Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

RUSYADAN İTHALAT
Konuyu Açan Kişi: sinemonur
Cevap Sayısı: 2
Görüntülenme Sayısı: 2069

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
RUSYADAN İTHALAT
Yazar Mesaj
sinemonur
Registered
Default Avatar
Mesajlar: 18
Tarih: Oct 2008
Üye no: 11564
Nerden: İSTANBUL
Rep Puanı: 0
Mesaj: #1
RUSYADAN İTHALAT
Rusyadan çember ithalatı yapacağız. Gümrükte KDV dışında ödeyeceğimiz vergi oluyor mu? İçeriği kimyasal olan malzemelerle ilgili prosedür nedir?
27-05-2009 11:34 AM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
g.bilge
ÜSTAD
******
Mesajlar: 2,569
Tarih: Sep 2007
Üye no: 243
Nerden: samsun
Rep Puanı: 48
Mesaj: #2
RE: RUSYADAN İTHALAT
TÜRKİYE'DE İTHALATTAN;
1-GÜMRÜK VERGİSİ
2-KDV
3-ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ
4-DAMGA VERGİSİ
5-AKARYAKIT İTHALİ İSE;AKARYAKIT TÜKETİM VERGİSİ...

ALINIR...

İYİ ÇALIŞMALAR!

[Resim: 468x60.jpg]
27-05-2009 12:17 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
g.bilge
ÜSTAD
******
Mesajlar: 2,569
Tarih: Sep 2007
Üye no: 243
Nerden: samsun
Rep Puanı: 48
Mesaj: #3
RE: RUSYADAN İTHALAT
Sefa YAYLA Gümrük Başkontrolörü
Bayram ÇELİK Gümrük Başkontrolörü


GÜMRÜK VERGİLERİ VE UYGULAMALARINA GENEL BAKIŞ




Gümrüğün ne olduğunu en iyi açıklayan her halde 27.10.1999 tarihinde kabul edilen ve 05.02.2005 tarihinde yürürlüğe giren 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 1’inci maddesidir. Bu maddeye göre; Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesine giren ve çıkan eşyaya ve taşıt araçlarına uygulanacak gümrük kurallarını belirlemektir.

Bu tanımı biraz açacak olursak; Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesi, Türkiye Cumhuriyeti topraklarını kapsar. Türkiye kara suları, iç suları ve hava sahası gümrük bölgesine dahildir. Bir eşya veya taşıtın gümrüğe konu olabilmesi için uluslararası bir taşımaya maruz kalması gerekir.

Eşya veya taşıtın gümrük işlemine tabi tutulması ise 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 42-45’nci maddeleri uyarınca taşıyıcı veya acentası tarafından özet beyanın verilmesi ile başlayan ve Eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması ile sonuçlanan kurallardır. Daha geniş bir anlatımla gümrük işlemi; özet beyanın verilmesiyle başlayan ve eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulmasını, (serbest dolaşıma giriş rejimi, transit rejimi, gümrük antrepo rejimi, dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi, geçici ithalat rejimi, hariçte işleme rejimi, ihracat rejimi) bir serbest bölgeye girmesini, Türkiye Gümrük Bölgesi dışına yeniden ihracını, imhasını, gümrüğe terk edilmesini ifade etmektedir.

Bir eşyanın gümrük işlemine tabi tutulmadan önce bazı aşamalardan geçmesi gerekir. Öyle ise eşyanın bir dış alıcısı (ithalatçısı) ve bir dış satıcısı (ihracatçısı) ve bir de taşıyıcısının bulunması lazımdır. Bu bağlamda dış ticarette ve uluslararası taşımalarda önem arzeden konulardan birincisi yükümlülükler ve sorumluluklar, ikincisi düzenlenecek belgelerdir.

4458 Sayılı Gümrük Kanunu’nun 4’üncü maddesine göre; Gümrük İdareleriyle muhatap olan kişiler bu Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan tüzük, kararname ve yönetmelik hükümlerine uymak; gümrük idarelerinin gerek bu kanunda gerek diğer kanun, tüzük ve kararnamelerde yazılı hükümlerine göre yapacağı gözetim ve denetimlere tabi olmak, bu idarelerin kendi adına veya başka idareler nam veya hesabına tahsil edeceği her tür vergi, resim, harç ve ücretleri ödemek veya bunları teminata bağlamak, kanun, tüzük, kararname ve yönetmelik hükümlerinin uymayı zorunlu kıldığı her tür işlemleri yerine getirmekle yükümlüdürler.

Dış Ticarette; ithalatçı ile ihracatçı arasında öncelikle bir sözleşme yapılır. Bu sözleşme ile eşyanın cinsi, miktarı, kıymeti, menşei, kalitesi, varsa markası, kıymetin ne şekilde ödeneceği (peşin, mal mukabili, akreditif, vesaik mukabili vb.) döviz cinsi, eşyanın teslim yeri ve tarihi, taşımanın hangi araçla olacağı (kara, hava, deniz, demiryolu), yükleme limanı, teslim şekli (CIF, FOB) gibi unsurlar tespit edilebilmektedir.

Söz konusu sözleşme; ihracatçıya gerekli vesaikin - proforma fatura, fatura, gerekiyorsa üretim sertifikası, menşe sertifikası, sağlık sertifikası, dolaşım belgeleri, mallar yüklendikten sonra konişmento, sigorta poliçesi ve ihracatçının vermeye mecbur olduğu diğer bütün belgeler gibi - hazırlanması, sözleşmede belirtilen yer, zaman ve biçimde tevdi edilmesi ve yine sözleşmede belirtildiği şekilde paketlenmiş ve ambalajlanmış, miktar, kalite ve tanımlara uygun tarzda hazırlanan eşyaların bedeli karşılığında ithalatçıya teslim ve mülkiyetini nakletme vecibesi yükler. Bu vecibe sözleşme malların naklini de kapsadığı takdirde malların alıcıya intikali için, mutat koşullara uygun nakliyat mukaveleleri akdetmesi ve malların taşınması ile ilgili sigorta yaptırması, eşyaların taşıyıcıya tevdiini de kapsar. İthalatçıya ise eşya bedelini ödeme (ithalat bedellerinin ödenmesi kambiyo mevzuatı hükümlerine tabidir) ve eşyaları teslim alma vecibesi yükler. Malların sözleşmeye uygun çıkmaması halinde, ithalatçı sözleşme şartlarına uygun yeni mallar talep edebileceği gibi, ifadaki gecikmeden dolayı zarar ve ziyan talep edebilir.

Taşıyıcının taşıma akdine bağlı olarak; eşyanın ziyaı, hasar, eşyayı koruma (bakım ve gözetim) ve gecikmeden dolayı taşıtana karşı sorumlulukları doğar. Bu sorumluluk taşıyıcının yükü kabul etmesi, yük üzerinde vasıtalı yada vasıtasız zilyetliği elde etmesi ile başlar, yükü bizzat veya temsilcisi marifetiyle teslim etmesi ile son bulur.

Taşıyıcılar eşyanın taşıma mukavelesine göre, malların hangi şartlarla taşındığını tespit eden, taşıyıcı, donatan veya yetkili acentası veya gemi kaptanı tarafından tanzim edilip yükün gemiye, uçağa, trene veya taşıta alındığı sırada göndericiye eşyayı temsil eden imzalı bir belge-Karayoluyla Taşıma Belgesi (CMR); Havayolu Konşimentosu (AWB), Demiryolu Hamule Senedi (CİM), ve Deniz Yoluyla Taşıma Belgesi (Konişmento) verirler. Taşıma ücretinin kimin tarafından ödeneceği ve eşyanın taşıma sigortasının yaptırılması ihracatçı ile ithalatçı arasında belirlenen eşyanın teslim şekline göre değişecektir.

En çok kullanılan teslim şekillerinden biri olan FOB teslim de, malların ihracatçı tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak ithalatçının tayin ettiği gemide teslim edilmesi ve navlun bedeli ve sigorta mükellefiyeti ithalatçıya ait olan sözleşmedir. FOB satışlarda satıcı, ambalajlama, yükleme için gerekli muayene ve kontrol işlemleri ile ilgili masrafları ile malların gemiye yükleninceye kadar ödenen harç, vergi, resim vb. masrafları ödemek zorundadır. Alıcının talimatı ile satıcının temin ettiği menşe şahadetnamesi temini ve transit geçişler için gerekli masrafları ise ithalatçı öder. Satıcının en önemli sorumluluklardan biri de yüklemenin ithalatçıya derhal bildirilmesidir.

CIF satışlarda ise ihracatçı; taşıma sözleşmesini, taşıma sigortasını yaptırma ve navlun bedelini ödemekle ve ayrıca mallar yüklendikten sonra yükleme konşimentosu, taşıma sigortası poliçesini en kısa zamanda ithalatçıya göndermekle yükümlüdür.

Taşıyıcısı tarafından, Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen eşyalar, Gümrük İdaresinin belirlediği veya uygun gördüğü diğer yerlerde gümrüğe sunulur ve Gümrük Müsteşarlığınca belirlenen örneğe uygun olarak özet beyan verilir. Özet beyanın verilmesiyle başlayan gümrük işlemleri, daha önce de değinildiği gibi eşyanın gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasıyla devam eder.

Gümrük Kanunu’nun 74’üncü maddesine göre; Türkiye Gümrük Bölgesine gelen eşyanın serbest dolaşıma girişi; ticaret politikası önlemlerinin uygulanması, eşyanın ithali için öngörülen diğer işlemlerin tamamlanması ve kanunen ödenmesi gereken vergilerin tahsili ile mümkündür.

Gümrük vergileri deyimi, yürürlükteki hükümler uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü ifade etmektedir. İthalat vergileri deyimi ise, Eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve eş etkili vergileri, tarım politikası veya işlenmiş tarım ürünleriyle ilgili özel düzenlemeler çerçevesinde alınan ithalat vergilerini ifade etmektedir.

Gümrük Giriş Tarife Cetvelinde (GGTC) yer alan eşyaların vergi had ve nispetlerini değiştirme yetkisi 474 sayılı Kanun ile Bakanlar Kuruluna verilmiştir. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği anlaşması çerçevesinde; genel olarak üçüncü ülkelere uygulanan vergi oranları, tarife kotaları, tercihli tarifeler, tarımsal önlemler, anti damping, gözetim gibi önlemleri kapsayan ve Avrupa Topluluğunun gümrük tarifesi olan Taric ile uyumlaştırılmaya çalıştırılan Türk Gümrük Tarifeleri, İthalat Rejim Kararı ekinde yayımlanan listeler ile GGTC’de gösterilmiştir.

Yapılan başarılı çalışmalarla modern bir yapıya kavuşturulan Türk Gümrük İdarelerinde, tahsil edilen vergiler, ithalatçılar veya temsilcileri tarafından sisteme girilen veriler neticesinde, BİLGE sistemi adı verilen elektronik ortamda hesaplanmakta ve gümrük veznesine ödenebildiği gibi, bankalar aracılığıyla veya internet üzerinden de ödenebilmektedir.

Aşağıda; gümrük idarelerince halen tahsil ve takip edilen vergi, resim ve fonlara ilişkin olarak, ilgili mevzuat hükümlerini de belirtmek suretiyle kısa bilgiler verilecektir.

Gümrük Vergisi

Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca vergi numarası verilen gerçek ve tüzel kişiler ithalat işlemlerini yürütebilirler.

İthalatta gümrük yükümlülüğü Gümrük Kanunu’nun 181’inci maddesine göre; ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girmesi, ithalat vergilerine tabi eşyanın ithalat vergilerinden kısmi muafiyet suretiyle geçici ithali halinde doğar. Gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlar.

İthalatta gümrük yükümlülüğünde yükümlü beyan sahibidir. Dolaylı temsil durumunda, hesabına gümrük beyanında bulunulan kişi de yükümlüdür. Anılan maddenin 1’inci fıkrasında belirtilen rejimlerden biri için beyanda kullanılan veriler, kanunen alınması gereken vergilerin tamamen veya kısmen tahsil edilmemesine sebep olduğu takdirde, beyanın yapılabilmesi için bu verileri veren ve bu verilerin yanlış olduğunu bilen veya normal olarak bilmesi gereken kişiler de gümrük vergilerinden sorumludur.

Gümrük Kanunu’nun 15’inci maddesine göre Gümrük vergileri, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihte yürürlükte olan gümrük tarifesine göre hesaplanır.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24’üncü maddesine göre ithal eşyasının gümrük kıymeti eşyanın satış bedelidir. Satış bedeli; Türkiye’ye ihraç amacıyla yapılan satışta Kanunun 27 ve 28’inci maddelerine göre gerekli düzeltmelerin de yapıldığı, fiilen ödenen veya ödenecek fiyattır. Fiilen ödenen veya ödenecek fiyat, ithal eşyası için alıcının satıcıya veya satıcı yararına yaptığı veya yapması gereken ödemelerin toplamıdır.

İthal eşyasının beyan edilen kıymetinin gerçeklik ve doğruluğu hususunda tereddüt hasıl olması durumunda, beyan sahibinden ek bilgi ve belge istenir. Mükellef tarafından ibraz edilen bilgi ya da belgeler kabul edilebilir nitelikte değilse ve fiilen ödenen veya ödenecek fiyatın belirlenmesine imkan sağlamıyorsa ya da beyan edilen kıymetin doğruluğunu ispat için yeterli değilse; beyan edilen kıymetin fiilen ödenen veya ödenecek fiyat olduğunun beyanda bulunan tarafından ispatlanamaması gerekçeleriyle, satış bedeli yönteminden, bunu izleyen aynı (yoksa benzer) eşyanın satış bedeli yöntemine geçilerek gümrük kıymeti belirlenir.

4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 24’üncü madde hükümlerine göre gümrük kıymeti belirlenirken, ithal eşyasının fiilen ödenen veya ödenecek fiyatına 27’nci maddede belirtilen ilavelerin yapılması gerekir.

Spesifik esasa göre vergiye tabi eşyanın gümrük vergisi matrahı, vergi hangi ölçü birimi üzerinden (kilogram, sayı, baş, adet gibi) alınacaksa bu miktardır.

Gümrük vergisinin oranı ise; İthalat Rejimi Kararına ek listelerde tarife pozisyonlarına göre ilgili sütunlarda kayıtlı bulunan oranlardır. AB, EFTA ve aramızda ikili anlaşmalar bulunan ülkelerinden yapılacak ithalatlarda tercihli tarifeden yararlanılmak istenilmesi halinde A.TR. ya da EUR.1 belgelerinin gümrük idaresine ibraz edilmesi gerekir.

Eşyanın gümrük vergisine esas alınacak kıymetinin Türk Lirası olarak beyanı zorunludur. Fatura ve diğer belgelerde yazılı yabancı paralar, gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihte yürürlükte olan T.C.Merkez Bankası döviz satış kurları üzerinden Türk Lirasına çevrilir.
Katma Değer Vergisi

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre; ithalatta, Gümrük Kanununa göre gümrük vergisi ödeme mükellefiyetinin başladığı, gümrük vergisine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili anında, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlar tarafından yabancı ülkeler ile Türkiye arasında yapılan taşımacılık ile transit taşımacılıkta ise gümrük bölgesine girilmesi veya gümrük bölgesinden çıkılması anında katma değer vergisi doğar.

3065 sayılı Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithali, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun 167’nci maddesi (5a ve 7’nci fıkraları hariç) kapsamında gümrük vergilerinden muaf olarak serbest dolaşıma sokulacak eşyalar, geçici ithalat ve hariçte işleme rejimleri ile geri gelen eşyaya ilişkin hükümleri kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olan eşyanın ithali ve Gümrük Kanunundaki transit ve gümrük antrepo rejimleri ile geçici depolama ve serbest bölge hükümlerinin uygulandığı mallar, katma değer vergisinden müstesna tutulmuştur.

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 21’inci maddesine göre İthalatta alınan katma değer verginin matrahı aşağıda belirtilen unsurların toplamından oluşmaktadır.

a) İthal edilen malın gümrük vergisi tarhına esas olan kıymeti, gümrük vergisinin kıymet esasına göre alınmaması veya malın gümrük vergisinden muaf olması halinde sigorta ve navlun bedelleri dahil (CIF) değeri, bunun belli olmadığı hallerde malın gümrükçe tespit edilecek değeri,

b) İthalat sırasında ödenen her türlü vergi, resim, harç ve paylar,

c) Gümrük beyannamesinin tescil tarihine kadar yapılan diğer giderler ve ödemelerden vergilendirilmeyenler ile mal bedeli üzerinden hesaplanan fiyat farkı, kur farkı gibi ödemeler (ardiye ücretleri, hamaliye, istifleme, açıcılık, yükleme, boşaltma, v.b.).

Teslim alanın gösterdiği yere kadar satıcı tarafından yapılan taşıma, yükleme ve boşaltma giderleri, ambalaj giderleri, sigorta, komisyon ve benzeri gider karşılıkları ile vergi, resim, harç, pay, fon karşılığı gibi unsurlar ve vade farkı, fiyat farkı, faiz, prim gibi çeşitli gelirler ile servis ve benzer adlar altında sağlanan her türlü menfaat, hizmet ve değerler KDV matrahına dahil edilirken; teslim ve hizmet işlemlerinde fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen ticari teamüllere uygun miktardaki iskontolar ile hesaplanan katma değer vergisi matrahına dahil edilmemektedir.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 28’inci maddesine göre katma değer vergisi oranı, vergiye tabi her bir işlem için % 10’dur. Bakanlar Kurulu bu oranı, dört katına kadar artırmaya, % 1’e kadar indirmeye, bu oranlar dahilinde muhtelif mal ve hizmetler ile bazı malların perakende safhası için farklı vergi oranları tespit etmeye yetkilidir. Bakanlar Kurulu bu yetkiye dayanarak aldığı 92/3896 sayılı 22.12.1992 tarihli Karar ile listeler itibariyle KDV oranları tespit edilmiş ve o tarihten bu yana da muhtelif Kararnamelerle gerek liste muhteviyatı gerekse listelere uygulanacak vergi oranları değiştirilmiştir.

Halen I ve II sayılı listelerde yer alanlar hariç, vergiye tabi işlemler için % 18 (I) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 1, (II) sayılı listede yer alan teslim ve hizmetler için % 8 oranında katma değer vergisi alınmaktadır. Gümrük Vergisinin maktuen alındığı hallerde, tek ve maktu tarife, ithalde alınacak Katma Değer Vergisi de dahil edilmek suretiyle tespit olunmaktadır.

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 48’inci maddesine göre vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek yurda sokulan eşyaların hiç alınmamış veya eksik alınmış Katma Değer Vergileri hakkında Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılacaktır.

Kanunun 51’inci maddesine göre mükelleflerin ithalde beyan ettikleri matrahla tahakkuk veya inceleme yapanların ve yahut teftişe yetkili kılınanların buldukları matrahlar üzerinden hesaplanan vergi farkları hakkında Gümrük Kanunu uyarınca Gümrük Vergisindeki esaslar dairesinde ceza uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

Anti Damping Vergisi ve Telafi Edici Vergi

Anti-damping vergisi ve telafi edici vergi, soruşturma sonucu damping uygulandığı veya sübvansiyona konu olduğu tespit edilen ithal konusu eşyalardan normalden daha fazla vergi alınmasıdır. 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca İthalatta haksız rekabeti Değerlendirme Kurulu tarafından ithalata konu eşya için yapılan soruşturma sonucunda belirlenen ve ilgili Bakanlıkça onaylanan damping marjı ve sübvansiyon miktarı kadar dampinge konu malın ithalinde dampinge karşı vergi, sübvansiyona konu malın ithalinde ise telafi edici vergi alınır.

Burada damping; bir malın Türkiye’ye ihraç fiyatının, benzer malın normal değerinin altında olmasını, damping marjı ise normal değerin ihraç fiyatını aştığı miktarı, sübvansiyon menşe veya ihracatçı ülkenin fayda sağlayan, doğrudan veya dolaylı mali katkısını, sübvansiyon miktarı ise; menşe veya ihracatçı ülke tarafından ihraç edilen malın imal, üretim, ihracat veya taşınma aşamasında sağlanan, doğrudan veya dolaylı olarak sağlanan faydanın tutarını ifade etmektedir. Bu miktarlar yapılacak soruşturma sonucu belirlenir ve bu vergiler gümrük idarelerince ithalde alınan diğer vergilerden ayrı olarak tahsil olunur veya teminata bağlanır. Ödenmeyen dampinge karşı vergi veya telafi edici vergi, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre gümrük idarelerince kovuşturulur.

Bir mal için hem sübvansiyon verilmesi hem de damping yapılmış olması halinde dampinge karşı vergi ve telafi edici vergi birlikte uygulanmaz, bunlardan yalnızca nispeti yüksek olan uygulanır. Bu vergilerin, ithali evvelce gerçekleştirilen mallar için, geriye dönük olarak uygulanmasına ilişkin esaslar Bakanlar Kurulu Kararı ile tespit edilir. Ancak, geriye dönük uygulamanın süresi geçici önlemlerin alındığı tarihten itibaren 90 günü geçemez.

Dahilde İşleme Rejimi Kapsamında Tahsil Edilen Telafi Edici Vergi

2005/8391 sayılı 17.01.2005 tarihli Dahilde İşleme Rejim Kararının 16’ncı maddesine göre şartlı muafiyet sistemi kapsamındaki sanayi ürünlerinin A.TR dolaşım belgesi eşliğinde Avrupa Topluluğuna üye ülkelere ihracatında; işlem görmüş ürünün elde edilmesinde kullanılan üçüncü ülke menşeli hammadde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul ile değişmemiş eşyaya ilişkin vergi, kaynak ülkelerle varolan anlaşmalardaki lehte hükümler saklı kalmak kaydıyla ödenir. Ancak, bu verginin aynı ithal eşyası için Toplulukta uygulanan vergiden yüksek olması halinde, Toplulukta uygulanan vergi ödenir.

Şartlı muafiyet sistemi kapsamındaki işlenmiş tarım ürünlerinin A.TR dolaşım belgesi eşliğinde Avrupa Topluluğuna üye ülkelere ihracında, bu ürünlerin elde edilmesinde üçüncü ülke menşeli sanayi ürünü kullanılmışsa buna ilişkin vergi, işlenmiş tarım ürünü kullanılmış ise bu üründeki sanayi payına ilişkin vergi ödenecektir.

Anlaşma ile belirlenen menşe kuralının sağlanması ve bir menşe ispat belgesinin düzenlenmesi kaydıyla, şartlı muafiyet sistemi kapsamında ülkemizde doğmuş ve büyütülmüş canlı hayvanlar ile avlanma ve balıkçılık faaliyetlerinden elde edilen ürünler ve bunlardan elde edilen ürünler hariç olmak üzere, tarım ürünlerinin Avrupa Topluluğuna üye ülkelere ihracatında; bu ürünlerin elde edilmesinde kullanılan üçüncü ülke menşeli hammadde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul ile değişmemiş eşyaya ilişkin vergi tahsil edilir. Ancak, bu verginin aynı ithal eşyası için Toplulukta uygulanan vergiden yüksek olması halinde, Toplulukta uygulanan vergi ödenir.

Anlaşma ile belirlenen menşe kuralının sağlanması ve bir menşe ispat belgesinin düzenlenmesi kaydıyla, şartlı muafiyet sistemi kapsamında, ülkemizde doğmuş ve büyütülmüş canlı hayvanlar ile avlanma ve balıkçılık faaliyetlerinden elde edilen ürünler ve bunlardan elde edilen ürünler hariç olmak üzere, Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmış bir ülkeye yapılan ihracatta; işlem görmüş ürünün elde edilmesinde kullanılan ve bu ülke menşeli olmayan hammadde, yardımcı madde, yarı mamul, mamul ile değişmemiş eşyaya ilişkin vergi, ilgili anlaşmanın lehte hükümleri saklı kalmak kaydıyla ödenir. Ancak, Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonuna taraf ülkelerden menşe ispat belgeleri veya tedarikçi beyanı eşliğinde ithal edilen eşya kullanılarak elde edilen Kümülasyona dahil işlem görmüş ürünün, menşe ispat belgeleri veya tedarikçi beyanı eşliğinde tekrar Kümülasyona taraf ülkelerden birine ihraç edilmesi durumunda, ithalat rejiminde belirtilen oranda verginin tahsili aranmaksızın ilgili gümrük idaresince ihracata izin verilir.

Şartlı muafiyet sistemi kapsamında serbest bölgelere yapılan ihracatın, belge/izin süresi bitiminden itibaren 3 (üç) ay içerisinde serbest bölgelerden A.TR dolaşım belgesi eşliğinde Avrupa Topluluğuna üye ülkelere veya menşe ispat belgeleri eşliğinde, Avrupa Topluluğu’na üye ülkelere, Pan-Avrupa Menşe Kümülasyonuna taraf ülkelere veya Serbest Ticaret Anlaşması imzalanmış bir ülkeye satışı halinde, yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde telafi edici verginin tahsili aranır.

Yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde ödenmesi gereken vergi, serbest bölgelerden yapılan satışlar dahil ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru ve bu tarihte ithalat rejiminde belirtilen gümrük vergisi ve varsa toplu konut fonu üzerinden hesaplanarak ihracat esnasında ödenir. Ancak, belge kapsamında önceden ihracat işleminden sonra ithalat yapılması durumunda, bu vergi serbest bölgelerden yapılan satışlar dahil önceden ihracata ilişkin gümrük beyannamesinin tescil tarihindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuru ve bu tarihte ithalat rejiminde belirtilen gümrük vergisi ve varsa toplu konut fonu üzerinden hesaplanarak, önceden ihracata tekabül eden ithalatın yapılması esnasında ödenir. Tahsil edilen telafi edici vergi bütçeye irat kaydedilir.

İşlem görmüş ürünün elde edilmesinde kullanılan vergiye konu eşyanın tespitinde firma beyanı esas alınır. Aksine bir durumun tespiti halinde, ödenmeyen ya da eksik ödenen telafi edici vergi, ödemenin yapılması gereken tarih itibarıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

Tek ve Maktu Vergi

05.02.2000 tarih ve 23955 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2000/53 sayılı Gümrük Vergilerinden Muafiyet Ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar’ın 39’uncu maddesi uyarınca; Kararın 32 ila 38’inci maddeler hükümleri çerçevesinde gümrük vergileri ödenmeksizin ithal edilebilecek toplam gerçek kıymeti 300 EURO’yu geçmeyen eşya saklı kalmak üzere, yabancı bir ülkeden posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gönderilen ya da 18 ve daha yukarı yaştaki yolcuların beraberlerinde veya kendilerinden iki ay önce veya altı ay sonraki süreler içerisinde gelip, ticari miktar ve mahiyet arz etmeyen ve her bir sevkiyat ya da yolcu başına kıymeti 1500 EURO’yu geçmeyen eşyadan kıymeti üzerinden %10 oranında tek ve maktu bir vergi tahsil edilmektedir.

2000/53 sayılı Kararın 39’uncu maddede sözü edilen limit dahilinde getirilen eşyaya söz konusu maktu oranın uygulanabilmesi için; Kararın 40’ıncı maddesinde sayılan niteliklerde olması gerekir.

İthal konusu eşyanın toplam kıymetinin 1.500 EURO’yu aşması halinde, söz konusu eşyanın ithalinde ödenmesi gereken vergiler, yürürlükte bulunan esaslara göre tahakkuk ve tahsil edilir.

İthal konusu eşyanın tek başına kıymetinin 1.500 EURO’yu geçmesi halinde, bu eşyanın gümrük vergileri İthalat Rejimi Kararı ile belirlenen oranlara göre tahakkuk ve tahsil edilir.

Özel Tüketim Vergisi

Özel Tüketim Vergisi 4760 sayılı Kanunun 1’inci maddesinde sayılan durumların varlığı halinde bir defaya mahsus olmak üzere alınır. Vergi ithalatta, 4458 sayılı Gümrük Kanununa göre gümrük yükümlülüğünün doğması, ithalat vergilerine tabi olmayan işlemlerde ise gümrük beyannamesinin tescili ile doğmaktadır.

4760 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı listede yer alan malların 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu uyarınca el konulan veya 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca tasfiyelik hale gelenlerinden Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlenen zorunlu standartlara uymayanlarının rafinerilere teslim edilmesi halinde vergiyi doğuran olay, bu malların rafineriler tarafından tesliminde gerçekleşir ve verginin mükellefi bu teslimi gerçekleştirenlerdir.

Kanuna ekli (I) sayılı listedeki mallar için belirlenen maktu vergi tutarları klogram, litre, metreküp, standart metreküp, kilokalori veya bunların alt ve üst birimleri ile gerektiğinde büyüklükleri de dikkate alınarak kap, ambalaj veya adet olarak uygulanabilir,

(III) sayılı listedeki mallar için asgari maktu vergi tutarları; (A) cetvelindeki mallardan, 2203.00 G.T.İ.P. numaralı mallar için bir litredeki her bir alkol derecesi, 22.04, 22.05 (2205.10.90.00.12 hariç) ve 2206.00 G.T.İ.P. numaralı mallar için her bir litre, diğer mallar için içerdiği alkolün her bir litresi itibarıyla, (B) cetvelindeki mallar için perakende satışa sunulan sigaraların birim ambalajı içinde yer alan her bir sigara, diğer tütün mamullerinin birim ambalajı içindeki mamulün her bir gramı itibarıyla, uygulanır.
(II), (III) [(B) cetvelindekiler hariç] ve (IV) sayılı listelerdeki mallar için verginin matrahı; bunların teslimi, ilk iktisabı ve ithalinde, hesaplanacak özel tüketim vergisi hariç, katma değer vergisi matrahını oluşturan unsurlardan teşekkül eder, (III) sayılı listenin (B) cetvelindeki mallar için verginin matrahı ise, bunların nihai tüketicilere perakende satış fiyatıdır.
(III) sayılı listedeki mallar için asgari maktu vergi tutarlarına göre hesaplanacak vergi tutarından az olmamak üzere yalnızca nispi vergi uygulanır.
Bakanlar Kurulu vergileme ölçülerini değiştirmeye yetkilidir.

Özel tüketim vergisi, 4760 sayılı Kanuna ekli listelerde yazılı malların karşılarında gösterilen tutar ve/veya oranlarda alınır.

4760 sayılı Kanuna ekli listelerdeki malların ihracat teslimleri; teslimin yurt dışındaki bir müşteriye yapılması, teslim konusu malın Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinden çıkmış olması şartlarının varlığı halinde vergiden müstesnadır. Ayrıca; 4458 sayılı Gümrük Kanununun transit, gümrük antrepo, dahilde işleme, gümrük kontrolü altında işleme rejimlerine tabi tutulanlar ile serbest bölgeler ve geçici depolama yerleri hükümlerinin uygulandığı mallar ile, 4760 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı listede yer alan malların 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca tasfiyelik hale gelenlerinin tabii afetler, bulaşıcı hastalıklar ve benzeri olağanüstü durumlarda genel ve katma bütçeli dairelere, il özel idarelerine, belediyelere, köylere ve bunların teşkil ettikleri birliklere bedelsiz teslimi vergiden müstesnadır.

Ayrıca Kanuna ekli listelerdeki mallardan 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167’nci maddesinin 5 (a) ve 7’nci fıkraları hariç geçici ithalat ve hariçte işleme rejimleri ile geri gelen eşyaya ilişkin hükümleri kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olan eşyanın ithali de vergiden müstesna tutulmuştur.
İthalatta alınan vergi, ilgili gümrük idaresince hesaplanır ve gümrük mevzuatına göre kabul edilen beyanname veya diğer belgeler üzerine imza alınmak suretiyle mükellefe, kanunî temsilcisine veya gümrük müşavirine tebliğ edilir. Bu tebliğ üzerine ortaya çıkacak ihtilaflar için ithalat vergilerinin tâbi olduğu usul ve esaslar uygulanır. Bu vergi, ithalat vergileri ile aynı zamanda ödenir. İthalat vergilerine tâbi olmayan mallara ait vergi, gümrük mevzuatına göre kabul edilen beyannamenin veya diğer belgelerin tescili tarihinde, bu tarihteki oran veya tutarlar üzerinden hesaplanarak tahsil edilir.
İthalde alınan özel tüketim vergisi gümrük makbuzunda ayrıca gösterilir. İthalat vergilerinin maktu veya sabit oranlı alındığı hallerde tarife, malın ithalinde alınacak özel tüketim vergisi de dahil edilmek suretiyle tespit olunur.

4458 sayılı Gümrük Kanunu ile diğer kanunlar gereğince ithalat vergileri teminata bağlanarak işlem gören mallara ait özel tüketim vergisi de aynı usule tabi tutulur.

4760 sayılı Kanuna göre gümrükte vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek ithal edilen malların hiç alınmamış veya eksik alınmış özel tüketim vergisi ile vergiden müstesna olduğu halde yanlışlıkla alınan veya fazla alındığı anlaşılan özel tüketim vergisi hakkında 4458 sayılı Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılır. İthal edilecek mala ilişkin beyan üzerinden hesaplanan vergiler ile muayene ve denetleme sonucu hesaplanan vergiler arasındaki farklarda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca ithalat vergileri noksanlıklarında uygulanacak esaslara göre para cezası kesilir.

Bandrol

Bandrol uygulamasının dayanağını teşkil eden 3093 sayılı 04.12.1984 tarihli Türkiye Radyo - Televizyon Gelirleri Kanununun 1’inci maddesinde belirtilen cihazları imal veya ithal edenler satıştan önce; ticari ithalat maksadı dışında yurda getirenler de ithal işlemlerinden önce, bandrol veya etiket almaya mecburdur. Bu bandrol veya etiketler Türkiye Radyo - Televizyon Kurumu tarafından veya bu Kurumun yetkili kılacağı diğer kurum veya kuruluşlar tarafından verilir. 3093 sayılı Kanunun 4 (a) maddesinde belirtilen cihazları imal veya ithal edenler satış sırasında, fabrika çıkış fiyatı veya ithal maliyeti üzerinden bir defaya mahsus olmak üzere belirtilen oranlarda bandrol ücreti ödemek durumundadırlar.

3093 sayılı kanuna dayanılarak çıkarılan 2005/9823 sayılı 19.12.2005 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile; Ticari ithalat maksadı dışında yurt dışından getirilecek renkli televizyon, siyah-beyaz televizyon, radyo, video, televizyon uydu alıcıları, birleşik cihazlar ile bunların dışında kalan radyo televizyon yayını almaya yarayan her türlü cihazlar için bir defaya mahsus ve 2006 yılı için geçerli olmak üzere ekli listede belirtilen ücretlerin alınması kararlaştırılmıştır. Söz konusu ücretlerin tahsilatı Gümrük İdarelerince gerçekleştirilir.

Toplu Konut Fonu

İthalat Rejim Kararına göre ithalatta ödenecek toplu konut fonu Karara ek listelerde tarife pozisyonlarına göre ilgili sütunlarda gösterilmiştir.

Anılan Kararın Değişik 9’uncu maddesine göre III sayılı liste kapsamı maddelerin karşılarında (T1), (T2) işaretlerinin bulunduğu durumlarda, işlenmiş tarım ürünlerinin bünyesinde yer aldığı kabul edilen ve Bileşim Tablosunda belirtilen temel tarım ürünleri miktarlarının esas alınması suretiyle tespit edilecek kod numaralarına, 2 No.lu tabloda yer alan toplu konut fonu miktarları tahsil olunur.

Toplu Konut Fonu ödenerek ithal edilecek maddeler gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihinde geçerli miktar ve oranlar kadar fona tabidir. Ancak; Gümrük Kanununun 167’nci maddesi çerçevesinde Gümrük Vergisinden muaf olarak gerçekleştirilecek ithalat fona tabi değildir.

Fon tutarları gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihte gümrük idarelerince tahsil edilir. Bu fonların, ilgililerce süresi içinde yatırılmaması durumunda, 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takibat yapılır.

İthalat Rejim Kararı eki listelerde yer alan maddelerin karşılarında nisbi (% olarak) Toplu Konut Fonu bulunduğu takdirde, fon, ithal edilen malın ABD Doları cinsinden değerinin karşılığı Yeni Türk Lirası üzerinden, maktu (EURO/100 Kg/net) bulunduğu takdirde de, EURO cinsinden hesaplanacak fon miktarının karşılığı Yeni Türk Lirası üzerinden tahsil edilir.

2976 sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 4’üncü maddesi uyarınca Toplu Konut Fonu ödenmesi gerektiği halde, ödenmeden gerçekleştirilen ithalat işlemlerinde, ödenmesi gereken miktarın 2 katı para cezası uygulanacaktır.

Damga Vergisi

488 sayılı Damga Vergisi Kanunu’na dayanılarak Maliye Bakanlığınca çıkarılan ve 27.12.2005 tarihli 26036 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 45 Seri No.lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği ile 2006 yılında Gümrük idarelerine verilen özet beyan formlarından 3,20 YTL, Yabancı memleketlerden gelen posta gönderilerinin gümrüklenmesi için postanelerce gümrüklere verilen liste beyannamelerde yazılı her gönderi maddesi için 0,50 YTL, Gümrük idarelerine verilen beyannamelerden 26,30 YTL maktu damga vergisi alınması öngörülmüştür.

Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu

Destekleme ve fiyat istikrar fonu dış ticaretin ekonomik şartlara uygun olarak yürütülmesini sağlamak amacıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde teşkil edilmiştir. Destekleme ve Fiyat İstikrar Fon’u, Para ve Kredi Kurulu kararıyla tarımsal girdilerin sübvansiyonu, üreticinin fiyat hareketlerinden korunması, ihracatın geliştirilmesi, ihracata dönük yatırımların finansmanı, ihracat sigortası kuruluncaya kadar ihracatın sigortası, faaliyetlerin finansmanı için kullanılabilir.

88/13384 sayılı Destekleme Ve Fiyat İstikrar Fonu Hakkında Karar’ın 4’üncü maddesi gereğince ihracat işlemlerinde fon kesintilerinin, ihracat bedellerinin yurda getirilmesine bağlı olmaksızın Gümrük Çıkış Beyannamesinin açıldığı tarihteki Fon miktarı esas alınarak, fiili ihracattan itibaren en geç ihracat bedellerinin yurda getirilme süresi (uzatmalar hariç) sonuna kadar aracı banka veya özel finans kurumlarınca tahsil edilmesi gerekir.

88/13384 sayılı Destekleme Ve Fiyat İstikrar Fonu Hakkında Karar’ın 11’inci maddesine göre ihraç edilen

a) Her türlü natürel iç fındık ...8 Cent/Kg. karşılığı YTL

b) Her türlü kabuklu fındık ...4 Cent/Kg. karşılığı YTL

c) 41.01; 41.02 ve 41.03 G.T.İ.P’na dahil işlenmiş deri ve kösele dışında kalan pikle derileri dahil her türlü hayvan derileri ve postları, ... 50 Cent / Kg. karşılığı YTL.

Destekleme fiyat istikrar fonu primi kesintisi yapılacaktır, ancak DFİF prim kesintisi kapsamındaki bir maldan FOB 1000 Dolar değerini geçmeyen numunenin bedelsiz ihracatında prim kesintisi yapılmaz.

Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası nezdinde kurulan Kaynak Kullanımını Destekleme Fonunun amacı kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesidir.

4684 sayılı Kanun ile Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu 01.01.2002 tarihi itibariyle kaldırılmış olmakla birlikte aynı kanunu Geçici 3’üncü maddesi (a) bendinde yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre KKDF’nin kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerinde Vergi Dairelerince tahsil edilmeye devam edileceği ve doğrudan genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Hazine hesaplarına intikal ettirileceği belirtilmektedir.

Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Karar’ın 3’üncü maddesinde fonun kaynakları arasında kabul kredili, vadeli akreditif ve mal mukabili ödeme şekillerine göre yapılan ithalattan %3 oranında fon alınacağı belirtilmiştir. Ancak ihracatın finansmanı amacıyla kullanılan krediler ve ihracatı teşvik belgesi ile dahilde işleme izin belgesi kapsamında yapılan ithalatta bu oran % 0 olarak uygulanmaktadır.

KKDF kesintisi oranlarını sıfıra kadar indirmeye veya 15 puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında 88/12944 sayılı Karar ve bu Karara ilişkin değişik 6 No.lu Tebliğ hükümleri çerçevesinde uygulanan fon kesintilerinin tahakkuk ve tahsil işlemleri, vergi dairelerince yapılmakta ve kesintilerin tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaktadır.
Söz konusu Tebliğin 4’üncü maddesinde, müeyyide uygulanması nedeniyle gümrük idarelerince yapılan fon tahsilatlarının haftalık olarak Fon’a aktarılacağı, fon kesintilerinin süresinde yatırılmamasından kredili ithalatta tahsilatı yapan bankaların, özel finans kurumlarının, finansman şirketlerinin ve gümrük idarelerinin sorumlu olduğu belirtilmiş, aynı Tebliğin 10’uncu maddesinde de fon kesintisi istisnası uygulanan krediler ile ithalat işlemlerinde gümrük idarelerinin sorumluluğu açıklanmış bulunmaktadır
KKDF kesintisine tabi ithalat işlemlerinde, eşyanın beyan edilen gümrük kıymetinin ilgili gümrük idaresince ve/veya sonradan yapılan denetim ve kontroller neticesinde tespit edilen gümrük kıymetinden düşük çıkması sonucunda, gümrük vergisi ve KDV gelir eksikliğine ilişkin ek tahakkuk gümrük idaresince yükümlüsüne tebliğ edilirken KKDF kesintisi ve cezai faizinin de bildirilerek, fon kesintisi tahsilatının gümrük idaresince yapılması gerekmektedir.

KKDF gelir eksikliği için para cezası uygulanmasının gerekli olduğu hallerde anılan Kararın Müeyyide Uygulaması başlıklı 8’inci maddesine göre cezai faiz uygulanması gerekmektedir.

Tütün Fonu

21.02.2001 kabul tarihli 4629 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesi Hakkında Kanun’un Geçici 1’inci Maddesinin (A) fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde “28.5.1986 tarihli ve 3291 sayılı Kanunun 17’nci maddesi uyarınca yabancı tütün ve sigaralardan ithalat sırasında mülga Tütün Fonu adına alınan paralar, Bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümler çerçevesinde tahsil edilmeye devam edilir ve doğrudan bütçeye gelir yazılır.” hükmü yer almaktadır.

30.07.1988 tarihli ve 88/13208 sayılı Kararname eki Karar uyarınca, yabancı tütün ile yurt içinde harmanlanmış ve imal edilmiş (blended) sigaraların bünyesine giren yabancı tütünün (24.01; 24.03; 2403.10.12 tarife pozisyonları dahil) ithali sırasında 3000 $/Ton; üretilmiş halde ithal edilen sigaraların ithalatında bünyesinde bulunan yabancı tütüne istinaden, 20 sigaralık paket başına 0,40 $ fon (tütün fonu) alınması gerekmektedir. Buradan yalnızca üretilmiş halde ithal edilen sigaralara atıf yapıldığı ve alınması gerekli fon miktarının 20 sigaralık paket başına belirlendiği anlaşılmaktadır.

Sonuç

Yukarıda gümrük vergileri ve uygulamalarına genel bakış başlığı altında yaptığımız açıklamalar, konuyu yakından bilenler tarafından takdir edileceği üzere, dış ticaretin dinamik yapısı altında zaman zaman değişikliklere uğramaktadır. Bu bağlamda, okuyucu tarafından yazıda sözü edilen ve bugün için geçerli olan Gümrük Vergisi, Katma Değer Vergisi, Anti Damping ve Telafi Edici Vergi, Tek ve Maktu Vergi, Özel Tüketim Vergisi, Bandrol, Toplu Konut Fonu, Damga Vergisi, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu ve Tütün Fonu veya oranlarının daima uygulanan vergi veya oranlar olarak algılanmaması, değişebileceği ihtimalinin gözönünde bulundurulması gerekir.




SPOT 1- Gümrük işlemi; özet beyanın verilmesiyle başlayan ve eşyanın bir gümrük rejimine tabi tutulmasını, bir serbest bölgeye girmesini, Türkiye Gümrük Bölgesi dışına yeniden ihracını, imhasını, gümrüğe terk edilmesini ifade etmektedir.

SPOT 2- Gümrük vergileri deyimi, yürürlükteki hükümler uyarınca eşyaya uygulanan ithalat vergilerinin ya da ihracat vergilerinin tümünü ifade etmektedir.

SPOT 3- İthalatta gümrük yükümlülüğü; ithalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girmesi, ithalat vergilerine tabi eşyanın ithalat vergilerinden kısmi muafiyet suretiyle geçici ithali halinde doğar. Gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlar.

SPOT 4- Katma Değer Vergisi Kanunu’na göre vergisi ödenmeden veya eksik ödenerek yurda sokulan eşyaların hiç alınmamış veya eksik alınmış Katma Değer Vergileri hakkında Gümrük Kanunundaki esaslara göre işlem yapılacaktır.


SPOT 5- Toplu Konut Fonu ödenerek ithal edilecek maddeler gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihinde geçerli miktar ve oranlar kadar fona tabidir.

SPOT 6- Anti-damping vergisi ve telafi edici vergi, soruşturma sonucu damping uygulandığı veya sübvansiyona konu olduğu tespit edilen ithal konusu eşyalardan normalden daha fazla vergi alınmasıdır.

SPOT 7- Bugün için geçerli olan vergilerin ve/veya oranlarının daima uygulanan vergi veya oranlar olarak algılanmaması, değişebileceği ihtimalinin gözönünde bulundurulması gerekir.

[Resim: 468x60.jpg]
27-05-2009 12:18 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum'a Git: