Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

YENİ TCKDA RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU
Konuyu Açan Kişi: Y.ERCAN
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 12708

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
YENİ TCKDA RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU
Yazar Mesaj
Y.ERCAN
YÖNETİCİ
******
Mesajlar: 18,411
Tarih: May 2008
Üye no: 4845
Nerden: İstanbul
Rep Puanı: 87
Mesaj: #1
YENİ TCKDA RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU
YENİ TCK’DA RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇU



Mansur UÇAR
Muhasebe Denetmeni


1) GİRİŞ

Resmi belgede sahtecilik suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ikinci kitabında, “Millete ve Devlete Karşı Suçlar”ı düzenleyen dördüncü kısmın, “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar”ı düzenleyen birinci bölümünün 204. maddesinde düzenlenmiştir.
Bu makalede yeni TCK’daki resmi belgede sahtecilik suçunun getirdiği yenilikler ele alınacak, öğreti, kanun gerekçesi ve yargı kararları yardımıyla lafız ve mana yönünden suç tahlilleri yapılacak, doğuracağı muhtemel uygulamalar üzerinde durulacaktır.

2) KORUNMAK İSTENEN HUKUKİ YARAR

Kamunun güveni; hukuk düzeninin, herhangi bir hukuksal olayı kanıtlama yeteneği tanıdığı şeylerle doğruluk ve gerçekliğine herkesçe güvenilmesini öngördüğü şekil ve alametler; belirti, iz, işaret, nişan, simgenin sahtecilikten korunmalarını görmek ve bilmek biçiminde oluşmuş genel, sürekli, toplumsal bir hak ve yarardır. Diğer bir anlatımla kamunun güveni; özel veya kamu hukukunun kanıtlama gücü tanıdığı şey, şekil ve alametlere karşı olan genel güvendir. Toplumun inanma ve bireyin aldatılmama hakkı kamu güvenini oluşturur. Kamunun güvenine karşı suçlar, geniş anlamda sahtecilik suçlarıdır.

3) AÇIKLANMASI GEREKEN BAZI KAVRAMLAR

3.1- Sahtecilik
Sahteciliğin kelime anlamı, bir şeyin aslına benzetilerek yapılmasıdır. Asıl kelimesi ise, bir şeyin kendisi; köken, kaynak; esas, hakikat; gerçek; bir şeyin temelini oluşturan anlamlarını içermektedir.


Bir hile (dolan) suçu olan sahtecilik; yazıda, sözde ve eylemde sahtecilik olarak sınıflandırılabilmektedir. Gerçeğin herhangi bir biçimde değiştirilmesi, gerçeğe aykırı yazı, söz veya eylemin doğru olduğunun ileri sürülmesi sahteciliktir.


Genel olarak sahtecilik, başkasını aldatmak için kullanılan her türlü hile ve yöntemlerdir. Her hile (dolan), aldatmaya elverişli şey sahtedir. Kanıtlama araçlarında, gerçekliğine inanılması gereken biçim ve alametler; belirti, iz, işaret, nişan, simgede gerçeğin bozulması, değiştirilmesi sahteciliktir.



3.2- Belge
Belge; hukuken hüküm ifade eden ve bir hakkın doğmasına, hukuksal ilişkinin veya bir olayın, olgunun kanıtlanmasına yarayan yazıdır. Belgeden söz edebilmek, öncelikle “yazılılık” koşulunun gerçekleşmesine bağlıdır.


Bir yazının belge niteliğini elde edebilmesi için taşınır bir şey (kağıt, bez, levha, plaka ve benzeri) şeyler üzerine yazılmış olması; yazının bireyselliği ve kimliği (yazıdaki irade açıklamasının belli bir kişi veya kuruma ait) ve içeriğinin bulunması; kanıt aracı (hukuksal bir olgu/olayı veya bir hakkı kanıtlamaya elverişli) olabilmesi; hukuksal bir değer taşıması gerekir. İrade bildiriminde bulunan veya gerçeği onaylayan kişinin belirlenebilir olması yeterlidir.


Kısaca, hukuki hüküm ifade eden ve bir hakkın doğmasına ve bir olayın ispatına yarayan yazılar belge olarak tanımlanabilir. Belge, bir irade beyanı veya gerçeğin tasdiki olması dolayısıyla daima bir ispat vasıtası kabul edilir.



3.3. Resmi Belge
Resmi belge, bir kamu görevlisi tarafından görevi gereği olarak düzenlenen yazıdır. Burada, düzenlenen belge ile kamu görevlisinin ifa ettiği görev arasında bir irtibatın bulunması gerekir. İfa edilen kamu görevi gereği, düzenlenen belgenin resmi belgeye vücut veren yasal dayanağa uygun olacağı ve zorunlu biçimsel koşulları taşıyacağı gerekçesi ile, bu hususları ayrıca açıklamaya lüzum olmadığı düşünülebilirse de resmi belge kavramında yasal dayanak ve zorunlu biçimsel koşullara da dikkat çekmek gerekir.


Bir kamu görevlisinin, görevi dışında veya yetkisi dışında bir belge düzenlemesi veya belgede esaslı şekil noksanlığının bulunması halinde bu belge resmi bir hüviyet kazanmayacaktır. Böyle bir belge, şartları taşıyor ise, özel evrak sayılır. İçeriği özel hukuka yönelik bir muameleye bir resmi şekil veren belge de resmi evrak kabul edilir. Bir kamu idaresi tarafından özel hukuk kurallarına tabi olarak tesis edilen bir muamelede imzalanan belgelerin de resmi belge olarak kabul edilmesi gerekir.


Resmi belgeler kanıt gücü bakımından diğer belgelere göre üstün tutularak, bu belgeler üzerinde işlenen sahtecilik suçlarına diğerlerine oranla daha ağır yaptırımlar öngörülmüştür. Resmî belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması hâlinde ispat kudreti bakımından resmi evrak söz konusudur.


Bir belgenin birden fazla aslı bulunabilir. Bunlar suret değildir. Birden ziyade aslı olan belgenin birisinde yapılan sahtecilik, suçun oluşması için yeterli görülmektedir. Resmi belgedeki suretten kastedilen mana ise, asıl esas tutularak buna uygun şekilde çıkarılıp yetkili memur tarafından tasdik edilen belgedir.

4) BELGELERDE SAHTECİLİĞİN ANA ŞEKİLLERİ:

Belgede sahteciliğin konu edilebilmesi, gerçeğin tahrif/tağyir veya taklit edilmiş olmasını gerektirir.
Tahrif/tağyir; gerçeğin kanıtı olan belgenin kapsadığı fiili ve hukuki durumunda değişiklik yapmak, taklit; bir belgenin kısmen veya tamamen tıpkısını oluşturmaktır.


Bu suç; gerçek belgeyi değiştirme, başkalaştırma, bozma veya tamamen veya kısmen sahte belge düzenleme şeklinde gerçekleştirilebilir.


Tahrif/tağyir (değiştirme, başkalaştırma, bozma) suretiyle sahtecilik; çıkarma veya ekleme yöntemiyle, taklit suretiyle sahtecilik de imza ve metin taklidi, sahte metin düzenlemek biçiminde yapılmaktadır.
Başka bir ifadeyle; belgede sahtecilikte gerçek iki türlü değiştirilebilir:


(1) Maddi sahtecilik;yazıda fiziksel değişikliktir ve maddi izler bırakır.
(2) Fikri sahtecilik; öze, içeriğe ilişkindir.


Maddi sahtecilikte, önceden gerçek bir belge vardır. Suç sonra işlenir. Fikri sahtecilikte, önceden gerçek bir belge yoktur. Sahtecilik belgenin düzenlenmesiyle ortaya çıkar.


Bu bilgiler ışığında belgelerde sahteciliği; bir hakkın veya hukuksal sonuç doğuran bir eylemin kanıtlanmasına özgülenmiş yazıda, zarar verme bilinciyle gerçeğin taklit veya tahrifidir biçiminde tanımlayabiliriz.

5) BELGELERDE SAHTECİLİĞİN ORTAK ÖĞELERİ

Belgelerde sahteciliğin, diğer anlatımla gerçeğin taklit veya tahrifinin aldatma yeteneği olması, zarar olanak veya olasılığı bulunması, kasten (zarar verme bilinciyle) yapılması gerekir.


Eylemin belge niteliğindeki yazı üzerinde gerçekleştirilmiş olması, sahtecilik suçunun ön koşuludur.
Aldatma kabiliyeti; belgedeki sahteciliğin ilk bakışta anlaşılamaması, başkalarını aldatabilecek biçim ve içerikte olmasıdır. Aldatma yeteneğini, suçun maddi öğesine göre hakim takdir eder. Aldatma yeteneğinin bulunmadığı kaba taklit veya tahrif halinde kamu güveni sarsılmayacağından işlenmez sahtecilik suçu vardır.
Sahte belge başkalarını aldatabilecek durumda değilse sahtecilik suçu oluşmaz.
Zarar olanak ve olasılığı; belgenin doğruluğuna inanılmasında kamu yararı vardır. Bu nedenledir ki sahtecilik kamu güvenine karşı işlenen suçlardandır. Zararın doğması zorunlu değildir. Zarar olanak ve olasılığı belgede sahteciliğin gerçekleşmesi için yeterlidir.

6) YENİ KANUNDAKİ DEĞİŞİKLİKLER

“Evrakta Sahtekârlık” ve “Hüviyet Cüzdanı ve Nüfus Tezkeresi, Pasaport, Ruhsatname, İlmühaber, Şahadetnâme ve Beyannamelerde Sahtekârlık” suçları mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 339 ve 350. maddelerinde şu şekilde yer almıştır:


“Madde 339: Bir memur memuriyetini icrada tamamen veya kısmen sahte bir varaka tanzim eder veya hakiki bir varakayı tağyir ve tahrif eyler ve bundan dolayı umumi ve hususi bir mazarrat tevellüt edebilirse 3 seneden 10 seneye kadar ağır hapis cezasına mahkum olur. Eğer işbu varaka sahteliği ispat edilmedikçe muteber olan evrak kabilinden ise ağır hapis cezası 5 seneden on iki seneye kadar verilir.
Evrakın musaddak suretleri kanunen zail olan asılları makamına kaim olmak lazım geldiği takdirde mezkûr suretler hakkında asılları gibi muamele olunur.”


“Madde 350: 1- Hüviyet cüzdanlarını nüfus tezkerelerini, pasaportları ve ruhsatnameleri taklid edenler veya bunların yazılarını değiştirenler
2- Bu gibi sahih vesikaları kimlere ita kılınmış ise onlardan başkasına veya diğer bir mekan ve zamanda verilmiş gibi göstermek maksad ile değiştirenler yahut bunların sıhhat ve itibarı için lazım gelen tasdik muamelesini ve matlüb olan şartlarını sahte olarak ifa kılınmış gibi gösterenler;
3 - Böyle taklid edilmiş veya değiştirilmiş nüfus tezkere ve hüviyet cüzdanı ve pasaport ve ruhsatnameleri kullanan ve kullanmak maksad ile başkalarına teslim ve ita eyliyenler;
Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılırlar.”

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 204. maddesinde ise resmi belgede sahtecilik suçu aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir:


“(1) Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
(2)Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmî belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
(3)Resmî belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında arttırılır.”



765 sayılı Kanunda düzenlenen “Evrakta Sahtekarlık” ve “Hüviyet Cüzdanı ve Nüfus Tezkeresi, Pasaport, Ruhsatname, İlmühaber, Şahadetname ve Beyannamelerde Sahtekarlık” suçları sadeleştirilip, 5237 sayılı kanunda “Resmi Belgede Sahtecilik” suçu içerisinde incelenmiştir.


Eski Kanunda, sosyal ve hukuki olarak daha az kıymet atfedilmesine dayalı olarak daha az ceza öngörülen hüviyet cüzdanı, pasaport, ruhsatname, şahadetname, ilmühaber gibi belgelerde yapılan sahtekarlıkları düzenleyen 350 ilâ 357. maddelerde yer alan suç tipleri, yeni Kanunda bağımsız bir suç olarak öngörülmemiştir. Bu suçlar ile 339, 340, 342, 346. maddelerde düzenlenen suçlar yeni Kanunda, büyük ölçüde 204 ve 205. maddeler kapsamına alınmıştır.


5237 sayılı kanunda bu suç tiplerinin bağımsız suçlar olarak değil de, tek bir suç başlığı altında düzenlenmiş olmasının uygulamaya kolaylık getirdiğini, aynı zamanda da kanuna sadelik kazandırdığını söyleyebiliriz. Fakat aynı zamanda bu yeni düzenleme ile resmi belge sayılsa da hukuki ve sosyal açıdan daha az değerli kabul edilen ve dolayısıyla 765 sayılı kanunda da daha az cezayla yaptırıma bağlanan hüviyet cüzdanı, şahadetname, ilmühaber, pasaport ve ruhsatname gibi belgeleri, 5237 sayılı kanunda, 204. ve 205. maddeler kapsamında belirtilen resmi belgelerden saymak ve aynı maddeyle cezalandırılması kimi yazarlara göre eleştirilmektedir.


Yeni Kanunda, genel veya özel bir zarar doğması şartı aranmamaktadır. Sahtecilik olgusu gerçekleştikten sonra, bir 'genel veya özel zarar'ın meydana gelmesini ara­maya artık gerek yoktur.

7) RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇUNUN FAİLİ VE MAĞDURU

Bireyin resmi belgede sahtecilik suçu, herhangi bir kişi tarafından işlenebilir. Belgenin düzenlenmesinde görevsel nedensellik bağı bulunmayan, yetkili olmayan kamu görevlisi de bu kapsamdadır. Ancak suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi durumunda 204. maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen suç tipi oluşacaktır. İkinci fıkranın tatbiki için failin kamu görevlisi olmasının yanında, sahteciliğin konusunu teşkil eden belgenin kamu görevlisinin vazifesine dahil bir husus olması gerekir.


Yetkili kamu görevlisiyle özel kişi arasında bir anlaşma (suç ortaklığı) varsa, kamu görevlisi sıfatı esas olacağından, bireyin eylemi kamu görevlisinin suçuna katılmaktır. Kamu görevlisiyle birey arasında anlaşma yoksa (kamu görevlisinin aldatılmış olması - özel kişi tarafından bir araç olarak kullanılması durumunda) bireyin resmi belgede sahteciliği suçu ortaya çıkar.


Kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliğini kamu görevlisi olmayan kişinin sahteciliğine göre daha ağır cezalandırmaktadır. Resmî belgede sahtecilik suçunun failinin bir kamu görevlisi veya herhangi bir kişi olması, yalnızca faile verilecek ceza bakımından değil, aynı zamanda suçun maddi unsurunu oluşturan hareketler bakımından da farklılık göstermektedir. Gerçekten herhangi bir kişi tarafından işlenen resmi belgede fikri sahtecilik cezalandırılmadığı halde, kamu görevlisinin “yazılı yalanı” cezayı gerektirmektedir.

8). RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇUNUN MADDİ UNSURU

Maddenin birinci fıkrasındaki suçun maddi unsuru, resmî belgeyi sahte olarak düzenlemek veya gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek veya sahte resmî belgeyi kullanmaktadır.


Resmî belgenin sahte olarak düzenlemesi seçimlik hareketi, aslında bir resmî belge mevcut değilken mevcutmuş gibi sahte olarak düzenlenmesidir. Burada düzenlemek fiilinden taklit etmek anlamı çıkarılmalıdır. Çünkü resmî belgenin, düzenleyicisi olarak gözüken kişi tarafından değil de, başkası tarafından yeni baştan düzenlenmesi taklittir. Resmî belgenin, gerçeği taklit edilerek (sahte olarak düzenlenerek) işlenen suçun sahtecilik olarak dile getirilebilmesi için, düzenlenen belgenin gerçek bir belge olduğu konusunda, kişiyi yanıltıcı nitelikte olması gerekir. Aldatıcılık özelliği suçun unsurudur. Sahteciliğin beş duyuyla anlaşılabilir olmaması gerekir. Özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça, gerçek olmadığı anlaşılamayan belge sahte belge olarak kabul edilmelidir. Sahteciliğin çok sayıda kişiyi aldatacak nitelikte olmasının belirlenmesi gerekir. Dolayısıyla memurların bilgisizliği ve ihmalleri nedeniyle kandırıcılık yeteneği olmayan belge üzerinde işlem yapması belgeye hukuki geçerlilik kazandırmaz. Belgenin aldatıcılık özelliği bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi, mahkemeye aittir. Mahkemece resmî belgede bulunması gereken başlık, sayı, tarih, imza, mühür vb. zorunlu öğeleri incelenmeli, nesnel olarak aldatma gücü olup olmadığı saptanmalıdır. Bu yöntemle sonuca ulaşılmazsa, mahkemeye yardımcı olma ve aydınlatma bakımından konusunda uzman bilirkişinin görüşüne başvurulmalıdır. Aldatma yeteneği (iğfal kabiliyeti) yapılan sahteciliğin ilk bakışta ve herkes tarafından anlaşılabilecek derecede olup olmamasıdır.


Sahte belge düzenlemek suçu, yalnız yoktan meydana getirilmek veya gerçek bir belge üzerinde tahrifat yapılmakla değil, aynı zamanda, mevcut olmayan durumların mevcutmuş gibi gösterilmesi veya belli durumun başka bir şekilde icra edildiği gösterilmek suretiyle de meydana gelmektedir.


Resmî belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi mevcut bir resmî belgenin üzerinde, silmek veya ilaveler yapmak suretiyle değişiklik yapılmasıdır. Mevcut resmî belgedeki olay ve irade beyanının içeriğinin değiştirilmesidir.


Bir diğer seçimlik hareket ise sahte resmî belgeyi kullanmak olarak karşımıza çıkmaktadır. Kullanılan sahte belgenin kişinin kendisi veya başkası tarafından düzenlenmiş olmasının bir önemi yoktur. Ancak başkası tarafından düzenlenmiş sahte bir belgenin kullanılmasında, kullanan kişinin bunun sahteliğini bilmesi, sahteciliğin varlığı için gereken genel koşulların bulanması gerekir. Sahteliği bilme cezalandırma şartıdır. Uygulamada fail yönünden, bilme konusunda kuşku bulunması halinde, yada failin bilmediğini kanıtlayamaması durumunda, belgenin sahte olduğunu bildiği kabul edilmektedir. Burada failin belgedeki sahteliği bilmediğini ispat yükümlülüğü kendisine aittir.


İkinci fıkradaki suçun maddi unsuru; görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belgeyi sahte olarak düzenlemek veya gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştirmek veya gerçeğe aykırı olarak belge düzenlemek ya da sahte resmî belgeyi kullanmaktır.


Her iki fıkranın kendi içindeki seçimlik hareketlerin birinin yapılmasıyla suç oluşur, birden fazlasının yapılması suç tekliğini etkilemez.


Fıkrada tanımlanan suçun bağımsız bir suç olup olmadığı ile ilgili olarak madde gerekçesinde; “resmi belgede sahtecilik suçunun kamu görevlisi tarafından işlenmesi ayrı bir suç olarak tanımlanmaktadır” denilmektedir. Kamu görevlisi tarafından işlenen resmi belgede sahtecilik suçunun 204. maddenin birinci fıkrasında düzenlenen sivil kişiler tarafından işlenen resmi belgede sahtecilik suçundan farkı, bu suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesinin yanı sıra, suçun konusunu oluşturan belgenin kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belge olmasıdır. Sivil kişilerden kasıt, daha önce belirdiğimiz gibi 204. maddenin birinci fıkrasında düzenlenen suç tipinde fail, kamu görevlisi olmayan veya kamu görevlisi olup da görevi gereği resmi belge düzenlemeye yetkisi olmayan kişidir. Düzenlenen sahte resmi belge, kamu görevlisinin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu bir belge değilse, 204. maddenin birinci fıkrasında düzenlenen suç tipi oluşacaktır.


Söz konusu suçu oluşturan hareketler, birinci fıkrada tanımlanan suçu oluşturan seçimlik hareketlerden ibarettir. Ancak, bu bağlamda özellikle belirtilmelidir ki, kamu görevlisinin gerçeğe aykırı olarak bir olayı kendi huzurunda gerçekleşmiş gibi, bir beyanı kendi huzurunda yapılmış gibi göstererek belge düzenlemesi hâlinde, bu fıkra hükmünde tanımlanan suç oluşur.


Üçüncü fıkrada, sahtecilik suçunun ağırlaştırıcı nedeni, nitelikli hali düzenlenmiştir. Sahte resmi belge, kanun hükmü gereğince, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde ise, ceza yarı oranında artırılacaktır.

9) RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇUNUN MANEVİ UNSURU

Bu suç kasten işlenebilir. Fail belgede sahtecilik yaptığını bilmeli ve bunu istemelidir.
765 sayılı TCK‘nda suçun oluşması bakımından umumî ve hususî bir zarar meydana gelmesi aranmaktadır. Buna göre mağdurun rızasının bulunduğu hallerde fail umumî veya hususî bir zarar meydana getirme kastıyla hareket etmediğinden (münhasıran sivil kişilerce işlenen sahtecilik fiillerinde) suçun manevi unsuru gerçekleşmeyecektir.


Yargıtay suçun manevi unsurunun oluşması için failde zarar verme bilinci bulunmasını aramaktadır; “sahtecilik suçlarında; suçun oluşması için suçluda zarar verme bilincinin bulunması ve bunun ispat olunması gerekir. Zarar verme bilinci ise, sahtecilikte başkasının hak ve menfaatine zarar verebileceğinin tahmin edilmesidir.

10) RESMİ BELGEYİ BOZMAK, YOK ETMEK VEYA GİZLEMEK

765 sayılı Kanunun 348. ve 5237 sayılı Kanunun 205. maddesinin ortak özelliği; bir gerçek belgenin haksız olarak bozulması, yok edilmesi (ortadan kaldırılması), gizlenmesidir.


5237 sayılı Kanunun 205. maddesi yalnızca resmi belgeleri (özel belgeyi bozmak, yok etmek, gizlemek 208. maddede düzenlemiştir), 765 sayılı Kanunun 348. maddesi hem resmi ve hem de özel belgeleri kapsar.
5237 sayılı Kanunun 205. maddesi her türlü resmi belge hakkında uygulanabilir. 765 sayılı Kanunun 348. maddesinin uygulama alanı resmi belgenin aslı veya aslı yerine geçen suretidir. Onaylı da olsa diğer suretler 348. madde kapsamına girmez. Suçun konusu gerçek (sahte olmayan) belgedir.


Suç, gerçek belgeyi, maddi varlığını yok edecek nitelikte kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak veya yararlanılamaz duruma getirmek suretiyle bozmak, gizlemek biçiminde işlenebilir.


Belgeyi sahte olarak düzenlemek veya gerçek bir belgeyi değiştirmek (belgede sahtecilik) biçimsel suç olduğu halde, gerçek belgenin bozulması, yok edilmesi, gizlenmesi maddi suçtur. Eylem sonucunda belgedeki esaslı öğeler yok olmuş, hukuksal değerini yitirmişse suç tamamlanır. Esaslı öğeler zarar görmemiş, belgenin hukuksal değer ve sonucu devam ediyorsa suç kalkışma aşamasında kalmıştır.


5237 sayılı Kanunun 205. maddesinin maddi öğesi; gerçek bir resmi belgeyi, haksız olarak bozmak, yok etmek veya gizlemektir. Manevi öğe; kasıttır. Suçun saiki amaçlanan sonuca göre belirlenir.

11) RESMİ BELGENİN DÜZENLENMESİNDE YALAN BEYAN

5237 sayılı kanunun 206. maddesi; bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan bildirimde bulunmayı suç saymıştır.


Suçun oluşabilmesinin koşulu; düzenlenen resmi belgenin, bildirimin doğruluğunu kanıtlama gücüne sahip olmasıdır.


Eylem, yalan bildirim aşamasında kalmışsa 206. maddedeki suç oluşur. Yalan bildirim üzerine düzenlenen belge araç olarak kullanılıp yeni bir resmi belge düzenlenmesi sağlanmışsa; suç, 204. maddeye uygun resmi belgede sahteciliğe dönüşür.


Ancak; sanık, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, bir başka kişiye ait kimlik bilgilerini kullanırsa 206. maddeyle değil, 5237 sayılı Kanunun 268. maddesi gereğince “iftira” suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır.


206. maddedeki suçun maddi öğesi; bireyin, bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip kamu görevlisine, belgenin düzenlenmesi sırasında yalan bildirimde bulunmasıdır.


Manevi öğe; kasıttır. Sanığın, açıklamada bulunduğu kişinin yetkili kamu görevlisi olduğunu bilerek ve isteyerek yalan bildirimde bulunması, eylemi bu bilinç ve iradeyle gerçekleştirmesidir.

12) RESMİ BELGE HÜKMÜNDEKİ BELGELER

5237 sayılı kanun 210/1. maddesine göre; özel belgede sahtecilik suçunun konusunun, emre veya hamile yazılı kambiyo senedi, emtiayı temsil eden belge, hisse senedi, tahvil veya vasiyetname olması halinde, resmî belgede sahtecilik suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

13) SUÇUN ÖZEL GÖRÜNÜŞ ŞEKİLLERİ

13.1. Teşebbüs
Yeni Kanunda, umumi veya hususi bir zarar doğması şartına yer verilmemesi nedeniyle sahtecilik tamamlanmadıkça zarar kabiliyetinin kabulünün mümkün olmadığını ileri sürmek isabetli olmayacaktır. Kişi, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp elinde olmayan sebeplerle bu fiili tamamlayamadığı hallerin mümkün olacağı düşünülmektedir. Örneğin, transit taşımacılık yapan bir TIR aracı şoförü, yükü yurtiçinde bıraktığında, çıkış gümrük idaresi tarafından yazılan teyit yazısının bir şekilde sahte olarak düzenlenmesine başlanılıp, elde olmayan sebeplerle fiilin tamamlanamaması durumunda (Bir şahıs veya bir memurun bilgisayarında, TIR karnesi numaralı vb. bilgilerin tam olarak yer aldığı, ilgili gümrük idare amirinin isminin de yazıldığı; hatta, çıktısının da mevcut olduğu, bu teyit yazısının, henüz sahte imza atılmadan; mesela, bir arama sonucu ele geçirildiği bir durum söz konusu olabilir) kaçakçılık fiilinin yanında evrakta sahtekarlık suçunu da işlemeye teşebbüsten dolayı failin cezalandırılması gerektiği kanaati taşınmaktadır.


Resmî belgede sahtecilik suçu, suçun maddi unsurunu oluşturan dört seçimlik hareketten herhangi birisinin gerçekleştirilmesiyle birlikte tamamlanır. Belgede sahtecilik suçunun maddi unsurunu oluşturan seçimlik hareketlerden herhangi birisini doğrudan icraya başlayıp da elinde olmayan nedenler yüzünden suçu tamamlayamaması durumunda fail teşebbüs nedeniyle sorumlu tutulur. Maddi unsuru oluşturan hareketlerle belirli bir yakınlık ve bağlantı içinde bulunan hareketlerin gerçekleştirilmesiyle birlikte, fail teşebbüs alanına girmiş olur ise de belgede sahtecilik suçunda icra başlangıcını belirlemek çoğu zaman mümkün olmadığı için, bu suça teşebbüs ancak istisnaî durumlarda gündeme gelir.


Resmî belgede sahtecilik suçu, belgenin sahte olarak düzenlenmesiyle birlikte tamamlanır ise de; kullanılması ile birlikte sona erer.


Teşebbüs nedeniyle cezada yapılacak indirim bakımından fail tarafından o ana kadar gerçekleştirilen hareketlerin suçun konusu üzerinde meydana getirdiği tehlike göz önünde bulundurulur.



13.2. İştirak
Bu suçun failinin, kamu görevlisi veya kamu görevlisi dışında bir kişi olması, gerek faile verilecek ceza ve gerekse suçun maddi unsurunu oluşturan hareketler bakımından farklılık gösterdiği için, bu suça iştirak özellik taşır. Eğer kamu görevlisi olmayan kişi kamu görevlisi tarafından işlenen resmî belgede sahtecilik suçuna iştirak etmiş ise her ikisi de kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği suçundan (TCK m.204/2) cezalandırılır. Ancak kamu görevlisi olmayan kişi, bu suçun birlikte faili olamaz; duruma göre azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur (TCK m. 40/2).


Fiil, azmettirme, müşterek fail veya yardım eden sıfatıyla işlenebilir.

13.3. İçtima
Genel olarak belgelerdeki sahtecilik suçları için yeni Kanun düzenlemesinde 212. maddede özel bir içtima hükmü getirilmiştir. Buna göre sahte belgenin başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı ceza verilecektir. Böyle bir özel hüküm, 765 sayılı eski TCK‘da bulunmamaktadır.


5237 sayılı TCK’nin 212’nci maddesinde; “sahte resmî veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.” denilerek bu konu ceza hukuku biliminin gereklerine uygun bir şekilde açıklığa kavuşturulmuştur. Bu sebeple resmî belgede sahtecilik ile birlikte yeni TCK’nin 235. maddesinde yer alan ihaleye fesat karıştırma veya 157. maddede düzenlenen dolandırıcılık suçunun işlenmesi halinde fail her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılacaktır.


İçtima ile ilgili bir başka hüküm, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda bulunmaktadır. 4926 sayılı kanunun 24’üncü maddesine göre;”bu kanunun suç saydığı fiiller nedeni ile Türk Ceza Kanunu veya ceza öngören diğer kanunlarda yazılı cürümleri işleyenler hakkında içtima kuralı uygulanmaksızın her cürmün cezası ayrı ayrı hükmolunur.” denilmiştir.


Yeni TCK’nun 43. maddesinde zincirleme suç düzenlenmiştir. Buna göre bir suç işleme kararı ile aynı fiilin aynı kişiye karşı değişik zamanlarda işlenmesi, cezaları içtimaını gerektiren bir durum olarak kabul edilmemekte ve kişiye artırılmış tek ceza verilmesiyle yetinilmektedir. Maddenin üçüncü fıkrasında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayacağı suçlara (kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma) yer verilmiş, belgede sahtecilik bunların arasında sayılmamıştır.


Zincirleme suça ilişkin hükümlere göre fail bir suç işleme kararı altında aynı kişiye karşı birden çok belgede sahtecilik suçunu işlemiş ise zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanacaktır. Zincirleme suçta zinciri oluşturan suçlardan bazıları tamamlanıp, bazıları teşebbüs halinde kalabilir. Örneğin aynı kişiye karşı bir suç işleme kararı ile işlenen belgede sahtecilik suçlarından ikisinin tamamlanıp birinin teşebbüs aşamasında kalması hali, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına engel değildir.

14) NİTELİKLİ HALLER

14.1. Cezanın Ağırlaştırılmasını Gerektiren Nitelikli Haller
Gerek kamu görevlisi ve gerekse kamu görevlisi olmayan kişiler bakımından suçun konusunu oluşturan belgenin “kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması” bu suçun nitelikli halini oluşturur. Bu durumda ceza ½ oranında artırılır. Bunlara örnek olarak ise mahkeme zabıtları, ilamları, noterlerce doğrudan düzenlenen senetler, orman suç tutanakları, seçim tutanakları örnek gösterilebilir.


Kaçakçılık Kanununun 12. maddesinin birinci fıkrasında ise gümrük idarelerinde işlem görmediği halde işlem görmüş gibi belge veya beyanname düzenleyenler hakkında, belgede sahtecilik suçundan dolayı verilecek ceza bir kat artırılır.

14.2. Daha Az Cezayı Gerektiren Nitelikli Hal
5237 sayılı kanunun 211. maddesi uyarınca resmî belgede sahtecilik suçunun “bir hukuksal ilişkiye dayanan alacağın ispatı veya gerçek bir durumun belgelenmesi amacıyla işlenmesi” halinde verilecek ceza yarısı oranında indirilir. Failin bu indirimden yararlanabilmesi için gerçek bir olay veya durumun veya hukuksal ilişkiden kaynaklanan alacağının kanıtlayıcı nedenlerini sağlamak amacıyla hareket etmiş olması gerekir. Kişi iyi niyetle, doğru ve gerçek olduğuna inandığı bir alacağın veya olayın kanıtını oluşturmak için hareket etmiş bulunmalıdır. Bu inanç, akla uygun ve kabul edilebilir, geçerli (meşru) olmalıdır. Örneğin kat karşılığı devredilen taşınmazın babaları tarafından satın alındığı inancıyla; gecikmeden ve enflasyondan kaynaklanan zararını karşılamak amacıyla iki yüz lira olarak düzenlenen senetteki borç miktarını bin iki yüz lira olarak düzelttikten sonra tahsile vermektir. Burada önemli olan, failin belge ile ispatlanacak olgunun doğruluğuna inanmış olmasıdır; ispat edilecek olan olayın gerçekten doğru olması aranmaz.

15) RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK SUÇUNUN DİĞER SUÇLARLA BAĞLANTISI

15.1. Görevi Kötüye Kullanma :
Evrakta sahtecilik suçu işlenirken mutlaka görev kötüye kullanılmıştır. Yani görevi kötüye kullanma, evrakta sahteciliğin bir unsurudur. Kamu görevlisinin görevini kötüye kullanarak düzenlediği sahte evrakın iğfal kabiliyeti yoksa, yani hukuki sonuç doğurmuyorsa sahtecilik suçu oluşmayacak ancak kamu görevlisinin kastını açığa vuran eylemini gösteren belge ve deliller elde edilmişse kamu görevlisinin görevini kötüye kullandığı kabul edilecektir. Zaten sahtecilik suçu, görevi kötüye kullanma suçunun özel bir şeklidir.


Görevli memur, yapmakta olduğu işlem için yasal olarak şart olmayan bir belgeyi o işlemle ilgili diğer belgelerde dayanak alır veyahut işlemle sonucu bakımından gerekmeyen belgeyi sahte düzenlerse sahtecilik suçu oluşmaz, görevi kötüye kullanma suçu oluşur.


Eğer memur sahtecilik amacı ile değil de kendisini veya başkasını bazı külfetlerden kurtarmak için sahte belge düzenlemişse, örneğin görevi yapmadığı halde yapmış gibi tutanak düzenleyerek olanı yok, olmayanı var olarak göstermişse görevi kötüye kullanma suçu oluşmaktadır. PTT tebliğ memurunun tebligatı başkasına yaptığı halde “kendisine verildi” şerhini vererek muhataba tebliğ yapmış gibi göstermesi, köy muhtarının ölüm olayını süresi içinde nüfus idaresine bildirmeyip aradan uzun süre geçtikten sonraki tarihte ölmüş gibi ilmuhaber düzenlemesi, kendiliklerinden imtihan yapıp kazandı belgesi vererek bazı kişileri kadroya tayin eden görevlilerin eylemleri örnek olarak verilebilir. Bu durumlarda belge, yapılmak istenilen bir iş için araç ve dayanak olarak meydana getirilmektedir.



15.2. Güveni Kötüye Kullanma

Bir evrakın resmi evrak olabilmesi için; memurlar tarafından düzenlenmesi, memurun görevini yaptığı sırada düzenlenmiş olması ve görev dolayısıyla düzenlenmiş olması gerekmektedir


Görev sırasında düzenlenen her evrak resmi evrak sayılmaz. Örneğin işyerinde evinin kira kontratını imzalayan memur resmi evrak değil özel evrak düzenlemiştir.


Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 08.11.1985 tarih ve 85/11010 Nolu Kararında özetle; “vergi dairesi muhasebe şubesinde evrak memuru olan ve yetkili memura makbuz ve fiş düzenlemede yardımcı olarak sözlü emirle görevlendirilen sanığın, vergi borcunu yatırmak üzere gelen öğretmeninden aldığı paraya karşılık bir makbuz verdiği, makbuzun dairede kalan suretlerine daha az bir miktarı yazarak arada kalan parayı kendisine aldığı anlaşıldığına göre, eylemi güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur. Sahtecilikten hüküm kurulması doğru değildir” diyerek suçun memurun görevi dolayısıyla oluşacağını kabul etmiştir.



15.3. Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu Hükümleri :
Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 12. maddesinde, gümrük idarelerinde işlem görmediği halde işlem görmüş gibi herhangi bir belge veya beyanname düzenleyenler hakkında TCK'nda yer alan evrakta sahtecilik suçları ile ilgili hükümlerinde belirtilen cezaların bir kat artırılarak uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.


Bizzat gümrük idareleri tarafından düzenlenen veya gümrük idarelerinin taraf olduğu belgeler resmi belgedir.
Bu çerçevede, herhangi bir işlem nedeniyle, gümrük idarelerine ibraz edilen bir belgede sahtecilik olduğu tespit edilmesi ve bu sahte belgeye dayalı olarak bir kaçakçılık fiili gerçekleşmesi halinde, fail, kaçakçılık fiili yanında, ayrıca, belgede sahtecilik suçundan da yargılanacaktır. Bu belgenin resmi mi yoksa özel bir belge mi olduğunun tespiti ilgili yargı makamlarına bırakılabileceği gibi, yukarıda yer verilen kriterlere göre de bir neticeye varmak mümkündür.

16) SONUÇ :

765 sayılı TCK'da evrakta sahtekarlık suçları oldukça ayrıntılı bir şekilde düzenlenmiş olmakla birlikte, Yeni TCK'da bu suçlara daha az maddede ve sadeleştirilerek yer verildiği görülmektedir. 5237 sayılı kanunda bu suç tiplerinin bağımsız suçlar olarak değil de, tek bir suç başlığı altında düzenlenmiş olmasının uygulamaya kolaylık getirdiğini, aynı zamanda da kanuna sadelik kazandırdığını, yeni kanunla, gerek lafız ve gerekse mana yönlerinden çeşitli farklılıklar olmuşsa da bu değişikliklerin genel itibariyle anlamayı kolaylaştırıcı ve karışıklıkları önlemeye yönelik olduğu görülmüştür. Hukukçuların da aynı yöndeki fikirlerine dayanarak, düzenlemelerin amacına ulaştığı ve müspet değerlendirilebileceği söylenebilir.

Muhasebe ve Mevzuat Grubu

Hüseyin Ust Mevzuat Forumu Facebook Sayfası

Kişisel Blog Sayfam
(Bu Mesaj 19-05-2008 06:49 PM değiştirilmiştir. Değiştiren : GÜLDENN.)
19-05-2008 06:49 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: