Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

VERGİ İNCELEME TUTANAKLARI-I
Konuyu Açan Kişi: hust59®
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 1074

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
VERGİ İNCELEME TUTANAKLARI-I
Yazar Mesaj
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,384
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #1
VERGİ İNCELEME TUTANAKLARI-I
VERGİ İNCELEME TUTANAKLARI-I

BAŞLIKLI MAKALENİN YASAL TÜM HAKLARI

Yazar : Azmi DEMİRCİ (*) ' YE AİT OLUP

Yaklaşım / Şubat 2011 / Sayı: 218' DE YAYINLANMIŞTIR


I- GİRİŞ
Ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunun araştırılması, tespit edilmesi ve sağlanması amacına(1) yönelik olarak yürütülen vergi incelemelerinde; mükelleflerin beyanlarının gerçek duruma ve yasal düzenlemelere uygunluğu araştırılırken, bu beyanlarla ilgili işlemler ile hesap ve kayıtların doğru bir şekilde incelenmesi kadar, beyanların gerçeğe ve yasal düzenlemelere uygunluğunu gösteren bilgi ve delillerin yeterli ve gerekli düzeyde toplanması ve değerlendirilmesi de önem arz etmektedir.
Vergi inceleme süreciyle ilgili tutanaklar, esas itibariyle mükelleflerin beyanlarının gerçeğe ve yasal düzenlemelere ne derece uygun olduğunu gösteren bilgi ve delillerin en önemli kısmını oluşturan ve bu konuda yapılacak değerlendirme (raporlama) ve idari işlemlere (tarhiyat ve ceza kesme) esas alınan resmi belgelerdir.
Çalışmamızda, vergi inceleme tutanaklarıyla ilgili yasal düzenlemelere, tutanakların hukuki mahiyetine ve tutanak çeşitleri ile tutanakların özelliklerine ve tutanak düzenlenmesiyle ilgili konulara yer verildikten sonra konuyla ilgili özellikli hususlar değerlendirilmiştir.
II- VERGİ İNCELEME TUTANAKLARIYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER
A- VUK’DA YAPILAN DÜZENLEMELER
Vergi inceleme süreci Vergi Usul Kanunu(VUK)’nda düzenlendiğinden, vergi inceleme süreciyle ilgili olarak, delil ve ispat bakımından önem taşıyan tutanaklar da aynı Kanun içerisinde düzenlenmiştir. Vergi inceleme tutanaklarıyla ilgili olarak VUK’un 141. maddesinde yer alan düzenleme aşağıdaki gibidir:
“İnceleme esnasında lüzum görülen hallerde, vergilendirme ile ilgili olaylar ve hesap durumları ayrıca tutanaklar ile tespit ve tevsik olunabilir. İlgililerin itiraz ve mülahazaları varsa bunlar da tutanağa geçirilir. Bu suretle düzenlenen tutanakların birer nüshasının mükellefe veya nezdinde inceleme yapılan kimseye bırakılması mecburidir. İlgililer tutanakları imzalamaktan çekindikleri takdirde tutanakta bahis konusu edilen olaylar ve hesap durumlarını ihtiva eden defter veya vesikalar, nezdinde inceleme yapılandan rızasına bakılmaksızın alınır ve inceleme neticesinde tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar kesinleşinceye kadar geri verilmez. İlgililer her zaman bu tutanakları imzalayarak defter ve vesikaları geri alabilirler. Ancak bu defterlerin suç delili olmaması şarttır.
143. madde hükmü, yukarıdaki şekilde alınan defter ve vesikalar hakkında da uygulanır.
144. maddenin dördüncü ve son fıkraları hükümleri yukarıdaki şekilde defter ve vesikaları alınan mükellefler hakkında da caridir.”
VUK’un 364. maddesinde ise “Ceza Gerektiren Olayın Tespiti” başlığıyla yapılan düzenlemede;
“Vergi cezalarını gerektiren olaylar vergi dairelerince veya yoklamaya ve vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından tespit olunur. Yoklama ve vergi incelemesi sırasında rastlanan, vergi cezasını gerektirici olayların, raporlarda gösterilmesi, delillerin kaybolması ihtimalinin bulunduğu hallerde bunların tutanakla tespit edilmesi mecburidir.”
hükmü getirilmiştir.
B- YÖNETMELİK DÜZENLEMESİ
6009 sayılı Kanun’un(2) 9. maddesiyle VUK’un 140. maddesine eklenen ve 01.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6. fıkranın verdiği yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan “Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in(3) 9 ve 10. maddelerinde incelemeye başlama tutanağı, 11. maddesinde defter ve belgelerin alınmasına ilişkin tutanaklar hakkında bazı belirlemeler yapılmış; 16 ve 17. maddelerinde ise inceleme tutanakları düzenlenmiştir.
Yönetmeliğin, inceleme tutanaklarıyla ilgili 16 ve 17. maddeleri aşağıdaki gibidir:
“İnceleme tutanakları
MADDE-16: (1) Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, inceleme esnasında gerekli görülen hallerde, vergilendirme ile ilgili olayları ve hesap durumlarını ayrıca tutanaklar ile tespit ve tevsik edebilirler.
(2) İlgililerin itiraz ve mülahazaları varsa bunlar da tutanağa geçirilir.
(3) Düzenlenen tutanakların birer nüshasının mükellefe veya nezdinde inceleme yapılan kimseye verilmesi zorunludur.
(4) Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, ilgilileri tutanakları imzalamaları için zorlayamazlar. İlgililer tutanakları imzalamaktan çekindikleri takdirde tutanakta bahis konusu edilen olaylar ve hesap durumlarını ihtiva eden defter ve vesikalar, nezdinde inceleme yapılandan rızasına bakılmaksızın alınır ve inceleme neticesinde tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar kesinleşinceye kadar geri verilmez. İlgililer her zaman bu tutanakları imzalayarak defter ve vesikaları geri alabilirler.
(5) Suç delili olan defter ve vesikalar mükellefin rızasına bakılmaksızın alıkonulur.
(6) Alıkonulan defter ve vesikalar yazı ile mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine gönderilerek muhafazası sağlanır. Vergi dairesi, kendisine gönderilen defter ve vesikaların muhafaza ve korunması için gerekli tedbirleri alır.
İnceleme tutanaklarında yer alacak unsurlar
Madde-17: (1) Vergi incelemesi ile ilgili düzenlenecek tutanaklarda;
a) Tutanağın düzenlendiği yer ve tarih,
b) İlgililerin adı, soyadı ve unvanları, vergi kimlik numaraları ile imzaları,
c) Vergilendirme ile ilgili olaylar ve/veya hesap durumları,
ç) Varsa, ilgililerin itiraz ve mülahazaları,
d) Tutanakta belirtilen hususların ilgililer tarafından okunduğunu ve doğruluğunun anlaşıldığını belirten ifade,
e) Nezdinde inceleme yapılan mükellefe tutanakta yer alan hususların vergi kanunları karşısında yapılması muhtemel tarhiyat bakımından ispatlama vasıtası olduğunun, tutanağın düzenlenmesinden önce mükellefe bildirildiği hususu yer alır.”
C- YASAL DÜZENLEMELERİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Vergi inceleme tutanakları, vergi inceleme sürecinin en önemli aşaması olan tespitlerin yapılması, delillendirme ve ispat noktasında önem arz etmekle birlikte, bu konuda uzun yıllar boyunca VUK’un 14 ve 364. maddesindeki kısa ve soyut (doğru bir kanun tekniğinin doğal sonucu olarak) düzenlemelerle yetinilmiş ve vergi inceleme tutanakları, içerik ve şekil itibariyle, denetim birimlerinin kurumsal kimlik ve birikimlerinin yarattığı iç düzenlemelere (yönerge, iç genelge vb.) göre düzenlenmiştir.
Durum bu şekildeyken, 6009 sayılı Kanun’un verdiği yetkiyle düzenlenen yönetmelikte, vergi tutanaklar konusunda önemli ve ayrıntılı düzenlemeler yapılması beklenirken, bu Yönetmelikte sadece incelemeye başlama tutanağı ile defter belgelerin alınmasına yönelik tutanaklar ihdas edilmiş, inceleme tutanakları konusunda ise VUK’un 140. maddesi hükmünün tekrarından başka bir açıklama yapılmamıştır. İnceleme tutanakları bakımından, kanuna ve bütün denetim birimlerinin iç düzenlemelerine, kurumsal kültürüne ve birikimlerine göre malum ve zaten titizlikle uygulanmakta olan hususlar ilan edilmiş ve hatta “…Nezdinde inceleme yapılan mükellefe tutanakta yer alan hususların vergi kanunları karşısında yapılması, tutanağın düzenlenmesinden önce mükellefe bildirildiği hususu…” gibi gereksiz (haşiv) ifadelere yer verilmiştir. Zira, aynı yönetmeliğin 9. ve 10. maddelerinde, incelemenin başlangıcında incelemeye başlama tutanağı düzenlenmesi ve bu tutanakta da, başta incelemeye alınma gerekçesi ve incelemenin türü (tam/sınırlı inceleme, vergi türü), inceleme dönemlerinin yer alması ve mükelleflerin incelemeyle ilgili hak ve yükümlülükleri hakkında bilgilendirilmesi öngörüldüğüne göre; ayrıca, düzenlenecek her tutanaktan önce, tutanakta yer alacak hususların muhtemel tarhiyat bakımından ispatlama vasıtası olduğunun belirtilmesi, fazladan ve gereksiz ihtilaflara yol açacak bir açıklamadan öteye gitmeyecektir. Belirtilen nedenlerle, söz konusu yönetmelikle, vergi inceleme tutanakları konusunda önemli ve gerekli düzenlemelerin yapıldığını ifade etme olanağı bulunmamaktadır.
III- VERGİ İNCELEME TUTANAKLARININ HUKUKİ MAHİYETİ
VUK’un 140 ve 364. maddelerinde vergi inceleme tutanakları konusunda yapılan düzenlemeler esas alındığında, aşağıdaki sonuçlara ulaşılmaktadır.
A- VERGİ İNCELEME TUTANAKLARI RESMİ BELGELERDİR
Bilindiği üzere, bir belgenin resmi nitelik taşıyabilmesi için üç unsur aranır(4);
1- Belge bir kamu görevlisi tarafından düzenlenmiş olmalıdır.
2- Kamu görevlisi, bu belgeyi görevi gereği düzenlemiş olmalıdır.
3- Belge, kanunda öngörülen usul ve formalitelere uygun olarak düzenlenmiş olmalıdır.
Vergi inceleme tutanakları; kamu görevlisi vergi inceleme elemanları tarafından, vergi inceleme göreviyle ilgili olarak ve yasal düzenlemelerde belirlenen şekilde düzenlendiği için, resmi belge (evrak) niteliği tartışılmayacak kadar açık olan belgelerdir. Bu yönüyle de, vergi inceleme tutanakları, bütün resmi belgelerde olduğu gibi, kamu otoritesinin teminatı altında, hukuk düzeninin ispat yeteneği tanıdığı, aksi ispatlanıncaya kadar doğruluğu, gerçekliği ve güvenilirliği sağlanmış belgeler olarak kabul edilmek durumundadır.
Vergi inceleme tutanaklarının resmi belge hükmünde olmasının diğer önemli sonucu ise, bu belgelerin düzenlenmesiyle ilgili olarak, başta “resmi belgede sahtecilik” olmak üzere, TCK’da hükme bağlanan suç fiilleriyle(5) ilişkilendirilebilmesidir.
B- VERGİ İNCELEME TUTANAKLARI DELİL HÜKMÜNDEDİR
VUK’da ispat ve deliller ile ilgili genel hükümler 3. maddenin 3. bendinde, “Vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti esastır. Vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyeti, yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir. Şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesi ispatlama vasıtası olarak kullanılamaz.” şeklinde düzenlenmiştir.
Belirtilen düzenlemeyle, vergilendirmede, kanuna uygun olarak biçimlendirilen işlemlerde, biçimselliğinin ötesine geçilerek, işlemin tarafları arasında oluşan maddi ve hukuki ilişkinin gerçek mahiyetinin araştırılması hedeflenmiş; vergiyi doğuran olay ve bu olayla ilişkili işlemlerin gerçek mahiyetinin ortaya çıkarılmasında ise, yemin hariç her türlü delile izin verilmiştir. Diğer bir ifadeyle, vergilemenin hukuki temeli, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin doğru olarak tespiti ve bu tespitlerin sağlam ve gerçekçi her türlü delille ispat edilebilmesine dayandırılmıştır.
Bu çerçevede, ispat aracı olarak, vergiyi doğuran olayla ilgisi doğal ve açık olmak şartıyla, bu olayla doğrudan ya da dolaylı olarak ilişkisi bulunan kişiler nezdindeki (mükelleflerin, alıcıların, satıcıların, çalışanların, aracılık edenlerin ve hatta üçüncü kişiler) her türlü tespit ve bu konuda düzenlenen tutanaklar delil niteliğini haizdir.
Buna göre, vergi inceleme tutanakları, vergiyi doğuran olayın ve dolayısıyla mükellef beyanlarının gerçeğe uygunluk derecesinin değerlendirilmesinde kullanılabilecek delil hükmünde olduğundan; diğer hukuk alanlarında olduğu gibi, vergi hukukunda da, vergiyi doğuran olayla açık ve doğal ilişkisi bulunan kişiler nezdinde tutanağa bağlanmış tespitler ile bu tespitlere yönelik ifade, beyan ve açıklamalar tutanak muhataplarını bağlar(6). Tutanakla tespit edilen hususların, gerçeğe uygun düşmediğinin ve dolayısıyla delil olarak kullanılamayacağının ispat külfeti, tutanak muhatabına düşer.
Kanun’un öngördüğü şekilde düzenlenen ve ilgilisi tarafından imzalanan vergi inceleme tutanağının hukuki (delil) değeri, noter veya başka kanaldan gönderilen “tutanakta belirtilen hususlar geçerli değildir; tutanakta yer alan ifadelerimiz doğru değildir.” şeklinde soyut açıklamalarla yok edilemez. Çok sayıda yargı kararında da ifade edildiği üzere(7); aksi, geçerli ve en az aynı kuvvette delillerle ispat edilinceye kadar, tutanaklarda yer alan tespit ve ifadeler, tutanağı imza edenler için bağlayıcıdır.
C- VERGİ İNCELEME TUTANAĞI DÜZENLENMESİ İHTİYARİDİR
VUK’un 141. maddesinde “…lüzum görülecek hallerde…” ifadesi kullanılarak hükme bağlandığı üzere, vergi inceleme tutanakları, vergi inceleme elemanının gerek görmesi halinde düzenlenebilecek resmi belgedir. VUK’un 364. maddesindeki belirleme ve vergi incelemesine başlama tutanağı ile defter belgelerin alındığına ilişkin tutanak dışında; vergi incelemelerinde vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin ortaya konması bakımından çoğunlukla tutanak düzenlenmekle birlikte, tutanak düzenlenmesi ihtiyaridir ve vergi inceleme elemanının lüzum görmesi halinde düzenlenir.
Vergi inceleme tutanakları, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin ortaya konması bakımından önemli olsa da, vergi incelemesi sonucundaki tarhiyat ve ceza uygulamasının mutlaka vergi inceleme tutanağına dayanması gerekmez: Mükellef beyanlarının doğru olmadığının ortaya konması ve dolayısıyla vergi tarhiyatı ve ceza kesilmesi, kısmen veya tamamen vergi inceleme tutanağı dışındaki delillere de dayanabilir. Bu durum, vergi inceleme elemanının benimsediği inceleme yöntemine bağlı olarak gelişebileceği gibi (örneğin; vergi inceleme sürecindeki tespitlere yönelik bilgi, açıklama, ifade ve beyanların yazıyla alınması vb); ölüm, gaiplik, vergi inceleme davetine icabet etmeme ve/veya defter belgelerin ibraz edilmemesi gibi zorunluluklara da dayanabilir.
D- VERGİ İNCELEME TUTANAĞI MÜKELLEF VEYA VERGİ SORUMLUSU DIŞINDAKİ KİŞİLER NEZDİNDE DE DÜZENLENEBİLİR
Vergi inceleme tutanakları, vergi incelemesine tabi tutulan mükellef veya vergi sorumlusu nezdinde veya vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık olan kişiler ve VUK’un 148. maddesi kapsamında vergiyi doğuran olay konusunda bilgi sahibi kişiler nezdinde de düzenlenebilir.
VUK’un 141. maddesinde hükme bağlanan “… lüzum görülen haller” ifadesiyle, yine aynı Kanun’un 3. maddesindeki ispat hükümleri ve 148. maddede düzenlenen “bilgi verme” hükümlerinin doğal sonucu olarak, vergiye doğuran olayla ilgisi doğal ve açık veya bu konuda bilgisi olanlar nezdindeki tespitler ve/veya bu kişilerin açıklama, ifade ve beyanları için de tutanak düzenlenmesi gerekliliği doğabilir. Kanun bu konuda vergi inceleme elemanlarını yetkili kılmış ve vergi inceleme tutanakları konusunda sadece vergi mükelleflerinin ve vergi sorumlularının muhatap alınacağı yönünde düzenleme yapmamıştır.
IV- VERGİ İNCELEME TUTANAKLARININ ÇEŞİTLERİ
A- TUTANAKLARIN İÇERİĞİNE GÖRE SINIFLANDIRILMASI
Vergi inceleme tutanakları içerdiği hususlar bakımından; tespit tutanakları, ifade ve açıklama tutanakları ve karma tutanaklar şeklinde sınıflandırılabilir.
Tespit tutanakları, defter, belge ve kayıtlardan veya diğer kaynaklardan elde edilen bilgilerin yer aldığı tutanaklar olabileceği gibi; incelemeye başlama, defter ve belgelerin alınmasıyla ya da envanter, hasılat tespiti, kasa sayımı gibi fiilen yapılan tespitler için de düzenlenebilir.
İfade ve açıklama tutanakları, tespit edilen hususlarla ilgili olarak inceleme elemanının vergi incelemesine tabi kişilere veya ilişkili kişilere yönelttiği sorular ve açıklama talepleri için düzenlenebilir. Aynı şekilde, vergi inceleme elemanları talep etmese dahi, vergi incelemesine tabi kişilerin veya ilişkili kişilerin tespit edilen konular hakkındaki açıklama, beyan ve ifadeleri için düzenlenen tutanakları da bu kapsamda değerlendirmek gerekir.
Karma tutanaklar ise hem tespitlerin hem de ifade, açıklama ve beyanların yer aldığı tutanaklardır.
B- TUTANAKLARIN İMZA EDENLERE GÖRE SINIFLANDIRILMASI
Nezdinde tutanak düzenlenenler ve vergi inceleme tutanaklarını imza edenler; vergi incelemesine tabi tutulan mükellef veya vergi sorumlusu olabileceği gibi, mükellefle ve dolayısıyla da vergiyi doğuran olayla ilgisi bulunan (alım satıma taraf olanlar, personel vb.) kişiler ya da bu konuda bilgisi olan kişiler olabilir.
Bu ölçüt esas alındığında, vergi inceleme tutanaklarını, mükellef veya vergi sorumlusu tutanağı, karşıt inceleme tutanakları ve bilgi tutanakları şeklinde sınıflandırmak olanaklıdır.
C- TUTANAKLARIN KAPSAMINA GÖRE SINIFLANDIRILMASI
Genel olarak vergi inceleme tutanakları tali ve asli tutanak olarak ayrılmakta ve vergi inceleme elemanının, inceleme yöntemine veya bazı zorunluluklara bağlı olarak; farklı tespitlerle ilgili veya farklı zamanlarda, birden fazla tutanak (tali tutanaklar) alması ve nihai olarak da bir tutanakla (asli tutanak) bütün tutanakların birleştirilmesi şeklindeki uygulama, vergi incelemesine tabi tutulan mükellef veya vergi sorumlusu nezdinde düzenlenen tutanaklar için olduğu kadar, karşıt inceleme ve bilgi tutanakları yönünden de işletilebilmektedir.
İnceleme sürecinde farklı zamanlarda veya farklı konularla ilgili olarak alınan tali tutanakların, süreç sonunda asli tutanağa dönüştürülmesi zorunlu ve gerekli olmamakla birlikte; tali tutanaklar arasında, yapılan tespitler, ifadeler ve açıklamalar yönünden uyumsuzluk ve çelişki bulunduğu durumda, uyumsuzlukların ve çelişkilerin gösterilmesi ve ayrıca bu konuların ilgilileri tarafından açıklanmasına imkan yaratılması bakımından asli tutanak düzenlenmesi gerekli olabilmektedir.
D- TUTANAKLARIN TARHİYAT VE CEZAYLA İLGİSİNE GÖRE SINIFLANDIRILMASI
Vergi inceleme sürecinde düzenlenen tutanakların büyük çoğunluğu (tespit ve ifade tutanakları), vergi incelemesine tabi tutulan mükellef ya da vergi sorumlusunun vergi kanunları karşısındaki durumuna yönelik değerlendirmelerin ve nihayetinde bu konudaki idari işlemlerin (vergi tarhiyatı ve/veya ceza kesilmesi) dayanağının oluşturmakla birlikte; bazı tutanakların (defter ve belgelerin teslimi veya iadesi tutanağı, incelemeye başlama tutanağı vb.) belirtilen sürece etkisi bulunmamaktadır.
Bu bakımdan, vergi inceleme sürecinde düzenlenen tutanakların “tarhiyat tutanağı” ve “tarhiyat dışı tutanaklar” şeklinde sınıflandırılması da mümkündür.
(Devamı Gelecek Sayımızda)
* Baş Hesap Uzmanı
(1) VUK’un 134. maddesi hükmü.
(2) 01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(3) 31.12.2010 tarih ve 27802 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
(4) Ali PARLAR - Muzaffer HATİPOĞLU, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu Yorumu, C: 2, Ankara, Şubat 2007, s.1490 (TEZCAN - ERDEM ÖNOK, s.544, ERMAN, Sahtekarlık Cürümleri, no.253)
(5) 5345 sayılı TCK’da “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” kapsamında, resmi belgelerle ilgili olarak düzenlenen başlıca suç fiilleri; Resmi Belgede Sahtecilik (md. 204), Resmi Belgeyi Bozmak, Yok Etmek, Gizlemek (md. 205), Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan (md. 206) suçlarıdır.
(6) Konuyla ilgili örnek Danıştay Karar özetleri: Dn. 7. D.’nin, 07.04.1993 tarih ve E.1989/827, K. 1993/1321 sayılı Kararı; “…Faaliyetini vergi dairesine bildirmeyerek, alışlarını naylon fatura ile dengeleyip satışa ilişkin beyanname vermeyen yükümlünün itirafı kendisini bağlayıcı kesin delil niteliğindedir.” Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu’nun, 31.03.1995 tarih ve E. 1994/108, K.1995/114 sayılı Kararı; “…VUK’a göre geçerli delillerle aksi ispatlanmadıkça, tutanakla saptanan ifadelerine dayanılarak yükümlüler adına tarhiyat yapılmasının yasaya uygun olduğu …”
(7) Konuyla ilgili örnek Danıştay karar özetleri: Dn. 4. D.’nin, 12.11.1975 tarih ve E.1975/932, K.1975/2911 sayılı Kararı, “…İtirazsız imzalanan tutanağın aksi mükellef tarafından kanıtlanmalıdır.” Dn. 13. D.’nin, 28.03.1978 tarih ve E.1977/591, K.1978/775 sayılı Kararı; “İnceleme tutanağındaki ifade esas olup daha sonraki ifadeler dikkate alınmaz.” Dn. 3. D.’nin, 19.12.1986 tarih ve E.1986/2509, K.1986/837 sayılı Kararı;“Vergi incelemesi sırasında düzenlenen tutanaklardaki ifadelerin aksi, incelemeden çok sonra noterde düzenlenen ifade tutanaklarıyla ispat edilemez.”

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
06-02-2011 01:29 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum'a Git: