Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
Konuyu Açan Kişi: Feride
Cevap Sayısı: 10
Görüntülenme Sayısı: 7674

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
Yazar Mesaj
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #1
Exclamation Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
BİTİRME ÇALIŞMASI

HAZIRLAYAN:

MUSTAFA ÖZALP



ÖZET
Bu çalışmada,ilk olarak maliyet hesaplanmasına ait yöntemlerden bahsedilmiştir,daha sonra üretim maliyetine etki eden faktörler incelenmiştir ve son bölümde model işletme üzerinde pamuk ipliğine ait üretim maliyetleri hesaplanmıştır.



GİRİŞ



Birim Maliyetlerin İşletmelerde bilinmesi işletmelere sayısız faydalar sağlamaktadır. En basit açıdan İplik üretimi yapan bir işletmenin tipleri için birim maliyetlerini belirlemesi müşterisiyle olabilecek fiyat karmaşasının önüne geçecektir bunun yanında standart olarak belirlenen maliyetlerin fiili maliyetten sapmaları incelenerek işletmeye ait üretim kayıp noktaları belirlenerek önlemler alınabilir.

Yukarıda maliyetlemenin basit iki örneği verilmiştir.Çalışmanın içeriğinde kapsamlı olarak bu konuya değinilecektir.

Maliyetleme yapılırken gider noktaları belirlenerek bu giderlerin üretimle ilgili olup olmadığı araştırılır, şayet üretime ait bir gider ise üretimle direkt mi yoksa endirekt mi bir ilgisi olduğu araştırılır.Direkt bir gider ise(hammadde,işçilik gibi) birim maliyete doğrudan üretime bölünerek yüklenebilir.Fakat endirekt bir gider ise GİM dağıtma metodlarından biriyle(örneğin iğ saati) maliyetlere yüklenmesi yapılır.



KAYNAK ARAŞTIRMASI

Günümüzde üretim maliyetleri muhasebe kayıtlarının bilgisayar ortamına geçmesi ve 1994 yılından itibaren Tekdüzen hesap planın yürürlüğe girmesiyle takibi kolaylaşmıştır.Tekdüzen hesap planının mevzuatı gereği giderler 7/A seçeneğiyle takip edilmektedir.

Teknolojinin getirdiği bu kolaylığın yanında işletmedeki dolaylı giderlerin tespit edilmesi bunlara ait anahtarların,endekslerin belirlenerek maliyetlere ve tiplere dağıtılmasında halen zorluklar yaşanmaktadır

BÖLÜM 1

1.Muhasebe-İşletme İlişkisinin Açıklanması
1.1.Muhasebe
Ekonomik faaliyetlerde bulunan işletmelerin, finansal(parasal) karakterdeki bütün işlem ve değerlerini kaydetme ve sınıflama ilmidir. Bu çeşit işlem ve değerlerin anlamlı özetlerini hazırlama, analiz etme, yorumlama ve yetkili kişilere sonuçları açıklama sanatıdır.Bu tanım muhasebenin klasik ve modern fonksiyonlarını da kap­samaktadır. İlk zamanlarda, defter tutma şeklinde kabul edilen mu­hasebe, işlem ve olayların kaydedilmesini, sınıflandırılmasını ve so­nuçların raporlar halinde sunulmasını gerçekleştirmiştir. Ancak eko­nomik gelişmeler neticesinde işletme yöneticileri muhasebeden bazı bilgileri analiz etmesini, yorumlamasını ve bunlarla ilgili raporları ken­dilerine sunmasını beklemişlerdir. Böylece zaman içinde muhasebe işlemlerin basit kayıt tekniğinden yöneticilerin karar almasına yardım­cı olan ve işletme faaliyetlerini kontrol eden bir araç haline gelmiştir.

1.2.İşletme
Kişi veya kurumların ihtiyaçlarını karşılamak üzere, üretim faktörlerinin bir araya getirilerek mal ve hizmet üretilmesi, pazarlanması ameliyesidir.

Ekonomik çalışma türüne (işkoluna) göre işletmeler;

Ticaret işletmeleri , ticari mal alır, ticari mal satarlar.
Üretim (sanayi) işletmeleri,hammadde alır, mamul satarlar.
Hizmet işletmeleri,hizmet üretir, hizmet satarlar
olarak sınıflandırılırlar.

İplik üretimi yapmakta olan işletmeler üretim işletmeleri sınıfına girmekte olup, hammaddeyi(pamuğu) alarak çeşitli işlem basamaklarında sonra iplik haline getirmektedirler.




1.3.Muhasebenin Amacı Ve Yararları
Muhasebede amaç ,işletme veya kuruluşun faaliyetlerinin anlaşılması esas olan bilgilerin toparlanması ve ilgililere aktarılmasıdır. Muhasebenin bir çok yararı olmakla birlikte en önde gelenleri şunlardır ;

İşletmenin sahip olduğu kıymetlerin tespitini sağlar.
İşletmede meydana gelen dönem içi faaliyetlerle,dönem sonunda ulaşılan sonuçların anlaşılmasını kolaylaştırır.
İşletme ile iş yapan üçüncü şahısların ekonomik ve sosyal durumlarının bilinmesini sağlar.
Üçüncü şahıslarla işletme arasında meydana gelen hukuki anlaşmazlıklarda delil teşkil eder.
İşletmede çalışan personel ve görevlilerin suistimaline karşı işletme varlığını korur.
İşletme sahibinin vergi karşısındaki durumunu hesap üzerinden kontrol edilip incelenmesini sağlar.
1.4.Muhasebe Bilgileri İle İlgilenen Taraflar
Yöneticiler : İşletme faaliyetlerini sevk ve idare eden kişilerdir.Muhasebe servisinden her an faaliyetlerle ilgili bilgi isteyebilir.
İşletme Sahibi Veya Ortaklar:Teknolojik ve Ekonomik gelişmeler , işletme faaliyetlerinde kişilerin tek başına yeterli olmadığını ortaya koymuştur. Dolayısıyla birkaç kişi emek ve sermayelerini birleştirerek ortak olup şirketleşme yoluna gitmişlerdir. Şirket ortakları Faaliyetleri sonucunda Kar elde etmeyi ve büyümeyi düşünürler. Yönetimin başarısını öğrenmek ve faaliyetlerin karlılığını bilmek için onlarda muhasebe departmanından rapor isteyebilirler.
İşletmede Çalışanlar :İşletmede çalışan personel ve memurlar da o işletmedeki durumu yakından izlerler. Çalışanlar işlerinin sürekliliğini öğrenip geleceğe güvenle bakmak isterler. Onlarda muhasebe bilgilerine başvurabilirler.
İşletmeye Borç Verenler : Kısa ve Uzun vadede borç verecek olanlar ; İşletmenin borç ödeme gücünü ve karlılık durumunu bilmek isterler ve muhasebe raporlarına başvururlar.
Devlet:İşletmelerin faaliyetleri üzerinden elde ettikleri karlar, devleti yakından ilgilendirir. Ödenecek vergilerin doğru hesaplanması devlet için önemlidir. Devlet, kontrol elemanları ve diğer denetleme mekanizmaları ile , işletmelerin gelir ve gider durumlarını incelerken muhasebe raporlarından faydalanırlar.
1.5.Muhasebede İş Akışı
Maliyetlemenin tam olarak anlaşılabilmesi için bilançonun,gelir-gider tablolarının anlaşılabilmesi önemlidir bu açıdan modern muhasebecilik anlamında karar almada ve yönetime yol göstermesi bakımından önem arz etmektedir.

Muhasebe bölümünün, bir muhasebe döneminde yapması gere­ken işlemlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

Muhasebe işlemleri ile ilgili muhasebe belgeleri toplanır, sıra­ya konur ve dosyalanır.
Muhasebe belgeleri muhasebe fişlerine kaydedilir ve onlara bağlanır.
Yevmiye defteri yazılır.
Defteri kebir ve diğer yardımcı defterler işlenir.
Genellikle ay sonlarında mizan düzenlenir. Böylece hesapla­tın aylık kontrolü gerçekleştirilmiş olur.Yardımcı defterlerdeki yardımcı hesapların tutar ve bakiyeleri ile defteri kebirdeki ana hesap tutar ve bakiyeleri arasında mutabakat sağlanır.
Aralık ayı sonunda düzenlenen mizanın adı Genel geçici mi­zan olmaktadır.
31 Aralık tarihinde mevcutların, alacakların ve borçların dö­nem sonu sayım ve değerlemesi olan envanter işlemi yapılır. Böylece hesapların mevcut fiili tutarları tespit edilir.
Defter kayıtları ile fiili neticeler arasındaki farkların sebepleri araştırılarak düzeltme kayıtları yapılır.
Düzeltme kayıtları yapıldıktan sonra yine 31 Aralık tarihli Ge­nel Kesin Mizan düzenlenir.
Gelir ve gider hesaplarının ana sonuç hesabı olan Kâr ve Za­rar Hesabına devrini ifade eden Devir Kayıtları ile bilanço he­saplarının kapanışını ifade eden Kapanış Kayıtları yapılır.
Kâr ve Zarar Cetveli veya Gelir Tablosu ile Bilanço düzenlenir.
Envanter defterine envanter neticeleri ve Bilanço kaydedilir.
Şüphesiz, yukarda belirtilen işler muhasebe bölümünün yapması gereken en az işlemleri ifade etmektedir. Muhasebe bölümü bu işle­rin dışında işletmenin bünyesine uygun olarak kurulmuş muhasebe sisteminin gerektirdiği bütün yardımcı kayıt ve defterleri tutar, gerekli bilgi akışını sağlayacak çeşitli mali raporları düzenler. Hatta, birçok işletmede finansman ve bütçeleme çalışmaları da bu bölüm tarafın­dan yürütülür.

1.6.Temel Muhasebe Eşitliği
Günümüzde uygulanan çift taraflı kayıt sistemi olarak tanımlanan muhasebe kayıt sistemi Temel Muhasebe Eşitliği ile izah edilir. Te­mel muhasebe eşitliği muhasebe kayıt sisteminin esasını ve mantığı­nı oluşturur.

Temel muhasebe eşitliği mali tablolardan "Bilanço"nun yazı ile ifadesi olmaktadır. Daha önce açıklandığı gibi bilançonun aktif ve pasif taraftarlarını oluşturan fon kullanım yerleri ve fon kaynaklarının birbirine eşit olması muhasebe temel eşitliğini meydana getirmiştir. Bilançonun; fon kullanım yerlerini ifade eden aktifinde Mevcutlar ve Alacaklar, fon kaynaklarını gösteren pasifinde Borçlar ve Öz kaynak­lar yer almaktadır. Mevcutlar işletmenin sahip olduğu fiziki yapıya sa­hip değerlerini; alacaklar bir hak şeklinde ortaya çıkan işletmenin üçüncü şahıslardan talep ettiği alacaklarını; borçlar işletmenin üçün­cü şahıslara olan yükümlülüklerini; öz kaynaklar işletmenin esas ser­mayesi ile dağıtılmamış kârlarının ve dönem kârının toplamını, dö­nem zararı varsa bunun düşülmesini ifade eder.

O halde, temel muhasebe eşitliğini;

AKTİF = PASİF eşitliğinden giderek,

MEVCUTLAR+ALACAKLAR=BORÇLAR+ÖZKAYNAKLAR

şeklinde yazabiliriz. Özkaynakların sermaye + kâr veya - zarar'a eşit olması ve kâr ve zararın toplam gelirlerle toplam giderler farkından oluşması sebebiyle temel muhasebe eşitliğini daha açık olarak:

MEVCUTLAR + ALACAKLAR = BORÇLAR + SERMAYE + GELİRLER – GİDERLER

şeklinde ifade edebiliriz.

Temel muhasebe eşitliğinde yer alan mevcutlar, alacaklar, borç­lar, sermaye, gelirler ve giderler gerçekte işletme faaliyetlerinin kaba­ca gruplandırılmasıdır.

Ülkemizde 01.01.1994 tarihinden itibaren Tek düzen hesap planı kabul edilmiştir. Bu plana göre işletmeler, muhasebe sistemlerini tekdüzen hesap planı doğrultusunda kurmak zorundadırlar.Kabul edilen bu hesap planına göre ; bütün ticari işlem değerlerinin kaydedildiği bir hesap adı ve bu hesaba ait birde kodu vardır.

1.7.Mali Tabloların Açıklanması
Bir işletmenin dönem içinde faaliyetleri sonucunda varlık,borç ve sermeye üzerinde değişme yaratan mali nitelikteki bilgiler kaydedilir, sınıflandırılır ve özetlenir. Daha sonra bu bilgiler anlaşılabilir ve kullanılabilir olarak değişik tablolar şeklinde özetlenir. Bu tablolara MALİ TABLOLAR veya MALİ RAPORLAR denir.

1.7.1.Bilanço Ve Gelir Tablosunun Açıklanması
Bilanço :Bir işletmenin belirli bir süre sonunda sahip oldukları varlıklar ile bu varlıkların kaynaklarını gösteren mali tablodur.

Buna ilâveten çalışma döneminin sonunda hazırlanan,

Gelir Tablosu:İşletmenin bir faaliyet dönemi içindeki gelirlerinin ve giderlerinin icmali ile sonucunu kâr veya zarar olarak belirler.

İki finansal tablo arasındaki en belirgin fark zaman bakımındandır. Bilanço bir anlık mali durumu saptar. Gelir Tablosu ise bir zaman dönemindeki faaliyetin ve sonucunun mali ifadesidir.

Bilançonun Açıklanması

İlk olarak bilançonun bir başlığı olmalıdır. Başlıkta,işletmenin tam ve yasal adı,tablonun düzenlendiği günün tarihi ve değerlerin para birimi (TL)bulunmalıdır.

Bilançoya giren hesaplar iki tarafa ayrılmıştır. Sol tarafta "Aktif hesaplar" yani işletmenin varlıkları bulunur. Varlıklar likidite durumuna (yani paraya dönüşüm çabukluğuna) göre sıralanır, şöyle ki:



I- Dönen Varlıklar :Bilançonun düzenlendiği tarihten itibaren normal koşullarda, bir faaliyet döneminde (genellikle bir yıl içinde) nakde çevrilebilir veya tüketilebilir varlıkları kapsar.

A- Hazır Değerler : Kasa, bankadaki hesaplar.

B- Menkul Değerler :Hisse senetleri, tahvil, senet ve bonolar.

C- Kısa Vadeli Ticari Alacaklar :Senetli ve senetsiz alacaklar, depozitolar, teminatlar, şüpheli alacaklar.

D- Stoklar : İlk madde,malzeme,yarı mamuller.







II- Duran Varlıklar:

A-Uzun Vadeli Ticari Alacaklar: Vadesi 1 yıldan fazla olan alacaklardır. Diğer bir ifade ile, gele­cek hesap dönemi içinde tahsil edilmeyecek olan alacaklar uzun va­deli alacaklar olarak kabul edilmektedir.

B- Finansal Duran Varlıklar : Bağlı menkul değerler,iştirakler.

C- Maddi Duran Varlıklar :Arazi ve arsalar yerüstü ve yeraltı düzenleri binalar makineler ve tesisat taşıtlar demirbaşlar.

Birikmiş amortismanlar, Maddi Duran Varlıklar hesaplarının altında bir indirim kalemi olarak yer alır.

D- Yapılmakta Olan Yatırımlar:Yapımı süren varlıklar için yapılmış madde, malzeme, işçilik ve genel giderler.

E- Maddi olmayan Duran Varlıklar :Kuruluş giderleri, haklar, araştırma ve geliştirme giderleri.

Bilançonun sağ tarafında ise "Pasif hesaplar, yani işletmenin yararlandığı mali kaynaklar yer alır.



Kaynaklar geri ödeme önem ve olasılığına göre sıralanır.

I- Kısa Vadeli Borçlar : Kısa vadeli krediler bir yıl veya daha az vadeli kredileri içine almaktadır. Bu krediler ticari bankalardan temin edilebilir.

Kısa vadeli krediler, daha çok işletme sermayesinin finansmanı için kullanılmaktadır. Ancak bu kredilerin faiz yükünün uzun vadeli kredilere oranla ağır olması sebebiyle sabit sermaye yatırımlarının finansmanında devamlı ve normal bir kaynak olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Genel olarak işletme sermayesinin finansmanı için başvurulan kısa vadeli kredi oranının işletme sermayesinin % 50’sini aşmaması, geri kalan kısmın öz kaynak veya uzun vadeli kredilerle karşılanması tavsiye edilmektedir.

A- Finansal Borçlar: Bankalara kısa vadeli borçlar, uzun vadeli finansal borçların anapara taksitleri ve faizleri, tahvillerin anapara taksit ve faizleri, çıkarılmış bonolar ve senetler.

B- Ticari Borçlar : Ticari ilişkiler nedeniyle senetli ve senetsiz borçlar, alınan teminatlar

C- Diğer Kısa Vadeli Borçlar:Ortaklara, iştiraklere borçlar, ödenecek giderler, vergi, resim, harç ve sigorta primleri.

D- Alınan Sipariş Avansları



II- Uzun Vadeli Borçlar: Orta vadeli krediler, vadeleri 1-5 yıl arasında değişen kredileri içine alır. Uzun vadeli krediler ise 5 yıldan daha fazla kredileri kapsamaktadır. Uzun vadeli krediler için tanınan en fazla süre 25 yıl olmaktadır.

Orta ve uzun vadeli krediler kalkınma bankalarından temin edilmektedir. Sabit kıymetlerin finansmanının orta ve uzun vadeli kredilerle sağlanması gerekir. Ancak sabit kıymetlerin tamamının orta ve uzun vadeli kredilerle sağlanması tavsiye edilmez. Kuruluşların piyasanın durgunluk devirlerinde güç durumda kalmamaları için borç ödeme kabiliyetlerini belli bir emniyet marjı ile kullanmaları isabetli olur.

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:22 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #2
RE: Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
A- Finansal Borçlar

B- Ticari Borçlar

Vadesine bir yıldan daha uzun süre kalmış bulunan yabancı kaynaklar.
Banka kredileri, çıkarılmış tahviller.
Bir yıldan uzun vadeli ticari borçlar.
C- Diğer Uzun Vadeli Borçlar:Bir yıldan uzun vadeli diğer borçlar.

D-Alınan Sipariş Avansları:Bir yıldan sonra yapacağı mal ve hizmet teslimlerine ait peşin tahsil edilmiş tutarlar.

E- Borç ve Gider Karşılıkları:Kıdem tazminatı karşılıkları



III- Öz Sermaye: İşletmenin net aktif planının ortaklık tarafından karşılanan kısmı

A- Sermaye: İşletme sermayesinin ekonomik açıdan tanımı, bir defalık üretim devresine katılarak her periyot sonunda piyasaya sürülen, biçim değiştiren, mal-nakil akımını oluşturan sermaye olarak verilebilir. Bu açıdan bir başka tanım, işletmenin faaliyetinde gelir hızına göre sürekli hareket halinde olan sermaye biçimindedir.

B- Sermaye Taahhütleri:Ödenmemiş sermaye tutarı olup indirim kalemidir.

C- Emisyon Primi: Yeni çıkarılan hisse senetlerinin primli satışından tutarlar.

D- Yeniden Değerleme Değer Artışı:ilgili mevzuat uyarınca, duran varlıklardaki ve iştiraklerdeki değer artışı

E- Yedekler: kanun, tüzük ve yetkili organların kararı gereğince işletmede alıkonmuş öz kaynaklar yasal yedekler, olağan üstü ve statü yedekleri

F- Net Dönem Karı: vergiden sonraki ticari kar.



Nazım Hesaplar :İşletmenin faaliyet sonucunu etkilemeyen (kefaletten borç veya alacak, teminattan rehin ve ipotek gibi) hesaplar olarak bilançonun altında gösterilir.

Dipnotlar : Stoklarda uygulanan değerleme, envanter ve amortisman ayırma yöntemleri, önemli hukuki ihtilâflar, aktif değerlerin toplam sigortası, şüpheli alacak tutarları, yeniden değerlemenin tarihleri ve önemli muhasebe politika­ları, v.b.

Bilançonun iki tarafı karşılaştırıldığında, eğer varlık­lar fazlalık gösteriyorsa işletme kar sağlamış demektir; fark, Pasif tarafa dönem karı olarak yazılır. Eğer varlıklar daha az ise işletme zarar etmiş demektir ve fark dönem zararı olarak Aktif tarafa kaydedilir.

Böylece Aktif hesaplar, Pasif hesaplara eşitlenip bilanço dengelenmiş olacaktır.

Görüldüğü üzere tek düzen hesap planındaki ;

100 ile 299 arasındaki hesaplar Bilançonun aktifinde ,

300 ile 599 arasındaki hesaplar Bilançonun pasifinde yer alır.

600 ve sonrası hesaplar kar ve zararı belli edecek hesaplar olduğu için , bilançoda gözükmezler.

Bilançonun Aktifinde yer alan bilgiler;

A-Mevcutlar : İşletmenin elinde bulundurduğu faaliyeti için gerekli olan kıymetler ve varlıklardır.Borç Bakiyesi verir. Örneğin ; Kasa, Mal, Demirbaş vb.

B-Alacaklar :İşletmenin Faaliyeti sırasında ilişkide bulunduğu , işletme dışı kişi ve kuruluşlardan olan alacaklarıdır.Borç bakiyesi verir. Senetli veya Senetsiz alacak olabilir.

C-Zarar : İşletmenin,dönem sonunda geliri ile gideri arasındaki olumsuz farktır.

Bilançonun Pasif tarafındaki bilgiler;

A-Sermaye :İşletme sahibi veya ortaklarının , işletmeye koyduğu para veya ayni varlıklardır.

B-Borçlar : İşletmenin faaliyetlerinden dolayı ilişkide bulunduğu şahıs veya kuruluşlara olan borçlarıdır.

C-Kar : İşletmenin , dönem sonunda Geliri ile Gideri arasındaki olumlu farktır.

Sermaye=İşletmeye tahsis edilen veya işletmenin ana sözleşmelerinde yer alan ve ticaret siciline tescil edilmiş bulunan tutarı bu hesapta yer alır.

791-İşçi Ücret ve Giderleri:İşletme faaliyetlerini yürütmek ,üretim ve hizmetleri gerçekleştirmek amacıyla çalıştırılan işçiler için tahakkuk ettirilen aylık ücretler ,fazla mesai, primler,sigorta işveren primi vb. gibi işçilere ait her türlü tutarlar bu hesabın borcuna yazılır.

793-Dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler:İşletmenin üretim pazarlama ve diğer hizmetleri gerçekleştirmek amacıyla,dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetleri kapsar.(Elektrik,Su,Telefon,Gaz,Bakım ve onarım,nakliye vb. gibi)

794-Çeşitli Giderler:Sigorta giderleri,kira giderleri,yolluk giderleri,dava,icra , noter, iştirak payı giderleri,çeşitli giderler bu hesabın borcuna atılır.

796-Amortisman ve Tükenme payları:Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar ile özel tükenmeye tabi varlıklar için ayrılan amortisman giderleri ile tükenme payları bu hesabın borcuna atılır.

797-Finansman giderleri:İşletmenin gerek yatırım gerekse işletme sermayesi ihtiyacını karşılamak üzere yaptığı kısa veya uzun vadeli borçlanmaların faiz,komisyon ve kur farklarını kapsar.

Gelir tablosunda ; yapmış olduğumuz bir dönemlik yurt içi ve yurt dışı satışlar toplanır. Bu satışların bize olan maliyeti tespit edilir. Yapmış olduğumuz giderler de tespit edilir. Eğer fark pozitif ise kar, negatif ise zarar ortaya çıkartılır.

1.7.2. Kar Ve Dağıtım Tablosu
Kâr Dağıtım Tablosu işletmenin dönem kârının dağıtım biçimini gösteren tablodur. Bu tablo, özellikle sermaye şirketlerinde dönem kârından ödenecek vergilerin, ayrılacak yedeklerin ve ortaklara dağı­tılacak kâr paylarının açıkça görülmesi için düzenlenir. Ayrıca bu tab­lo yardımıyla şirketlerin hisse başına düşen kârları ve hisse başına düşen temettü tutarları hesaplanmış olur.

1.7.3. Nakit Akım Tablosu
Nakit Akım Tablosu, bir işletmede belli bir dönemde nakit hare­ketlerini açıklayan bir tablodur. Bu tablo, belli bir dönemde hangi kaynaklardan ne kadar nakit sağlandığını ve nerelere ne kadar nakit harcandığını gösterir. Nakit akım tabloları işletmenin nakit yönetimini ve politikasını ifade eder.

Nakit akım tablolarında sadece nakit giriş ve çıkışlar yer alır. Do­layısıyla Fon Akım Tablosundan daha dar kapsamlı bir tablodur. Na­kit giriş ve çıkışına sebep olmayan gider ve gelirler veya iktisadi olaylar bu tabloda yer almazlar.

Faaliyetlerini yüksek miktarda dış kaynaklarla finanse eden bir işletme için, mevcut borçlarının ne kadarını operasyonlarından yarattığı nakitle, ne kadarını da yeni borçlar alarak kapattığını görebilmek için bilanço veya gelir tablosu yeterli midir? Bilanço borçlanmanın azalması veya artmasıyla borçların değişim yönü hakkında muhakkak bir fikir verecektir ama bu borcun operasyonlardan yaratılan nakitle mi, şirketin sermaye artırımı yoluyla sağlanan nakit girişiyle mi veya büyük miktarda bir sabit kıymet satışı ile elde edilen nakitle mi ödendiğini, ancak doğru hazırlanmış bir nakit akım tablosu sunacaktır. Katma değer sağlamayan hiçbir işletme hayatını devam ettiremez. Katma değer sağlayabilmenin baş unsurlarından birisi de yeterli mali yapıya sahip olmaktır. Bu bağlamda mali veriler ve bunların doğru bir biçimde yorumlanması da büyük öneme haizdir. Dolayısı ile burada şirket yöneticilerine, ilgili verilerin şirket ihtiyaçları doğrultusunda irdelenmesi ve etkin çıkarımların yapılması konusunda önemli görevler düşmektedir.

1.8. İşletmenin Finansal Durumunu Gösteren Rasyolar
Cari Oran ( İşletme Sermayesi Oranı )
Cari oran, döner değerlerin ( cari aktifler ) kısa süreli borçlara ( cari borçlar ) bölünmesi yoluyla hesaplanır.



Cari Oran=
Cari Aktifler

Cari Borçlar








Cari oranın amacı, işletmenin kısa süreli borçlarını ödeme yeterliliğini ölçmek ve net işletme sermayesinin yeterli olup olmadığını göstermektedir.

Çok genel bir kural olarak, cari oranın 2:1 olması yeterli olarak kabul edilir. Fakat bazı durumlarda bunun çok üstünde bir oran, yetersiz olarak yorumlandığı halde, bazı durumlarda bu oranın altında bir rakam da yeterli görülebilir.

Likidite Oranı ( Hazır Değerler )
Cari oranı tanımlayan diğer bir orandır. Bu oranın hesaplanabilmesi için, cari aktiflerin iki grup altında toplanması gerekir.

Nakit veya kolaylıkla nakde çevrilebilen değerler ( örneğin alacaklar ve serbest menkul değerler )
Likiditesi nispeten düşük değerler ( örneğin stoklar, peşin ödenmiş giderler )
Cari aktiflerin içinde yer alan nakit ve kolaylıkla nakde çevrilebilen değerlere hazır değerler denilmektedir. Likidite oranı veya hazır değerler oranı, hazır değerlerin kısa süreli borçlara ( cari borçlara ) oranıdır.

Likidite Oranı =
Nakit + Alacaklar + Serbest Menkul Değerler

Kısa Süreli Borçlar



Genellikle bu oranın 1:1 olması yeterli kabul edilmektedir. Gerçekten bu oranın 1:1 olması, işletmenin kısa süreli borçlarının tamamının nakit ve hızla nakde çevrilebilir değerlerle karşılanabileceğini gösterir. Ancak bu oranın çok genel bir kural olduğunu dikkate almak gerekir. Bir işletmenin likidite oranı 1:1 olduğu durumlarda, eğer işletme alacaklarını tahsilde güçlükle karşılaşıyorsa ve hesaplamalara tahsilat güçlüğüyle karşılaştığı alacakları da katıyorsa, elde edilen oranın yeterli sayılması sakıncalıdır. Diğer bir yandan, bir işletmenin likidite oranı 1:1 oranından daha düşük olduğu halde, bu işletme stoklarını hızla nakde çevirip, bunları kısa süreli borçların ödenmesinde kullanabiliyorsa, likidite oranı düşük olmasına rağmen, işletmenin borç ödeme yeterliliği iyi sayılmalıdır.

Net İşletme Sermayesinin Devir Hızı


Net İşletme Sermayesinin Devir Hızı =
Net Satışlar

Net İşletme Sermayesi








Net satışlar ve net işletme sermayesi arasındaki ilişki, işletmenin satışlarına oranla, az veya çok, ne miktarda net işletme sermayesiyle çalıştığını gösterir. Bu oran veya devir hızıyla aynı şirketin daha önceki yıllarına ait verileri ve aynı sanayi dalının verileri karşılaştırılmalıdır.

Alacak ve stoklara yatırılması gereken net işletme sermayesinin az olması, net işletme sermayesi devir hızının yükselmesine yol açar. Diğer yandan, yüksek bir net işletme sermayesi, net işletme sermayesinin yetersizliğini, stokların ve alacakların devir hızlarının yavaş olduğunu yansıtabilir.



Stok Devir Hızı
Sınai işletmelerde hammadde, yarı mamul ve mamul stokları olmak üzere üç türlü stok vardır. Bu üç ayrı stok için ayrı devir hızları hesaplanabilir.

Hammadde Stoku Devir Hızı =
Hesap Döneminde İmalata Verilen Hammadde Maliyeti

Ortalama Hammadde Stoku

Yarı Mamul Stoku Devir Hızı =
İmal Edilen Mallar Maliyeti

Ortalama Yarı Mamul Stoku

Mamul Stok Devri =
Satılan Mamul Mal Maliyeti

Ortalama Mamul Stoku


























Stok devir hızının fazla olması, daha az sermayenin stoklara yatırılmış olduğunu, o işletmenin daha fazla rekabet olanaklarına sahip olabileceğini belirler. Stok devir hızının fazla oluşu bir işletmeye rekabet olanakları yarattığından, böyle bir işletme daha düşük bir fiyatla mal satarak satış hacmini genişletebilir ve kar marjı düşük olsa bile daha yüksek bir kar sağlayabilir.

Alacakların Devir Hızı
Bir işletmede alacakların devir hızı, genellikle ilgili işletmenin satış hacmine, kredili satış uygulamasına ve tahsilat politikasının etkenliğine bağlıdır. Alacakların devir hızının düşük oluşu, bir yandan hızlı bir stok devir hızından sağlanacak fayda ve karlılığın azalmasına, diğer yandan işletme sermayesi ihtiyacının artışına yol açar. Bir bakıma alacakların devir hızı, stokların devir hızından daha önemlidir. Bol ve ucuz kredi politikasıyla stokların eritilmesi mümkündür. Ancak yeniden kazanılan alacakların tahsili ve zamanında yeni ihtiyaçların finansmanından kullanılmasının da mümkün olması gerekir.

Alacakların Ortalama Tahsil Süresi ( Tahsilat Oranı )
Alacakların ortalama tahsil süresi, işletmenin temel faaliyetinden doğan senetli veya senetsiz alacaklarının, ortalama günlük kredili satışlara bölünmesi suretiyle bulunur.



Alacakların ortalama tahsil süresi =
Alacaklar
x 360

Kredili satışlar



Bu oranın hesaplanabilmesi için, satışların peşin ve kredili olarak sınıflandırılabilmesi mümkün olmalıdır. Çünkü oranın hesaplanışında yalnız kredili satışların göz önüne alınması gerekmektedir.

Stokların Net İşletme Sermayesine Oranı
Stoklar, işletme sermayesini oluşturan bilanço kalemleri içinde likiditesi, nakde çevrilebilme yeteneği nispeten düşük olan bir kalemdir. Bu oran, girişim veya girişimcilerin stoklara ne genişlikte yatırım yaptıklarını ortaya koyar.

Bu oranı;
Stoklar
biçiminde ifade edebiliriz.

Net İşletme Sermayesi



Stoklara yatırılan nakit fonlar arttıkça oran büyür. Bu durum ise işletme sermayesine duyulacak ihtiyacın artacağını ifade eder.
A- Finansal Borçlar

B- Ticari Borçlar

Vadesine bir yıldan daha uzun süre kalmış bulunan yabancı kaynaklar.
Banka kredileri, çıkarılmış tahviller.
Bir yıldan uzun vadeli ticari borçlar.
C- Diğer Uzun Vadeli Borçlar:Bir yıldan uzun vadeli diğer borçlar.

D-Alınan Sipariş Avansları:Bir yıldan sonra yapacağı mal ve hizmet teslimlerine ait peşin tahsil edilmiş tutarlar.

E- Borç ve Gider Karşılıkları:Kıdem tazminatı karşılıkları



III- Öz Sermaye: İşletmenin net aktif planının ortaklık tarafından karşılanan kısmı

A- Sermaye: İşletme sermayesinin ekonomik açıdan tanımı, bir defalık üretim devresine katılarak her periyot sonunda piyasaya sürülen, biçim değiştiren, mal-nakil akımını oluşturan sermaye olarak verilebilir. Bu açıdan bir başka tanım, işletmenin faaliyetinde gelir hızına göre sürekli hareket halinde olan sermaye biçimindedir.

B- Sermaye Taahhütleri:Ödenmemiş sermaye tutarı olup indirim kalemidir.

C- Emisyon Primi: Yeni çıkarılan hisse senetlerinin primli satışından tutarlar.

D- Yeniden Değerleme Değer Artışı:ilgili mevzuat uyarınca, duran varlıklardaki ve iştiraklerdeki değer artışı

E- Yedekler: kanun, tüzük ve yetkili organların kararı gereğince işletmede alıkonmuş öz kaynaklar yasal yedekler, olağan üstü ve statü yedekleri

F- Net Dönem Karı: vergiden sonraki ticari kar.



Nazım Hesaplar :İşletmenin faaliyet sonucunu etkilemeyen (kefaletten borç veya alacak, teminattan rehin ve ipotek gibi) hesaplar olarak bilançonun altında gösterilir.

Dipnotlar : Stoklarda uygulanan değerleme, envanter ve amortisman ayırma yöntemleri, önemli hukuki ihtilâflar, aktif değerlerin toplam sigortası, şüpheli alacak tutarları, yeniden değerlemenin tarihleri ve önemli muhasebe politika­ları, v.b.

Bilançonun iki tarafı karşılaştırıldığında, eğer varlık­lar fazlalık gösteriyorsa işletme kar sağlamış demektir; fark, Pasif tarafa dönem karı olarak yazılır. Eğer varlıklar daha az ise işletme zarar etmiş demektir ve fark dönem zararı olarak Aktif tarafa kaydedilir.

Böylece Aktif hesaplar, Pasif hesaplara eşitlenip bilanço dengelenmiş olacaktır.

Görüldüğü üzere tek düzen hesap planındaki ;

100 ile 299 arasındaki hesaplar Bilançonun aktifinde ,

300 ile 599 arasındaki hesaplar Bilançonun pasifinde yer alır.

600 ve sonrası hesaplar kar ve zararı belli edecek hesaplar olduğu için , bilançoda gözükmezler.

Bilançonun Aktifinde yer alan bilgiler;

A-Mevcutlar : İşletmenin elinde bulundurduğu faaliyeti için gerekli olan kıymetler ve varlıklardır.Borç Bakiyesi verir. Örneğin ; Kasa, Mal, Demirbaş vb.

B-Alacaklar :İşletmenin Faaliyeti sırasında ilişkide bulunduğu , işletme dışı kişi ve kuruluşlardan olan alacaklarıdır.Borç bakiyesi verir. Senetli veya Senetsiz alacak olabilir.

C-Zarar : İşletmenin,dönem sonunda geliri ile gideri arasındaki olumsuz farktır.

Bilançonun Pasif tarafındaki bilgiler;

A-Sermaye :İşletme sahibi veya ortaklarının , işletmeye koyduğu para veya ayni varlıklardır.

B-Borçlar : İşletmenin faaliyetlerinden dolayı ilişkide bulunduğu şahıs veya kuruluşlara olan borçlarıdır.

C-Kar : İşletmenin , dönem sonunda Geliri ile Gideri arasındaki olumlu farktır.

Sermaye=İşletmeye tahsis edilen veya işletmenin ana sözleşmelerinde yer alan ve ticaret siciline tescil edilmiş bulunan tutarı bu hesapta yer alır.

791-İşçi Ücret ve Giderleri:İşletme faaliyetlerini yürütmek ,üretim ve hizmetleri gerçekleştirmek amacıyla çalıştırılan işçiler için tahakkuk ettirilen aylık ücretler ,fazla mesai, primler,sigorta işveren primi vb. gibi işçilere ait her türlü tutarlar bu hesabın borcuna yazılır.

793-Dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetler:İşletmenin üretim pazarlama ve diğer hizmetleri gerçekleştirmek amacıyla,dışarıdan sağlanan fayda ve hizmetleri kapsar.(Elektrik,Su,Telefon,Gaz,Bakım ve onarım,nakliye vb. gibi)

794-Çeşitli Giderler:Sigorta giderleri,kira giderleri,yolluk giderleri,dava,icra , noter, iştirak payı giderleri,çeşitli giderler bu hesabın borcuna atılır.

796-Amortisman ve Tükenme payları:Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar ile özel tükenmeye tabi varlıklar için ayrılan amortisman giderleri ile tükenme payları bu hesabın borcuna atılır.

797-Finansman giderleri:İşletmenin gerek yatırım gerekse işletme sermayesi ihtiyacını karşılamak üzere yaptığı kısa veya uzun vadeli borçlanmaların faiz,komisyon ve kur farklarını kapsar.

Gelir tablosunda ; yapmış olduğumuz bir dönemlik yurt içi ve yurt dışı satışlar toplanır. Bu satışların bize olan maliyeti tespit edilir. Yapmış olduğumuz giderler de tespit edilir. Eğer fark pozitif ise kar, negatif ise zarar ortaya çıkartılır.

1.7.2. Kar Ve Dağıtım Tablosu
Kâr Dağıtım Tablosu işletmenin dönem kârının dağıtım biçimini gösteren tablodur. Bu tablo, özellikle sermaye şirketlerinde dönem kârından ödenecek vergilerin, ayrılacak yedeklerin ve ortaklara dağı­tılacak kâr paylarının açıkça görülmesi için düzenlenir. Ayrıca bu tab­lo yardımıyla şirketlerin hisse başına düşen kârları ve hisse başına düşen temettü tutarları hesaplanmış olur.

1.7.3. Nakit Akım Tablosu
Nakit Akım Tablosu, bir işletmede belli bir dönemde nakit hare­ketlerini açıklayan bir tablodur. Bu tablo, belli bir dönemde hangi kaynaklardan ne kadar nakit sağlandığını ve nerelere ne kadar nakit harcandığını gösterir. Nakit akım tabloları işletmenin nakit yönetimini ve politikasını ifade eder.

Nakit akım tablolarında sadece nakit giriş ve çıkışlar yer alır. Do­layısıyla Fon Akım Tablosundan daha dar kapsamlı bir tablodur. Na­kit giriş ve çıkışına sebep olmayan gider ve gelirler veya iktisadi olaylar bu tabloda yer almazlar.

Faaliyetlerini yüksek miktarda dış kaynaklarla finanse eden bir işletme için, mevcut borçlarının ne kadarını operasyonlarından yarattığı nakitle, ne kadarını da yeni borçlar alarak kapattığını görebilmek için bilanço veya gelir tablosu yeterli midir? Bilanço borçlanmanın azalması veya artmasıyla borçların değişim yönü hakkında muhakkak bir fikir verecektir ama bu borcun operasyonlardan yaratılan nakitle mi, şirketin sermaye artırımı yoluyla sağlanan nakit girişiyle mi veya büyük miktarda bir sabit kıymet satışı ile elde edilen nakitle mi ödendiğini, ancak doğru hazırlanmış bir nakit akım tablosu sunacaktır. Katma değer sağlamayan hiçbir işletme hayatını devam ettiremez. Katma değer sağlayabilmenin baş unsurlarından birisi de yeterli mali yapıya sahip olmaktır. Bu bağlamda mali veriler ve bunların doğru bir biçimde yorumlanması da büyük öneme haizdir. Dolayısı ile burada şirket yöneticilerine, ilgili verilerin şirket ihtiyaçları doğrultusunda irdelenmesi ve etkin çıkarımların yapılması konusunda önemli görevler düşmektedir.

1.8. İşletmenin Finansal Durumunu Gösteren Rasyolar
Cari Oran ( İşletme Sermayesi Oranı )
Cari oran, döner değerlerin ( cari aktifler ) kısa süreli borçlara ( cari borçlar ) bölünmesi yoluyla hesaplanır.



Cari Oran=
Cari Aktifler

Cari Borçlar








Cari oranın amacı, işletmenin kısa süreli borçlarını ödeme yeterliliğini ölçmek ve net işletme sermayesinin yeterli olup olmadığını göstermektedir.

Çok genel bir kural olarak, cari oranın 2:1 olması yeterli olarak kabul edilir. Fakat bazı durumlarda bunun çok üstünde bir oran, yetersiz olarak yorumlandığı halde, bazı durumlarda bu oranın altında bir rakam da yeterli görülebilir.

Likidite Oranı ( Hazır Değerler )
Cari oranı tanımlayan diğer bir orandır. Bu oranın hesaplanabilmesi için, cari aktiflerin iki grup altında toplanması gerekir.

Nakit veya kolaylıkla nakde çevrilebilen değerler ( örneğin alacaklar ve serbest menkul değerler )
Likiditesi nispeten düşük değerler ( örneğin stoklar, peşin ödenmiş giderler )
Cari aktiflerin içinde yer alan nakit ve kolaylıkla nakde çevrilebilen değerlere hazır değerler denilmektedir. Likidite oranı veya hazır değerler oranı, hazır değerlerin kısa süreli borçlara ( cari borçlara ) oranıdır.

Likidite Oranı =
Nakit + Alacaklar + Serbest Menkul Değerler

Kısa Süreli Borçlar



Genellikle bu oranın 1:1 olması yeterli kabul edilmektedir. Gerçekten bu oranın 1:1 olması, işletmenin kısa süreli borçlarının tamamının nakit ve hızla nakde çevrilebilir değerlerle karşılanabileceğini gösterir. Ancak bu oranın çok genel bir kural olduğunu dikkate almak gerekir. Bir işletmenin likidite oranı 1:1 olduğu durumlarda, eğer işletme alacaklarını tahsilde güçlükle karşılaşıyorsa ve hesaplamalara tahsilat güçlüğüyle karşılaştığı alacakları da katıyorsa, elde edilen oranın yeterli sayılması sakıncalıdır. Diğer bir yandan, bir işletmenin likidite oranı 1:1 oranından daha düşük olduğu halde, bu işletme stoklarını hızla nakde çevirip, bunları kısa süreli borçların ödenmesinde kullanabiliyorsa, likidite oranı düşük olmasına rağmen, işletmenin borç ödeme yeterliliği iyi sayılmalıdır.

Net İşletme Sermayesinin Devir Hızı


Net İşletme Sermayesinin Devir Hızı =
Net Satışlar

Net İşletme Sermayesi








Net satışlar ve net işletme sermayesi arasındaki ilişki, işletmenin satışlarına oranla, az veya çok, ne miktarda net işletme sermayesiyle çalıştığını gösterir. Bu oran veya devir hızıyla aynı şirketin daha önceki yıllarına ait verileri ve aynı sanayi dalının verileri karşılaştırılmalıdır.

Alacak ve stoklara yatırılması gereken net işletme sermayesinin az olması, net işletme sermayesi devir hızının yükselmesine yol açar. Diğer yandan, yüksek bir net işletme sermayesi, net işletme sermayesinin yetersizliğini, stokların ve alacakların devir hızlarının yavaş olduğunu yansıtabilir.



Stok Devir Hızı
Sınai işletmelerde hammadde, yarı mamul ve mamul stokları olmak üzere üç türlü stok vardır. Bu üç ayrı stok için ayrı devir hızları hesaplanabilir.

Hammadde Stoku Devir Hızı =
Hesap Döneminde İmalata Verilen Hammadde Maliyeti

Ortalama Hammadde Stoku

Yarı Mamul Stoku Devir Hızı =
İmal Edilen Mallar Maliyeti

Ortalama Yarı Mamul Stoku

Mamul Stok Devri =
Satılan Mamul Mal Maliyeti

Ortalama Mamul Stoku


























Stok devir hızının fazla olması, daha az sermayenin stoklara yatırılmış olduğunu, o işletmenin daha fazla rekabet olanaklarına sahip olabileceğini belirler. Stok devir hızının fazla oluşu bir işletmeye rekabet olanakları yarattığından, böyle bir işletme daha düşük bir fiyatla mal satarak satış hacmini genişletebilir ve kar marjı düşük olsa bile daha yüksek bir kar sağlayabilir.

Alacakların Devir Hızı
Bir işletmede alacakların devir hızı, genellikle ilgili işletmenin satış hacmine, kredili satış uygulamasına ve tahsilat politikasının etkenliğine bağlıdır. Alacakların devir hızının düşük oluşu, bir yandan hızlı bir stok devir hızından sağlanacak fayda ve karlılığın azalmasına, diğer yandan işletme sermayesi ihtiyacının artışına yol açar. Bir bakıma alacakların devir hızı, stokların devir hızından daha önemlidir. Bol ve ucuz kredi politikasıyla stokların eritilmesi mümkündür. Ancak yeniden kazanılan alacakların tahsili ve zamanında yeni ihtiyaçların finansmanından kullanılmasının da mümkün olması gerekir.

Alacakların Ortalama Tahsil Süresi ( Tahsilat Oranı )
Alacakların ortalama tahsil süresi, işletmenin temel faaliyetinden doğan senetli veya senetsiz alacaklarının, ortalama günlük kredili satışlara bölünmesi suretiyle bulunur.



Alacakların ortalama tahsil süresi =
Alacaklar
x 360

Kredili satışlar



Bu oranın hesaplanabilmesi için, satışların peşin ve kredili olarak sınıflandırılabilmesi mümkün olmalıdır. Çünkü oranın hesaplanışında yalnız kredili satışların göz önüne alınması gerekmektedir.

Stokların Net İşletme Sermayesine Oranı
Stoklar, işletme sermayesini oluşturan bilanço kalemleri içinde likiditesi, nakde çevrilebilme yeteneği nispeten düşük olan bir kalemdir. Bu oran, girişim veya girişimcilerin stoklara ne genişlikte yatırım yaptıklarını ortaya koyar.

Bu oranı;
Stoklar
biçiminde ifade edebiliriz.

Net İşletme Sermayesi



Stoklara yatırılan nakit fonlar arttıkça oran büyür. Bu durum ise işletme sermayesine duyulacak ihtiyacın artacağını ifade eder.

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:22 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #3
RE: Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
BÖLÜM 2

2.Maliyet Muhasebesi


Maliyet kavramı en geniş anlamı ile, bir amaca ulaşmak, bir nesneye sahip olabilmek için katlanılan fedakarlıkların tümüdür. Maliyet kavramının muhasebe konusu içerisine girebilmesi için, katlanılan fedakarlıkların para değeri ile ölçülebilir olması gerekmektedir. Ticari işletmeler için; satın alınan mal bedeli ile bu malın elde edilmesi için yapılmış tüm giderler toplamı (Taşıma, sigorta, komisyon, depolama v.b. gibi) o malın maliyetini oluştururken, üretim işletmeleri için ise; üretilen malın tamamen mamul hale gelmesi için katlanılan üretimle ilgili tüm fedakarlıklar üretilen malın maliyetini oluşturur. Maliyet giderinin en belirgin özelliği üretim için mal ve hizmet tüketimidir. Sözü edilen tüketim biçiminde mal ve hizmetler tümü ile tüketilip yok edilmemekte, aksine şekil değiştirip yepyeni bir mamule dönüşmektedir. Maliyet giderleri, üretilen malların satışı esnasında işletmeye tekrar gelir olarak geri dönmektedir.

Maliyet muhasebesi sistemleri yoğun işgücüne dayanan faaliyetler ile büyük ölçüde otomasyona dayanan maliyet merkezlerine uygulanması ve birbirlerine uyumlu hale getirilmesi için geliştirilmelidir.

Maliyet muhasebesi ise üretim faktörlerinin mal ve hizmetler şekline dönüşmesi için yapılan bütün faaliyetleri takip ve bu faaliyetler için katlanılan fedakarlıkların para ile ölçülen değerlerini elde edilen ürünler üzerinde maliyet birikimleri halinde tespit ve hesap etme tekniğidir.

Maliyet çeşitleri , Maliyet hesabında hedef alınan unsurların faaliyetlerinde yada oluşumlarında, bir çok farklı özelliklere sahip maliyetlerdir. Bir işletmede tüm faaliyetler, farklı fonksiyonlara sahip organizasyon birimlerinde yürütülür. Bu birimler fonksiyonel amaçları doğrultusunda maliyet girdilerini tüketen birimlerdir. Bu nedenle her bir organizasyon merkezi aynı zamanda bir maliyet yeri olarak adlandırılır. Maliyet yerlerinin ayrımlanmasında; farklı yöneticiye bağlı olma, fiziksel ayırım, fonksiyonel farklılık gibi ölçütlerden yararlanılır.

Maliyet muhasebesi sisteminde veri akış sürecinin son aşamasını maliyet taşıyıcıları oluşturur. Maliyeti hesaplanacak nihai unsurlar üretim çıktıları, (mamuller, yarı mamuller, satılan mamuller) maliyet taşıyıcıları olarak adlandırılırlar.

Gider kavramı maliyet kavramından sonra ortaya çıkmaktadır. Yani satın alınan her mal yada hizmetin işletmeye giriş değeri maliyet olarak kabul edilmekte, bu mal yada hizmetlerin doğrudan satılması veya bunların kullanımıyla da gider kavramı ortaya çıkmaktadır

2.1 Başlıca Maliyet Kavramları
2.1.1. Sabit Ve Değişken Maliyetler
Bir mamulün üretimi için üretim faktörleri olarak da nitelenen çeşitli gir­dilerin kullanımı gerekir. Bunlar, bir veya daha fazla sayıda hammadde, çeşit­li makine ve teçhizatlar, fabrika-depo ve benzeri amaçlı binalar, çeşitli alt ya­pı tesisleri, iş gören, müteşebbis vb. dır. Bunların her biri için çeşitli ödemeler yapılır, ödemelerin bir kısım üretim miktarı ne olursa olsun sabit kalmakta, diğer bir kısım ise üretim miktarı ile birlikte azalıp çoğalmaktadır. Çoğunluk­la, arazi, bina, makine-teçhizat ve maliyetler sabit; işçilik, su, enerji, yakıt, hammadde vb. maliyetler değişir maliyetler olarak kabul edilirler.

Maliyetlerin üretimle veya genel olarak işletmenin faaliyet hacmi ile ilişkisi
bakımından,değişik türleri vardır.

2.1.1.1.Sabit Maliyetler
Belirli bir zaman dönemi içinde, faaliyet hacminin azalıp çoğalmasına karşın, toplam olarak aynı kalan maliyetlere sabit maliyetler denir. Sabit maliyetlerde üretim ne olursa olsun bir değişme olmaz.Kira Giderleri,Sigorta Giderleri,Amortismanlar,Yönetim Ücretleri,Genel Yönetim Giderleri (Kırtasiye, telefon),İdari kısım elektrik giderleri,İdari kısım yakıt giderleri,tamir,bakım (Binaların)…vs





2.1.1.2.Değişken Maliyetler


· Direkt Hammadde ve Malzemeler

· Direkt İşçilikler

· Değişken Genel Üretim Giderleri:Endirekt Hammadde Malzeme,Endirekt İşçilikler,Elektrik,Yakıt,Sigorta (Malların),Tamir Bakım (Makinelerin)

Üretim arttıkça, ona paralel olarak artan maliyetlere değişken maliyetler denir.
Hammadde maliyeti bu maliyet türüne örnektir.





2.1.1.4. Yarı Değişken Maliyetler
Yarı değişken maliyetler hem sabit, hem değişken maliyet özelliklerine sahiptir.Bu maliyetler, olağan değişken tanımına uymazlar çünkü faaliyet hacminin sıfır olduğu noktada bu maliyetler sıfır değildir. Yarı değişken maliyetler sabit sabit maliyet tanımına da uymazlar; çünkü faaliyet hacmindeki değişmeler karşısında değişirler. Örneğin:Atölyenin belirli bir minimum maliyeti vardır, işletmenin faaliyeti arttıkça atölyenin maliyeti de artar

2.1.1.5.Kademeli Maliyetler
Üretim belli bir düzeye ulaştığında yükselmeler gösteren maliyetlerdir. Kalite kontrol personeli kademeli maliyete örnek gösterilebilir.





2.1.2. Genel Ve İdari Maliyetler
Sabit ve değişir maliyetlerin dışında bir üçüncü grup olarak ortaya çıkan genel ve idari maliyetler, fabrikada, idari bürolarda ve satış bölüm ve örgütün­de ortaya çıkan ve üretimle doğrudan ilişkili olmayan maliyetlerdir. Bu mali­yet kalemlerini grupları içinde şu şekilde sıralanabilir.

a) Fabrika'da: Bakım-onarım giderleri, Teçhizat ve bina amortismanları, sigortalar, arazi ve bina vergileri, dolaylı emeğe ödenen ücretler, yardımcı te­sisler, fabrika-içi naklediciler ve çeşitli yardımcı aletler ve gereçler vb.

b) İdari Bürolarda: Üst yöneticiler ve büro bina ve teçhizatlarının amor­tismanları, harçlar ve resimler, kurumlar vergisi, büro bina ve malzemelerinin sigortası, kiralar ve PTT giderleri vb.

c) Satış Bölüm ve örgütünde: Satış yönetici ve personelinin maaş ve ücretleri, satış büro ve teçhizatlarının kiraları, sigortaları, amortisman paylan ve bakım-onarım giderleri, nakliye ve seyahat giderleri, reklam ve benzeri satış artı­rıcı çabalar için yapılan harcamalar, PTT giderleri, teşhir, sergi, fuar masrafları.

Üretim maliyetlerini, genel ve idari maliyetleri bir kenara bırakarak yalnız­ca, sabit ve değişir maliyetler şeklinde ikili bir ayırıma tabi tutmamız halinde işletme yöneticileri açısından oldukça kullanışlı bir analiz yöntemine sahip olabiliriz. Bu, başabaş noktası (Kâra Geçiş Noktası) analizidir.

Başabaş Fiyat: Bir malın üretiminden satış aşamasına kadar yapılan tüm harcamalar, üretim miktarına bölündüğünde, ortaya çıkan değer başabaş fiyatı oluşturmaktadır. Söz konusu fiyatın altında yapılacak her satış firmaya zarar, bu fiyatın üstünde yapılacak her satış ise firmaya kâr sağlayacaktır.

Üretim maliyeti, gerçekleşen üretim miktarına göre değişebilmektedir. Örneğin, 5000 çift ayakkabının maliyeti, 500 çift ayakkabının üretim maliyetinden daha fazladır. Fakat çift başına maliyet, üretim arttıkça düşmektedir. Bir başka deyişle, üretim miktarı arttıkça, birim maliyet düşmektedir.

Ana maliyeti oluşturan işgücü ve malzeme maliyetleri dolaysız maliyetler­dir. Fabrika masrafları, satış maliyetleri ve idari masraflar ise belirli bir ürüne ait olduğu öne sürülemeyecek dolaylı maliyetlerdir.

2.1.3. Marjinal Maliyetler
İlave bir birim üretim artışında yapılması gereken ilave harcamaları ifade eder.Bu maliyet kavramı, çoğunlukla karar alma sürecinde alternatifler arası seçim yapma amacıyla yaygın olarak kullanılır.

Karar almada birim maliyetlerin kullanılması yanıltıcı sonuçlar verebilir, örneğin:100 birim üretim yapılması işletmeye 1 $ mal olmakta­dır. O halde, üretim kapasitesi 150 birime çıkarıldığında maliyetler 1.5 $ olacaktır, şeklinde bir ifade yanıltıcıdır. Buna dayanarak alınacak kararlar ha­talı olacaktır. Zira, üretim miktarındaki bir artış, maliyet kalemlerini oluştu­ran tüm sabit, yarı sabit ve değişken maliyetleri aynı oranda artırmayacaktır. Bir üretim artışında, eğer yeterli kapasite mevcutsa yalnızca, işçilik, hammad­de, enerji ve bazı genel giderler artacaktır. Yeni makine-teçhizat ve ilave bina giderleri ortaya çıkmayacaktır. Bu nedenle, marjinal maliyetler, ortalama ma­liyetlerin altında kalacaktır.

Diğer taraftan, eğer üretim artışı amacıyla kullanılabilecek kapasite fazla­sı mevcut değilse, yeni makine-teçhizat, bina ve benzeri sabit yatırımlara ve ilave genel ve idari hizmetlere gerek duyulacaktır. Bu durumda, marjinal mali­yetler ortalama maliyetleri aşacaktır, özellikle, makine teçhizatta teknolojik bölünmezlik söz konusu olduğunda bu durum ortaya çıkar.

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:23 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #4
RE: Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
2.1.4. Fırsat Maliyetleri
Fırsat maliyeti veya alternatif maliyet, işletmenin sahip olduğu kaynak­ları belirli bir alana yöneltmekle vazgeçmek zorunda kaldığı diğer kullanım alanlarının muhtemel getirilerdir. Diğer bir ifadeyle, belirli bir davranış yolu­nun seçilmesi ile vazgeçilmiş olan diğer bir alternatifin getirebileceği muhte­mel kazançtır.

İşletme yöneticilerinin karar alma sürecinde alternatiflerin tümünün fayda ve maliyetlerini dikkatle değerlendirmeleri, ilgili maliyet faktörlerin tümünü ele alarak net kazancı doğru olarak hesaplamaları ve alternatif maliyeti en dü­şük düzeyde tutacak seçimi yapmaları gerekir.

2.1.5. Sermaye Maliyetleri
Üretim yöneticileri sermaye kavramı ile işletmenin sahip olduğu makine-teçhizat, bina, arazi, hammadde, malzeme ve ürünleri ifade ederler. Sermaye maliyeti ise, bunların elde edilişi sırasında yapılan harcamalardır.

Sermaye, nakde dönüştürülebilme kolaylığı açısından üçe ayrılabilir:

a) Sermaye Malı: Kolayca nakde çevrilebilen ve zamanla değer kazanan
mamuller bu gruba girer.

b) Sabit Sermaye: Nakde çevrilebilmesi güçtür ve zamanla değerleri azalır.
Bazı özel amaçlı makineler ve araçlar bu gruba girerler.

c) Gömülü sermaye: Başka bir kullanım alanına sahip olmayan ve nakde
çevirebilme olanağı bulunmayan malzeme, bina, alt yapı tesisleri ve benzeri
yatırımlardır.Bir sermaye malının maliyeti, o malın satın alma bedeli, işletme giderleri ve bakım onarım masrafları toplamından oluşur.

2.1.6. Amortisman
Eskime, bir sermaye malının fonksiyonlarını gereği gibi yapıp yapmaması ile ilgilidir. Malın dayanıklılığı ve kalitesi eskimeyi geciktirir ve doğal ömrü uzatır. Bir sermaye malının ömrü genellikle 10 ilâ 20 yıl arasında kabul edi­lir. Bu süre, dayanıklı tüketim mallan için beş, binalar için ise 50 yıl olarak belirlenmiştir.

Ekonomik ömür ise, dış etkenlere bağlıdır. Teknolojik buluş ve yenilikler-mevcut makine-teçhizatı ekonomik olmaktan çıkarır ve rekabet gücünü zayıf­latır. Daha ucuz ve etkin üretim yapabilen makine-teçhizatın geliştirilmesi ha­linde evvelce mevcut olan makine ve teçhizatın ekonomik anlamda ömrü sona erer. Teknolojik gelişmelerin hızlı olduğu bazı endüstrilerde ekonomik ömür çok kısadır.Bu endüstrilerde çalışan işletmeler makine-teçhizatı satın almak yerine çoğunlukla kiralama yoluna giderler.

2.2.Üretim Süreci Açısından Maliyetler
İşletmeler tür itibari ile ister ticari ister üretim işletmesi olsun, faaliyetlerini aksatmadan sürdürebilmek için birtakım mal ve hizmetleri tüketmek zorundadırlar, işletmelerin faaliyetlerini sürdürmek, gelir elde etmek için bu giderlerden kaçınmaları mümkün olmamaktadır, işletmelerin normal faaliyetlerini sürdürebilmesi için; bina kiralamak, elektrik parası, su parası, işçilik, vergi resim ve harçlar gibi giderlerle her zaman karşılaşabilirler. Bu giderler hem ticari hem de üretim işletmeleri için söz konusudur.

Üretim süreci yönünden maliyet giderleri üç'e ayrılır:

• Üretim Öncesi Maliyetler: İlk madde ve malzeme benzeri üretim girdileri ve finansal olanakları sağlamak için katlanılan ve para ile ifade edilebilen fedakarlıklardır. Bunlardan üretimde kullanılacak olan girdilerin maliyetleri,daha sonra üretim maliyetleri içine katılmaktadır. Finansmana ilişkin maliyetler ise, faaliyet giderleri içinde kalıp, gelir tablolarına aktarılır. Bu da üretim öncesi katlanılan fedakarlıkların maliyet olarak değil gider olarak düşünüldüğünü göstermektedir.Söz konusu üretim öncesi maliyetleri içerisine; yükleme, taşıma, boşaltma, paketleme ücretleri, vergi, resim ve harçlar gibi maliyetler girmektedir.

• Üretim Sonrası Maliyetler: Üretim çalışmasının bitiminden sonra başlayan iş ve işlemlere ilişkin maliyetleri içerir. Bu tür maliyetler temel olarak işletmenin tüm pazarlama ve satış maliyetlerini içerir. Ancak dikkat edilmesi gereken; yönetsel ve finansal maliyetlerin büyük bir bölümünün üretim çalışması sırasında oluştuğudur. Bunun doğal bir sonucu olarak, bu tür maliyetlerin yalnız üretim yada yalnız dağıtım maliyetleri içerisine
girmemeleri gerektiği düşünülebilir.

• Üretim Maliyetleri: Bu konuya aşağıda detaylı olarak değinilmiştir.

2.2.1.Üretim Maliyetleri Ve Maliyet Kontrolü
Üretim yöneticileri, görevlerini yürütürken değişik konularda çeşitli ka­rarların alınması gerekliliğini duyarlar. Kuruluş yerinin, fabrika içi yerleşme düzeninin, üretilecek mamul türünün, üretim teknolojisinin ve kapasitesinin seçimi, satın alma veya üretme tercihinin yapılması, makine-teçhizat tipleri­nin ve mamul kalitesinin belirlenmesi, yenileme yatırımları ve benzeri karar­ların alınması, üretim yöneticilerinin yetki ve sorumluluk alanlarına girmek­tedir. Bütün bu kararlarda üzerinde durulacak en önemli nokta, alternatiflerin beraberlerinde getirdiği maliyet faktörüdür. Maliyetlerin tam ve açık olarak an­laşılmaması halinde alternatifleri gerçekçi bir biçimde karşılaştırmak ve akıl­cı bir karara ulaşmak oldukça güçtür.

Maliyetlerin belirlenmesi ve denetlenmesi, bir sınai ve/veya ticari işletme­nin tüm faaliyetleri için temeldir. Maliyetlerin denetimi, işletmenin sahip olduğu tüm parasal değerlerin ve zamanın en iyi bir biçimde kullanımı ama­cını taşır. Bu amacın gerçekleştirilmesinde bir noktaya kadar işletme persone­linin ortak sorumluluğu vardır.

Maliyetlerin denetimi amacı ile çeşitli yönetim araçları kullanılabilir. İşletme, bütün parasal işlemlerine ait kayıtlarını biriktirebilir ve bunları mali­yetlerin denetimi amacıyla analiz edebilir. Bu muhasebe olarak bilinen süreç­tir, işletme, ele aldığı çeşitli projelerle ilgili mali özellikleri yönetim ekonomi­sinin aletleri ile de analiz edebilir, îşletme yöneticileri, bunların dışında mali­yetleri belirleyebilmek ve denetlemek amacıyla finansal plânlar hazırlayabilir veya işlemleri yönlendirecek ve harcamaları sınırlandıracak kotaları hazırlaya­bilirler. Bu da bütçeleme işlemidir.


2.2.2.Üretim Maliyetlerinin Tanımı Ve Önemi
Maliyet, ürün veya hizmet üretmek için yapılan üretim faktörleri harcama­sının parasal olarak ölçülebilen değeridir, üretim maliyetinin tanımlanmasın­da üç noktaya özellikle dikkat edilmelidir.

Bir faktör harcamasının üretim maliyeti kapsamına alınabilmesi için bunun işletmenin faaliyet alanına giren bir ürün veya hizmeti üretme amacıyla yapılmış olması gerekir.

2- Üretim faktörü harcamasının maliyet olarak kabul edilebilmesi için parasal anlamda ölçülebilir bir değerinin bulunması gerekir.

3- Yalnızca belirli üretim faktörleri harcamaları değil, belirli bir üretim faaliyetini sürdürebilmek için gerekli diğer bazı maliyetler de üretim maliyetleri kapsamı içinde yer alır.

Maliyet bilgisinin üretim yönetiminde akılcılığın ve etkinliğin sağlanması açısından büyük rolü ve önemi bulunmaktadır, üretim yöneticileri tarafından maliyet konularının ayrıntılı incelenmesinin temel amaçları şunlardır:

1- Üretim amacıyla yapılan tüm harcamaların belirlenmesi, kaydedilmesi, sınıflandırılması, farklı işler, bölümler ve fonksiyonlar arasında dağıtılması.

2- Maliyetlerin fiyatların sağlanmasında yol gösterici olarak kullanılması.Satış fiyatlarının uzun dönemde en azından maliyetlere eşit olmasının sağlan­ması.

3- Yönetim kararlarında maliyetlerin hareket noktası olarak alınması.Yeni ürün geliştirme, ürün kuşağına ekleme veya çıkarma karan, üretme veya satın alma arasında seçim yapma, satış alanım genişletme veya daraltma gibi yönetim kararlarında maliyetlerden hareket edilmesi.

4- İşgücü, malzeme ve makine-teçhizatın kullanımında etkinliğin sağlan­ması amacıyla maliyetlerin denetiminin sağlanması.

Bu amaçların gerçekleşebilmesi için öncelikle temel maliyet kavramları­nın tam ve doğru olarak bilinmesi ve daha sonra üretim maliyetlerini etkileyen faktörlerin ayrıntılarıyla incelenmesi gerekir.







2.2.3. Üretim Maliyetlerini Etkileyen Faktörler
Endüstriyel işletmelerde üretim maliyetleri çeşitli faktörler tarafından be­lirlenir. Bunların başlıcaları ana hatlarıyla şunlardır:

a) Üretim Girdilerinin Fiyatları:Üretim için gerek duyulan hammadde, malzeme, enerji, makine, bilgi, iş gören ve benzeri girdilerin fiyatları maliyetle­ri belirleyen temel faktörlerdendir. Bunlardaki artış veya azalışlar üretim mali­yetlerini doğrudan etkileyecektir.

b) Üretim Teknolojisi: Yararlanılan teknik bilgi düzeyi ve bunun makine teçhizata yansıtılma oranı, diğer bir ifadeyle içinde bulunulan teknolojik geliş­me aşaması, belirli bir ürün miktarının mal oluş bedelini önemli ölçüde etkile­yecektir. Aynı endüstri dalındaki farklı işletmeler arasında ortaya çıkan mali­yet farkları, genellikle kullanılan değişik üretim yöntem ve teknolojilerinden kaynaklanır.

c) Verimlilik: Kullanılan bir girdinin belirli bir dönem içinde sağladığı çık­tı miktarı onun verimliliğini ifade eder. Girdi miktarı değişmeksizin çıktının arttırılması verimliliğin yükselmesidir. Bu da birim ürün başına maliyetin dü­şürülmesi anlamına gelir.

d) Üretim Kapasitesi: Teknolojiye bağlı olmakla birlikte, işletmelerde ka­pasitenin büyümesi "ölçeğe artan getiriler" nedeniyle birim maliyetleri düşü­recektir. Birçok endüstride kapasite sınırına ulaşıncaya kadar kapasite artışı ile sağlanan "ölçek ekonomisi" önemli boyutlara ulaşabilmektedir.

e) Kapasite Kullanım Oranı: üretim olanaklarının tam kapasite'de kulla­nılması maliyetleri düşürür. Kullanılmayan üretim kapasitesinin işletmeye yük­lediği maliyetlere üretilen ürünlere yansıtılacağından üretim maliyetleri önemli ölçüde yükselecektir.

f)Bunların dışında, satın alma ve üretim bölümlerinin örgütlenme biçimleri, uygulanan yönetim tarzları, iş görenlerin eğitim ve moral düzeyi ve ürünün ta­sarım ve kalite özellikleri gibi faktörlerde maliyetleri etkileyen diğer bazı fak­törlerdir. Dolayısıyla, tüm bunların bir araya en uygun bir biçimde getirilebil­mesi ve maliyetleri düşürülmesi için üretim yöneticisinin finansman, tedarik, personel ve pazarlama bölümleri yöneticileri ile işbirliği yaparak yoğun çaba göstermesi gerekir.


2.3. Maliyet Kontrolü
Maliyet kontrolü, endüstri işletmelerinde üretim maliyetlerini yükselten işlemler ve üretim girdileri üzerinde kontrol sağlamayı ve bunları kabul edile­bilir düzeylere indirmeyi amaçlayan bir fonksiyondur. Temelde muhasebe bölümü tarafından derlenen maliyet bilgilerin analizi yoluyla maliyet artırıcı nedenlerin incelenmesi, etkin bir maliyet plânlama ve kontrolüne olanak sağ­layacaktır.

Maliyet planlama, ilke olarak bütçeleme ile ilgili bir fonksiyondur. Para­sal kaynakları kullanan ana birim olması nedeniyle üretim bölümünün bütçe­nin hazırlanması sırasında karar ve sorumluluklara katılması gerekir. Genellik­le, finansman yöneticisi tarafından hazırlanan bütçe, üretim yöneticisinin gö­rüş ve önerileri alınarak üst yönetimin onayına sunulur, işletme plânının bir kısmı olarak kesinleşen ve yürürlüğe konulan bütçe, maliyet kontrolü için bir standart görevini yerine getirir.

Planlanan harcamalar ile gerçek harcamalar arasındaki farklar maliyet muhasebesi raporları ile ortaya konulur. Bu farkların nedenlerinin analiz edil­mesi, plânlamadan veya uygulamadan kaynaklandığının belirlenmesi gerekir. Daha sonra yapılacak çalışma, düzeltici önlemlerin belirlenmesi ve gerekli öne­rilerin üst yönetime raporlanmasıdır.

Maliyet kontrolü, belirli bir program çerçevesinde başlatılacak ve sonuç­landırılacak bir çalışma değildir. Bu daha çok, maliyet bilgisinin tam ve doğ­ru olarak kavranmasını amaçlayan ve süreklilik gösteren bir anlayışın yerleştirilmesidir. Maliyet düşürme, nakit gereksinimini azaltacak, yönetim hatala­rını düzeltecek ve yepyeni fikirler yaratacak bu çaba olarak görülmemelidir.Bu arada, maliyet kontrolünden olağandışı çözümlerin beklenmemesi ve bü­yük umutlarla bu çalışmaların içinde boğulmaktan kaçınılması gerekir.

2.3.1. İşçilik Ve Malzeme Maliyetlerinin Kontrolü
Hiçbir maliyet sistemi, kendisine verilen bilgilerden daha kesin ve güveni­lir değildir. Bununla beraber, belirli bir bilgi birikiminden sonra maliyet kont­rol birimine getirilen bilgilerdeki eksiklerin ve hataların görülmesi ve bilgi kaynağına yeniden başvurulması olanağı sağlanır. Maliyet biriminde kullanı­lan tüm bilgiler, başka yerlerden kaynaklanır. Dolayısıyla, maliyet analizleri­nin ve yanlışlıklara ilişkin eleştirilerin başka yerlere yöneltilmesi gerekir. Ma­liyet kontrolünde bilinmesi gereken üç temel bilgi bulunmaktadır. Bunlar,

Harcanan zaman ve kim tarafından harcandığı;işgücü maliyeti,

a) Kullanılan malzeme;malzeme maliyeti,

b) Ortaya çıkan genel ve idari masraflar.

İşgücü; harcanan zaman kayıtları, elle günlük veya haftalık olarak dolduru­lan ve çalışılan toplam saati belirten zaman kartlarında tutulur. Bu kayıtlar,her iş için ayrı ayrı hazırlanan iş kartlarından da çıkarılabilir. Bu durumda maliyet kontrol birimi, özellikle kesikli üretim yapan işletmelerde her iş görenden her iş için ayrı bir kart gelmesi nedeniyle çok sayıda işlemi gerçekleştir­mek durumunda kalacaktır. Ancak, özet tabloların hazırlanması ve sürekli üre­timlerde işin de tek ve belirli olması bireysel zaman kayıtlarını azaltmaktadır. Zaman kayıtlarının tutulmasında doğruluğun sağlanması için bazı özendirici­lere gerek duyulur. Zaman kayıtlarının tam ve doğru tutulmamasının belirli bazı nedenleri vardır.

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:24 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #5
RE: Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
İş görenler, zaman kayıtlarının tutulmasını gereksiz ve usandırıcı bula­rak isteksizlik gösterebilirler.

b) "Bekleme", "boş" ve "kaybedilen" zamanı kaydetmek arkadaşlara ve ustabaşılara karşı sadakatsizlik olarak düşünülebilir.

c) Öngörülen süreden daha uzun bir zamanda bitirilen işlerde arkadaşlara ve ustabaşılara karşı mahcup olmamak için ek zamanın kaydedilmesinde is­teksizlik gösterilebilir,

Ustabaşıların kayıt formlarının altlarını imzalamaları, kendilerine ek bir ­yük getirmekle beraber kayıtların doğru tutulmasını sağlayan bir çözümdür. Ayrıca, primli ücret sistemi, zaman kayıtlarının gerçekçi tutulmasını kolaylaş­tıran bir uygulamadır.

Malzeme: Malzeme kayıtlan, genellikle istek fişlerinden elde edilmektedir. Bu uygulama, depolardan hiçbir şekilde uygun yetkiye sahip olarak yapılma­yan malzeme isteklerinin karşılanmaması genel kuralına titizlikle bağlı kalın­masını gerektirir. Depolardan çıkarılan malzemenin çok önemsiz olanlar dışında maliyetlendirilmesi ayrıca önem taşır. Malzemenin miktarı bilindiği­ne göre birim fiyatın ne olacağının belirlenmesi toplam maliyetin hesaplanma­sına olanak sağlayacaktır. Eğer, söz konusu malzeme için, gerçekten ödenen fiyat biliniyorsa bir sorun doğmayacaktır.

Ödenen Bedel = Kullanılan Birim Sayısı x Birim Fiyat

olacaktır. Ancak, aynı malzemenin farklı fiyatlarla satın alınmış olması durumunda ortaya çı­kan sorunu çözebilecek çeşitli yöntemler bulunmaktadır.

2.4. Stok Değerleme Yöntemleri
Üretime gönderilen maddelerin maliyetlerinin hesaplanması, alış maliyetlerinden farklıdır. Stoktan çıkışı yapılan maddeler farklı tarihlerde, farklı miktarlarda ve farklı fiyatlardan satın alındıklarından ötürü, üretime gönderilen maddelerin birim fiyatını tespit etmek zorunluluğu vardır. Bu soruna çözüm bulmak kastıyla geliştirilen yöntemlere “stok değerleme yöntemleri” adı verilmektedir.

En yaygın olarak kullanılan değerleme yöntemleri şunlardır:

· İlk Giren İlk Çıkar (FIFO) yöntemi

· Son Giren İlk Çıkar (LIFO) yöntemi

· Hareketli Ortalama Yöntemi

· Tartılı Ortalama Yöntemi

2.4.1. İlk Giren İlk Çıkar Yöntemi
İngilizce “ first in first out” kelimelerinin kısaltılmış hali, “fifo” olarak bilinen yöntem, satın alınmış maddelerden, satın alma tarihleri eski olanların üretime ilk olarak gönderildiklerini varsayar. Bu yöntemde dönem sonu hammadde stok tutarı son alış fiyatlarından oluştuğu için, hammadde maliyetlerinin sürekli yükseldiği pazarlarda yüksek çıkmaktadır. Aslında fiziken önce giren bir parti önce çıkmasada, değerleme açısından önce çıktığı farzedilir. Fifo yönteminin uygulanabilmesi için hammaddenin çeşitli nedenlerle değer kaybetmeye müsait, bozulmaya müsait, kırılgan, fiziksel etkilere karşı dirençsiz maddelerden oluşması gerekmektedir.

2.4.2.Son Giren İlk Çıkar Yöntemi
İngilizce “Last in first out” kelimelerinin kısaltılmış hali “lifo” olarak bilinen bu yöntem, satın alınmış maddelerden satın alma tarihleri yeni olanların üretime ilk olarak gönderildiklerini farz eder. Bu yöntemde dönem sonu hammadde stok tutarı düşük, üretime gönderilen gönderilen hammadde maliyeti yüksek olacaktır. Lifo yönteminin uygulanabilmesi için kullanılan hammaddenin dayanıklı, kırılmayan, bozulmayan, fiziksel etkilere karşı dirençli maddelerden olması gerekmektedir.

2.4.3.Hareketli Ortalama Yöntemi
Bu yöntemde her stok çıkışında son olarak hesaplanmış ortalama birİm maliyet kullanılmaktadır. Bu ortalama birim maliyet hesaplanırken her yeni madde girişinden sonra toplam tutar toplam miktara bölünmekte ve çıkan sonuç üretime gönderilecek her bir birim için ortalama fiyat olmaktadır. Her yeni madde satın alımında bu hesaplama tekrar etmektedir.

2.4.4.Tartılı Ortalama Yöntemi
Bu yöntemde ilk olarak maliyet dönemi belirlenmekte, ve bu dönem için tek bir ortalama fiyat tespit edilmektedir. Hareketli ortalama metodunda olduğu gibi her girişte yeni bir ortalama fiyat tespit edilmez, dönem için sadece tek bir fiyat tespit edilir ve giriş çıkış tutarları bu fiyat esas alınarak tespit edilir. Seçilen dönemler genelde ay olmaktadır.

Bu maliyetlendirme sistemlerinin her birinin kendine göre üstünlükleri bu­lunmaktadır. Bunlardan hangisi seçilirse seçilsin önemli olan sürekli ve tutarlı olarak uygulanmasıdır.

Genel ve İdari Maliyetler ise, kısmen fabrikanın normal finansal kayıtların­dan ve kısmen de bölümlerin faaliyet kayıtlarından çıkarılır. Hangi maliyet kalemlerinin doğrudan hangilerinin dolaylı maliyet olarak kabul edileceği bir politika kararı olarak ortaya konulmalıdır. Dolaylı maliyetler dikkatle analiz edilmeli, sınıflandırılmalı ve kontrol altında bulundurulmalıdır.

2.5.Üretimle İlgili Kavramalar
Üretim (imalat), Sanayi işletmelerinde insan ve makine gücü kullanılarak hammaddelerin şeklini, niteliğini, görünüşünü değiştirmek suretiyle, toplum ihtiyacını karşılayacak şekilde değerini ve faydasını artırmak için yapılan teknik ve ekonomik faaliyetlerdir.

Hammadde, Üretim işlemi sırasında kullanılan ve doğrudan doğruya mamulün bünyesine girerek o mamulün temel unsurunu oluşturan maddi değerlerdir.

Yarı Mamul, Üretim işleminin belli bir safhasına erişmiş olup henüz tamamlanamamış ve daha sonraki işlemlere hazır olan madde veya ürünlerdir.

Mamuller, Üretim işlemleri tamamlanan hammadde ve yarı mamullerin toplum ihtiyacına cevap verecek hale gelmiş ve satışa hazır olan kısmıdır.

Satılan mamullerin maliyeti, belli bir muhasebe döneminde mal ve hizmetlerin üretimi için yapılan harcamalar toplamı olup alış ve üretim maliyetlerinin tamamından oluşur.

Madde ve malzeme stokları, Satın alınan hammaddenin depoda kalan kısmıdır.

Yarı Mamul Stokları, Tamamlanan Yarı mamullerin, mamul ambarına aktarılmasından sonra yarı mamul olarak (tamamlanmamış) kalan kısmını ifade eder.

Mamul Stokları, Satılmayıp depoda kalan mamulleri ifade eder.

Direkt Maddeler, üretilen mamullerin oluşumunu sağlayan, o mamullerin bünyesinde yer alan ve maliyetleri de doğrudan üretilen mamullere yüklenebilen maliyetlerdir. Örnek: Elbise yapımında kullanılan kumaş, sabun imalinde kullanılan gliserin.

Endirekt Maddeler, Üretilen mamullerin oluşumunda direkt maddeler gibi temel rol oynamayan ve mamul üretiminde dolaylı katkıları bulunan yada mamul üretiminde doğrudan katkıları bulunmakla birlikte, maliyetleri üretilen mamullere doğrudan yüklenemeyen maddelerdir.

Endirekt maddeler

yardımcı maddeler
işletme malzemeleri olmak üzere ikiye ayrılırlar.
Yardımcı maddeler, üretim sürecinde hammaddenin mamul hale gelmesinde yardımcı yada tamamlayıcı rol oynayan ve mamul bünyesinde yer alan Endirekt maddelerdir. Yardımcı maddeler mamul maliyetleri içinde doğrudan yer almakla birlikte, katkı oranları direkt maddelere göre daha az olmaktadır. Elbisede; iplik düğme gibi... İşletme malzemeleri, üretim ile ilgili faaliyetlerin yürütülmesi için gerekli bulunan ve üretilen mamullerin bünyesinde yer almayan makine yedek parçaları, bakım onarım malzemeleri, yakıt maddeleri gibi çeşitli madde ve malzemelerdir. Örnek: yağlama malzemeleri, temizlik malzemeleri, kimyevi maddeler, yakıt malzemeleri gibi…

Direkt işçilik, üretim faaliyetlerine doğrudan katkı sağlayan ve temel şekillendirme fonksiyonunu üstlenmiş işçilerin faaliyetidir. Bu manada işçilere ödenen ücret ve ödemeler direkt işçilik maliyeti olarak tanımlanır. Direkt işçilikler esas üretim gider yerleriyle ilgili olup, belli bir mamul veya hizmetin maliyetine herhangi bir dağıtım anahtarına gerek duymaksızın doğrudan yüklenebilirler. Örneğin H.Hallaç bölümünde çalışan ve üretime doğrudan katkı yapan işçilerin hakkettikleri ücretler direkt işçilik olarak telakki edilebilirler.

Endirekt işçilik, üretim fonksiyonu ve bu fonksiyonun devamı yönünden esas olmakla birlikte doğrudan üretim maliyetine girmeyen yada bir başka ifadeyle üretilen mamullerle ilişkisi doğrudan kurulamayan işçilik giderleridir. İşletmede esas üretim faaliyetlerinin dışında çeşitli yardımcı ve destek faaliyetlerde bulunan işçiler ile üretim yerlerinde yönetici fonksiyonuna sahip (şef, sorumlu, ustabaşı vb.) çalışanların üretilen mamul yada hizmetlerin dönüşümündeki rolleri dolaylı olup bu kişilerin hak ettikleri ücretler endirekt işçilik maliyetini oluşturur.

Örneğin, bakım onarım, temizlik , nakliye, veya güvenlik işleriyle üretimin, doğrudan bir bağlantısı olmamasına rağmen bu faaliyetlerin üretime dolaylı bir katkısı söz konusudur.Fakat üretilen mamullerle ilişkisi doğrudan kurulamamakta; yani bu hizmetlerden bütün gider yerleri istifade ettiğinden mamullere doğrudan yükleme imkanı olmamaktadır.Bu sebeplerle bu işlerde çalışanların hak ettikleri ücretler Endirekt işçilik olarak değerlendirilirler.

Sabit maliyetler; yapılan üretim miktarına bağlı bulunmaksızın aynı düzeyde seyreden maliyetlerdir. Üretim miktarı artsın veya azalsın sabit maliyetlerde bir artış veya azalış söz konusu olmaz.Kira, amortisman gibi giderler örnek olarak verilebilirler.

Değişken maliyetler, sabit maliyetlerin aksine üretim miktarıyla yakından ilgili olup, üretim miktarına paralel olarak artış veya azalış gösterirler. Yani üretim artıkça artan, azaldıkça azalan maliyetlerdir. Üretim arttıkça daha fazla enerji kullanımı veya daha fazla hammadde kullanımının ortaya çıkması tabiidir.

Karışık (karma) maliyetler, yapısal açıdan hem sabit hem de değişken maliyetleri ihtiva eden maliyet türleridir. Örneğim temizlik maliyetleri kullanılan temizlik malzemeleri açısından değişken olmakla beraber işçilik açısından sabit maliyetlerdir.

Marjinal maliyet, üretim miktarındaki bir birimlik artışın getirmiş olduğu maliyettir.

Fırsat maliyeti ise, tercih edilen seçeneğe karşın, vazgeçilen alternatiflerden en iyisinin maliyetidir.

Maliyetlerin bölümlenmesinde yaygın olarak kullanılan yaklaşımlardan biriside işletmenin temel fonksiyonlarının esas alınması neticesinde ortaya çıkan bölümlemedir. Bu esasa göre maliyetler; Üretim maliyetleri, Pazarlama maliyetleri, Genel yönetim maliyetleri, Finansman maliyetleri ve Araştırma ve Geliştirme maliyetleri olarak bölümlenmektedir.

Ekonomik üniteler, faaliyetlerini sürdürebilmek için bir takım ödemeler yapıp, bir takım varlıklara sahip olurlar. İşletmeler açısından ödeme, para yada para yerine geçen araçların veya diğer varlıkların, satın alınan mal, hizmet yada varlıkların karşılığı olarak veya borç yada zararların karşılığı olarak işletmeden çıkışıdır. Ödemeler karşılığında fiziki bir mal veya hizmet elde edilirse bunlar harcamalar haline gelirler. Diğer bir ifadeyle sağlanmış bir hizmet veya satın alınmış bir varlık için ödenen veya ödenecek olan para tutarı veya varlık değeridir. İşletmelerin faaliyet konusunu teşkil eden mal ve hizmetlerin üretimi için yapılan harcamalar toplamı ise, maliyetleri oluşturur.

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:25 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #6
RE: Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
BÖLÜM 3

3.Üretim Maliyetleri
Maliyet Çeşitleri

Fonksiyonel Ayırım

Satın Alma Maliyetleri

Üretim Maliyetler

Araştırma Geliştirme Giderleri

Pazarlama Satış Dağıtım Giderleri

Genel Yönetim Giderleri

Finansman Giderleri

Üretime Bağlı Ayırım
Değişken Maliyetler

Sabit Maliyetler

Üretim maliyetleri, üretimde ve üretime yardımcı faaliyetlerde kullanılan ve tüketilen mal ve hizmetlerin parasal tutarıdır. Başka bir anlatım biçimiyle, mamul veya hizmetin üretilmesinde tüketilen; parasal tutarlarının toplamı üretilen mamul veya hizmetin üretim giderini oluşturur.

3.1.Üretim Maliyetinin Hesaplanmasının Faydaları
Üretim maliyetinin hesaplanmasının bir çok faydaları vardır. Bunlar aşağıdaki gibi özetlenebilir.

Üretilen malın fiyatını saptama, bu fiyatı, mevcut fiyatlarla mukayese etme, işletme faaliyetlerinin sonucunu saptama ve stokların değerlendirilmesi için maliyetlerin bilinmesi gerekir.

Bir işletmenim kendisinden istenen bir mal için fiyat teklifinde bulunabilmesi için o malın maliyetini bilmesi gerekir.

İşletmelerin kuruluş gayelerinin başında kar gelir. Genellikle işletmeler yıllık veya faaliyette bulundukları sürece azami kar elde etmeye çalışırlar. Karın hesaplanabilmesi için ise maliyetlerin bilinmesine ihtiyaç vardır.Karın hesaplanması, işletmenin ödeyeceği vergi miktarını saptama, ortaklık esasına göre çalışan işletmelerde yıl sonunda dağıtılacak temettü miktarını saptayabilmek için de geçerlidir.

Stokların değerlendirilmesi için maliyetlerin bilinmesi gerekir.

İşletmelerin maliyet mukayeseleri için ve bu tür bilgileri isteyen kuruluşlara istedikleri bilgiyi verebilmeleri için maliyetle ilgili verilere ihtiyaç vardır.

Genellikle büyük kapasiteli işletmelerde maliyetler düşük, küçük kapasiteli işletmelerde maliyetler yüksektir, işletmelerin büyütülmesi halinde maliyetlerden yararlanılır.

İşletmenin tüm olarak faaliyetini, çeşitli giderlerdeki fazlalık veya eksikliği, üretimde kullanılan metotların ekonomik olup olmadığı ve fiili maliyetlerle önceden planlanan maliyetleri mukayese edebilmek için maliyet giderlerinin saptanması gerekir.

İşletmede gerçekleşen giderlerle bütçelerin ve standart maliyetlerin karşılaştırılması ve tahlili ancak maliyet giderlerinin saptanması ile mümkün olur. Bu mukayese ile çeşitli giderlerin gelişme yönü ve temposu saptanabilir. Yeni üretim planlarının hazırlanmasında bu veri ve analizlerden yararlanılır.

Maliyetlerin saptanması ve analizi ve bunlardaki gelişmeler işletmenin plan ve programında değişikliği gerektirebilir. Örneğin yeni veya eski bir makinenin satın alınması, teknolojik değişmenin uygulanması gibi kararların alınabilmesi için maliyet giderlerine ihtiyaç vardır.


3.2. Pamuk İplikçiliğinde Uygulanan Üretim Maliyeti Hesap Uygulamaları
Pamuk iplikçiliğinde iplik üretimi sırasında gerekli olan direk malzeme(pamuk), işçilik ve genel üretim maliyetleri toplandığında, standart üretim maliyetine ulaşılır.

Standart üretim maliyeti, satın almadan ipliğin mamul haline gelmesine kadar oluşan tüm üretim maliyetlerinin toplamından oluşur. Kullanılan tüm malzeme , işçilik ve genel üretim maliyetleri, standart üretim faktörü miktarlarının, standart fiyatı ile çarpılarak, bir ipliğin standart üretim maliyeti hesaplanır.

Maliyet hesapları; mal ve hizmetlerin planlanan biçim ve niteliğe getirilmesi için yapılan giderlerin toplandığı ve maliyet unsurlarına dönüştürülerek izlendiği hesaplardır.

Muhasebe sistemi uygulama genel tebliği geniş kapsamlı olup, hem "Genel Muhasebe", hem de "Maliyet Muhasebesi" ile ilgili ilkeleri verir. Bu bağlamda tebliğde yer alan maliyet muhasebesinin uygulamaya konulmasındaki en önemli amaç, mal veya hizmet üreten işletmelerde;

• Maliyetlerin oluşumun değerlendirilmesi,

• Rapora bağlanması,

• Maliyetlerin belirli bir sistem içinde oluşturulması,

• Ve diğer işletmelerle karşılaştırma yapılabilmesine,
olanak vermesidir.

7/A seçeneği; bir önceki yıl aktif toplamı 25 milyar TL ‘sı ve net satışlar toplamı 50 milyar TL'sını aşan üretim ve hizmet işletmeleri için zorunlu olup, sözü edilen tutarların altında kalan üretim ve hizmet işletmeleri ile ticaret işletmeleri 7/B seçeneğini uygulayacaklardır.

7/A seçeneğinde giderler büyük defterde fonksiyon esasına, 7/B seçeneğinde ise çeşit esasına göre belirlenmiştir. Dolayısıyla işletmeler giderlerin bölünmesinde ve büyük defterde izlenmesinde;

• Organizasyon yapılarına,

• Büyüklüklerine,

• Gereksinimlerine,

göre düzenleyebilmelerine olanak sağlamıştır. Ayrıca bu hesaplar işletmelerin "fiili maliyet" veya "standart maliyet" yöntemlerine göre maliyetlendirme çalışmalarına olanak verecek şekildedir.

Yukarıda da belirtildiği gibi 7. grupta yer alan maliyet hesaplan işletmelerin hesap planlarında değişiklik yapmaksızın, diledikleri maliyet yöntemini uygulayabilmelerine olanak vermektedir. Bu nedenle bu bölümde 7/A ve 7/B seçeneklerinin temel özellikleri ile sözü edilen seçeneklerde kullanılması gereken hesapları açıklamak yararlı olacaktır.

3.2.1. 7/A Seçeneği
3.2.1.1. Fonksiyon Esasına Göre Sınıflandırma
7/A seçeneğinde giderler büyük defterde fonksiyon esasına göre sınıflandırılır. Gider çeşitleri ve gider yerleri de yardımcı defterde izlenir.

Bu uygulamada, maliyet hesap grupları, gider çeşitleri ve gider yerleri aşağıda gösterildiği gibi bölümlenir.

Maliyet Hesap Grupları

70 Maliyet Muhasebesi Bağlantı Hesaplan

71 Direk îlk Madde ve Malzeme Gideri

72 Direk işçilik Gideri

73 Genel Üretim Giderleri



• Endirekt îlk Madde ve Malzeme

• Endirekt işçilik

• Memur Ücret ve Giderleri

• Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmetler

• Çeşitli Üretim Giderleri

• Vergi, Resim ve Harçlar

• Amortisman ve Tükenme Payları

74 Hizmet Üretim Maliyeti

75 Araştırma Geliştirme Giderleri

76 Pazarlama, Satış ve Dağıtım Giderleri

77 Genel Yönetim Giderleri

78 Finansman Giderleri



3.2.1.2. Çeşit Esasına Göre Sınıflandırma
Bu hesaplar işletmelerin organizasyon yapılarına uygun biçimde detaylandırılır. Gider çeşitleri hesaplarının sabit, değişken ve yarı değişken olarak gruplandırılması olanaklıdır. Gruplar içindeki gider çeşitlerinin sabit, değişken ve yarı değişken biçimindeki ayrımı işletmelerin gereksinimlerine ve kararlarına bırakılmıştır. Gider çeşitleri hesaplarının kodlanmasında aşağıda belirtilen sınıflama esas alınmıştır.

0 îlk Madde ve Malzeme

1 îşçi Ücret ve Giderleri

2 Memur Ücret ve Giderleri



4 Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmetler

5 Vergi Resim ve Harçlar

6 Amortisman ve Tükenme Paylan

7 Finansman Giderleri

3.2.2. 7/B Seçeneği
Ticaret işletmeleri ile bir önceki yıl aktif toplamı 25 milyar TL 'sini ve net satışları toplamı 50 milyar TL 'sini aşmayan üretim ve hizmet işletmeleri bu seçeneği uygulamak zorundadır. Bu uygulamada; giderler maliyet dönemi boyunca çeşit esasına göre izlenir. Maliyet çıkarma dönemlerinde, söz konusu giderler, gider dağıtım tablosu aracılığıyla fonksiyonlarına dönüştürülerek ilgili gider yerlerine ve hizmet veya mamul maliyetlerine veya sonuç hesaplarına aktarılır.

Gider çeşitlerinin fonksiyonlarına dönüştürülmesinde ve ilgili gider yerlerine yüklenmesinde, işletmeler isterse gider çeşidi hesaplarından ilgili gider yerlerine ve fonksiyonel gider hesaplarına aktarmalar yapılmasını gerektirecek kayıt düzenini seçerler, isterlerse eş zamanlı kayıt düzenini bu seçenek içinde kullanarak, yardımcı defterlerde fonksiyonel gider hesaplarını ve gider yerlerini izleyebilirler. 7/B seçeneğinde işletmeler 79 no'lu gruptaki maliyet hesaplarını kullanır. Bu uygulamada maliyet hesap grupları aşağıdaki gibi bölümlenir



79 Gider Çeşitleri

790 îlk Madde ve Malzeme

791 îşçi Ücret ve Giderleri

792 Memur Ücret ve Giderleri

793 Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmetler

794 Çeşitli Giderler

795 Vergi Resim ve Harçlar
796Amortisman ve Tükenme Payları

797 Finansman Giderleri

798 Gider Çeşitleri Yansıtma Hesaplan

799 Üretim Maliyet Hesabı

3.3. Gider Çeşitleri
Bu projede üretim maliyeti endeksi oluşturulacağından, 7/A ve 7/B seçeneğindeki maliyet hesaplarını oluşturan maliyet kalemlerinden, üretim maliyetine etki eden kalemler bu bölümde detaylı bir şekilde anlatılacaktır.



Maliyetlerin Oluştuğu Departmanlar

Esas Masraf Yerleri(Üretim Yerleri)

Mamul Üzerinde Doğrudan Doğruya Çalışılan Yerler

Yardımcı Masraf Yerleri(Üretime Yardımcı Yerler)

Mamul Üzerinde Doğrudan Çalışılmayan Ancak Üretime Yardımcı Olan Yerler

3.3.1. İlk Madde ve Malzeme Giderleri
Pamuk iplikçiliği sektöründeki işletmelerin ürettiği ipliğin maliyetini oluşturan üretim giderleri unsurlarından ilkini ilk madde ve malzeme oluşturur, işletmenin üretim, hizmet ve diğer faaliyetlerini sürdürebilmek amacıyla tüketmiş olduğu her türlü ilk madde ve malzemelerin parasal tutarına ilk madde ve malzeme gideri denir. Bu bağlamda işletmenin gerek faaliyetlerini gerekse üretimde kullanmak amacıyla tüketmiş olduğu her türlü ilk madde ve malzemelere ilişkin giderler bu grupta toplanır.

İlk madde ve malzeme giderleri gerek üretim sürecinde, gerekse işletmenin diğer faaliyetlerinin sürdürülmesinde kullanılan ilk madde ve malzemelerden oluşur.Bir başka anlatım biçimiyle, bu giderler;

• Üretim fonksiyonunda,

• Pazarlama, satış ve dağıtım fonksiyonunda,

• Genel yönetim fonksiyonlarında ortaya çıkar.

Burada incelediğimiz üretim giderleri olduğundan, ilk madde ve malzeme giderlerini üretilen mamullerle ilişkisi bağlamında;

• Direk ilk madde ve malzeme giderleri,

• Endirekt ilk madde ve malzeme giderleri,
olarak iki grupta toplayabiliriz.

3.3.1.1.Direkt İlk Madde ve Malzeme Giderleri
Direk ilk madde ve malzeme giderleri pamuğun işletmeye girip satılabilir iplik duruma getirilmesine kadar geçen zamanda tüketilen ve ne miktar tüketildiği izlenebilen ilk madde ve malzemelerdir. Direkt ilk Madde ve Malzeme Giderlerine örnek olarak; pamuk,yağlayıcılar,parafinler..vb

3.3.1.2. Endirekt İlk Madde ve Malzeme Giderleri
Bu grupta yer alan ilk madde ve malzeme giderleri, direkt ilk madde ve malzeme dışında ipliğin üretiminde kullanılan, ancak üretilen iplik için ne miktar tüketildiği kolayca saptanamayan ilk madde ve malzemelerdir.

Türkiye pamuk iplikçiliği sektörü için örnek olarak; yardımcı madde kullanımı, işletme malzemesi kullanımı, makine yedek parça kullanımı, diğer endirekt malzeme kullanımı verilebilir

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:25 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #7
RE: Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
3.3.2. İşçilik Giderleri
İşletme faaliyetlerinin yürütülmesi amacıyla istihdam edilen işçilere tahakkuk ettirilen her türlü giderlerin oluşturduğu hesap grubudur. Bir başka anlatım biçimiyle ocaktan ipliğin üretimi için gerekli olan ikinci üretim gideri unsuru olup, işveren tarafından işçilere yapılan ödemelerin tamamıdır.

Üretilen ipliğin üretim maliyetinin saptanmasında önemli bir öğe olan işçilik giderleri, diğer üretim giderlerinden farklı özellikler taşır. Bu özellikleri şöyle sıralayabiliriz:

İşçilik, stoklaması olanaksız bir gider türüdür, ilk madde ve malzeme ambardan üretime gönderilmedikçe, maliyet oluşmaz. Oysa bir işçi yada memur bir iş sözleşmesine dayanarak işletmede bulunduğu sürece ücrete hak kazanır.

İşçilik giderlerine, değişik koşullara göre eklemeler yapılabilir, ilk madde ve malzeme maliyeti, kullanılan miktarın birim fiyatı ile çarpılması sonucu bulunur. Oysa çıplak işçilik giderlerine bazen sosyal yasalar bazen de çalışma koşullan nedenleri ile eklemeler yapılabilir.

İşgücü, maliyetleri doğrudan doğruya etkileyen bir gider öğesidir, ilk madde ve malzeme, çoğu kez pasif bir maliyet unsurudur. Çünkü ilk madde ve malzemenin verimliliği onu kullanan işgücü ve donatımın verimli olmasına bağlıdır. Diğer yandan işgücü ne kadar yetenekli ve çalışmaya yetenekli ise, üretimin verimliliği de o derece artar.

İşçilik giderleri emek sahiplerinin bir gelirini oluşturduğu için, bu gelirin hesaplanması ve belirli zamanlarda hak kazananlara ödenmesi, çeşitli hesap ve kayıtları zorunlu kıldığı gibi, ayrıca ücretlerle ilgili mali ve sosyal yasalarda, işletmelere çeşitli yönetim ve mali sorumluluk yükler.

İşçilik giderlerini de ilk madde ve malzeme giderlerinde olduğu gibi direkt işçilik giderleri ve Endirekt işçilik giderleri olarak sınıflandırabiliriz.

3.3.2.1.Direkt İşçilik Giderleri
Üretim gider yerlerinde çalışan, fiilen üretim işlemini gerçekleştiren ve doğrudan doğruya iplik üretimi ile ilişkilendirilebilir işçilere ödenen ücretlerin parasal tutarına direkt işçilik gideri denir. Direkt işçilik giderleri; işletmedeki üretim gider yerleri, üretilen iplikler veya sipariş gibi belirli birimlere doğrudan yüklenebilir.

Türkiye pamuk iplikçiliğ sektörü için direkt işçilik giderlerine örnek olarak; çıplak işçilik, fazla mesai,vardiya zammı, SSK İşveren Payları,Sosyal Güvenlik Destekleme Primi,İşsizlik Sigortası İşveren Primi,Servis Ücretleri,Yemek Ücretleri,Sağlık Giderleri,Eğitim Giderleri verilebilir.

3.3.2.2.Endirek İşçilik Giderleri
Direkt işçilik giderleri dışında kalan ve üretilen iplikle doğrudan doğruya yüklenmeleri olanaklı olmayan işçilere endirekt işçilik gideri denir.

Endirekt işçilik giderleri de yardımcı işçilik ve yönetici işçilik olmak üzere iki grupta toplanabilir.

Yardımcı işçilik, üretim eyleminin kesintisiz sürdürülmesinde kullanılan işçilik olup,pamuk iplikçiliği sektörü için örnek olarak bakım-onarım işçileri, temizlik işçileri, güvenlik görevlileri gibi personele ödenen işçilik verilebilir.

Yönetici işçilik gideri ise, üretim eylemlerini yönlendiren personele ilişkin işçilik olup, pamuk iplikçiliği sektörü için örnek olarak ustabaşı, mühendis, atölye şefi gibi kişilere ödenen giderler verilebilir.

3.3.3. Genel İşletme Giderler
Üretim giderlerinin üçüncü unsurunu da genel üretim giderleri oluşturur. Çok çeşitli giderleri içeren genel üretim giderleri tam ve doğru bir şekilde saptanabildiği ölçüde üretilen ipliğin maliyeti de o ölçüde doğruya yakın olacaktır. Bu durumda işletme yöneticilerinin de objektif karar almaları olanaklı olacaktır.

Üretilen ipliğin maliyetini oluşturan direkt ilk madde ve malzeme giderleri ile direkt işçilik giderleri dışında olup, üretilen iplik ile ilişkili olan üretim giderlerine genel üretim giderleri denir. Bir başka anlatım biçimiyle, genel üretim giderleri üretilen ipliğe doğrudan doğruya yüklenemeyen diğer üretim giderlerini içerir.

Genel üretim giderleri, üretim işleviyle doğrudan doğruya ilgili olmayan, ancak üretimin sürdürülmesi için zorunlu olan giderlerden oluşurlar. Örneğin işletme binası, üretim makineleri, bakım ve onarım hizmetleri, enerji v.b. olmadan üretim eyleminin yürütülmesi olanaksızdır. Bu nedenle genel üretim giderleri, üretim giderlerinin üçüncü unsurunu oluşturur.

İşletmede tek tip iplik üretilmesi halinde, genel üretim giderlerinin iplik maliyetine eklenmesi pek sorun yaratmaz. Faaliyet döneminde oluşan genel üretim giderleri, üretilen iplik maliyetine doğrudan doğruya eklenir.

İşletmede birden çok iplik tipinin üretilmesi halinde ise, her bir ipliğin genel üretim giderlerinden ne kadar pay alacağının saptanması gerekir.



Gim’in Dağıtımında Kullanılan Ölçüler

KWS Harcamalar
Personel Sayıları
Makine Saatleri
Fiş Sayıları
Direkt Hammadde Maliyeti
Sabit Kıymet Değerleri
Amortismana Tabi Kıymetlerin Değerleri
Tamir Bakım Saatleri
Kalite Güvence Saatleri
Gim’in Maliyetlere Yüklenmesi

Direkt Malzeme Maliyetleri
Direkt İşçilik Maliyetleri
Toplam Direkt Maliyetler
Direkt İşçilik Saatleri
Makine Saatleri
Üretim Miktarı










Direkt Malzeme Maliyetleri =
Toplam GİM

Toplam Direkt Malzeme Maliyetleri

Direkt İşçilik Saatleri =
Toplam GİM

Toplam Direkt İşçilik Saatleri

Toplam Direkt Maliyetler =
Toplam GİM

Toplam Direkt Maliyetler

Makine Saatleri =
Toplam GİM

Toplam Makine Saatleri

Üretim Miktarı =
Toplam GİM

Toplam Üretim Miktarı



3.3.3.1. Genel Üretim Giderlerinin Özellikleri
Genel üretim giderlerinin üretim hacmiyle ilişkisi açısından;

• Değişken genel üretim giderleri,

• Sabit genel üretim giderleri,

• Yarı değişken genel üretim giderleri,

• Yarı sabit genel üretim giderleri,

olmak üzere dört grupta toplamak olanaklıdır. Değişken genel üretim giderleri, üretim hacmindeki değişikliğe bağlı olarak değişen giderlerdir. Örneğin işletme malzemesi, enerji giderleri gibi. Sabit genel üretim giderleri, genellikle bir yıllık faaliyet döneminde üretim hacmi değiştiğinde toplam olarak değişmeyen, ancak birim olarak değişen giderlerdir. Örneğin bina amortismanı, sigorta primi gibi. Yarı değişken genel üretim giderleri, üretim hacmindeki değişmelere paralel olarak değişen, ancak üretim hacmiyle doğru orantılı olarak değişmeyen giderlerdir.

Örneğin makinelerin bakım onarım giderleri, ustabaşı ücretleri gibi. Yan sabit genel üretim giderleri ise, belirli bir üretim hacmi aralığı değiştikçe, ani sıçrama yaparak artan giderlerdir. Örneğin ustabaşı, kalite kontrol personeli gibi.

Genel üretim giderlerinin özellikleri aşağıdaki gibidir.

• Genel üretim giderleri ile üretilen iplik arasında doğrudan doğruya bir
ilişki yoktur.

• Genel üretim giderleri; birbirine benzemeyen, farklı nitelikteki birçok giderin
birleşmesiyle oluşur.

• Genel üretim giderlerinin bir kısmı, zaman içinde düzensiz bir gelişim
gösterirler. Bazı aylarda çok az, bazı aylarda da oldukça yüksek düzeyde
oluşurlar.

• Genel üretim giderlerinin bir kısmının kesin tutarları, ancak yıl sonunda belli
olabilir.

• Yıllık tutarları belli olan bazı genel giderlerinin bir kısmının, maliyetlere
yüklenmesi istenmeyebilir. Fakat bu kısmın ne kadar olduğu ancak yıl
sonunda bilinebilir.

3.3.3.2. Genel Üretim Giderlerinin Sınıflandırılması
3.3.3.2.1. Endirekt Malzeme Gideri
Üretimde kullanılan ancak üretim maliyetine doğrudan doğruya yüklenemeyen yardımcı maddeler ile işletme malzemelerini içerir.

3.3.3.2.2.Endirekt İşçilik Giderleri
Üretim maliyetine doğrudan doğruya yüklenemeyen direkt işçilik giderleri dışındaki işçilik giderleri olup, üretime yardımcı olan işçiliklere ödenen ücretlerdir.

Türkiye tekstil sektörü için örnek olarak; normal ücret, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, izin ücreti, fazla mesai, prim ve ikramiyeler, geçici görev yollukları, yakacak yardımı, yiyecek-giyecek yardımı, aile yardımı, çocuk yardımı, tahsil yardımı, bayram yardımı, doğum-ölüm-evlenme yardımı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kasa tazminatı, SSK primi, işveren payı, tasarrufu teşvik işveren payı, konut yardımı verilebilir.

3.3.3.2.3.Memur Ücret ve Giderleri
İşletme faaliyetlerini yürütmek, üretim ve hizmetleri gerçekleştirmek amacıyla çalıştırılan aylıklı yönetici, memur, büro personeli gibi çalışanlara ödenen ücretleri içerir.

Türkiye tekstil sektörü için örnek olarak, kıdem aylığı taban aylığı, sözleşmeli personel ücreti, özel hizmet tazminatı, mali sorumluluk tazminatı, yabancı dil tazminatı verilebilir.

3.3.3.2.4.Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmetler
İletme faaliyetlerini yürütmek, üretim ve diğer hizmetleri gerçekleştirmek amacıyla, işletme dışındaki kuruluşlardan sağlanan fayda ve hizmetler nedeniyle oluşan giderleri içerir.

Türkiye tekstil sektörü için örnek olarak; elektrik, su ve buhar giderleri, akaryakıt giderleri, L.P.G. ve doğal gaz giderleri, dışarıya yaptırılan yerüstü yer altı düzenler, dışarıya yaptırılan bina bakım giderleri, dışarıya yaptırılan tesis makine, cihaz bakım giderleri, dışarıya yaptırılan taşıt araçları bakım giderleri, dışarıya yaptırılan alet, edevat onarım giderleri, alış nakliye giderleri, işçi taşıma giderleri, dışarıya yaptırılan teknik müşavirlik, dışarıya yaptırılan fason iş giderleri, müteahhit istihkakları, elektrik giderleri, su giderleri, yatırım ile ilgili müteahhit istihkakları, eğitim ve dinlenme tesis giderleri, memur taşıma giderleri, işçi taşıma giderleri, makine ve teçhizat giderleri, onarım ve bakım giderleri, ısıtma giderleri, bina ve arazi kiraları, diğer fayda ve hizmetler, yurtiçi tren navlun, yurtdışı tren navlun, nakliye giderleri, tahlil ve tartı giderleri, diğer satış giderleri, PTT giderleri, dışarıya yaptırılan diğer işler, nakliyeler, açık ocak temizlik işleri, dışarıya yaptırılan istihsal verilebilir.

3.3.3.2.5.Çeşitli Giderler
Bu gider grubuna yukarıda belirtilen giderler içinde yer almayan, işletme faaliyetlerini yürütmekte kullanılan giderleri içerir.

Türkiye tekstil sektörü için örnek olarak; stok sigorta giderleri, duran varlık sigorta giderleri, nakliye sigorta giderleri, işletme ve ambar binaları kira giderleri, makine, tesis ve bina giderleri, bina ve arazi kiraları, makine ve teçhizat kiralan, ısıtma aydınlatma ve su giderleri, haberleşme giderleri, para nakil giderleri, haberleşme giderleri, ilan giderleri, reklam ve numune giderleri, sergi giderleri, telif terfi giderleri, kitap gazete ve dergi giderleri, bilgisayar teknik araştırma giderleri, tören ve donanım giderleri, birlik oda meslek kurumu giderleri, yardım ve bağışlar, okul ve öğretim giderleri, film tiyatro konser giderleri, beden terbiye giderleri, kurs ve seminer giderleri, sivil savunma giderleri, yüksek denetleme kurulu giderleri, temsil giderleri, dışarıya yaptırılan sigorta giderleri, dahili yapılan sigorta giderleri, iş ve işçi bulma giderleri, misafir ağırlama giderleri, posta ve kargo giderleri, müşavirlik ve danışmanlık, banka giderleri, noter giderleri, şehir içi yol giderleri, dava ve icra giderleri, kanunen kabul edilmeyen giderler, nakil vasıtaları gideri, eğitime katkı payı, pul ve harç giderleri, özel tüketim vergisi, sair genel giderler, mahkeme masrafları, ticaret odası aidatı, diğer müteferrik masraflar, alet edevat mobilya mefruşat masrafı, atölyede yaptırılan işler, demirbaşlar, bina sigortası, makine ve tesisler sigortası, taşıma çekme vasıtaları sigortası, malzeme ambarı stok sigortası, nakliye sigortası verilebilir

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:26 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #8
RE: Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
3.3.3.2.6.Vergi, Resim ve Harçlar
Mevzuat gereğince tahakkuk ettirilen gider niteliğindeki vergi, resim ve harçları kapsar.Pamuk iplikçiliği sektörü için örnek olarak; damga vergisi, motorlu kara taşıtlar vergisi, belediye vergi ve resimler, bina ve arazi vergileri, noter harç ve resimleri, temizleme ve aydınlatma vergisi, emlak vergisi, kurumlar vergisi, gelir vergisi, damga vergisi, katma değer vergisi, devlet hakkı, pamuk iplikçiliği fonu, belediye hissesi, fonlar, emlak vergisi, taşıt alım vergisi, motorlu kara taşıtları vergisi, gümrük vergisi, belediye vergisi, sivil savunma fonu, genel hayati etkileyecek afetler fonu, tabi afetler ek vergisi, TSE, geçici vergi, gelir vergisi, damga vergisi, gelir vergisi, fon payı, diğer vergi resim ve harçlar verilebilir.

3.3.3.2.7.Amortisman ve Tükenme Payları
İşletmenin maddi ve maddi olmayan duran varlıklarına ilişkin amortisman giderleriyle, özel tükenmeye tabi varlıkların tükenme paylarına ilişkin giderleri içerir.

Amortisman, işletmede bir yıldan fazla kullanılan ve kullanıldığı süre içinde aşınma, yıpranma ve değerini yitiren varlıklarda ortaya çıkan değer kayıplarının saptanması işlemidir.

İşletmeler maddi ve maddi olmayan duran varlıklarına ilişkin amortisman sürelerini kendileri belirlemektedirler. Ancak işletmelerin amorti etme süresini, kendi maliye politikalarına göre farklı tutmalarından dolayı, bu projedeki üretim maliyeti hesaplamalarında amortisman ve tükenme payları ortalama olarak alınmıştır.

İşletmenin paraya çevrilebilen öz varlıkları, aktif toplamı oluşturur (mal varlıkları, nakit, mevduat, satın aldığı mallar v.b.).

İşletmenin yurtiçi ve yurtdışı satışlarından iadeler düşüldükten sonra kalan safi satışları, net satışları toplamını oluşturur.

7/A Maliyet Hesabı Dikkate Alınarak Oluşturulan Üretim Maliyeti Şablonu

7/A Maliyet Hesabına Uygun Üretim Maliyeti Şablonu

Direkt İlk Madde ve Malzeme Giderleri

Direkt İşçilik Giderleri

Genel Üretim Giderleri

Endirekt İlk Madde ve Malzeme Giderleri

Endirekt işçilik Giderleri

Memur Ücret ve Giderleri

Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmetler

Çeşitli Giderler

Vergi Resim ve Harçlar

7/B Maliyet Hesabı Dikkate Alınarak Oluşturulan Üretim Maliyeti Şablonu

7/B Maliyet Hesabına Uygun Üretim Maliyeti Şablonu

İlk Madde ve Malzeme

İşçi Ücret ve Giderleri

Memur Ücret ve Giderleri

Dışarıdan Sağlanan Fayda ve Hizmetler

Çeşitli Giderler

Vergi Resim ve Harçlar

Tablolarda görüleceği üzere, amortisman ve tükenme paylan dikkate alınmamıştır. Bunun nedeni; her işletmenin vergi usul kanuna göre farklı yöntemlerle amortisman ayırabilme hakları olduğundan, amortismanın maliyet kalemleri içindeki yüzdesi değişecektir.

BÖLÜM 4

4.Maliyet Hesaplama Sistemleri
Maliyet hesaplama sistemleri de değişik açılardan bakıldığın­da çeşitlidir.

Bunlar,

-Maliyet hesabına göre: tam maliyet kısmi maliyet,

-Birim maliyetlerin hesaplanma şekline göre sipariş maliyeti safha maliyeti,

-Hesapların yapıldığı zamana göre ön maliyetler kesin maliyetler,

-Kullanılan rakamlara göre fiili maliyetler fiili olmayan maliyetler (tahmini, standart maliyetler) biçimlerinde sınıflandırılabilir.

Kar elde etmenin tek yolu, fiyatların maliyetler üzerinden saptanmasıdır. Pazar dengesinin ele alınıp, maliyetlere göre bir fiyatlama politikasının izlenmesi gerekmektedir.Bu nedenle üretim faktörlerinin tek tek ele alınıp, ortaya konması gerekir.Burada maliyetlerin sınıflandırılması yapılmalı ve bu sınıflandırmaya göre maliyetler oluşturulmalıdır. Maliyet unsurları olan malzeme,işçilik ve genel üretim giderleri belirlenmeli ve daha sonra satış ve yönetim giderleri de saptanarak maliyetler ayrıştırılmalıdır. Saptanan bu maliyetlerin değişken ve sabit kısımlarının belirlenmesi ile, daha sonra farklı maliyet yöntemleri uygulanabilir. Bu yöntemler de, daha sağlıklı fiyatlama yapılmasına yardımcı olur.

Bir tekstil işletmesinin faaliyeti sırasında yukarıdaki maliyet hesaplama sistemlerinin birden fazlasından yerine göre yararlanılması mümkündür. Üst yönetim, maliyetle ilgili değerle­rin ne amaçla kullanılacağını belirledikten sonra, işletmenin bünyesine en uygun sistemleri seçmek için, muhasebe yöneticisine danışarak karara varır

4.1.Birim Maliyeti Hesaplama Yöntemleri
Yukarıda maliyetlerin hesaplanmasında çeşitli sistemler bulunduğu ifade edilmişti. Mamullerin nitelikli, işletmenin iriliği, genel organizasyonu ve üretim tekniği bakımından, bu sistemlerden en uygun olanı (veya olanları) seçilerek yönetimde yararlanılır.

Tekstil işletmelerinde mamullerin birim maliyetini hesaplamada kullanılan en geçerli üç maliyet sistemi hakkında örneklerle birlikte aşağıda bilgi verilecektir. Bunlardan ilki, üretimin birbirine bağlı ve birbirini izleyen çeşitli safhalar halinde bulunduğu, genellikle sürekli olarak ayni tür Veya benzer mamullerin imal edildiği tekstil sanayinde en yaygın kullanılan birim maliyet hesaplama yöntemi olan Safha Maliyeti Sistemidir. İkincisi, daha modern yönetim ve organizasyona sahip ,işletmeler tarafından kullanılması önerilen Standart Maliyet Sistemi, üçüncüsü ise imal edilmesi düşünülen mamul tiplerinin birim fiyatını önceden tahmin için çabuk karar vermeye uygun Direkt Maliyet Sistemidir.

4.1.1. Safha Maliyet Sistemi
Üretim giderlerinin belli zaman süresi içinde ve maliyet yeri itibar ile toplanması ve üretimin miktarı ile ilgilendirilmesi biçiminde, birim maliyetin hesaplanmasına Safha Maliyeti Sistemi denilmektedir.

Bu sistemde aşağıdaki yol izlenir:

-Direkt hammadde, malzeme ve işçilik ile dolaylı giderler imalât safhaları olan maliyet yerlerinde toplanır.

Maliyet giderleri aylık olarak hesaplanır.Aylık üretim miktarları, ayın başında ve sonunda işletmede mevcut yarı mamul stokları teknik servisler tarafından saptanarak belgelenir.

-Her üretim safhasında toplanan maliyet giderleri o safhada üretilen mamullerin toplamına bölünerek birim maliyeti bulunur.

Bölme işleminde, mamulün tamamlanma derecesi ve eşdeğer birimler kullanılır.

-Bir safhada işi biten yarı mamul bir sonraki safhaya devredilirken, hesaplanan maliyetleri de devredilir.

Safha maliyeti veya sipariş maliyeti sistemleri gibi, tam maliyet esası kullanılan işletmelerde, ayrıntılı tüm bilgilerin toplanması ve bunlar üzerinde hesapların yapılması uzun sürmektedir. Mamul birimlerine ait aylık maliyetler, yöneticinin eline ancak müteakip ayın 20’sinden sonra geçer. Bu süreyi kısaltmak için bilgisayar kullanılması yaygınlaşmak tadır.

Yönetimde bazı kararlar için, daha az sağlıklı olsa bile daha çabuk elde edilecek birim maliyetlere gerek duyulmaktadır. Yeni bir mamul tipi için fiyat saptanmasına acilen ihtiyaç duyulabilir. Mamulün birim maliyetine girmesi gereken bütün unsurları tam olarak ve fiilen içermeyen, buna karşın kısa zamanda çıkarılabildiğinden yönetici için karar almada yararlanılacak maliyet sistemlerinden ikisi hakkında aşağıda bilgi verilecektir.

4.1.2. Standart Maliyet Sistemi
· Üretim maliyetleri tahmin edilen maliyetlerden oluşur.

· Esas maliyetler olması gereken maliyetlerdir

Bilimsel ve teknik esaslara dayanılarak hesaplanan ve belirli koşullar altında "olması istenen" maliyetlere Standart Maliyet denir.

Standart Maliyet Sistemi, yukarıda görülen Safha Maliyeti Sisteminden öz itibariyle değişiktir. İlkin, gerçek maliyet olmayıp nazaridir veya program, yani olması gereken maliyet niteliğindedir. Ayrıca, bu sistemin uygulanmasında, Muhasebe Servisi işletmenin diğer bölümleri ile, özellikle teknik kısımlar ile daha sıkı işbirliği yapacaktır ve nihayet , işletmenin kontrolü ve verimliliğin geliştirilmesi amaçları ön planda tutulur. Bu nedenlerle, Standart Maliyet Sistemi, modern işletmeciliği benimsenir yönetimin bulunduğu işyerlerinde yararlı olur.

Standart Maliyet Sistemi hazırlanış itibariyle bütçe veya. yıllık iş programına kadar geçmiş yıllara ait verilerden ve yapılan iş etütlerinden yararlanmak suretiyle belirli bir dönem için bir üretim programı ile bunu gerçekleştirmek üzere gerekli israflar saptanır ve mamul türleri için maliyetler bulunur.Bütçelemede toplam maliyetler saptandığı halde, bu sistemde esas mamul biriminin maliyetidir.

Sistem uygulanırken, aylık üretim miktarları belli olduktan sonra standart birim maliyetleri ile çarpılmak suretiyle çeşitli maliyetler ortaya çıkarılır.Fiili maliyetlerin,standart maliyet değerinden farkı sapma olarak kabul edilir

ve titizlikle izlenir.Bu sapma değeri mamulün maliyetinde etken olan faktörlerin eleştirilmesi ve daha sonra geliştirilmesinde işe yarar.Genel olarak. aylık çıkarılacak olan bu sapma hesapları, dönem (yıl) sonunda tasfiye edilir. Böylece, standart maliyetler fiili maliyetlerle eşdeğer olur.

Standart maliyet sisteminde çalışma şematik olarak şöyle gösterilebilir.

4.1.2.1. Sistemin Yerleştirilmesi
Bir işletmenin Standart ma1iyet Sistemine geçmesi normal olarak iki yılda mümkün olduğu ileri sürülmektedir.

Muhasebenin organizasyonu bakımından ;Kısmi Plan veya Toplu Plan ile kurulabilir.

Kısmı Plan uygulamasında, işletmenin fiili maliyetleri incelenir; maliyetlere etken olan faktörler eleştirilir; bunların makul ve erişilebilir ile ideal düzeydeki değerleri göz önünde tutularak standart kabul edilecek olanlar saptanır. Bundan sonra da birim maliyetler hesap edilerek kullanılmağa başlanır

Standart Maliyet Sisteminin bu basit biçim uygulamasında, imalât maliyetleri hesaplarına fiili değerler işlenir. Yarı mamullerin ve mamullerin değerlendirilmesi ise standart birim maliyetler ile yapılır.

Dönem sonunda işletmede sağlıklı bir sayım yapılması gerekir ve maliyetlerin "sapma hesabı" tasfiye edilerek gerçek maliyetlere ulaşılır.

Toplu Plan uygulaması halinde, maliyetlerin oluşturulma sı için standartlar kullanılır. Yani, mamulün maliyetinde yer alan direkt hammadde, direkt işçilik ve GÎM için standart maliyetler saptanır. Üretim sonuçları, böylece peşinen saptanmış standart maliyetler ile değerlendirilir. Her aşamada, fiili maliyetlerin standartlardan sapmasını izlemek ve buna göre işletmede gerekli önlemleri almak mümkün olur. Bu maliyet sisteminin esas yararı buradadır.

4.1.2.2. Standartların Saptanması
Maliyetlerin hesaplanmasına giren çeşitli standartların saptanması, ehil elemanlar tarafından yapılacak özel etüdler ve bilgili çalışmayı gerektirir.

Birim mamulün maliyetine giren,

Direkt hammadde için:miktar standardı (birim, kg, metre gibi),fiyat standardı (TL/birim, kg, m. v.b.)

Direkt işçilik için;zaman standardı (saat),ücret standardı (TL/saat)

Genel imalat maliyetleri için; faaliyet hacmi (yılda veya günde çalışılacak işçi saati, makine saati gibi),yükleme haddi (maliyet yükleme standardı) saptanır.

Standartların saptanmasında, işletme içinde sanayi mühendisliği, satın alma, personel ve muhasebe servisleri ile teknik kısımlar işbirliği yaparlar. Bu, sistemin başarılı yürü­tülmesi için de yararlıdır.

Standartlar 6 ay, 1-3 yıl aralıklarla revize edilmelidir,

4.1.2.3. Standart Maliyetlerde Sapmaların Analizi
İşletmelerin bütçesi (veya iş programı) uygulanmaya konduktan sonra Maliyet Muhasebesi tarafından yapılacak iş, fiili sonuçların, saptanmış olan standart maliyetlerden ne kadar farklı çıktığını hesaplamaktır. Fiili maliyetlerin standart maliyetlere göre sapması aşağıda gösterilen unsurlarda hesaplanır:

A- Direkt hammadde maliyetleri;Alış fiyatının sapması,Kullanımda fiyat sapması,Kullanım miktarındaki sapma.

B- Direkt işçilik maliyetleri;Ücret sapması,Verim sapması.

C- Genel imalat maliyetleri;Harcama sapması (kontrol edilebilir),Boş üretim kapasitesi,Verimlilik (Sabit verimlilik sapması, Değişken verimlilik sapması)

Standartlara göre meydana gelen bu sapmalar, önceden kabul edilmiş alt ve üst sınırları aştığında analizlere girişilir; sapmaların arkasındaki gerçek nedenler araştırılır.

Dönem sonunda, Sapma Hesaplarının kapanması için bunlar, ya Satılan Mamullerin Maliyetine ve Kar/Zarar Hesabına atılır veya daha uygun olarak, mamullere ve stoklara (yarı mamul ve mamul stoklarına) yüklenir.

4.1.3.Direkt Maliyet Sistemi
Son yıllarda işletmelerde yönetim düşüncesine başlıca yardımlardan birisi Direkt Maliyet usulünün gelişmesi olmuştur. Sistemin esası: mamul maliyetlerine yalnızca değişken maliyetleri yüklemek ve sabit maliyetleri tümüyle dönem gideri sayarak Kar/Zarar Hesabına devretmektir.Böylece bu sistem, maliyetlerin bir kısmını içerdiğinden mamuller için doğru birim maliyeti sağlamaz. Buna karşın,işletmenin kuruluşundan doğan durgun maliyetleri (amortismanlar, dolaylı-işçilik, sigorta v.b.) hiç hesaba katmadığından ve sadece işletilme sırasında hareketli maliyetleri izlediğinden, piyasadaki hareketli satış fiyatlarını değerlendirmek ve dolayısıyla her mamul için kâr katkılarını görmek mümkün olmaktadır. Şu halde, Direkt Maliyet Sistemi bir maliyet hesabından çok, bir maliyet analizi ve karar verme aracıdır. Bu nedenle işletme yönetimi için,

-Başa baş Noktasının analizinde,

-Değişik mamullerin kar'a etkisinin analizinde,

-İstenen bir mamulün üretimini arttırmak veya kaldırmak kararlarını vermede,

-Bir malzeme veya parçayı işletme içinde imal etme veya dışarıdan satın alma

kararlarında,

-Yeni makineler için satın alma kararı vermede, işe yarar. Bütün bu kararlar, genellikle, seçeneklerin incelen­mesidir; yani yeni bir karar verilirken ek giderler ile ek gelirlerin karşılaştırılmasıdır.

Bir mamulün birim maliyetine giren değişik tür maliyetlere, bazı giderlerin ve kârın eklenmesi ile satış fiyatının oluşması aşağıdaki gibi gösterilebilir.

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:27 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #9
RE: Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
BÖLÜM 5

5.Pamuk İpliğinin Üretim Maliyetinin Hesaplanması
Pamuk ipliğinin maliyetine etki eden gider kalemleri üretimle direkt ilişkisi açısından iki çeşittir.



Üretimle Direkt Alakadar Olan Giderler
Üretimle Direkt Alakadar Olamayan Giderler


Üretimle direkt ilişkili olan giderler;hammadde maliyeti,işçilik maliyeti,malzeme masrafları olarak sıralanabilir.Bu maliyet kalemleri doğrudan maliyet hesabına katılabilir.



Üretimle direkt ilgisi olmayan giderler ise; üretimin değişimine karşı büyüklüğü değişmeyen amortisman gideri gibi sabit harcama kalemleri ve üretim bölümlerine göre değişim gösteren değişken giderlerdir.



İplikte birim maliyetlerinin,

a) Hammadde

b) Genel İşçilik
c)GİM

olarak hesaplanmasında aşağıdaki yol izlenir

5.1.Hammadde Gideri
Gerekli miktardaki ipliği üretebilmek için gerekli olan pamuk miktarı maliyet hesaplanmasında (döküntülerde hesaplanarak) direkt olarak maliyete katılır.



Pamuk İpliğinde Fire Oranları;



Pamuk ipliği imalinin çeşitli safhalarında meydana gelen fire oranları ortalama aşağıdaki gibi gerçekleşmektedir.



A-Karde Pamuk İpliği imalinde .........% 12-16 oranında fire,



B-Penye Pamuk İpliği imalinde ......... % 30-33



C-Open-End Pamuk İpliği imalinde ......% 10-12 meydana gelebileceğine, ayrıca

İmal edilen ipliklerin kullanıma hazırlanması ve ambalajlanması esnasında fire ve zayiatın meydana gelebileceği de göz önüne alınmalıdır.



Her bir makinedeki döküntüyü hammadde maliyetine yansıtılırken şu formül kullanılır.

Makine Çıkışı Hammadde Maliyeti(Yarı Mamul Maliyeti)=Makine Girişindeki Hammadde Maliyeti x (1 + Makinede Meydana Gelen Döküntü)



5.2.Genel İşçilik Giderinin Hesaplanması
Genel işçilik, akord, yardımcı ve ek olarak ödenen işçi ücretlerinin tümünü kapsar.

Her safhadaki üretim miktarı ve bunlar için ödenen akord işçi ücretlerine alt cetvel iplik işletmesine verilir. Bu cetvelden o ay için vatka, cer şeridi ve fitil için bir kilogram'a isabet eden akord işçilikler çıkarılır. Bu birimler, devreden yarı işlenmişler üzerinden işçilik maliyetlerini hesaplamada kullanılır.

İplik ihzar dairesi (Harman-Hallaç, Tarak, Cer ve Fitil) akord ücretleri toplamız o ay üretilen iplik türleri (Ne 16,20,30 gibi) kg. miktarları üzerinden yüklenir.Teknik büronun hazırladığı cetvelde, iplik türlerine göre vater akord işçilikleri olduğundan, o aya ait iplik üretiminin türlere ait akord işçilikleri bulunmuş olur (1).

Yardımcı ve ek işçiliğin iplik türlerine dağıtımında, akord işçilikler baz olarak alınır. Her iplik türüne, ilgili akord işçilik oranında yardımcı ve ek işçilikte verilir.
İplik türlerine göre hesaplanan akord işçilikler ile yardımcı ve ek işçiliklerin toplanması sureti ile l kg. kops ipliğin, iplik türlerine göre genel işçilik maliyeti çıkarılmış olur.

İşçilik maliyetinin hesaplanabilmesi için öncelikle ne tür ücret sistemleri ile bu işlemin yapılacağına bakalım.

5.2.1. İşçilik Ücret Sistemleri
Maliyet çalışmalarında kullanılan işçilik miktarının zaman olarak ifadesi işçilik giderlerinin hesaplanması ve maliyetlerin hesaplanması için önem arz eder.Bu açıdan ücret sistemleri ile bu işlem maliyetlendirilerek işçilik gideri hesaplanabilir.Ücret Sistemleri ise 3 grupta toplanır.

a) Zaman esasına göre

b) Akort esasına göre

c) Primli ücret sistemi

5.2.1.1. Zaman Esasına Göre Ücret
Çok eski ve yaygın olarak kullanılan bir ücret sistemidir.Sistemin esası, ücret çalışma süresine göre hesaplanır.Bu süre içerisinde gerçekleştirilen iş veya işçinin verimi dikkate alınmaz.Ölçü olarak kullanılan birim, saat, gün, ay veya yıl olabilir. Bu sistemde işçi belirli bir süre içinde yükümlü olduğu işi bitirmek zorundadır.Zaman birimi başına ücret sabittir.Verim ücreti etkilemez. Ayrıca imal edilen birim başına düşen ücret sarf edilen zamanla ters orantılı olarak değişir.







Hesap açısından kolay bir sistemdir.İşçilere karşı bir zorlama söz konusu olmadığından sakinlikle iş yapıldığı için işin kalitesi artabilir.Ücret sabit olduğu için işçi motivasyonu düşecektir ve içi sabit bir gelir elde edecektir.Fakat işçi zorlanmadığı için yıpranma söz konusu değildir.Hesaplanması açısından bir sorun çıkmaz.

Dezavantajı ise,verimin düşmesi halinde rizikoyu işletme üstlenir.Teşvik unsurları içermemektedir,bu sebepten normal düzeyde bir verim için kontroller gereklidir bu da maliyetleri artıracaktır.

5.2.1.2. Akord Esasına Göre Ücret
Sistemin esası verime dayalı olmasıdır.Ücretlendirme de işin yapılma süresi yerine miktarı baz alınır.Verimin ölçülebilmesi bu sistemin uygulanması açısından bir ön şarttır.

Avantajları:

Ücretlendirme verime bağlı olduğundan işçi daha fazla çalışır.
Birim başına direkt işçilik gideri sabit olduğundan verim düşse dahi işçilik giderleri yükselmez.(Bu durum maliyet hesabını kolaylaştırır.)
İşçilerin gelirlerini kontrol imkanı vardır.
Dezavantajları ise; işçinin aşırı yıpranması, işçiler arasında kırıcı rekabet ve gerginliklere yol açar.





Uygulanış şekli olarak Akord Ücret Sistemi, ücretin saptanma şekli itibarıyla;

a) Arı akord ücret sistemi:Ücretlendirme de verim baz alınır. İşçi yaptığı her iş için daha önceden saptanan ücreti alır

b) Asgari ücreti garanti eden akord sistemi

c)Para akordu:Bu sistemde birim başına ödenecek ücretin saptanmasında normal verim ve
yürürlükteki tarifelerdeki saat ücreti esas alınır

Günlük Ücret=Prim Başına Akord x Günlük Üretim

d)Zaman Akordu:Bu sistemde, belirli bir işin her birimi için, bir ön zaman verilir. (Akord zamanı)ve işi yapanın ücreti buna göre hesaplanır. Çalışan işi daha kısa sürede yaptığında ücret geliri tasarruf ettiği süre ile doğru orantılı olarak artar

Akord zamanı genelde dakika olarak ifade edilir

İşçi ücreti=> ü = t. f. q

t = İşin bir biriminin yapılabilmesi için dakika olarak öngörülen süreyi

f = Dakika cinsinden akord faktörü

q = Yapılan iş miktarını



f =
ü – (ü x %X)

60





ü = Saatte ödenen esas ücret miktarı

X = % olarak akord zamanını gösterir.

Sistem tatbikatta çok uygulanan bir sistemdir. Ücret sistemi değiştiğinde sadece akord faktörünü yeniden hesaplamak gerekir. Bu sistemde bir birim üretim için gerekli zaman belirli olduğundan sistem üretim ve maliyet planlamasında büyük kolaylık sağlar.

5.2.1.2. Primli Ücret Sistemleri
Bu sistem zaman ve akord sistemlerinin sakıncalarının hafifletilebilmesi için
geliştirilmiştir. Bunlarda gaye, bir yandan işçiye zaman ücret sisteminin sağladığı emniyet ve rahatı vermek, diğer yandan üretimdeki artıştan işçiye de prim şeklinde ilave bir kazanç sağlamaktır. Bu maksatla, normal kabul edilen üretim miktarını aşan üretimin veya tasarruf edilen zamanın karşılığı işçi ile işletme arasında belirli oranlarda bölüşülür

Prim, üretimdeki artış, ve malzemeden tasarruf, kalite ve makineleri iyi kullanma gibi özel maksatlarla verilir. Normal akord sisteminde ücret, üretimde doğru orantılı arttığı halde, primli ücret sisteminde işçi üretimindeki artışın karşılığının sadece belirli bir kısmı aldığından birine düşen işçilik gideri gittikçe azalır

5.3. İplikte GİM
Hammadde ve genel işçilik maliyetleri dışında kalan, iplik işletmesi ile ilgili direkt ve dolaylı maliyetlerin tamamı Genel İşletme Maliyelerini (GİM) oluşturur.

GİM'in iplik türlerine dağıtımı Bölüm 3.3.3 de anlatıldığı şekliyle pek çok değişik yoldan yapılabilir ancak pamuk iplikçiliğinde bu dağıtım genellikle iğ saatine göre yapılmaktadır.Genel İşletme giderleri önceki bölümlerde anlatıldığı üzere doğrudan ipliğin maliyetine yansıtamadığımız fakat üretime yardımcı olan enerji, amortisman, dolaylı işçilikler gibi bir çok kalemi içermektedir.

Amortisman Giderlerinin Hesaplanması

Amortisman hesaplamanın amacı duran varlıkların yenilenmesini sağlamak olduğundan duran varlığın, hizmet ömrünün bilinmesi ve tesbit edilen bu hizmet ömrü sonunda yaratılan fonlarla duran var­lığın yenilenme imkanının yaratılması lâzımdır. Duran varlığın hizmet ömrü ekonomik şartlara, teknolojik değişme ve fiziki şartlara bağlıdır. Bir sabit varlığın ekonomik, teknolojik ve fiziki şartlara göre hesapla­nan ömürlerinden en kısa olanı o sabit varlığın hizmet ömrünü teşkil eder. Teorik olarak, hizmet ömrü içinde duran varlığın tamamen amortismana tabi tutulmuş olması (amorti edilmesi) duran, varlığın yenilenmesi için fon yaratılmış olması gerekir.

Yardımcı Servis Payı

Yardımcı servislerde diğer servislerde olduğu gibi işçiler,memurlar,makineler ve onlara ait giderler vardır, maliyet hesaplamada bu giderler belirli yüzdelerle bölümlere bağlı olarak sabit veya değişken yüzdelerle hesaplanır.Elektrik,su bölümlerin kullanım oranlarına bağlı olarak dağıtılır yani değişkendir.Planlama müdürlüğüne ait dağıtım her bölüme eşit olarak dağıtılır yani sabittir.

Bu dağıtım işlemi yapılırken öncelikle o bölüme ait bütün giderler toplanır ve önceden belirlenmiş olan yüzdelerle maliyet yerlerine dağıtılır.

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:27 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #10
RE: Pamuk Iplikciliginde Maliyet Hesaplari
Bölüm 6

6.Pamuk İplikçiliğine Ait Örnek Bir Maliyet Hesabı
6.1.Hammadde Maliyetlerinin Hesaplanması:Maliyet içindeki hammadde maliyetinin hesaplanabilmesi için üretim esnasındaki döküntülerin hammadde maliyetine yansıtılması gereklidir.

















İşletmemizde pazar piyasa şartlarına uyum açısından Ne 20, Ne 24,Ne 30 Karde iplik,Ne 30 ve Ne 36 Penye iplik tipleri üretilecektir.

Her bir iplik makinesi 1120 den oluşmakta olup her bir iplik türü için toplam makine sayısı,toplam iğ sayısı,günlük üretim miktarı müteakip tablodaki gibi olacaktır.











4 makine de Ne 24 iplik üretildiği için; 877,6 x 4=3.510,4 kg/gün üretilecektir.

Aylık Üretim Miktarı İse: 3510,4 x 30=105.312 kg

Ne 24 için aylık hammadde gideri: 105.312 x 1,6769$=176.597,7$

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:28 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: