Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

Stok Kontrolu ve stok kontrol yöntemleri nedir
Konuyu Açan Kişi: Feride
Cevap Sayısı: 3
Görüntülenme Sayısı: 19125

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Stok Kontrolu ve stok kontrol yöntemleri nedir
Yazar Mesaj
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #1
Exclamation Stok Kontrolu ve stok kontrol yöntemleri nedir
I. GİRİŞ
II. STOK KAVRAMI
A) Stokların Oluşma Nedenleri
B) Stokla İlgili Giderler Ve Stok Bulundurmanın Sağlayacağı Yararlar
C) Stok Tutmanın Gerektirdiği Giderler
D) Sipariş Ve Alım Giderleri
E) Stok Yetersizliğinin Doğuracağı Kayıp Ve Zararlar
III. İŞLETMELERDE STOK TUTARINI BELİREYEN FAKTÖRLER
A) Hammadde Stokunu Etkileyen Faktörler
B) Yarı Mamul Stokunu Belirleyen Faktörler
C) Mamul Stokunu Etkileyen Faktörler
IV. STOK KONTROLÜNÜN SEÇİM TEKNİĞİ
A) A.B.C. Metodu
1. “A.B.C.” Kontrol Sisteminin Grafik Üzerinde Gösterilmesi
V. STOKLARIN FONKSİYONLARINA GÖRE KONTROLÜ
A) Aktif Stoklar
B) Emniyet Stokları
VI. STOK SİSTEMLERİ
A) Çok Basamaklı Stok Sistemlerinin Yapısı
B) Tek Basamaklı Stok Sistemlerinin Yapısı
C) Stoklanan Mal Özelliklerinin Stok Sistemine Etkisi
D) Başlıca Stok Bulundurma Giderleri
VII. MALİYETLERİN MATEMATİK MODELE GÖRE İZAHI
A) Ekonomik Sipariş Miktarının Hesaplanması
B) Yıllık Sipariş Düzenleme Gideri
C) Yıllık Sipariş Sayısının Hesaplanması
D) Sipariş Değerinin Hesaplanması
E) Aktif Stokların Ortalama Değeri
F) Yıllık Ortalama Stok Bulundurma Gideri
G) Stok Bulundurma Ve Sipariş Düzenleme Toplam Yıllık Giderlerinin Hesaplanması

VIII. OPTİMAL MALİYET ANALİZİ
A) Ekonomik Sipariş Sayısının Hesaplanması
B) Ekonomik Tüketim Değerinin Hesaplanması
C) Ekonomik Sipariş Döneminin Hesaplanması
D) Sipariş Süresi
E) Ekonomik Sipariş Dönemlerinin Tespiti
F) Tedarik Modeli Örneği

STOK KONTROLÜ
I. GİRİŞ


Stoklar ve ya envanter, şimdiki veya gelecekteki ihtiyaçlar amacıyla depolanan materyal ya da işlerin bir tıkanıklık ile karşılaşılmadan ve verimli olarak yürütülmesinin sağlamak için elde bulundurulan kaynaklardır. Her tür örgütte, faaliyetlerin aksamadan kesintisiz olarak sürdürülebilmesi için çeşitli stoklar tutulur. Stokunda bir kaç kalem malzeme olan işletmeler olabileceği gibi, yüzlerce hatta binlerce kalem malzeme bulunduran işletmelere de rastlanabilir. Kalem, civata, somun gibi küçük malzemeler yanında, tezgah, kamyon, inşaat malzemesi, uçak gibi büyük donanım ya da malzemeler de stok kapsamında ele alınabilir.



Stok kontrolü, materyal yönetiminin önemli bir çalışma alanını oluşturur. Amacı, üretimi istenilen düzeyde tutmak, teslim ve satış işlerini önceden saptanan sayılarla gerçekleştirmek koşullarına göre, zaman ve nicelik yönünden en iyi (optimal) ve ekonomik sayılan materyali elde bulundurmayı sağlamaktır. O halde stok kontrolü; gereksinmeleri karşılamak ve biriktirim ile alımı örgütlenen maddeler arasında denge kurmak için gereken işlemleri yapmaktır, denebilir.



Stok kontrol konularını yedi maddede sıralayabiliriz;



1. Gereksinmelerin saptanması,

2. Stoku yapılacak maddelerin seçimi,

3. Stoku yapılacak maddelerin niteliğinin saptanması,

4. Sipariş verme zamanının belirlenmesi,

5. Sipariş niceliğinin saptanması,

6. Gerektiğinden çok bulunan stokların elden çıkarılması,

7. Kayıt işlerinin düzenlenmesi.



Bir firmanın stok yönetimi en az şu üç noktada özel dikkati gerektirir;



1. Stoklar bazı endüstri kollarında toplam varlıkların ve dönen varlıkların önemli bir bölümünü oluşturur.

2. Stokların likiditesi diğer dönen varlıklara kıyasla daha düşük olduğundan, stok yönetiminde yapılan hataların düzeltilebilmesi zaman alabilir.

3. Stok düzeyinde dalgalanmaların önemli ekonomik etkileri vardır.



Genellikle gelişmiş ülkelerde, son yıllarda, stokların satışlara oranında bir düşme eğilimi gözlenmektedir. Stok kontrol yöntemlerinin gelişmesi, stok kontrolünde bilgisayarlardan yararlanılması, ulaşım teknolojisinin gelişmesi, ulaşım olanaklarının artması ve hızlanması, yeni stoklama sistemlerinin uygulanması, kredili satışların özendirilmesi söz konusu ülkelerde stokların satışlara oranının düşmesine yol açmıştır. Ülkemizde de stokların hem varlıklara hem de satışlara oranının son yıllarda düştüğü gözlenmektedir.





II. STOK KAVRAMI



A) Stokların Oluşma Nedenleri



İşletmenin stok stok bulundurması başlıca iki nedenden ileri gelebilir. Bunlardan ilkinde, işletme yararına uygun olarak bir malı belirli bir sürede elinde bulundurmayı planlamış olabilir. Diğer bir deyişle, işletme bilerek bir malı satın alarak ve stok olarak elinde bulundurmaktadır. İşletmenin bu tip stoklama politikasının amacı başlıca üç nedenden kaynaklanır;



a. Mevcut ihtiyaçların karşılanması için stok bulundurma;

b. Gelecekteki bir ihtiyacı karşılamak için stok bulundurma;

c. Beklenmeyen, ani bir ihtiyacın ortaya çıkması halinde taderik güçlüklerinin göz önünde bulundurarak stok bulundurma.



İkinci neden ise, işletmenin kararlaştırılmış hiç bir stok planı olmadan stok bulundurmasıdır. İşletme tedarik edilen malları bir an önce elden çıkarmayı hedef almasına rağmen, düzensiz satış ve kullanmalar sonucunda bir miktar mal elde stok kalabilir. Bu tip stok bulundurma, işletmenin tasarlamadığı ve iradesi dışında oluşan bir stok tipi olmaktadır.



Bir firma için stoklara yapılan yatırımın optimum tutarda bulunup bulunmadığının saptanması, stok tutmanın gerektirdiği giderler ve taşıdığı risk ile, stok bulundurmanın sağlayacağı faydaların dengelenmesini gerekli kılar. Stok tutmanın sağlayacağı ek yarar ve gerektireceği maliyet arasında denge sağlandıktan sonra, stoklara yapılan yatırımı sürdürmek, firmanın karlılığı üzerinde olumsuzluklara neden olur. Stoklara yapılan yatırımda, stok tutmanın gerektirdiği ilave maliyet ile sağlayacağı ilave gelirler arasında denge kurmak önemli olduğundan, öncelikle stok stok bulundurmanın maliyeti ile sağlayacağı yararlar üzerinde durmak gerekir.

B) Stokla İlgili Giderler Ve Stok Bulundurmanın Sağlayacağı Yararlar



Stok yönetiminde yapılacak ilk iş, stokla ilgili giderleri ve stok bulundurmanın işletmeye sağlayacağı yararları belirlemektir.



Stoklarla ilgili giderleri şu şekilde gruplandırabiliriz;



1. Stok tutmanın gerektirdiği giderler,

2. Sipariş ve alım giderleri,

3. Yeterince stok bulundurmamanın yol açtığı giderler.



A) Stok Tutmanın Gerektirdiği Giderler



· Finansman maliyeti: Ekonomik açıdan stok tutmanın finansman maliyeti hesaplanırken, sadece kredi maliyetinin değil, firmanın sermaye maliyetinin de dikkate alınması gerekir. Firmanın kredi kullanabilmesi için, özkaynağının da olması zorunlu olduğundan, finansman maliyeti denilince, ekonomik açıdan firmanın kaynak maliyetinin alınması daha anlamlıdır.

· Stoklama, istif, boşaltma ve yükleme giderleri

· Depo, ambar giderleri

· Stok hizmet giderleri: Depo bekçisine ödenen ücret, depo giriş-çıkış kayıtları, vs gibi giderleri içerir.

· Sigorta giderleri

· Stok tutma riski: Stokların bozulması, modasının geçmesi, fiyatların düşmesi gibi faktörleri içerir.

· Çalınma ve doğal yıkımlar nedeniyle uğranan kayıplar.



Stok tutma maliyeti firmadan firmaya değişmekle beraber, genellikle stok değerinin % 25 ile % 40 arasında olduğu söylenebilir. Faiz oranları yükseldikçe stok tutma maliyeti de firmalar için artmaktadır.





B) Sipariş ve Alım Giderleri



Bu giderler, işletmeye hammadde, malzeme ve yarı mamul sağlayacak uygun firmaların bulunmasını kapsar. Yararlanılamayan miktar iskontoları da bu grup giderler içinde düşünülebilir.





C) Stok Yetersizliğinin Doğuracağı Kayıp ve Zararlar



· İşlenmiş stokun yetersizliği nedeniyle karlı satış fırsatlarının kaçırılması

· Hammadde yetersizliği nedeniyle üretimin durması ve ya kesintiye uğramasının neden olduğu kayıplar

· Zamanında yerine getirilemeyen siparişlerden doğan tazminat, zarar ve ziyan ödemeleri

· Müşterilerin güveninin yitirilmesi



Ayrıca, yeterli stok bulundurulmaması, firmanın miktar iskontolarından yararlanmadığını, ekonomik miktarlarda üretim yapamadığını, avantajlı alış fırsatlarını kaçırdığını da gösterir.



Stok yetersizliğinin doğurduğu zarar ve kayıplar ya da stok tutmanın sağlayacağı yararlar, stok miktarı arttıkça giderek azalan oranda arttığı halde, stok tutma giderleri, stok artışından daha hızlı olarak artar. Stok tutma ve tutmama giderleri toplamının en düşük olduğu düzey optimal stok tutarını verir. Aşağıda, stok tutma ve stok yetersizliğinin gerektirdiği giderlerin stok düzeyi yükseldikçe alacakları şekil gösterilmiştir.



Şekilde de görüldüğü gibi firmanın stok düzeyi yükseldikçe, stok tutma giderleri artacak; buna karşılık stok bulundurmamanın ya da yeterince stoka sahip olmamanın doğuracağı gider ve kayıplar giderek azalacaktır. Stok yetersizliğinin doğuracağı zararların, stok bulundurmanın faydalarına eşit olduğu noktada işletme optimum stok düzeyine ulaşmış olur.

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:31 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #2
RE: Stok Kontrolu ve stok kontrol yöntemleri nedir
III. İŞLETMELERDE STOK TUTARINI BELİREYEN FAKTÖRLER



Endüstriyel işletmelerde stoklar, hammadde, yarı mamul ve mamul stoku olarak üç gruba ayrılır. Her stok grubunun tutarını etkileyen başlıca faktörleri aşağıdaki şekilde maddeleyebiliriz.





A) Hammadde Stokunu Etkileyen Faktörler



· Gelecek dönemde üretimi planlanan mamul miktarı

· Üretimin mevsimlik oluşu

· Hammadde yokluğu nedeniyle üretimin kesintiye uğramasını engellemek için bulundurulması gereken emniyet stoku

· Büyük alımlardan sağlanacak tasarruf

· Hammadde fiyatlarınıdaki gelişmelere yönelik beklentiler

· Tedarik ve stok kontrolünde etkinlik

· Hammaddenin dayanma süresi

· Stok tutma maliyeti

· Firmanın depolama kapasitesi



B) Yarı Mamul Stokunu Belirleyen Faktörler



· İmalat sürecinin teknik niteliği ve uzunluğu

· İmalat sürecinde yaratılan katma değer

· Üretim faaliyetlerinin sürekliliği

· Üretim miktarı

· Yarı mamullerin işletme bünyesinde üretilmesi ya da başka firmalardan temin edilmesi.

C) Mamul Stokunu Etkileyen Faktörler



· Satış hacmi

· Talebin mevsimlik oluşu

· Hammadde alımının mevsimlik oluşu

· Piyasadaki rekabet koşulları

· Satış bölgelerinin çeşitliliği

· Dağıtım kanallarının işleyişi

· Üretimim sipariş üzerine ya da piyasa için yapılması

· Konsinyasyon sureti ile satış yapılması

· Mamulün fiziki özellikleri

· Üretimin çeşitliliği

· Dayanma süresi

· Stok maliyeti

· Firmanın depolama olanakları

İşlenmiş stok bulundurmanın taşıdığı risk



IV. STOK KONTROLÜNÜN SEÇİM TEKNİĞİ


Yönetici kadrosu; stok miktarı, giriş-çıkış hareketleri ile ilgili etkili bir kontrol metodu seçmek ve uygulamak zorundadır. Özellikle stok çeşit ve miktarı arttıkça seçim tekniği daha da önem kazanır. Bilimsel ve teknik metodlarla etkin bir stok kontrolü sağlanamazsa, yönetici kadrosu kararlarında büyük hatalara düşebilir.



Stok kontrolüne geçmeden önce, stok kontrolünü gerektiren önemli bazı noktaları şöyle sıralayabiliriz;



1. Tesbit edilen nominal seviyeyi stokların aşması veya bu seviyenin altına düşmesi;

2. Talebin anormal derecede düşmesi veya artması;

3. Verilen siparişlerin geçmişte öngörülen süreden daha geç veya dah erken gerçekleşmesi;

4. Mal giriş ve çıkışların ihtiyaca uygunluğunun rasyonel olmaması;

5. Mevcut talebi karşılayacak malın elde az bulunması veya hiç bulunmaması.



Stok mallarının çeşitliliği kontrol ve yönetim sistemlerini daha da güçleştirmektedir. Ayrıca stok edilen her malın önem derecesi de aynı değildir. İşletmelerin farklı malların özellikleri ve işletme için önem değerleri üzerinde durması gerekir.



Ayrıca unutulmamalıdırki, stokta bulunan, değer ifade edn mallar değer ve zaman kaybıylada karşı karşıyadır. Bu yüzden stokların değer ve zaman kaybını önleyecek bir stok kontrol sisteminin organize edilmesi kaçınılmaz olmaktadır.



Stok kontrol tekniğinin bir amacı da değer ve hacim bakımından stokta bulunan çeşitli malları sınıflandırmaktır. Bu sınıflandırma için geliştirilen sisteme “A.B.C. Metodu” denmektedir.





A) A.B.C. METODU



Sistemin ana esası stokların önem derecelerine göre sınıflandırılmasıdır. Her stok grubunu aynı oranda kontrol etme rasyonel olmayacağından nisbi değerlerine göre gruplandırarak stoklar kontrol altına alınır. Çünkü stok kontrolü işletme için çeşitli giderleri gerektirmektedir.



“A.B.C.” sisteminde stoklar özellikle hassasiyet dereceleri farklı olan 3 gruba ayrılmaktadır.



“A” grubundaki stok kalemleri yatırım oranı en yüksek olan gruptur. Genellikle toplam stok yatırımının % 75 yle % 80 nini teşkil eder. Buna karşı bu gruptaki mal miktarı toplam miktarın % 10 ila % 15 civarındadır. Bu gruba dahil stokların yakından ve sık sık kontrol edilmesi gereklidir. Ayrıca kontrol hacmi düşük olduğundan, mali külfeti de azdır.



“C” grubundaki stok malların ise, toplam stok hacmi içerisindeki oranı yüksek, yatırım değeri ise en düşüktür. Genellikle “C” grubu malların stok miktar oranı, toplam stokların % 65 ila % 70 ini; yatırım oranı ise, toplam stok yatırım değerinin % 5 ini oluşturur. Bu grupta yer alan stok malların sıkı kontrolü hem masraflı hem de etkili bir sonuç alınmadan değerli bir zaman kaybına sebep olacaktır.



“B” grubu stokları ise A ve C grupları arasında yer alan stok kalemleridir. Bu gruba ait stok kalemlerinin yatırım değeri toplam stok değerinin % 20, hacminin ise % 25 ini oluşturur.





1. “A.B.C.” Kontrol Sisteminin Grafik Üzerinde Gösterilmesi



Bunu bir grafik üzerinde göstermeden önce her grubun kullanılma değeri ve kümülatif kullanılma değerinin saptanması gerekir.



Kullanılma değeri, belirli bir dönemde kullanılan stok değeridir. Kullanılma değerini formüle edersek

Kullanılma değeri = Birim değer x Kullanılan miktar



Mesela, birim değeri 100 TL olan stok edilmiş bir maldan 10 adet bir yılda tüketildiği taktirde o malın yıllık kullanılma değeri

100 x 10 = 1000 TL dir.



Şimdi bir örnek üzerinde bunu bir grafik ile açıklayalım







V. STOKLARIN FONKSİYONLARINA GÖRE KONTROLÜ


Stok kontrol tekniğinin seçiminde öngörülen tasniflerden biri de stok fonksiyonlarıdır. Bu metot teknik bir özellik taşımaktadır. Zira stokların bir kısmı fonksiyonu bakımından mevcut talebi hemen karşılamaya hazır olan stoklardır. Bunlara devre stoku (aktif stok) diyoruz. Diğer bir kısım stoklar ise devre stoklarının çeşitli nedenlerden talebi karşılayamaması halinde elde bulundurulan emniyet stoklarıdır.



Buna göre stoklar fonksiyonlarına göre ikiye ayrılmaktadır.

a) Aktif stoklar

b) Emniyet stokları



A) Aktif Stoklar



Aktif stok, belirli devrelerde sipariş edilen ve mevcut talebi o devrede karşılamak için elde bulundurulan stoklardır. Diğer bir deyişle aktif stok, iki sipariş arasındaki sürede ortalama talebi karşılamak için bulundurulan stoklardır.



Genel olarak aktif stokları tanımlarsak: “Az veya çok uzun ve düzenli bir dönemde maksimum ve minimum arasında değişen hareketli stoklara aktif stoklar” denir.



“F” Aktif stokların belirli bir dönemdeki sipariş edilen miktarıdır. F tepesi sipariş edilen stokların maksimum seviyesidir. Bu miktar siparişin işletmede kabul edildiği andaki miktarıdır. S seviyesi ise devre stoklarının minimum noktasını göstermektedir. Bu seviye aktif stokların 0’a düştüğü bir seviyedir. Aynı zamanda S ileride inceleyeceğimiz emniyet stoklarının maksimum seviyesini de ifade etmektedir. Diğer bir deyişle minimum aktif stok, emniyet stoklarının ortalama teorik seviyesindedir.



Stokların minimum ve maksimum seviyeleri : S ve S + F ‘dir.

Ortalama Stok = S + F/2’dir. S=200 ve F=300 değerlerine göre,

Ortalama Stok= 200 + 300/2 =350 ünitedir.

Sadece aktif stokların ortalaması: q/2=150 ünitedir.

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:31 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #3
RE: Stok Kontrolu ve stok kontrol yöntemleri nedir
) Emniyet Stokları



Aktif stokların analizinden sonra stok yönetimi ve kontrolünü belirli bir yaklaşımla etüt edebilmek için emniyet stoklarını kavramak ve izah etmek zorunluluğu vardır.Emniyet stoklarını gerektiren nedenleri 3 bölüm halinde özetlemek mümkündür.

aa) Tahmin edilen ortalama mal tüketim seviyesi, gerçekleşen seviyenin altında kalabilir.

bb) Malın tedarik edildiği kuruluşun işini terk etmesi veya taahhüdünü yerine getirmemesi.

cc) Diğer etkenler dolayısıyla mal tedarikinin taahhüt edilen zamanda gerçekleşememesi. (Örneğin : İklim şartları yeni mevzuat değişiklikleri vs.)



Bu üç neden ayrı ayrı veya aynı zamanda oluşabilir. Ortaya çıkan bu sonucun sebep olacağı kayıpların (satış kayıpları, müşteri kayıpları vs.) önlemek için tüketicinin ihtiyacını zamanında karşılayacak bir emniyet stokunun elde bulundurulması gerekir.



Emniyet stoklarını zorunlu kılan nedenleri diğer bir biçimde özetlersek miktar ve süre kestirmelerinde meydana gelen sapmalardır. Öngörülen üretim miktarının gerçekleşen miktar altında kalması durumu grafik üzerinde tespit edilebilir. Tüketim miktarındaki tahminin gerçekleşmemesi ve fiili tüketimin altında kalması sonucu bir sapma meydana gelmiştir. Bu sapmanın sebep olacağı satış kayıpları emniyet stokları ile önlenebilmektedir. Aksi taktirde öngörülen zamanda stokların tedarik edilememesi sonucu işletme satış ve müşteri kayıpları ile karşı karşıya kalacaktır.



İşletme, belirlenen sürede mal tedarik edemediği takdirde stok bulunduramama giderine katlanacaktır. Stok bulundurmama giderlerini önlemek için elde belirli bir oranda emniyet stoklarının bulundurulması işletmenin maruz kalacağı kayıpları önleyen bir emniyet marjı teşkil etmektedir.



F1 sipariş miktarı, P1 döneminde tükenmektedir. Ancak F2 siparişi bu süre sonunda gerçekleşememiştir. Yani ikinci sipariş P2 kadar gecikmiştir. P2 süresinde ertelenen talep, S miktardadır. Buna stok bulundurmama kaybı diyoruz. Her dönemde stok bulundurmama süresi P2 = P – P1 ‘dir.



İşletme bu gecikmelerden dolayı karşılanamayan müşteri talebini emniyet stokları ile karşılamak durumundadır. Örneğimizde emniyet stokları seviyesi en az S seviyesi olmaktadır.



Çeşitli mallarla ilgili emniyet stoklarının optimal seviyesi stok bulundurma gideriyle stok bulundurmamadan dolayı uğranılacak kayıplar arasındaki ekonomik denge noktasına bağlı olarak belirlenmelidir.



Talep miktarı ve süre kestirildiği takdirde emniyet stoklarına devamlı olarak bulundurmamanın pek yararı yoktur. Aktif stokların düzenli dönemleri ancak teoride mümkün olmaktadır. Fakat pratikte elverişsiz bir zamanda stokların rastgele bir şekilde elden çıkması mümkündür. Dolayısıyla düzenli periyotlarda aksama meydana gelebilir.



F sipariş miktarı T1 sürede sipariş ediliyor : d süresinde bu sipariş T2 ‘de teslim alınmaktadır. T3 zamanında ise F miktarı bilinen bir parametredir. Ancak bu parametrenin bilinmesi yeterli olmamaktadır. Stok seviyesini belirleyen ikinci bir parametre işletmede T1 ve T3 süresinde çıkacak olan stok miktarıdır. T1 ve T3 arasında minimum ortalama stok seviyesi emniyet stoklarının teorik ortalama seviyesini verecektir. Buna göre ZS noktaları (H+ D) süresinde tüketilen birimlerin miktarını verecektir.



Bu sipariş miktarının aylık hacmine Y dersek Y*d + p reel tüketim miktarını verecektir.



Kavranan aynı süre içerisinde meydana gelen fiili talep Dd+p kabul edildiğinde Dd+p>Yd+p olduğu zaman stok bulundurmama kayıpları meydana gelecektir









Bu giderleri önleyebilmek için emniyet stoğu hangi seviyede olmalıdır? Emniyet stoklarının seviyesi özellikle Dd+p tespitine bağlı olmaktadır. Dd+p seviyesini sağlam rölövelere göre doğru olarak tespit edilmesi halinde S minimum olacaktır.



VI. STOK SİSTEMLERİ


İşletmelerde yöneticilerin kullandıkları stok üretim sistemleri arasında büyük farklar vardır. Bu sistem farkları özellikle stok kalemlerinin nitelik farklarından ileri gelmektedir. Bu farklar malların



- Boylarına

- Niteliklerine

- Maliyetlerde kullanılan metodlara

- İhtiyaç derecelerine

- Haberleşme imkanlarına bağlı olmaktadır.



Bizzat yapısındaki bu değişkenler ise stok sisteminin kontrol ve yönetimi için kabul edilmesi gerekli olan politikaların seçiminde büyük önem taşımaktadır. Örneğin nasıl ve ne zaman sipariş vereceğimizi bunlar belirlemektedir.



Belirli değişkenlere göre stok sistemlerini ana çizgileri ile belirtmeye çalışalım.



A) Çok Basamaklı Stok Sistemlerinin Yapısı



Stoklama yeri birden fazla olduğu taktirde stok yerleri arasında birçok fonksiyonel ilişki olabilir. Bunu iki şekilde açıklayabiliriz. Bunlardan ilki, bir depodan birden çok depoya mal gönderilmesi şeklinde olabilir. Buna ait şema aşağıda şekil II de gösterilmiştir.



Her depodan diğer depolara uzatılan oklar, kuruluşlar arasında geçen malların akışını gösterir. Bu sistem başlıca 4 basamaktan oluşur: Üretim/ Tedarik merkezi, fabrika deposu, bölge depoları, perakendecilerin depoları.



İkinci mal dağıtım ve stoklama sistemi ise birincinin aksine bir çok üniteden bir tek üniteye malın aktarılmasıdır.










Genellikle stok basamaklarının çözümünde bir çok model vardır. Bununla beraber bazı durumlarda çok basamaklı sistem ihtiyacı olmadığı ve böyle bir sistemin her zaman dikkate alınamayacağı, bunun yerine tek basamaklı sistemlerin kullanılacağını da belirtmek gerekir.



B) Tek Basamaklı Stok Sistemlerinin Yapısı



Burada tek bir kaynak söz konusudur. Bu imalathane veya fabrika deposu olabilir. Aşağıda şekil III de de görüleceği gibi, tüketici ihtiyaçlarını karşılamak için tek kaynağa sipariş verilir ve bu sipariş tek bir ünitede yapılır.













C) Stoklanan Mal Özelliklerinin Stok Sistemine Etkisi



Stoklanan mal çeşitleri çok yüksek sayıdadır ve bu mallar arasında bir çok farklar da mevcuttur. Bunların başlıcaları: Fiyat, ağırlık, hacim, dayanıklılık, vs. dir. Özel şartları gerektiren malların saklanmasıda yer, hava şartları ve ambalajlama gibi farklılıkları gerektirebilir. Ayrıca bir çok madde aynı stokta bulundurulduğu zaman aralarında karşılıklı etkileşim ortaya çıkabilir.



Stok kalemlerinin bu gibi farklılıkları her malın özelliğine uygun bir sistemin oluşturulmasını gerektirir. Örneğin hammadde, yarı mamul ve diğer maddelerin üretimde kullanılması ve aynı maddelerden değişik mamuller elde edilmesi stok yönetim sistemini etkileyecektir. Bu durum aşağıdaki şemada gösterilmiştir

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:32 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Feride
Müdavim Üye
******
Mesajlar: 3,442
Tarih: Jul 2007
Üye no: 13
Nerden: İZMİR
Rep Puanı: 16
Mesaj: #4
RE: Stok Kontrolu ve stok kontrol yöntemleri nedir
D) Başlıca stok bulundurma giderleri



Stok bulundurma sonucunda işletme çeşitli giderlere katlanmaktadır. Bunlardan önemlileri tedarik pirimleri, vergiler, kırılma, bozulma, kayıplar, depo kirası, aydınlatma, ısıtma, bekçilik ücretleri ve muhasebe kayıtlarında bulunmayan, fiili bir masraf olmayan stok atıl halde bulundurulan sermaye maliyeti vs. dir.



Bu giderlerin özelliklerine, önem derecelerine göre öz olarak değinelim.



Sermayenin stok yatırımlarında hareketsiz bırakılması, sağlanması mümkün olan bir kar kaybına sebep olmaktadır. Yani bu sermaye diğer alanlara plase edilmiş olsaydı bir gelir sağlanmış olacaktı. Ayrıca yatırılan sermaye yabancı kaynaklardan tedarik edilmişse yabancı sermayenin de faizi bir stok bulundurma maliyeti olarak belirecektir.

İşletme stoklarının finansmanında kullanılan hareketsiz sermayenin oluşturduğu maliyetler yatırım hacmi ile orantılı olmaktadır. Kaldı ki yabancı kaynaklardan finansmana gidilmesi halinde işletme yine faiz ödeme durumu ile karşı karşıya kalacaktır.

Stoğa gidilmesi halinde fiziki bozulma, kırılma ve çalınmalarla ilgili kayıplar da meydana gelmektedir. Hatta iktisadi yönden de kayıplar ortaya çıkabilir. Bu tip stok giderleri stok hacmine bağlı olan giderlerdir. Stok bulundurma miktarı arttıkça bu giderler de artacaktır. Ancak bu orantıyı belirli bir zaman periyodu içerisinde düşünmek gerekir. Fiziki bozulma ve yıpranmalar stokta bulundurulan malın fiziki ve kimyasal yapısına bağlıdır.



Örneğin çimento, gıda maddeleri demir vs. Demek oluyor ki stok edilen malların hacmi kadar malın özellikleri de stokta bulundurma giderler üzerinde etkili bir faktördür.



Vergi : Ödenen vergilerin kesin tespiti oldukça güçtür. Tabii verginin konusu da oldukça önemlidir. Bilhassa bazı vergiler yılın belirli günlerinde tahsil edilecekleri için tamamen o günkü stok seviyesine bağlı kalmaktadır. Böyle bir durumda vergi bütün bir yıl boyunca devamlı bir şekilde değil, belirli bir anda alınmaktadır. O andaki stok seviyesi düşük ise vergi vergi ve yatırı maliyeti için katlanılan gider de düşük olacaktır. Bunu aksine miktar yüksek olduğu taktirde vergi yükü de yüksek olacaktır.



Depo kiraları: Depo kiralandığı zaman belirli bir süre tespit edilir. Deponun büyüklüğü kiralanan süre içerisinde ihtiyaç duyulacak seviye bazı üzerinden hesaplanacaktır. Depo kira giderleri günden güne stok seviyesinin göstereceği değişikliğe göre değişmeyen giderlerdir. Ancak kira mukabeleleri değişiyorsa kira gideri de mukabeleye uygun olarak değişecektir.



Sigorta giderleri : Stokların maruz kalacakları risklere karşı sigorta edilmesi için katlanılan sigorta giderleri stok yatırım hacmiyle orantılı olan giderlerdir. Sigorta giderleri aynı zamanda stok edilen malın özelliğine bağlıdır. Örneğin : Demir veya kağıt stokları gibi.



Yukarıda sayılan giderlerden başka stok kayıt giderleri, stok sayımı ve depoya stoklanacak malların sayılması gibi giderler belirli bir yaklaşımla stok hacmine bağlı kalabilen giderlerdir.



Stok bakım giderlerinin bir kısmı stok hacmine bağlı olmamakla beraber bir kısmı stok hacmine bağlı olmaktadır. Ayrıca stok eskime de göz önüne alınması gereken stok bulundurma giderleri arasında yer almaktadır. Eskiyen malın incelendiği gün satın alma fiyatı ile gelir sağlayacağı fiyat arasındaki farka göre maliyet hesaplanır.



VII. MALİYETLERİN MATEMATİK MODELE GÖRE İZAHI



Uygulamada yukarıda saylan bütün maliyetleri bir matematik model içerisinde açık olarak göstermek oldukça zordur. Genel olarak basit yaklaşımlarla konuya girmek gerekir. Bu yaklaşımın temel ilkesi stok giderlerinin stok yatırımlarıyla ilgili olduğu varsayımına dayanmaktadır. Analizlerimiz bu esasa göre geliştirilecektir. Orantının sabit faktörüne I diyelim. Diğer bir deyişle I, birim zamanda bir ünitenin yatırım değerine ilave edilen stok maliyet ölçüsüdür. Bu ölçü TL olarak ifade edilir. Buna göre bir ünitenin stok yönetim gideri o ünitenin stokta bulundurma süresi ile de orantılı olacaktır. Süreyi bir yıl aldığımızda stok yönetim gideri IC 1ò0 X (t) dt denklemi ile izah edilebilir.




C= Stokta bulundurulan malların birim fiyatı

X= Stok seviyesi (Hacmi)

t= Süre. Ancak yılbaşında t=0, yıl sonunda t=1 olacaktır.



Bundan dolayı stok edilecek malların seviyesi yıl içerisinde değişebilir. Stok giderlerinin ortalama stok seviyesi üzerinden hesaplanması model analizlerimizde daha geçerli olacaktır. Çünkü stok giriş ve çıkışları süreye göre çok veya az miktar ve düzende hareket gösterebilmektedir. Bu hareketler Şekil 7 üzerinde gösterilmiştir









Aylık reel stok hareketleri grafikte dişli eğri ile gösterilmiştir. Bu hareketlere göre stok giderlerinin hesaplanması oldukça zor ve zaman alıcıdır. Üçer aylık periyotlar halinde ortalama alındığında dişli eğri düz bir çizgi haline dönüşecektir. Bu doğru ortalama stok doğrusudur.

Stok hareketleri teorisinde günlük az veya çok düzensiz giriş ve çıkışlar yerine aylık ortalamaların alınması daha uygun ve kolay olmaktadır.



Ortalama stok belirli bir dönemde minimum ve maksimum stok miktarlarının ortalaması alınarak belirlenir. Genellikle minimum stok seviyesi 0 kabul edilir. Buna göre maksimum stok seviyesi ile minimum stok seviyesinin toplamının 2’ye oranı 0 devrenin ortalama stok miktarını verecektir.



Örnek : Bir işletmenin yıllık talebi 1000 ünitedir. Bu talebin bir defada sipariş edildiğini kabul edelim. Sipariş edilen mal 12. ayın sonunda sıfıra iniyor






Buna göre ortalama stok seviyesi = (Maksimum stok + Minimum stok) / 2





formülü ile izah edilir. Örnekteki değerleri yerine koyduğumuzda :



Ortalama stok stok seviyesi = (1000+0) /2 = 500 ünitedir.



İşletme yıllık ihtiyacını bir siparişle değil, bunun yerine iki siparişle karşılamayı öngördüğü takdirde ortalama stok seviyesi birinciye göre değişik olacaktır. Yıllık talep 1000 ünite olduğuna göre işletme ihtiyacının ilk yarısını 1. Dönemde (ilk 6 ayda) Diğer 500 üniteyi de ikinci dönemde tedarik ettiğini kabul edelim.

Buradan görüldüğü gibi iki siparişe geçildiği taktirde ortalama stok seviyesi 250 üniteye düşmektedir. Formülle hesaplarsak :



Ortalama stok seviyesi : 500/2 =250 ünitedir.



Sipariş sayısının artısı ortalama stok ve yatırım seviyesi ile buna bağlı stok giderlerini etkilemektedir. Daha doğrusu sipariş sayısı arttıkça ortalama stok hacmiyle yatırımlar düşmektedir. Bu düşüş değişir nitelikteki stok giderlerini de orantılı olarak azaltır. Optimal stok seviyesi sipariş sayısı ile sipariş hacminin en uygun biçimde saptanmasına bağlı olmaktadır.



Stok giderlerinin hesaplanmasında ortalama stok hacminin bir ölçü olarak korumak kaçınılmaz olmaktadır. Stok kontrol giderleri için seçilecek matematik model yukarıda anılan bütün giderleri kesin ve açık şekilde kavrayamamakta ve ancak belirli yaklaşımlarla bu giderler izah edilebilmektedir. Bunlardan en önemlisi atıl maliyet diye belirteceğimiz kardan mahrumiyettir. Stoklara yatırılan sermayenin alternatif maliyeti faizin bir fonksiyonudur. Aynı zamanda belirli bir oranda iş şekline ve yatırımın yapılacağı varlıkların disponibilitesine bağlı olmaktadır. Bu nedenle stok bulundurmak için yapılan yatırımın alternatif maliyetini diğer bir deyişle kardan mahrumiyetin hesaplanması kolay ve açık olmamaktadır.



Vergiler için de aynı şey denilebilir. Hesap metotlarında vergi giderlerinin izah edilmesi hassa bir konudur. Gerçekten vergi depodaki stokların hacmiyle ilgiliyse, yılın herhangi bir gününde oluşuyorsa bu gider stok ortalamasına bağlı değildir. Bu duruma göre stok yönetim giderlerini hesaplama metodu vergiler için belirli bir fon varlığını kabul edecektir. Bu fon her stok edilen birimin stokta kalış süresine uygun olarak ödenecek vergiyi karşılayacak seviyede olmalıdır. Bu şekilde hesaplama tekniği özel metotları gerektirmektedir.



Genel olarak kontrol günlerinde stok seviyesini düşürmek için herhangi bir çaba gösterilmiyorsa vergi giderlerine kaba bir yaklaşımla stok giderlerini ilave etmek mümkündür. Kritik tarihlerde seviye düşürülüyorsa devamlı olmayan ve belirli bir sürede meydana gelen vergiyi dikkate alan bir matematik modelini kullanmak gerekir.



Stok maliyetleri içerisinde bulunan diğer giderlerden dikkat edilecek en önemlilerinden birisi de eskime maliyetidir. Bu maliyeler belirli bir sürede meydana gelmekte ve ancak bu zaman kesinlikle tespit edilememektedir. Esasen eskime maliyetleri stok bulundurma maliyetleri içerisinde göstermek ve hesap modelinde izah etmek vergi giderleri kadar zordur. Depoda kalış sürelerini uygun olarak her mal için eskimeye karşı bir fonun emniyet düşüncesi ile teşkili öngörülebilir. Ancak, bu fonun kayıtları karşılayamaması veya ihtiyaçtan fazla olması önemlidir. Hatta zaman zaman bu konuda ciddi yanılmalara düşülebilir. Şu kadarını belirtelim ki eskime stok süresi hacmine bir oranda bağlı olan bir giderdir.



Stok edilen malların çalınması ve bozulması gibi kayıplar büyük oranda stoktaki yatırım hacmine bağlıdır. Kullanılacak hesap metotlarında yeteri kadar bu giderler izah edilebilmektedir.



Önceki bölümde stok seviyesi ile stok giderleri yani yıllık stok maliyetleri ile ortalama stok hacminin orantılı olduğu belirtilmiştir. Yukarıda izah edilen sapmalara rağmen stok maliyetleri ile ortalama stok hacmi arasında belirli bir orantının mevcut olduğu bir gerçektir. Bu durumda kullanılan metot stok giderlerini kavrayacaktır. Fakat talebin çok istikrarsız ve aşırı dalgalanma gösterdiği durumlarda bu iki faktör arasında tam bir orantıdan bahsetmek biraz güçtür. Çünkü ortalama stok hesapları oldukça müphem bir durum alır. Bu şartlarda stok giderlerinin kullanılan modelle gösterilmesi tahmin ve yaklaşımlarla mümkün olabilecektir. Sonuç olarak yıllık stok bulundurma giderlerinin ortalama stok ile doğrusal bir biçimde değişmektedir. Aynı zamanda bu giderler bir dönemdeki birim mal değerinin bir yüzdesi olarak gösterilir.



Ortalama stok miktarı arttıkça stok giderleri doğru orantılı olarak yükselecektir. Stok bulundurma giderleri stokta bulunan mal değerinin bir yüzdesi olarak ifade edilir . Bu yüzdenin ne olabileceği konusunda araştırmalar yapılmış ve çeşitli yüzdeler saptanmıştır. Ama bunlar değişkenlik göstermektedir

Feride Nihal Tunçsiper
13-06-2008 06:33 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: