisadilik ilkesi » Kendi adına ve hesabına ödediği vergiyi yansıma yoluyla başkalarına devreden kişiye aracımükellef denir.

»Mali nitelikte rasyonel bir vergilemeyi gerçekleştirmenin şartları: Verginin yükünün adil dağıtılması Vergilerin tarh ve tahsil giderlerinin minimum olması Verginin tarafsız olması Verginin piyasada etkinliği bozmaması Verginin yatırım ve tasarruf kararlarınıolumsuz yönde etkilememesi.

» Vergiyi harçtan ayıran temel özellikkarşılıksız olmasıdır.

»Montesquieu'nun "Vergi herkesin malının tamamının korunmasıiçin verdiği bir hissedir." görüşü vergiyi sigorta primi olarak kabul eden görüştür.

» Vergilerle karşılanan kamu harcamalarının milli gelirin %25'ini aşamayacağınıileri süren iktisatçı Colin Clark'tır.

» Kamu harcamalarının genel hizmetler, ekonomik hizmetler ve sosyal hizmetler olarak sınıflandırılması işlevsel sınıflandırmayıoluşturmaktadır

Gelecek faaliyet dönemi için, işletmenin amaçlarına, hedeflerine ve işletme politikalarına uygun olarak işletme yönetimi tarafından hazırlanan gelecek dönem faaliyetlerini ve sonuçlarını parasal ve sayısal olarak ifade eden raporlara BÜTÇE denir

Bütçenin İlkeleri:
- Genellik ilkesi: Bütün gelir ve harcamaların bütçede ayrı ayrı gösterilmesini ifade eder. Hiçbir gelir ve harcama birbirinin arkasında gizlenemez.
- Birlik ilkesi: Kamu sektörünün bütün gelir ve harcamalarını içeren tek bir bütçe hazırlanması anlamına gelir..
- Doğruluk ilkesi: Bütçenin gelir ve harcama tahminleri, mümkün olduğu kadar gerçeklere uygun sonuçlar verebilmelidir.
- Açıklık ilkesi: Bütçede gelir ve harcamalarla ilgili yer alan bilgilerin mümkün olduğu kadar açık olması, sadece uzmanların değil ilgi duyan vatandaşların da anlayabileceği şekilde hazırlanması gerekir Ayrıca herkesin incelemesine açık olmalıdır.
-Giderlerin gelirlerden önceliği ilkesi: Bütçede önce giderler tahmin edilir. Gider rakamları belirlendikten sonra gelirler tahmin edilir.
- Önceden izin ilkesi: Bütçe, hükümet tarafından hazırlanır. Halkın temsilcilerinden oluşan parlamento tarafından onaylanır. Parlamentonun (yasama organının) izni olmadan hükümet, bütçeyi uygulayamaz. Yani ne gelir toplayabilir ne de harcama yapabilir. Bu ilke yasama organının kamu gelir ve giderleri üzerinde söz sahibi olduğunu ifade eder.
- Tahsis ilkesi: Bütçede her yıl yapılacak harcamalar için ödenek ayrılması ilkesidir. Nitelik itibariyle tahsiste alanlar açısından ödenekler saptanır. Miktar itibariyle tahsiste her alana yapılacak ödenek ayrımı hizmet alanı itibarı ile miktar olarak belirlenir. Zaman itibariyle tahsiste ise ödenek ayrımı çok mali yıl için yapılır.
- Anlaşılabilirlik ilkesi: Bütçede yer alan gelir ve giderlerin herkesin kolayca anlayabileceği şekilde açık ve sade olarak düzenlenmesini ifade eder. Bu ilkeye uyulması, aynı zamanda bütçenin uygulanmasını da kolaylaştırır. Bütçe gelir ve giderleriyle ilgili rakamların kolayca anlaşılmasını sağlar.
-Tasarruf ilkesi: En az harcama ile en fazla hizmetin sağlanmasını savunur. Gereksiz harcamaların önlenerek, verimliliğin sağlanmaya çalışılarak, kamu gelirlerinin zorunluluk dereceleri dikkate alınarak kamu giderlerinde kullanılmasını açıklar.
- Denklik ilkesi: Klasik maliyecilerin ve ona uygun klasik maliye görüşünün savunduğu bir ilkedir. Bütçede gelir ve giderlerin birbirine denk olması gerektiği savunulur.
- Yıllık olma (zaman) ilkesi: Söz konusu ilke, bütçenin uygulanması için verilen iznin bir süre ile sınırlandırılmasını ifade eder. Bu süre bir yıl olarak kabul edilir.
İl Özel İdare Bütçesi
İl Özel İdarelerinin bütçe hazırlamasında temel ilke, harcamaların gelir kaynaklarına göre belirlenmesidir. Halbuki, bilindiği gibi, kamu maliyesinde kamu hizmetlerine ve dolayısıyla kamu harcamalarına öncelik verme, sonra da yapılan bu harcamaların karşılığını bulma(kamusal finansman) ilkesi geçerlidir
Vali tarafından hazırlatılan İl Özel idare bütçesi, İl Genel Meclisi üyeleri arasından seçilen 4 üye ile validen oluşan İl Daimi Encümenine sunulur. Bütçe, encümenin incelemesinden sonra, ilçeler adına tek dereceli seçimle 5 yıl için seçilen il Genel Meclisi tarafından geçen yıl kesin hesabıyla birlikte bölüm bölüm incelenerek onaylanır. Daha sonra vali tarafından bu bütçe İçişleri Bakanlığına gönderilir. İçişleri Bakanlığında incelenen bütçe Bakanlar Kurulu Kararı ve Cumhurbaşkanının onayıyla yürürlüğe girer. Katma bütçeler bir kanun olduğu halde İl Özel İdare bütçesi bir kararname niteliğindedir
Belediye Bütçesi
Belediye bütçesi, belediyenin bir takvim yılına ait gelir ve harcamalarını gösteren ve bu süre içinde belediye gelirlerinin toplanmasına, hizmetlerin ve harcamaların yapılmasına izin veren bir belediye meclisi kararıdır.
Bütçenin hazırlanmasından belediye başkanı soruludur. Bütçe önce, belediye başkanının başkanlığında, belediye hizmet birimlerinin başkanlarından ve bunların yarısını geçmemek üzere belediye meclisinden seçilen üyelerden oluşan belediye encümenince incelenir. Daha sonra belediye meclisinde görüşülüp onaylanır. Belediye bütçesinin kesinlik kazanabilmesi için valinin onayı gerekmektedir. Vali söz konusu bütçeyi bir hafta içinde inceleyip onaylamak zorundadır Vali bütçeyi onaylamadan geri gönderemez. Bütçede vali tarafından yapılan değişiklikler için belediye Danıştay'a başvurabilir. Belediye bütçelerinin İçişleri Bakanlığınca incelenmesine ve onaylanmasına gerek yoktur.
Köy Bütçesi
Köy bütçesi, doğrudan doğruya köylü seçmenler tarafından seçilen Muhtar ve İhtiyar Meclisi tarafından hazırlanır ve vesayet makamı olan Kaymakam ya da Valice onaylanarak kesinleşir. Köy bütçesinin gelirleri "imece", "salma" ve diğer gelirlerden ibarettir.
"İmece", köyün zorunlu işlerini görmek için köylülerin eşit şartlarda gerçekleştirdikleri ortak ve zorunlu bir çalışma yöntemidir.
"Salma", İhtiyar Meclisi kararıyla köyde oturanlarla köyle maddi ilişkisi olanlardan ödeme güçlerine göre ve hane başına alınan maktu bir vergidir.
"Diğer gelirler", cezalar, harç, ücretler, satılan.işletilen ve kiraya verilen arazi gelirleri ve bağışlar gibi gelirlerden meydana gelmektedir.
KİT Bütçeleri
KİT'ler yatırım ve işletme faaliyetlerini kalkınma planı, yıllık program ve bütçeye dayalı olarak yürütürler. KİT işletme açıkları hazinece finanse edilir. Kesinleşen işletme bütçeleri, ilgili bakanlığa ve Yüksek Denetleme Kurulu'na gönderilir.
Döner Sermaye Bütçeleri
Genel ve katma bütçeli idarelere bağlı olarak çalışan, ticari ve sınai nitelikte faaliyette bulunan fon İşletmelerine Döner Sermayeli İşletme denir Devlet bu işletmelerin değişken giderlerini finanse etmek için bir döner sermaye fonu(ödeneği) tahsis eder. Bu ödenek, değişken gider(er(ham madde, işçilik vb.giderler) karşılığında verilir. Tahsis edilen bu ödeneğin işletilmesi sonucunda elde edilen gelirler yeniden aynı iş için kullanılır.
Kamu Gelirlerinin Tanımı: Kamu gelirleri, devletin ve diğer kamu kuruluşlarının, kamu hizmetlerini karşılamak amacıyla kanuna dayanarak çeşitli kaynaklardan elde ettikleri gelirlerdir.
Kamu Gelirlerinin Çeşitleri: Kamu gelirleri vergi, harç, resim, şerefiye, parafiskal gelir, borçlanma, mülk ve teşebbüs geliri ve para cezalarından oluşmaktadır.
Vergi: Kamu gelirleri içerisinde en önemli yeri vergiler almaktadır. Vergi, kamu gelirlerinin çok önemli bir kısmını oluşturmaktadır. verginin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:
- Vergi, vergilendirme yetkisine sahip kuruluşlarca alınır.
- Vergi, kanuna dayanılarak zorla alınır.
- Vergi, karşılıksızdır. Kişiye hizmet olarak döner.
- Vergi, gerçek ve tüzel kişilerden alınır.
- Vergi, para ile ödenir.
Harçlar: Bazı kamu kurum ve kuruluşlarının yaptıkları hukuki işlemden ve sundukları hizmetten dolayı aldıkları paraya harç denir. Harç konusu olan hizmetleri sadece devlet yerine getirmektedir ve bunun karşılığını da yine devlet almaktadır. Harca konu olan hizmetler noter, adliye, tapu hizmetleri vb. hizmetlerdir.
Resim: Devlet kurumlarınca yapılan hizmetler karşılığında alınan paralardır. Avlanma ve ruhsat resmi, trafik resmi, damga resmi, eğlence resmi resimlere birer örnektir
Şerefiye: Devlet veya belediyelerin yaptıkları bayındırlık hizmetlerinden dolayı bu hizmetlerin yapıldığı alanlarda bulunan gayrimenkullerin değerlerinde artış meydana gelir ve bu artış nedeniyle gayrimenkul sahiplerinden belirlenen ölçülerde para alınır. Alınan bu paralar, şerefiye olarak adlandırılır. Şerefiyeler de harçlara benzer. Çünkü şerefiye ödeyen kimseler, ödedikleri paranın karşılığında bir kazanç (gayrimenkullerinin değer artışı) elde etmektedirler. Şerefiyeler, belediye meclislerince belirlenir ve yerel yönetim kuruluşlarının gelirleri içerisinde yer alır.
Parafiskal Gelir: Kamu kuruluşlarının topladığı ve devlet bütçe gelirleri arasında yer almayan zorunlu ödemelerdir. Belirli amaçların gerçekleştirilmesi için kurulan ekonomik, sosyal ve mesleki kuruluşların, bu amaçların finansmanını karşılamak amacıyla devlet tarafından aldıkları yetki ile ilgililerden topladıkları bir gelirdir. Sosyal güvenliğin sağlanması amacıyla Sosyal Sigortalar Kurumunun devlet yetkisi ile kişilerden topladıkları sigorta primleri parafiskal gelirlere en güzel örnektir. Bunun dışında sanayi, ticaret ve ziraat odalarının, baroların kendi mensuplarından aldıkları aidatlar birer parafiskal gelirdir.
Borçlanma: Devletler ister gelişmiş isterse az gelişmiş olsun ekonomik ve sosyal amaçlarını gerçekleştirebilmek için borçlanma yolunu tercih eder. Bu yöntem, geçici bir gelir kaynağı olsa da yine de hemen hemen her ülke tarafından kullanılmaktadır. bazı durumlar devlet borçlanmasını gerektirmektedir:

- Vadesi gelmiş borçlar
- Bütçe açıkları
- Ekonomik krizlerin engellenmesi
- Atıl kaynakların kullanılması
- Olağanüstü harcamalar
- Askerî ve teknolojik gelişmeler
- Büyük yatırım projeleri
Mülk ve Teşebbüs Geliri: Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin sahip oldukları gayrimenkullerden elde ettikleri gelirler mülk gelirleridir.
Para Cezaları: Ceza, kurallara uymayı sağlamak ve kamu düzenini sağlamak amacıyla uygulanan bir yaptırımdır.

• Vergi Usul Kanunu çeşitli tarh usulleri getirmiştir. Bunların başlıcaları; beyana dayanan tarh, ikmalen vergi tarhı, resen vergi tarhı ve verginin idarece tarhıdır.

• Beyana dayanan vergilerde matrah, mükellef tarafından tespit edilir ve beyanname ilgili vergi dairesine verir. Bildirilen bu beyan üzerine vergi dairesi vergiyi tarh eder.

• ikmalen vergi tarhı, vergi tarh edildikten sonra bu vergiye ilişkin olarak meydana çıkan defter ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tutarı tespit olunan matrah ve matrah farkı üzerinden alınacak verginin tarh edilmesidir.

• Resen vergi tarhı, vergi matrahının; defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespit edilememesi hallerinde başvurulan bir tarh çeşididir.

• Verginin idarece tarhı ise, vergilerin idarece, belirli matrahlar üzerinden tarh edilmesidir.
Verginin Tarhı:

mükellefin vergi borcunu ödeyebilmesi için ödeyeceği miktarın hesaplanması veya bulunması işlemidir.verginin tarhı işlemi, vergi kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından ödenecek vergi miktarının hesaplanması ve bu alacağın miktar itibariyle tespit edilmesi muamelesidir. Vergi sistemlerinde yer alan başlıca tarh usulleri şunlardır:

Beyanname Usulü : Beyan veya beyanname usulünde, vergi idaresine verilmekte; idare de bu bilgileri esas alarak vergi borcunu hesaplamaktadır. Beyanın doğruluğu esas olmakla beraber, yanlış beyanda bulunanların tespiti ve cezalandırılması bakımından sıkı bir denetim uygulanmaktadır.

İdarece Takdir Usulü: Vergi iradesi ve her mükellefin vergi borcunun hesaplanmasına ilişkin matrahı ayrı ayrı belirler. Bu yöntem vergicilikte giderek terk edilmekte istisnai uygulanan bir yöntemdir.

Karine veya Dış Belirtiler Usulü: vergi borcunun hesaplanması vergi konusunun bazı dış belirtilerine dayanılarak yapılı bu yöntem günümüzde kullanılmamaktadır. Örneğin, Fransa’ da geçmişte uygulanan “Kapı ve Pencere Vergisi”nde vergi borcu evin kapı ve pencere sayısına göre hesaplanmıştır.

Götürü Usul (Kesim Usulü): Vergilendirmeye esas alacak değer ve miktarın önceden idarece tek tek tespit edilmesi yerine, aynı durumdaki tüm konu ve vergi mükellefleri için genel olarak belirlenmesidir.

Kaynakta Vergileme (Stopaj Usulü): Vergi, vergi idaresince değil vergiyi doğuran olayın meydana geldiğinde vergi sorumlularınca hesaplanıp kaynağından kesilerek tahsil edilmesidir. Bu usul belirli gelir gruplarına, yani ücret ve maaşlara, rantlara, bina ve arazi kiralarına ve menkul sermaye iratlarına uygulanabilir.

Verginin Tebliği:

Mükellefin vergi borcunu ödeyebilmesi için, vergi dairesinin tarh ettiği vergiyi bildirmesidir. Tarh, vergilendirmeyi ilgilendiren ve hüküm ifade eden hususlarda yetkili makamlar tarafından mükellef veya sorumlusuna yazı ile bildirilmesidir.Mükellefin ödemesi gereken bilgisi dışında tarh edilen vergi borcunun mükellefin bilgisine sunulmasına “verginin tebliği” denilmektedir.

Verginin Tahakkuku:

Tarh ve tebliğ edilen verginin ödenmesi gereken safhaya gelmesidir. Kısaca vergi borcunun kesinleşmesidir. Tahakkuk, tahsilden önce gelen ve vergi alacaklısı olan kamu birimlerinin bu alacağını hakedişe bağlayan bir işlem veya aşamadır. Tahakkuk, verginin tahsile hazır hale gelmesi, yani kesinleşmesi demek değildir. Verginin kesinleşmesi için, tahakkuk aşamasında mükelleflerin bu verhi borcuna itiraz etmemeleri, vergiyi kabul etmeleri lazımdır.
Verginin Tahsili:

Kanuna uygun surette vergi borcunun ödenmesidir. Tahsil ile mükellefin vergi borcu sona ermekte; vergi alacaklısı ile vergi borçlusu arasındaki ilişki söz konusu borç itibariyle bitirilmektedir. Vergi tahsiline ilişkin başlıca usuller şunlardır;

İltizam Usulü: Genellikle aynı ekonominin hakim olduğu dönemlerde devlet vergiyi tahsil görevini bir bedel karşılığında “mültezim”lere vererek, mültezimlere vergi tahsil ettirilmiştir. Mültezimlere vergi hakkı açık arttırma yöntemiyle verilirdi.

İhale Yöntemi: Bu yöntemde de verginin tahsil görevi devlet nam ve adına yine üçüncü kişilere verilmekte, toplanan vergi tutarı üzerinden bu kişilere bir yüzde verilmektedir. İhale yönteminde verginin tahsil işi en az yüzde almayı öneren kişiye verilmektedir.

Halk Temsilcileri Eliyle Tahsil Usulü: Devletin vergiyi bizzat toplamak için yeterince kurumsallaşamadığı dönemlerde uygulanmıştır. Bu usulde vergi toplama işi kentlerdeki halk temsilcilerine verilmiştir.

Emanet Usulü: Verginin devlet memurları tarafından ve tahsildar tarafından tahsilidir. Bu usulde, mükellefler adına tahsildar gönderilmek suretiyle vergi tahsil edilir. Günümüzde bu yöntemin maliyeti çok yüksek olduğundan terk edilmiştir. Günümüzde bu usulün uygulanması hem çok sayıda memura ihtiyaç göstermekte, hem de işlerin hızla yürütülmesini engellemektedir.

Verginin Mükellef Tarafından Ödenmesi Usulü: Günümüzde verginin tahsili esas itibariyle mükellefin vergi borcunu doğrudan doğruya vergi dairesine veya bankaya ya da posta ile göndermesi yoluyla gerçekleştirilmektedir.
Mali Tevzin: Türk maliye literatüründe, merkezi yönetim ve yerel yönetim arasındaki gelir ve gider bölüşümü, mali tevzin başlığı altında ele alınmıştır. Tevzin, denkleştirme ya da dengeleme anlamına gemektedir.

LİNKEDİN
http://www.linkedin.com/profile/edit?trk...b_pro_top]

Zaman kimseyi beklemez...
18-01-2012 12:53 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: