Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

Personele Yemek Çeki, Yemek Fişi, Yemek Kartı ve Benzeri Verilmesinin GVK karşısındak
Konuyu Açan Kişi: hust59®
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 929

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 1 Oy - 5 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Personele Yemek Çeki, Yemek Fişi, Yemek Kartı ve Benzeri Verilmesinin GVK karşısındak
Yazar Mesaj
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,546
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #1
Personele Yemek Çeki, Yemek Fişi, Yemek Kartı ve Benzeri Verilmesinin GVK karşısındak
Personele Yemek Çeki, Yemek Fişi, Yemek Kartı ve Benzeri Verilmesinin GVK Karşısındaki Durumu

Başlıklı makaleinin tüm yasal hakları

Yazar: Altar Ömer ARPACI(*) ' ya ait olup

Yaklaşım / Ağustos 2015 / Sayı: 272' de yayınlanmıştır

I- GİRİŞ
Günümüzde, işletmelerin pek çoğu personeline, çeşitli şekillerde yemek, erzak vs(iaşe). vermektedir. İşletmelerin çalıştırdıkları personele iaşe verirken uyguladıkları yöntemler şu şekilde sıralanabilir.
¨ Malzemesi işletme tarafından alınan ve işletme bünyesinde (işyerinin içinde fiziksel olarak veya müştemilatında) ve yine işletme personeli tarafından hazırlanan yemeklerin verilmesi.
¨ İşletme dışında hazırlanan ve işletme tarafından satın alınan yemeklerin işletme bünyesinde verilmesi.
¨ İşletmenin herhangi bir lokanta ile anlaşarak bedeli işletme tarafından ödenmek üzere personelin bu lokantada yemek yemesi.
¨ İşletmenin bir lokanta organizasyonu olarak tanımlanabilecek şirketlerden yemek kuponu alması ve bunları personeline vermesi ve personelin de bu kuponların geçerli olduğu herhangi bir lokantada yemeğini yemesi.
¨ Bazı işverenlerin çeşitli vesilelerle (ramazan ayı, bayram, yılbaşı vs.) hizmet erbabına evine götürmesi ve ailesi ile birlikte tüketmesi gayesiyle erzak vermesi.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 40/2. maddesinde hizmetli ve işçilerin işyerinde veya işyerinin müştemilatında iaşe ve ibate giderlerinin ticari kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınacağı belirtilmiş ve yine anılan Kanun’un 23/8. maddesinde hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlerin gelir vergisinden istisna olduğu hüküm altına alınmıştır.
Günümüzde yemek çekleri(ticket) oldukça yaygınlaşmış en küçük lokantalarda dahi kabul edilen bir belge olmuştur. Hatta birçok markette de yemek çeklerinin kabul edildiğine şahit olmaktayız. Bu makalemizde personele verilen yemek çeklerinin GVK uygulaması anlatılmaya çalışılacaktır.
II- PERSONELE YEMEĞİN İŞYERİNDE VERİLMESİ İLE İŞYERİ DIŞINDA YEMEK YENMESİ İÇİN İMKÂN SAĞLANMASININ VERGİSEL BOYUTU
Gelir Vergisi Kanunu’nun 4108 sayılı Kanunla değişik 23/8. maddesi şu şekildedir.
“Hizmet erbabına işverenlerce yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatler (işverenlerce, işyerinde veya müştemilatında yemek verilmeyen durumlarda çalışılan günlere ait bir günlük yemek bedelinin (287 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile belirlenen tutar 2015 yılı için geçerli olmak üzere) 13,00 TL’yi aşmaması ve buna ilişkin ödemenin yemek verme hizmetini sağlayan mükelleflere yapılması şarttır. Ödemenin bu tutarı aşması halinde, aşan kısım ile hizmet erbabına yemek bedeli olarak nakden yapılan ödemeler ve bu amaçla sağlanan menfaatler ücret olarak vergilendirilir.”
A- HİZMET ERBABINA İŞYERİNDE VEYA İŞYERİNİN MÜŞTEMİLATINDA YEMEK VERİLMEK SURETİYLE SAĞLANAN MENFAATLER
İşverenlerce hizmet erbabına işyerinde veya müştemilatında yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatler, herhangi bir tutarla sınırlı olmaksızın vergiden müstesna tutulacaktır.
Söz konusu istisnanın uygulanmasında, işverenin işyerinde yemek hazırlatması şart olmayıp, yemeğin dışardan temin edilmesi ve işyerinde ayın olarak yemek verilmesi suretiyle sağlanan menfaat niteliğinde olması da yeterli bulunmaktadır.
Diğer taraftan, hizmet erbabı tarafından yemek ücreti vs. adlarla yemek bedeline yapılan katkının, yemeğin işverene maliyetini etkilemesi dışında istisna uygulaması açısından bir önemi bulunmamaktadır.
İşverenler tarafından; işyerinde veya işyerinin müştemilatında, hizmet erbabına yemek vermek suretiyle sağlanan menfaatler, ticari, zirai ve mesleki kazancın gerçek usulde tespitinde, hasılattan gider olarak indirilebilecektir.
Bu uygulamada sözü edilen giderlerin, Vergi Usul Kanunu ve bu Kanunla ilgili olarak yayımlanan Genel Tebliğlerde belirtilen esaslara göre tevsik edileceği tabiidir. Ancak, ücret sayılarak vergiden istisna edilen bu menfaat için işverenlerce ayrıca ücret bordrosu düzenlenmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
İşverenlerin işyerinde veya müştemilatında hizmet erbabına yemek vermek suretiyle sağladığı menfaatler nedeniyle katma değer vergisi hesaplanmayacaktır. Ayrıca, anılan menfaati sağlamak için satın alınan mal ve hizmetler nedeniyle yüklenilen katma değer vergileri de indirim konusu yapılacaktır.
B- İŞVERENLERCE İŞYERİ VEYA İŞYERİNİN MÜŞTEMİLATI DIŞINDA KALAN YERLERDE HİZMET ERBABINA YEMEK VERİLMEK SURETİYLE SAĞLANAN MENFAATLER
İşverenler civar lokantalardan veya yemek verme hizmeti sağlayan diğer kuruluşlardan hizmet erbabına yemek vermek suretiyle sağladıkları menfaatlerin Gelir Vergisi Kanunu’nun 23/8. maddesi uyarınca istisna edilecek kısmı (2015 yılı için 13 TL) ile vergiye tabi olacak kısmını belirlemeleri bakımından ücret bordrosunda bu hususu göstermek zorundadırlar.
Buna göre, söz konusu istisna hükmünün uygulanmasında;
İşverenlerce yemek bedeli, doğrudan yemek verme hizmetini sağlayan veya bu işe aracılık eden kuruluşa ödenecek (hizmet erbabına ödenmeyecek),
Yemek bedelinin fiilen çalışılan günlere ait bir günlük tutarı 13 TL’yi aşmayacak veya aşması halinde 13 TL’lik kısmı istisnaya konu edilecektir (fiilen çalışılmayan günler için de yemek bedeli ödenmesi halinde, bu ödeme istisna kapsamının dışında kalacaktır).
Yemek bedeli faturası, işveren adına düzenlenecektir. Ancak, faturaya yemek yiyen hizmet erbabının adı ve soyadı ile yemek yediği gün sayısı bir liste halinde eklenecektir.
Bu şartlar çerçevesinde işverenlerce; hizmet erbabına civar lokantalar veya yemek verme hizmeti sağlayan kuruluşlar vasıtasıyla temin edilen menfaatler vergiden istisna edilecektir.
Vergi Usul Kanunu’nun 238. maddesinin birinci fıkrasında, işverenlerin her ay ödedikleri ücretler için “ücret bordrosu” tanzim etmeye mecbur oldukları, Gelir Vergisi Kanunu’na göre vergiden muaf olan ücretlerle götürü ücret üzerinden vergiye tabi hizmet erbabına yapılan ücret ödemeleri için bordro tanzim edilmeyeceği hükme bağlanmıştır.
Bu hükümlere göre işverenler, civar lokantalardan veya yemek verme hizmeti sağlayan diğer kuruluşlardan hizmet erbabına yemek vermek suretiyle sağladıkları menfaatlerin vergiden istisna edilecek kısmı ile vergiye tabi olacak kısmını belirlemeleri bakımından, ücret bordrosunda bu hususu göstermek zorundadırlar. İşverenler yaptıkları bu ücret ödemelerini ücret bordrosuna dayandırarak, genel hükümlere göre gider yazacaklardır. Lokantalar veya yemek verme hizmetini sağlayanlardan alınan faturalar, bu bordronun eki niteliğinde gider belgesi kabul edilecektir.
III- YEMEK ÇEKİ (TİCKET) UYGULAMASI
Yemek çeki kullanılması karşılığında sunulan yemek hizmetlerinde, diğer ödeme unsurları kullanılması karşılığında sunulan yemek hizmetlerinden farklı olarak üç ayrı muhatap ortaya çıkmaktadır. Bunlardan ilki yemek çekini kullanan müşteri, ikincisi yemek çekini düzenleyen firma ve üçüncüsü yemek hizmetini sunan firma(lokanta)dır.
Görüldüğü üzere, yemek çeklerini kullananlar yönünden genel görüntüsü itibarıyla yemek çeki uygulamaları bir nevi ödeme sistemi olarak kendini göstermektedir. Normal ödeme sistemlerine göre yemek çeki uygulamalarının yegâne farkı, yemek çeki uygulamalarıyla bir anlamda dolaylı bir ödeme sisteminin öngörülmekte olmasıdır.
Yemek çeklerinin, yemek kartlarının kullanımı, belgeleme düzeni hakkında 382 no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde açıklamalar yapılmıştır.
A- ÖZEL KARTLAR VEYA YEMEK ÇEKLERİ KULLANILMAK SURETİYLE LOKANTA VEYA RESTORANLARDA VERİLEN HİZMETLERE İLİŞKİN BELGE DÜZENİ
Uygulamada bazı firmalar tarafından çeşitli adlarla çıkarılan özel kartlar, anlaşma yapılan lokanta veya restoran gibi hizmet işletmelerinde (anlaşmalı hizmet işletmeleri) sunulan hizmetin ödeme aracı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca bazı lokanta, restoran vb. yemek verme hizmeti sunan işletmelerde sunulan hizmetin ödeme aracı olarak; gerek bu işletmelerce, gerekse bu hizmet işletmeleri ile anlaşma yapan firmalarca satışa sunulan yemek çeklerinin kullanıldığına da sıklıkla rastlanılmaktadır. Bu itibarla, söz konusu kartların veya yemek çeklerinin kullanımıyla ilgili olarak uyulması gereken belge düzeninin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri doğrultusunda açıklığa kavuşturulması 382 no.lu Tebliğ’in konusunu oluşturmaktadır.
1- Özel Kartların Kullanımı
Özel kartların, anlaşmalı hizmet işletmelerinde verilen yemek hizmetine ilişkin bedellerin ödenmesinde aşağıda belirtilen şekilde kullanılması kaydıyla, 382 no.lu Tebliğ’in 1.3. bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde belgelendirilmesi uygun görülmüştür.
- Söz konusu kartlar, personeline yemek hizmeti temin etmek isteyen işletmeler tarafından bu kartları satışa sunan firmalardan satın alınarak personele verilecektir.
- Kartlar, bunları satışa sunan firmalarca anlaşmalı hizmet işletmelerine verilen satış noktası terminallerinden geçirilmek suretiyle, hizmet bedelinin ödenmesinde kullanılacaktır.
- Belirtilen satış noktası terminalleri, işlemin yapıldığı yer, tarih, saat, hizmet bedeli ile kalan tutarı gösterecek şekilde iki adet bilgi fişi verecek ve istenildiğinde günlük veya haftalık olarak tahsil edilen bedelleri gösterecektir.
2- Yemek Çeklerinin Kullanımı
Yemek çeklerinin, anlaşmalı hizmet işletmelerinde verilen yemek hizmetine ilişkin bedellerin ödenmesinde aşağıda belirtilen şekilde kullanılması kaydıyla, 382 no.lu Tebliğ’in 1.3. bölümünde yer alan açıklamalar çerçevesinde belgelendirilmesi uygun görülmüştür.
- Yemek çekleri, işverenlerce istihdam edilen personelin yemek ihtiyacının karşılanması amacıyla kullanılacaktır.
- Bu çekler dip koçanlı olarak ve dip koçanı ile çekin üzerine müteselsil sıra numarası yer verilmek suretiyle bastırılacaktır.
- Söz konusu çekler, gerek bunları kendi adına bastırarak satışa sunan hizmet işletmelerinde, gerekse bunları satışa sunan firmalarla anlaşmalı hizmet işletmelerinde münhasıran yemek bedellerinin ödenmesinde kullanılacaktır.
3- Özel Kartlar ve Yemek Çeklerinin Kullanımına İlişkin Belge Düzeni
Özel kartları ve yemek çeklerini çıkaran firmalar tarafından, hizmet alımında kullanılacak bedellerin karta yüklendiği veya çeklerin satıldığı tarihten itibaren yedi gün içinde, bu kartları veya çekleri personeline vermek üzere alan işletmeler adına fatura düzenlenecektir.
Yemek bedellerinin;
¨ Özel kartlar kullanılarak ödenmesi durumunda satış noktası terminalinden alınan iki adet bilgi fişinden birinin kart sahibine verilmesi, diğerinin ise hizmet işletmesinde kalması,
¨ Yemek çekleri kullanılarak ödenmesi halinde yemek çekinin dip koçanının hizmet alan personelde, diğerinin ise hizmet işletmesinde kalması
şartlarıyla hizmetten yararlanan personele ayrıca Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen belgelerden herhangi birinin (ödeme kaydedici cihaz fişi, perakende satış fişi veya fatura) verilmesine gerek bulunmamaktadır.
Anlaşmalı hizmet işletmelerinin, bedeli özel kartlar veya yemek çekleri kullanılarak ödenen hizmetler için, özel kartları veya yemek çeklerini satışa sunan firmalar adına hizmetin tamamlandığı tarihten itibaren yedi gün içinde fatura düzenlemeleri gerekmektedir.
Ancak, ödemenin söz konusu özel kartlar veya yemek çekleri ile yapılması sırasında bu belgelerden birinin sehven düzenlenmesi halinde mükerrerliğin önlenmesi bakımından düzenlenen belgenin iptali gerekecektir. İptal işlemi, anlaşmalı hizmet işletmelerince söz konusu özel kartları veya yemek çeklerini satışa sunan firmalara düzenlenecek faturalarla, doğrudan özel kartları veya kendi bastırdığı yemek çeklerini satan hizmet işletmelerince ise bunların satışı sırasında düzenlenmiş olan faturalarla bağlantı kurulmak suretiyle gerçekleştirilecektir.
Diğer taraftan, söz konusu organizasyon dolayısıyla özel kartları ve yemek çeklerini çıkaran firmalar veya anlaşmalı hizmet işletmelerinin birbirlerinden komisyon vb. hizmet bedelleri almaları halinde ayrıca bu bedeller için fatura düzenleneceği tabiidir.
IV- YEMEK ÇEKİ (TİCKET) UYGULAMASININ KDV BOYUTU VE DEĞERLENDİRMEMİZ
Yemek çeki uygulamalarında KDV yönünden iki ayrı işlem grubu bulunmaktadır. Bunlardan ilki, yemek çekini düzenleyenler ile bu çekleri satın alanlar arasındaki işlemleri; ikincisi, yemek çekini kullananlar ile yemek hizmetini sunanlar (üye işyerleri, lokantalar) arasındaki işlemleri ifade eder.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/1. maddesinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun’un 10. maddesinde ise; vergiyi doğuran olayın, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi hallerinde bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında meydana geleceği hükme bağlanmıştır.
Bu açıklamalara göre, yemek çeki uygulamalarında katma değer vergisinin iki ayrı boyutu ortaya çıkmaktadır. İlk olarak; yemek çeki satışlarında, çeki düzenleyen firmanın yemek çekini satın alana teslim ettiği anda veya çek tesliminden önce faturanın düzenlenmesi halinde faturanın düzenlenme anında katma değer vergisi doğacaktır. Buna karşılık, yemek hizmetinin çeki ibraz eden müşteriye fiilen sunulmasıyla, üye işyeri (lokanta) ile yemek çekini düzenleyen firma arasında diğer bir katma değer vergisi doğuran ilişki gerçekleşmiş olmaktadır.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, yemek çeki uygulamalarında belge düzeni yönünden birbirinden farklı sonuçları olan iki ayrı durum ortaya çıkmaktadır. Yemek çeki satışlarında, çeki düzenleyen ile satın alan arasındaki ticari ilişki normal bir belge düzeni uygulamasını gerektirmektedir. Ancak, üye işyeri ile yemek çeki düzenleyen firma arasındaki ticari ilişkinin genel yapısı normal belge sisteminin dışına çıkılması gereğini doğurmaktadır. Zira, yemek çekini fiilen kullananlar (müşteriler) ile hizmetin sunulduğu kişiler (yemek çekini düzenleyen firmalar) birbirlerinden farklı kişilerdir. Bu itibarla, üye işyerleri (lokantalar) yemek hizmetinden fiilen yararlanana (müşteriye) fatura veya benzeri belge vermeyecek, satış belgesini yemek çekini düzenleyen firma adına düzenleyecektir.
Personeline yemek fişi temin eden firma personelinin anlaşmalı lokantalarda yemek kuponu karşılığında yemek yenmesinde, lokantalarca verilen hizmet karşılığında yemek fişi satışı faaliyetinde bulunan firmaya fatura düzenleneceğinden mükerrer kaydın önlenmesi için, hizmetten faydalanan personele ödeme kaydedici cihaz fişi düzenlenmeyecek, bunun yerine dip koçanlı ve her iki tarafına müteselsil sıra numarası verilerek bastırılacak kuponlar denetimler sırasında ispat arası olarak kullanılabilecek, bu suretle lokanta içinde veya dışında yapılacak bir denetim esnasında, müşteri elinde bulunan kupon dip kaçanındaki numara ile lokanta kasasına verilen kupondaki numara karşılaştırılmak, lokanta ile yemek fişi satışı yapan firma arasında yapılan sözleşmeye ve lokantanın daha önce yemek fişi satışı yapan firmaya düzenlediği faturalara bakılmak suretiyle belge düzenine uyulup uyulmadığı kontrol edilecektir(1).
Yemek çeklerinin marketlerde kullanılması oldukça sık rastlanan bir durumdur. Yemek çekiyle marketlerde alışveriş yapılması durumunda Gelir Vergisi Kanunu’nun 23/8. maddesi ile 186 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde belirtildiği şekilde işverenlerce yemek bedelinin, doğrudan yemek verme hizmetini sağlayan veya bu işe aracılık eden kuruluşa ödenmesi şartı gerçekleşmemektedir. Çünkü marketler hizmet işletmeleri değil mal teslimi yapan işletmelerdir. Pek tabi tüketime hazır gıda maddesi satışlarını genişletici yorumla istisna kapsamına almak mümkündür ancak gözlemlerimiz marketlerde bu konuya pek dikkat edilmediği yönündedir. Bu konu şu açıdan önemlidir. Uygulamada bazı işverenlerin çeşitli vesilelerle (ramazan ayı, bayram, yılbaşı vs.) hizmet erbabına evine götürmesi ve ailesi ile birlikte tüketmesi gayesiyle erzak verdiği bazen de erzak bedeli veya yemek bedeli olarak nakdi ödeme yapıldığı görülmektedir. Söz konusu ayın şeklinde ödemeler Gelir Vergisi Kanunu’nun 61. maddesi uyarınca ücret ödemesi olarak kabul edilecektir(2). Bu durum yukarıda açıklanan istisna kapsamı dışında kaldığından, hizmet erbabına bu şekilde sağlanan menfaatlerin ücret olarak gelir vergisine tabi tutulması gerekir.
Gelir Vergisi Kanunu’nun 96. maddesinde; “.... vergi tevkifatı, ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Kesilmesi gereken verginin ödemeyi yapan tarafından üstlenilmesi halinde bu vergi, bilfiil ödenen miktar ile ödemeyi yapanın yüklendiği verginin toplamı üzerinden hesaplanır.” hükmü yer almıştır. Söz konusu hükme göre, her ne sebeple olursa olsun yemek verilmeyerek, evlerinde tüketmek üzere yiyecek verilmesi veya erzak bedeli veya yemek bedeli olarak nakdi ödeme yapılması halinde, bu şekilde sağlanan menfaatlerin brütü bulunacak ve brüt üzerinden hesaplanan verginin işverence yüklenilmesi suretiyle net ödeme yapılması mümkün olacaktır.
Belli dönemlerde sosyal amaçlarla erzak verilmesi vergiye tabi iken yemek çeki(ticket) yoluyla erzak verilmesi uygulamada vergiye tabi olmamaktadır ki bu bir çelişkidir(3).

* Vergi Başmüfettişi
(1) Burada önem arz eden diğer bir konu da, üye işyerlerinin yemek çekini düzenleyen firmalar adına düzenleyecekleri satış belgelerinin “fatura” olması gerektiğidir. Vergi Usul Kanunu’nun 232. maddesi uyarınca, bahsi geçen işlemler için “perakende satış fişi” veya “ödeme kaydedici cihaz fişi”nin düzenlenmesi mümkün değildir.
(2) Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.
Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez (GVK md. 61).
(3) KAYNAKÇA: Harun KAYNAK, Yaklaşım, Sayı: 138, Haziran 2004; Recep BIYIK - Aydın KIRATLI, “Giderler ve İndirimler”, 2005, Yaklaşım Yayıncılık; 186, 285 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği, çevrimiçi erişim; http://www.gib.gov.tr; 382 seri no.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği, çevrimiçi erişim; http://www.gib.gov.tr
Yazarlar : 'ALTAR ÖMER ARPACI'

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
28-07-2015 06:28 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: