Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR SORUMLULUĞUNA DANIŞTAY SINIR KOYDU
Konuyu Açan Kişi: hust59®
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 2930

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR SORUMLULUĞUNA DANIŞTAY SINIR KOYDU
Yazar Mesaj
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,638
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #1
YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR SORUMLULUĞUNA DANIŞTAY SINIR KOYDU
YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR SORUMLULUĞUNA DANIŞTAY SINIR KOYDU





Yazar:Kazım YILMAZ*

Yaklaşım / Ocak 2009 / Sayı: 193


I- GİRİŞ

Yeminli mali müşavirlik mesleği ihdas edilirken, hukuksal yapısı, niteliğinin ne olduğu, yetki ve sorumlulukları ve bu yetki ve sorumlulukların genel hukuk kuralları karşısındaki durumu, meslekten neler beklendiği, uygulamada doğabilecek sorunlar, tam olarak belirlenmeden ihdas edildi.

Zamanın Maliye Bakanı Prof. Dr. Ekrem PAKDEMİRLİ daha birkaç yıl öncesinde bir sohbetimizde eğer bu konular üzerinde fazla dururlarsa, doğabilecek sorunları önleyecek düzenlemeler hakkında çok uğraşırlarsa kanunu çıkaramayacaklarını, mesleği de ihdas edemeyeceklerini, bunun için de kanunu bir an önce çıkarmayı, çıkardıktan sonra, zaman içinde aksayan yönlerinin düzeltileceğini düşündüklerini söyledi. Ne yazık ki, öyle olmadı. Özellikle YMM’lerin sorumlulukları; ne olduğu belirsiz, sınırları olmayan, sınırları olmadığı gibi bu sınırsızlığına mantıksal ve genel hukuk kuralları içinde bir açıklama da bulunamayan şekli ile kalmış, giderek de genişletilerek uygulanmaya başlanmıştır. Öyle ki, düzenlediği tasdik raporunda ödenen vergilerin doğru olmadığını, düzeltilmesi gerektiğini belirten YMM bile raporunda vergi idaresine sunduğu bu eksiklikten sorumlu tutulur olmuştur. Bu yazımızda konu, Danıştay’ın vermiş olduğu yeni kararlar da dikkate alınarak değerlendirilecektir.



II- BELİRSİZLİĞİN YARATTIĞI SORUNLAR

YMM’nin yaptığı denetimin nasıl bir denetim olduğu ve nasıl bir denetim olması gerektiği konusunda görüş birliğine varılamamış olması, Kanun’da değişiklik yapılarak sorumluluğun sınırlarının belirlenmesine de engel olmuştur.

Diğer taraftan, bazı meslek mensupları ile onlarla aynı düşüncedeki meslek mensuplarının çoğunlukta olduğu YMM Odalarının yönetimlerinin YMM’lerin yetkilerinin artırılması yönündeki istekleri de beraberinde sorumluluğun sınırlandırılmasından öteye, genişletilerek uygulanmasına neden olmuştur. Bunun en belirgin örneği karşıt inceleme yetkisidir. Bir kişinin yetkisi olmayan şeyden sorumlu tutulması mümkün değildir. Oysa meslek mensupları Maliye Bakanlığı’ndan karşıt inceleme yetkisi istemişlerdir. O zaman bu yetkinin birlikte sorumluluğu da genişleteceği yönündeki uyarılarımız dikkate alınmamış, Maliye Bakanlığı da yetkiyi memnuniyetle vermiştir. Arkasından da bir yetkili sahte faturayı gelir idaresinin önleyemediğini, bu işi YMM’lere ihale ettiklerini söyleyebilmiştir. Meslek mensuplarından da “devletin önleyemediği bir olguyu biz nasıl önleriz” şeklinde gür bir ses çıkmamış, aksine onurlandırıldıklarını düşünmüşlerdir.

Denetimin standartlarının belirlenmemiş olması ne kadar denetim yapılırsa yapılsın, tespit edilemeyen, tespit edilmesi de mümkün olmayan olaylardan dolayı YMM’nin sorumlu olması sonucunu doğurmaktadır. Bu durumdan da Maliye Bakanlığı sorumluluğu sınırsız olan meslek mensubunun daha dikkatli olacağı düşüncesi ile memnun olmakta ve YMM denetimlerinin standardının belirlenmesine ve bu standart denetimi yapan YMM’lerin sorumlu tutulmamasına sıcak bakmamaktadır.

Denetim standartları belirlenerek bu standartları yerine getirenlerin sorumluluktan kurtulmasının örneği dış denetimdir ve sonuçları da görülmektedir. Bu durumda denetim sadece şekil denetimi olmakta özellikle hileyi şekle uyduranlar bu denetimlerle hatalarını kapatmış olmaktadırlar. Son dünya krizinde denetim firmalarının hangi finansman araçlarının gereğinden çok değerli gösterilmesine yol açacak işlemleri ne şekilde denetledikleri, ne şekilde uyarı ve eleştiri konusu yaptıkları konusunda bir araştırma yapılırsa bu konuda bir şey yapılmadığının saptanacağı kanısındayız. En azından krize neden olduğu konusunda genel bir görüş birliği olan “toksik kağıtlar”ın “toksik” olduğu bu denetimlerde ortaya konulamamıştır. Öyle ise kanımızca bu krizde dış denetim sisteminin kusursuz ya da masum olduğunu söylemek olaya tarafsız ve insaflı bakanlar için mümkün değildir. Bu sonuç gerçekte başlı başına denetim şirketlerinin kusurlu ya da eksik olduğunu değil ama standarda bağlanmış denetimlerin işlevsizliğini göstermektedir.

Standarttan uzaklaşınca da sorumluluğun sınırları belirsizleşmekte ve artmaktadır. Hem denetim hem de sorumluluk uygulaması tarafların kişisel bilgi, beceri ve inisiyatiflerine kalmaktadır. Bu defa da hak edilmeyen derecede sorumluluk uygulaması söz konusu olmaktadır.

Örneğin, bir firmanın piyasaya olan borçlarını ödeyemez duruma gelmesi sonucunda ortakların yasal iflas ya da konkordato yollarına başvurmak yerine kaçması ya da ülkeyi terk etmesi nedeniyle şirkete ulaşılamazsa, YMM’ye o dönemde ne gibi denetimler ve tespitler yaptığı dahi sorulmadan hakkında sorumluluk uygulanabilmektedir. Hatta sadece kurumlar vergisi beyannamesi tasdiki yapan YMM hakkında kurumlar vergisinin yanında KDV sorumluluğu bile uygulanabilmektedir. Tabii ki, kurumlar vergisi beyanname tasdiki yapan YMM hakkında KDV açısından sorumluluk uygulanmasının hukuksal bir açıklaması olamaz ama yukarıda belirttiğimiz gibi denetimin ve sorumluluk uygulamasının kişisel bilgi, beceri ve inisiyatife bağlı olması bu uygulamayı da beraberinde getirebilmektedir.



III- YARGISAL GÖRÜŞ

Hukuk dünyası içindeki yeri ve sınırları pek belirlenemeyen YMM sorumluluğunun sınırlarının, genel hukuk kurallarına aykırı uygulamaların yargıya gitmesi sonucunda yargı kararları ile belirlenmesi zorunluluğu doğmuştur. Yargı bugüne dek, YMM’lerin hangi aşamalarda sorumlu tutulacaklarına, sorumluluğun uygulanmasına ne şekilde başlanacağına dair kararlar verdi. Bu kararlar hakkında pek çok makale yazıldı yorumlar yapıldı. En çok irdelenen konulardan biri de sorumluluğun sınırı oldu, ama bu konuda bir görüş birliği sağlanamadı.

Bizim tezimiz defter ve belgeler üzerinden ve defter belgelerden hareketle tespit edilmesi mümkün olmayan işlemlerden dolayı YMM’nin sorumlu tutulmaması gerektiğidir. Nitekim Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu bu konuda ve bu yönde karar verdi. Karar’da(1) kayıtdışı mal alınıp satılmasından doğan matrah farkından dolayı YMM’nin sorumlu tutulması işlemi, söz konusu kayıtdışı işlemlerin YMM’nin bilgisinde olup olmadığına göre değerlendirildi.

Bu kararla kişilerin bilmedikleri ve gerekli özeni gösterseler dahi bilmelerine olanak olmayan durumlardan sorumlu tutulmamalarına ilişkin genel hukuk kuralı olan iyi niyet kuralı YMM’ler için de geçerli kılındı. Tabii ki burada söz konusu olan bir denetim işidir ve burada bilinmesi mümkün olmayan şey yetkiler kullanarak yapılabilecek denetimlerle tespit edilmesi mümkün olmayan şeylerdir. Söz konusu Kararla en azından bu mesleğe ilişkin kuralların da hukuk sistemi içinde olduğu ve genel hukuk kurallarının bu meslek için de geçerli olduğu yargı kararı ile belirlenmiş oldu.

Aynı davada Danıştay 4. Dairesi, “yeminli mali müşavirlerin işlemlerini tasdik ettikleri mükelleflerle ilgili olarak karşıt inceleme dahil her türlü inceleme ve araştırma yetkilerinin bulunduğu, tasdik esnasında kasten veya mesleğin gerektirdiği yetki ve mesleki özenin gösterilmemesi sonucu vergi ziyaına sebebiyet verilmesi halinde, mükellefle birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emri ile takip edilebilecekleri”

“inceleme elemanının pazarlama departmanından edindiği müşteri listeleri ile yasal defter ve belgeleri …. tespit edildiği, bu belgelerin arama ile ele geçirilmediği, inceleme yetkisi bulunan davacının da bu belgelere her zaman ulaşabileceği…, bu nedenle, işlemlerini tasdik ettiği mükellefle ilgili olarak yaptığı incelemede gerekli olan mesleki özen ve sorumluluğu göstermediği açık olduğundan, ziyaa uğratılan vergi ve kesilen cezalardan müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu”(2) şeklinde karar vermiştir.

Dikkat edilirse 4. Daire Kararı’nda YMM’nin inceleme yetkisi bulunması nedeniyle kendisine ibraz edilmeyen belgelere ulaşabileceğinden bahsedilmektedir. Buna göre, YMM inceleme elemanlarının yapabileceği her şeyi yapmak durumunda olmaktadır. Oysa çok iyi bilinmektedir ki, buna her şeyden önce fiilen olanak yoktur(3).

Davada 4. Daire’nin verdiği kararla Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun vermiş olduğu karar sonuç açısından YMM’nin sorumlu olup olmadığı konusunda birbirinin tam tersi sonuç doğuran kararlardır. Oysa karara giden yolda ayrılık YMM’nin sorumluluğundan öteye yetkilerinin sınırlarındadır. Dördüncü Daire kararında YMM’nin inceleme yetkisine sahip olduğu, kayıtdışı alım satıma ilişkin belgeleri de denetim elemanının arama ile ele geçirmediği belirtilmiştir. Burada da eğer denetim elemanı arama ile geçirmiş olsaydı YMM’nin sorumluluğunun bulunmadığına karar verileceği anlaşılmaktadır. Sonuçta 4. Daire’nin kararı da bir sınır olması gerektiğine işaret etmekte, fakat YMM’nin arama dışında her türlü yetkiye sahip olduğu kabul edilmektedir.



IV- SONUÇ

Kanımızca bu yorum ve sonuç Yasa’ya aykırı olmamakla birlikte, hukuka uygunluk açısından güçlü değildir. Denetim yetkisinin sınırsız olduğu ve arama dışında her şeyin yapabileceği, her türlü belgeye ulaşılabileceği ve dolayısıyla bunların yapılmamış olmasının sorumluluk doğuracağı şeklindeki bir kabul YMM mesleğinin yapılmasını olanaksız kılar. En azından bazı meslek mensuplarının mesleği icra etmemesi sonucunu doğurur.

Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu yapılan yargılamada özetle, “yasal defter ve kayıtlar arasında bulunması zorunlu olmayan ve yeminli mali müşavire ibraz edilmeyen belgelere dayanılarak saptanan matrah farkından dolayı yeminli mali müşavirin müşterek ve müteselsil olarak sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığına” karar vererek, olaya kanuna uygunluktan çok hukuka uygunluk açısından yaklaşmış ve meslek mensuplarını belli ölçüde de olsa rahatlatmıştır.

Bizce bu karar YMM’lerin yetkilerinin sınırlarını da belirlemektedir. Bu sınırlar içinde her türlü inceleme yöntemi yoktur. Bu sınırlar içinde, yasal defter ve kayıtlar ile bunların dayandığı belgeler ve bu kayıt ve belgelere dayanılarak tespit edilebilecek işlemler bulunmaktadır. Bunların dışında yer alan ve bunların arasında bulunması zorunlu olmayan belgelerin incelenmesi YMM denetiminin sınırları dışındadır ve bunlardan dolayı da YMM sorumlu tutulamaz.

Gelinen nokta, defter ve belgeler üzerinden ve defter belgelerden hareketle tespit edilmesi mümkün olmayan işlemlerden dolayı YMM’nin sorumlu tutulmaması gerektiğidir ve bu nokta kanımızca mesleğin geleceği açısından çok önemli bir dönüm noktasıdır.



* YMM, E. Baş Hesap Uzmanı

(1) DVDDK’nın, 21.03.2008 tarih ve E.2007/319, K.2008/212 sayılı Kararı. Kararın tam metni için http://www.yaklasim.com’a, özeti için dergimizin “Yargı Kararları” bölümüne bakınız.

(2) Dn. 4. D.’nin, 29.11.2005 tarih ve E.2005/1293, K.2005/2286 sayılı Kararı.

(3) Belirtmeden geçemeyeceğiz bir husus da şudur. Ele aldığımız dava yukarıda sözünü ettiğim, YMM’lerin yetkilerinin genişletilmesinden ve YMM’lere karşıt inceleme yetkisi verilmesinden yana olan bir meslek mensubunun davasıdır. Davada büyük bir hukuksal mücadele vermesi sonucunda bu şekilde bir sonuca ulaşılmıştır.

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
09-01-2009 08:15 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: