Her daim birlik ve beraberlik içinde, huzur ve sevgi dolu bayramlar geçirmek ümidiyle, üyelerimizin ve tüm islam aleminin Kurban Bayramını en içten dileklerimizle kutlarız.
  • Menü
  • Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

    SİZE SAVAŞMAYI DEĞİL,ÖLMEYİ EMREDİYORUM
    Konuyu Açan Kişi: DEMET R.
    Cevap Sayısı: 0
    Görüntülenme Sayısı: 2255

    Cevapla 
     
    Değerlendir:
    • 0 Oy - 0 Yüzde
    • 1
    • 2
    • 3
    • 4
    • 5
    SİZE SAVAŞMAYI DEĞİL,ÖLMEYİ EMREDİYORUM
    Yazar Mesaj
    DEMET R.
    Müdavim Üye
    Mesajlar: 570
    Tarih: Jul 2007
    Üye no: 83
    Nerden: İSTANBUL
    Rep Puanı: 5
    Mesaj: #1
    SİZE SAVAŞMAYI DEĞİL,ÖLMEYİ EMREDİYORUM


    Ana ben gidiyom düşmana karşı
    18 Mart 1915 ÇANAKKALE
    Subayıyla eriyle Mehmetçik ellerini gökyüzüne ellerini açmış dua ediyor.Bu onların son duası üzerlerine doğan son güneş.Az sonra düşmanın üzerine atılıcaklar ve kahramanca şehit olucaklar.Hepsi bunu biliyor ama en ufak tereddütleri yok.
    Ne demişti Mustafa Kemal "Size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum"

    TÜRK'E KEFEN BİÇENİN ÖLÜMÜ FECİ OLUR!

    Ya zamanından çok erken gelirim
    Dünyaya geldiğim gibi
    Ya zamanından çok geç
    Seni bu yaşta sevdiğim gibi
    .
    Mutluluğa hep geç kalırım
    Hep erken giderim mutsuzluğa
    Ya herşey bitmiştir çoktan
    Ya hiçbir şey başlamamış
    .
    Öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
    Ölüme erken sevgiye geç
    Yine gecikmişim bağışla sevgilim
    Sevgiye on kala ölüme beş

    AZİZ NESİN

    Sen ki tarihe destan olansın,
    Bayrağın kalbinde dalgalanansın,
    Vatan sevgisini hep yaşatansın.
    Selam olsun sana Türk Ordusu,
    Mustafa Kemal’in fikir yolcusu.

    Birinci Dünya Savaşı'nın en kanlı muharebesinin 90. yıldönümünde, "Çanakkale geçilmez"in nasıl gerçekleştiği anlatılan mektubun aslı Çanakkale Müzesi'ndedir.


    Üsteğmen Faruk, cepheye yeni gelen askerleri denetlerken, bir yandan da onlarla sohbet ediyor, "Nerelisin?" gibi sorular soruyordu. Gözleri bir ara, saçının ortası sararmış bir delikanlıya takıldı. Yanına çağırdı ve merakla sordu: "Adın ne senin evladım?"
    "Ali, komutanım." "Nerelisin?" "Tokatlıyım, komutanım, Tokat'ın Zile kazasındanım..." "Peki evladım, bu kafanın hali ne? Saçlarının ortası neden kırmızı boyalı böyle?" "Cepheye gelmeden önce, anam saçıma kına yaktı komutanım. Neden yaktığını da bilmiyorum."
    "Peki" dedi üsteğmen. "Gidebilirisin Kınalı Ali." O günden sonra Ali'nin adı, Kınalı Ali oldu. Cephede tüm arkadaşları Kınalı Ali demekle yetinmiyor, saçındaki kınayı da alay konusu yapıyorlardı. Kınalı Ali, arkadaşlarına karşı sevecen ve dürüst tutumu sayesinde, kısa sürede hepsinin sevgisini kazandı. Bir gün memleketine mektup göndermek için arkadaşlarından yardım istedi. "Anama, babama burada iyi olduğumu bildirmek istiyorum. Ama okumam yazmam yok. Biriniz yardım edebilir misiniz?"
    Biri değil, birçok arkadaşı yardıma geldi. "Sen söyle biz yazalım" dediler. Kınalı Ali söylüyor, bir arkadaşı yazıyor, diğeri de söylenenlerin doğru yazılıp yazılmadığını denetliyordu.
    "Sevgili anacığım, babacığım hasretle ellerinizden öperim. Ben burada çok iyiyim, beni sakın merak etmeyin." Kız kardeşini, kendinden küçük erkek kardeşinin sağlığını ve hatırını sorduktan sonra, köydeki herkesin burnunda tüttüğünü ve kimsenin kendisini merak etmemesini söyledikten sonra, "Biz burada var oldukça bilesiniz ki düşman bir adım bile ilerleyemeyecektir" cümlesi ile bitiriyordu.
    Tam zarf kapatılırken, Ali, "İki üç satır daha ekleteceğini" söyleyerek, mektubun sonuna şunları yazdırdı: "Anacığım, beni buraya gönderirken kafama kına yaktın ama, burada komutanlarım da, arkadaşlarım da benle hep dalga geçiyorlar. Cepheye gitmek sırası yakında inşallah kardeşim Ahmet'e gelecek, Onu gönderirken sakın kına yakma saçına. Burda onunla da dalga geçmesinler. Tekrar ellerinden öperim anacığım."
    Gelibolu'da savaş giderek şiddetleniyordu. İngilizler, kesin sonuç almak için tüm güçleriyle yükleniyorlardı. Cephede savaşan askerlerimiz önceleri birer, birer, sonraları beşer, beşer, onar, onar şehit oluyorlardı. Gelibolu düşmek üzereydi. Kınalı Ali'nin komutanı, bu durum karşısında çaresizdi. Kendi bölüğü henüz sıcak temasa hazır değildi. Genç erlerine insan bedeninin süngü ve mermilerle orak gibi biçildiği bu cepheye göndermek zorunda kalmaması için Allah'a dua ediyordu.
    Komutanlarını düşünceli ve sıkıntılı gören Kınalı Ali ve arkadaşları, komutanlarına gidip, ondan kendilerini cepheye göndermesini istediler. Askerlerinin ısrarları üzerine komutanları daha fazla direnemedi ve ölüme gönderdiğini bile, bile bu isteklerini kabul etmek zorunda kaldı. Kınalı Ali ve arkadaşları, sevinç çığlıkları atarak cepheye, bile bile ölüme gidiyorlardı. O gün güle oynaya Gelibolu cephesinde ölümle buluşacakları yere koşan Kınalı Ali'nin bölüğünden tek kişi geri dönmedi. Gidenlerin tümü şehit olmuştu.
    Bu olaydan kısa bir süre sonra Kınalı Ali'ye anne, babasından mektup geldi. Onun yerine komutanı aldı mektubu ve buruk bir ifade ile okumaya başladı. Cepheye gitmeden önce arkadaşlarına yazdırdığı mektubuna aile adına babası yanıt veriyordu.
    "Oğlum Ali, nasılsın, iyi misin? Gözlerinden öperim, selam ederim. Öküzü sattık, parasının yarısını sana gönderiyoruz, yarısını da yakında cepheye gidecek küçük kardeşine veriyoruz. Şimdi öküzün yerine tarlayı ben sürüyorum. Fazla yorulmuyorum da. Sen sakın bizi düşünme." Babası mektupta köydeki herkesten akrabalarından haberler verdikten sonra "şimdi ananın sana diyeceği var" diyerek sözü ona bırakıyordu.
    Mektubun bundan sonraki bölümü Kınalı Ali'nin anasının ağzından yazılmıştı, şöyle diyordu anası:
    "Oğlum Ali, yazmışsın ki, kafamdaki kınayla dalga geçtiler. Kardeşime de yakma demişsin. Kardeşine de yaktım. Komutanlarına ve arkadaşlarına söyle senle dalga geçmesinler. Bizde üç işe kına yakarlar;
    1- Gelinlik kıza. Gitsin ailesine, çocuklarına kurban olsun diye.
    2- Kurbanlık koça. Allah'a kurban olsun diye.
    3- Askere giden yiğitlerimize. Vatana kurban olsun diye. Gözlerinden öper, selam ederim. Allah'a emanet olun

    Bu anaların evlatları Çanakkalede geçiş verirlermiydi ?


    [Resim: akhenatonib1.th.jpg] TUTANKAMON MEYVELERİ
    02-10-2007 12:10 PM
    Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
    « Önceki | Sonraki »
    Cevapla 



    Forum'a Git: