Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

YENİ TÜRK TİCARET KANUNUNA GÖRE PAY DEFTERİ TUTMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Konuyu Açan Kişi: Y.ERCAN
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 3576

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
YENİ TÜRK TİCARET KANUNUNA GÖRE PAY DEFTERİ TUTMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Yazar Mesaj
Y.ERCAN
YÖNETİCİ
******
Mesajlar: 18,411
Tarih: May 2008
Üye no: 4845
Nerden: İstanbul
Rep Puanı: 87
Mesaj: #1
YENİ TÜRK TİCARET KANUNUNA GÖRE PAY DEFTERİ TUTMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ
Soner ALTAŞ
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Başmüfettişi
Mali Çözüm Dergisi Ocak Şubat 2012


Öz
Halihazırda yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda anonim ve limited şirketlerce pay defteri tutulması zorunlu tutulduğu halde pay defterinin hiç veya kanuna uygun surette tutulmaması halleri için her­hangi bir cezai sorumluluk öngörülmemiştir. 13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen ve 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girecek olan 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu’nda ise pay defterinin ticari defterlerden olduğu açık­ça belirtilerek konumu güçlendirilmiş, bu defterin tutulmaması veya açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırılmaması halleri için cezaî sorumluluk ön­görülmüştür. İşte bu çalışmada, yeni Türk Ticaret Kanunu’nun anonim ve limited şirketlerce pay defteri tutulmasına, pay defterinin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmasına ilişkin düzenlemeleri ile Kanun hükümlerine uyulmaması durumunda verilecek cezalar üzerinde durulmaktadır.
Anahtar Sözcükler: anonim şirket, limited şirket, pay defteri, açılış tasdiki, kapanış tasdiki, ticari defterler.


1. GİRİŞ
Anonim ve limited şirketlerin faaliyetlerini düzenli bir şekilde yürüt­meleri ve takip etmeleri amacıyla birtakım ticarî defterleri tutma zorunlu­lukları bulunmaktadır. Bu defterlerden birisi de pay defteridir. Pay defteri, anonim ve limited şirketin pay durumunu gösterir ve bu konuda şirket ile üçüncü kişilere gerekli bilgileri verir. Şirketin ticaret siciline tescil edilmesi ile birlikte, ticari defterleri ve bu arada da pay defterini tutma zorunluluğu başlar. Pay defterini tutmak anonim şirketlerde yönetim kurulunun, limited şirketlerde ise müdürlerin görevleri arasında sayılmıştır. Bu görevin yasa ve şirket sözleşmesine/esas sözleşmesine uygun surette yerine getirilme­mesi halinde, yönetim kurulu ile limited şirket müdürlerinin sorumluluğu doğar. Uygulamada, zaman zaman, pay defterinin sadece pay senedi çıkaran şirketler tarafından tutulacağı yönünde yanlış birtakım kanılara rastlanılabil­mektedir. Ancak, pay defterini tutma zorunluluğunun, pay senedinin çıkarılıp çıkarılmaması ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Yani, şirket pay senedi çıkarma­mış olsa dahi, pay defteri tutma zorunluluğu vardır(ERİŞ, 1995, 673).
Halihazırda yürürlükte bulunan 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’nda olduğu üzere 13 Ocak 2011 tarihinde kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu1(YTTK)2’nda da pay defterine yer verilmiştir. Buna karşılık, pay defterinin önemi, yeni TTK’da -eski TTK’ya kıyasla- belirgin bir şekilde vurgulanmış, pay defterine yapılacak kayıtların kapsamı genişletilmiş ve bu defterin hiç yahut kanuna uygun surette tutulmaması için cezaî sorum­luluk hükümleri ihdas edilmiştir. İşte bu çalışmamızda, yeni Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim ve limited şirketlerde pay defteri tutma zorunlu­luğu, bu deftere kaydı gereken hususlar ile pay defterinin tasdiki ve pay defterinin tutulmaması halinde uygulanacak cezalar ele alınacaktır. Yeni TTK’nın getirdiği yeniliklerin ve değişikliklerin daha anlaşılabilir olması bakımından da, öncelikle halihazırda yürürlükte olan ve 1 Temmuz 2012 tarihine kadar yürürlükte kalacak olan 6762 sayılı eski TTK’nın konu hak­kındaki düzenlemeleri kısaca izah edilecektir.


2. ETTK’YA GÖRE PAY DEFTERİ TUTMA ZORUNLULUĞU
Tüzel kişi tacir olarak kabul edilmeleri noktasında, anonim ve limited şirketlerin, Türk Ticaret Kanunu’nun 66. maddesinin birinci fıkrasının bi­rinci bendinde sayılan yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defterini3 tutmaları yasal bir zorunluluktur.
Ancak, ETTK’nın 66. maddesinde ismen belirtilen bu defterler, anonim ve limited şirketler tarafından tutulması kanunen zorunlu bulunan “asgarî defterler”dir. Çünkü, aynı maddede, tüzel kişi tacirlere, “işletmelerinin mahiyet ve öneminin gerektirdiği bütün defterleri” tutma zorunluluğu getirilmektedir. Dolayısıyla, ticari işletmelerinin mahiyet ve önemi baş­kaca defterlerin de tutulmasını gerektiriyorsa, anonim ve limited şirketler, bu defterleri de tutmak zorunda olacaktır4. Nitekim, ETTK’nın 417. mad­desinin birinci fıkrasında “şirket, nama yazılı hisse senetleri sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle bir pay defterine kaydeder.” denilmek suretiyle, anonim şirketlerin “pay defteri” tutmakla yükümlü olduğu açık bir şekilde belirtilmiştir5. Yine, ETTK’nın 519. maddesi ile limited şirketlerde, pay­lara ilişkin bir defterin -pay defteri- tutulması şart koşulmuştur. Limited şirketler tarafından tutulacak olan bu pay defterine, ortakların ad ve soyad­ları, pay miktarları, pay taahhütlerine ilişkin ödemeler, payların devir ve intikali ve bu hususlarla ilgili diğer değişiklikler kaydedilecektir(ETTK, m.519/f.1).
ETTK’ya göre, limited şirket müdürlerinin, pay defteri tutma zorunlu­luğu yanında, her takvim yılının Ocak ayında “ortakların ad ve soyadla­rını, her ortağın koymayı taahhüt ettiği sermaye miktarını ve buna mah­suben ödediği kısmı gösterir” bir listeyi imzalayıp ticaret sicili memurlu­ğuna vermeleri gerekmektedir(ETTK, m.519/f.2). Son listenin verildiği tarihten itibaren her hangi bir değişiklik meydana gelmemişse, izleyen yılın Ocak ayında yeniden liste verilmez. Ancak, bu durumda da, değişik­lik olmadığını belirten bir dilekçenin ticaret sicili memurluğuna verilmesi gerekmektedir.
Yeri gelmişken, pay defterine kaydın, kurucu değil, bildirici bir nitelik taşıdığını belirtmekte fayda vardır. Zira, pay defterindeki kaydın aksinin ispat edilmesi her zaman için mümkündür. Ayrıca, payın, pay defterine kaydedilmesi bir bakıma şirketin iç işleriyle ilgilidir(ERİŞ, 1995, 674). Ni­tekim; Yargıtay 11. HD’nin 8/10/1993 tarihli, E.1992/6626, K.1993/6317 sayılı kararında da “pay defterine kayıt oy hakkına sahiplik açısından an­cak bir karine oluşturur. Pay sahipliği sıfatının ortaklıkça kabulü ve ispatı açısından sadece pay defterine dayanılırsa, defterin bulunmaması, düzenli kayıt yapılmaması, yazının gerçek dışı ve hatalı olması halinde ona mut­lak bir anlam tanınmış olur ve bu şekildeki benimseme gerçek ortakların haklarının zayi olmasına neden olabilir. Oysa pay defterindeki kaydın aksi ispat edilene kadar bir karine oluşturacağının kabulü ve bu defterdeki kay­dın kurucu değil bildirici ve açıklayıcı nitelikte olduğu mahkeme içtihatla­rında ve Doktrinde benimsenmiş bulunmaktadır.” denilerek, pay defterine yapılan kayıtların kurucu değil bildirici nitelik taşıdığı vurgulanmıştır.


3. ETTK’YA GÖRE PAY DEFTERİNİN TASDİKİ ZORUNLU MUDUR?
ETTK’nın 69. maddesinin birinci fıkrasında göre, kuruluş aşamasında, anonim ve limited şirketlerin -66. maddenin birinci fıkrası gereği- tutmak zorunda oldukları defterlerin - işletmenin mahiyet ve öneminin ge­rektirdiği bütün defterleri ve özellikle yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defteri- açılış tasdiki, ticari işletmenin bulunduğu yerdeki ticaret sicili memurluğu veya noter tarafından yapılacaktır. Kanun, bu konuda şirketlere seçimlik bir hak tanımaktadır. Yani, şirketler, kuruluş aşamasında, sözkonusu defterlerin açılış tasdiklerini noterlere yaptırabile­cekleri gibi ticaret sicili memurluklarına da yaptırabileceklerdir. Nitekim, 4884 sayılı Kanunun 7. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 223. maddesinde de değişikliğe gidilmiş ve sözkonusu maddeye eklenen üçün­cü fıkrada “Defterler anonim ve limited şirketlerin kuruluş aşamasında, şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili memuru veya noter tarafın­dan tasdik edilir.” denilerek iki Kanun arasında paralellik sağlanmıştır.
Ticaret sicili memuru veya noter, bu defterleri 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerinde yer alan bilgi­leri içerecek şekilde tasdik edecektir. Yani, TTK, bu konuda Vergi Usul Kanunu’na göndermede bulunmaktadır. Bu çerçevede; ticari defterlerin açılış tasdikleri, anonim ve limited şirketlerin kuruluşu aşamasında noter­lerce ve ticaret sicili memurlarınca yapılacaktır. Kuruluşu takip eden yıl­larda tutulacak olan defterlerin açılış tasdiki ise ETTK’nın 69. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenmiştir. Buna göre, anonim ve limited şirketlerin kuruluşlarını takip eden yıllara ait defterleri 213 sayılı Vergi Usul Kanununun defterlerin tasdikine ilişkin hükümlerine göre tas­dik olunacaktır. Yani, tutulması ve tasdiki zorunlu defterler, iş yerinin, iş yeri olmayanlar için ikametgahın bulunduğu yerdeki noter veya noterlik görevini ifa ile mükellef olanlar tarafından tasdik olunacak, yapılacak tas­dik şerhleri defterin ilk sayfasına yazılacak ve aşağıdaki bilgileri ihtiva edecektir(VUK, m.223/f.1, m.224):
TTK’nun anılan düzenlenmesinde defter bazında bir ayrıma gidilmedi­ğinden, ister TTK’nun 66. maddesinin birinci fıkrasında ismen belirtilen­lerden olsun, ister ise ismen belirtilmemekle birlikte işletmenin mahiyet ve öneminin gerektirdiklerinden olsun, anonim ve limited şirketler tarafından kuruluşu takip eden yıllarda tutulması zorunlu olan defterlerin açılış tas­dikleri sadece noter tarafından yapılacak ve defterlerin kaç sayfadan ibaret olduğu sadece bu defterlerin ilk sayfalarına yazılarak noterin resmi mührü ve imzasıyla tasdik edilecektir.
Diğer yandan, ETTK, 66. maddenin birinci fıkrasında yazılı defterler­den, yevmiye ve envanter defterleri için, açılış tasdikinin yanında, kapanış tasdiklerinin yaptırılmasını da şart koşmaktadır. Bu nedenle, yevmiye def­terinin en geç yeni yılın Ocak ayı sonuna kadar notere ibraz edilip son kay­dın altına noterce (Görülmüştür) sözü yazılarak mühür ve imza ile kapanış tasdikine tabi tutulması gerekmektedir (ETTK, m.70/f.5). Gene, envanter defterine6 kaydolunacak envanter ve bilançolarına en geç yeni yılın Mart ayı sonuna kadar tamamlanması ve akabinde de envanter defterinin aynı usulle kapanış tasdikinin yaptırılması gerekir(ETTK, m.72/f.4).
Sözkonusu düzenlemeler ışığında, pay defterinin kullanılmaya7 başlan­madan önce notere ibraz edilerek tasdik ettirilmesi gerektiği kanaatinde­yiz8. Ayrıca, ETTK, anonim ve limited şirketlerin, tutulması zorunlu olan defterlerle tutmak istediği defterlerin her birinin nevi ve mahiyetleriyle sayfa sayılarını gösteren iki nüsha beyannameyi, bu defterleri kullanmaya başlamadan önce ticaret sicili memurluğuna vermesini şart koşmaktadır. Doğal olarak, pay defterinin de bu listede gösterilmesi gerekir. Ticaret si­cili memuru, bu beyannamelerden birisini tasdik ederek şirkete geri verir. Bu beyannamenin verilmemesi ya da kanuna uygun şekilde yerine geti­rilmemesi durumunda ise, şirketin defterleri lehine delil olma özelliğini kaybeder9(TTK, m.69/f.2)10. Nitekim, Yargıtay da konuya ilişkin karar­larında “TTK’nun 69/2.maddesi uyarınca usulsüz tutulan defter kayıtların, davalı lehine delil teşkil etmeyeceğine” hükmetmiştir Yargıtay 11. HD’nin 02.02.1989, 13.10.1997, 27.06.2005; 21. HD’nin 11.10.2005, 16.09.2008).


4. ETTK’YA GÖRE PAY DEFTERİNİN TUTULMAMASI VEYA TASDİK ETTİRİLMEMESİ SUÇ TEŞKİL EDER Mİ?
ETTK’da, ticari defterlerin tutulmaması ya da kanuna uygun surette tutulmaması halleri için hem hukuki hem de cezai sorumluluk öngörül­müştür. ETTK’nın 67. maddesinin ikinci fıkrasında; “Ticari defterlerin kısmen veya tamamen mevcut olmamasından yahut kanuna uygun su­rette tutulmamasından veyahut saklanması mecburi olan defter ve kağıt­ların gereği gibi saklanmamasından doğan mesuliyet doğrudan doğruya işletme sahibine ve hükmi şahıslarda idare organının azalarına veya idareişlerine salahiyetli olan kimselere ve hükmi şahsiyeti olmayan ticari işlet­me ve teşekküllerde onları idareye salahiyetli olan kimselere aittir.” denil­miştir. Aynı maddede, bu sayılanların “kusuru memur ve müstahdemlerine yükleterek bu mesuliyetten kurtulamayacakları” hüküm altına alınmıştır. ETTK’nın 336. maddesinde de “kanunen tutulması gereken defterlerin mevcut olmaması veya bunların intizamsız bir surette tutulması” nedeniy­le, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin, şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen sorumlu olacakları belirtilmiştir11. Yine, ETTK, gerek pay defterinin gerek ortaklar listesinin kusurlu ve nok­san tutulması veya verilen bilginin yanlış olması ve bundan dolayı bir zarar meydana gelmesi durumunda, limited şirket müdürlerinin zarardan dolayı şahsen ve müteselsilen sorumlu olacaklarını hükme bağlamıştır(ETTK, m.519/f.3).
ETTK’nın 67. maddesinin üçüncü fıkrasında ise “66 ncı maddenin bi­rinci fıkrasının 1 ila 3 üncü bentlerinde sayılan defterleri tutma mükelle­fiyetini hiç veya kanuna uygun şekilde yerine getirmeyip de ikinci fıkraya göre mesul olanlar üç milyon liradan otuz milyon liraya kadar ağır para cezasiyle cezalandırılır12. Defterlerin kanuna uygun şekilde tutulmaması halinde,bunları tutmakla vazifelendirilmiş olan kimseler dahi aynı cezaya mahkum edilirler.” denilmiştir. Ancak, hemen belirtelim ki, anılan cezai sorumluluk, 66ncı maddenin birinci fıkrasının 1 ila 3 üncü bentlerinde sa­yılan defterleri, yani anonim ve limited şirketler yönünden bakıldığında, sadece yevmiye defteri, defteri kebir, envanter defteri ve karar defterini kapsamaktadır. Bu nedenle, pay defterinin tutulmamış olması yahut tutul­makla birlikte tasdik ettirilmemiş olması cezai sorumluluk gerektirmeye­cektir. Bununla birlikte, bir önceki paragrafta da belirttiğimiz üzere, pay defterinin tutulmaması ya da intizamsız bir surette tutulması halinde, ano­nim şirket yönetim kurulu üyeleri ile limited şirket müdürleri, şirkete, pay sahiplerine/ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen sorumlu olacaklardır.


5. YENİ TTK’YA GÖRE ANONİM ŞİRKETLERCE PAY DEFTERİ TUTULMASI
Anonim şirketlerce pay defteri tutulmasına ilişkin olarak, ETTK’nın 417. maddesinde;
“Şirket, nama yazılı hisse senetleri sahiplerini ad, soyad ve adresleriyle bir pay defterine kaydeder.
Hisse senedinin yukarıki maddeye uygun olarak devredildiği ispat edil­medikçe devralan pay defterine yazılamaz.
İdare meclisi, kaydın yapıldığını hisse senedine işaret eder.
Şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı bulunan kimse ortak sıfatını haizdir.”
hükmüne yer verilmiştir.
Yeni TTK’nın konuya ilişkin 499. maddesinde ETTK’nın bu hükmü kural itibariyle tekrar edilmiş, bununla birlikte, nama yazılı pay/pay se­nedi sahipleri yanında intifa hakkı sahiplerinin de pay defterine kaydı öngörülmüş ve senede bağlanmamış (nama yazılı) payların pay defterine yazılacakları yönündeki yerleşik uygulama kanunlaştırmıştır(Komisyon Raporu).
YTTK’nın m.64/f.4 hükmü uyarınca pay defteri ticarî defterdir13. Bu hüküm pay defterinin tutulması, açılış ve kapanış onayları ile saklanması bakımlarından anlam taşır, yoksa pay defterinin özel olmak karakterini et­kilemez ve pay defterine yapılan kayıtlara kurucu nitelik kazandırmaz. Pay defterine yapılan kayıtların açıklayıcı nitelikte olduklarına ve ancak aksi ispat edilebilen karineler oluşturduklarına ilişkin Yargıtay kararları geçer­liliklerini korumaktadır(Komisyon Raporu).
Pay defterine; senede bağlanmamış payların sahiplerinin, nama yazı­lı pay senedi sahiplerinin ve intifa hakkı sahiplerinin ad ve soyadları ya da ticaret unvanları ile adresleri kaydedilir(YTTK, m.499/f.1). Şirket, kaydın yapıldığını pay senedine işaret eder(YTTK, m.499/f.3). Ancak, payın usulüne uygun olarak devredildiği veya üzerinde intifa hakkı kurul­duğu ispat edilmediği sürece, devralan ve intifa hakkı sahibi pay defterine yazılamaz(YTTK, m.499/f.2).
Kanunun 499. maddesinin dördüncü fıkrasında ise “Şirketle ilişkiler­de, sadece pay defterinde kayıtlı bulunan kimse paysahibi ve intifa hakkı sahibi olarak kabul edilir.” denilmiştir. Oysa, ETTK’nın 417. maddesinin dördüncü fıkrasında “şirkete karşı ancak pay defterinde kayıtlı kimse ortak sıfatını haizdir” denilmekte idi. Ancak, bu ifade değişikliği hukukî durumu değiştirmemektedir. Kaldı ki, devri sınırlandırılmış nama yazılı pay senet­lerinde onay, yani deftere kayıt, mülkiyeti geçirdiği için ETTK’nın 417. maddesinin dördüncü fıkrası aynen korunamazdı. Ayrıca ETTK hükmü oysuz paysahibi konumuna da müsait değil idi(Komisyon Raporu).
Diğer yandan, YTTK’da pay senetleri borsaya kote edilmiş şirketler de dikkate alınarak, Merkezî Kayıt Kuruluşu tarafından kayden takibi yapılan nama yazılı paylara ilişkin Sermaye Piyasası Kanunu hükümleri ile ilgili diğer düzenlemeler saklı tutulmuştur(YTTK, m.499/f.5).


6. YTTK’YA GÖRE LİMİTED ŞİRKETLERCE PAY DEFTERİ TUTULMASI
Çalışmamızın önceki kısımlarında da belirtildiği üzere, ETTK’nın 519. maddesi ile limited şirketlerde, paylara ilişkin bir defterin tutulması ve bu deftere ortakların ad ve soyadlarının, pay miktarlarının, pay taahhütlerine ilişkin ödemelerin, payların devri ile intikalinin ve bu hususlarla ilgili di­ğer değişikliklerin kaydedilmesi şart koşulmuştur.
YTTK da, limited şirketlerde, esas sermaye paylarını içeren bir pay def­teri tutulmasını şart koşmaktadır (YTTK, m.594/f.1). Pay defterine kayde­dilecek hususlar, YTTK’da, ETTK’dan daha detaylı olarak düzenlenmiştir. Buna göre;
• Şirket ortaklarının adları (veya ticaret unvanları), adresleri,
• Her ortağın sahip olduğu esas sermaye payının sayısı,
• Esas sermaye paylarının devirleri ve geçişleri,
• Esas sermaye paylarının itibarî değerleri, grupları,
• Esas sermaye payları üzerindeki intifa ve rehin hakları,
• Esas sermaye payları üzerindeki intifa ve rehin hakkı sahiplerinin adları ve adresleri
limited şirket pay defterine kaydedilmek zorundadır (YTTK, m.594/f.1).
YTTK, şirket ortaklarına pay defterini inceleme hakkı da vermekte­dir. Bu çerçevede, şirket ortakları, pay defterini inceleyebilirler (YTTK, m.594/f.2). Kanunen tanınan bu hakkın şirket sözleşmesi veya genel kurul kararı ile kaldırılması yahut sınırlandırılması mümkün değildir. Ortakların pay defterini inceleme konusunda herhangi bir sebep ileri sürmeleri gerekli değildir.


7. YENİ TTK’YA GÖRE PAY DEFTERİNİN TASDİKİ ZORUNLU MUDUR?
YTTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkrasında “Ticari defterler, açılış ve kapanışlarında noter tarafından onaylanır. Kapanış onayları, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılır. Şirketlerin ku­ruluşunda defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tarafından da onay­lanabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hâllerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca14 bir tebliğle belirlenir.” denilmiştir. Anılan fıkra deftere resmiyet verilmesi yani onay gereğini belirtmekte ve bunun usulünü göstermektedir(Komisyon Raporu).
Dikkat edileceği üzere, YTTK’da, ETTK’nın aksine, ticari defterlerin tamamı açılış ve kapanış onayına tâbi tutulmuştur. Bu değişikliğin se­bebi çift defter kullanımını olabildiğince engellemektir. Çift defter sadece hesaplara ilişkin ticarî defterlerde değil, aynı zamanda pay defteri, karar defteri ve genel kurul karar defterlerinde de sık rastlanan bir olgudur. Bu defterlerden herhangi biri kapatılmadan yenisi açılabilmekte, ihtilaflarda mahkemenin önüne değişik defterler çıkabilmektedir. Bu çoğu kez hileli bir davranış teşkil eden çift defter uygulamasına özellikle pay defteriyle, yönetim kurulu karar defterinde çok sık rastlanmaktadır. Anılan düzenleme ile uygulamada sıkışıklığa yol açmamak için onay süresi de izleyen faali­yet döneminin altıncı ayına kadar uzatılmıştır(Komisyon Raporu).
YTTK’nın m.64/f.3 hükmü ETTK’nın 69. maddesinde 4884 sayılı Kanun­la yapılan değişiklikle de, kural olarak uyum içerisindedir. ETTK’nın 69’uncu maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesi noter yanında sicil memuruna da onay yetkisini vermiştir. Bu yetkinin ETTK’da sicil memuruna tanınması­nın sebebi, şirketlerin kuruluşunu süratlendirmektir. Kuruluş sırasında oda ge­rekli belgeyi derhal verebilecek ve doğrudan doğruya sicile gidilerek şirketin tescili gerçekleştirilebilecektir. Başka bir değişle, noter aradan çıkabilecektir. Bu amaç göz önünde tutularak yeni TTK’da da sicil müdürünün onay yetkisi kuruluşa özgülenmiştir. Diğer yandan, YTTK’da, uygulamadaki bazı aksak­lıklara engel olmak için “ticaret sicili tasdiknamesini”nin (faaliyet belgesinin) de notere sunulması gereği öngörülmüştür(Komisyon Raporu).
Dolayısıyla, ETTK’da olduğu üzere, YTTK’ya göre de, kuruluş aşa­masında, ticari defterlerin açılış tasdikleri, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret sicili müdürlüğü veya noter tarafından yapılabilecektir. Ka­nun, bu konuda şirketlere seçimlik bir hak tanımaktadır. Dolayısıyla, ano­nim ve limited şirketler, kuruluş aşamasında, sözkonusu defterlerin açılış tasdiklerini noterlere yaptırabilecekleri gibi ticaret sicili müdürlüklerine de yaptırabileceklerdir. Nitekim, 4884 sayılı Kanunun 7. maddesi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 223. maddesinde de değişikliğe gidilmiş ve sözkonusu maddeye eklenen üçüncü fıkrada “Defterler anonim ve limited şirketlerin kuruluş aşamasında, şirket merkezinin bulunduğu yer ticaret sicili memuru veya noter tarafından tasdik edilir.” denilerek iki Kanun ara­sında paralellik sağlanmıştır. Pay defterinin kuruluşu takip eden faaliyet dönemlerindeki açılış tasdikleri ile kapanış tasdikleri ise sadece noterler tarafından yapılacaktır. Kapanış tasdiklerinin, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yaptırılması gerekecektir.


8. YENİ TTK’YA GÖRE PAY DEFTERİNİN TUTULMAMASI VEYA TASDİK ETTİRİLMEMESİ SUÇ TEŞKİL EDER Mİ?
YTTK’nın 64. maddesinin birinci fıkrasında “Her tacir, ticarî defterle­ri tutmak ve defterlerinde, ticarî işlemleriyle malvarlığı durumunu, Türkiye Muhasebe Standartlarına ve 88’inci madde hükümleri başta olmak üzere bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Def­terler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilme­lidir.” hükmüne yer verilmektedir.
Bu itibarla, anonim ve limited şirketler, ticari defter tutmak ve ticarî defterlerini tutarken, Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından ya­yımlanan Türkiye Muhasebe Standartlarına, kavramsal çerçevede yer alan muhasebe ilkelerine ve bunların ayrılmaz parçası olan yorumlara aynen uymak zorundadırlar (YTTK, m.64/f.1, m.88). Anılan yükümlülüklere uyulmaması durumunda, ilgililere, ikiyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilecektir (YTTK, m.562/f.1-a).
Buna karşılık, YTTK’da, ETTK’nın 66. maddesindeki gibi tacirler ta­rafından tutulması zorunlu olan defterler gerçek ve tüzel kişi bazında bir ayrıma tabi tutulup ayrı ayrı belirtilmemekte, sadece 64. maddesinin beşin­ci fıkrasında “yevmiye, defteri kebir ve envanter defteri dışında tutulacak defterler Türkiye Muhasebe Standartları Kurulu tarafından bir tebliğ ile belirlenir” denilmekte, aynı maddenin dördüncü bendinde ise “pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzakere defteri gibi işletmenin muhasebesiyle ilgili olmayan defterlerin de ticarî defter” olduğu vurgulanarak, bu defterlerin ticari defter olup olmadıkları yönün­deki tartışmalar açıklığa kavuşturulmaktadır. Anılan düzenlemeden de, ETTK’nın aksine, pay defteri tutulmamasının da anonim ve limited limited şirketler yönünden cezaî sorumluluk doğuracağı net bir şekilde anlaşılmak­tadır.
Diğer yandan, YTTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Ticarî defterler, açılış ve kapanışlarında noter tarafından onaylanır. Kapanış onayları, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılır. Şirketlerin kuruluşunda defterlerin açılışı ticaret sicili müdürlükleri tara­fından da onaylanabilir. Açılış onayının noter tarafından yapıldığı hallerde noter, ticaret sicili tasdiknamesini aramak zorundadır. Türkiye Muhasebe Standartlarına göre elektronik ortamda veya dosyalama suretiyle tutulan defterlerin açılış ve kapanış onaylarının şekli ve esasları ile bu defterlerin nasıl tutulacağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca bir tebliğle belirlenir.” de­nilmektedir.
YTTK’nın 562. maddesinin birinci fıkrasının © bendi ile de “64. mad­denin üçüncü fıkrası uyarınca gerekli onayların yaptırılmamış olması suç sayılmıştır. Dolayısıyla, anonim ve limited şirketler tarafından tutulacak pay defterinin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmaması durumunda, ilgililere, ikiyüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilecektir (YTTK, m.562/f.1-c).


9. ÖZET VE SONUÇ
Halihazırda yürürlükte bulunan 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu’na göre anonim ve limited şirketlerce pay defteri tutulması zorunludur. An­cak, pay defterinin hiç veya kanuna uygun surette tutulmaması halleri için ETTK herhangi bir cezai sorumluluk öngörmemiştir. Buna karşılık, pay defterinin tutulmaması ya da intizamsız bir surette tutulması halinde, ano­nim şirket yönetim kurulu üyeleri ile limited şirket müdürleri, şirkete, pay sahiplerine/ortaklara ve şirket alacaklılarına karşı müteselsilen sorumlu olurlar. Pay defteri tutma zorunluluğuna YTTK’da verilmiş ve bu defterin “ticari defterler”den olduğu vurgulanarak konumu güçlendirilmiştir. Bu­nun yanında, YTTK ile ticari defterlerin tamamı açılış ve kapanış onayına tâbi tutulduğundan, pay defterinin de açılış ve kapanış tasdikine tabi tutul­ması gerekecektir.
Şirketin kuruluşu aşamasında, pay defterinin açılış tasdiki, şirket mer­kezinin bulunduğu yerdeki ticaret sicili müdürlüğü veya noter tarafından yapılacaktır. Pay defterinin kuruluşu takip eden faaliyet dönemlerindeki açılış tasdikleri ile kapanış tasdikleri ise sadece noterler tarafından yapı­lacaktır. YTTK’ya göre kapanış onaylarının, izleyen faaliyet döneminin altıncı ayının sonuna kadar yapılması gerekecektir. Yeni TTK’ya göre pay defterinin hiç veya kanuna uygun surette tutulmaması; açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmaması durumunda ise, ilgililere, ikiyüz günden az ol­mamak üzere adlî para cezası verilecektir. Ancak, 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe gireceğinden, sözko­nusu ceza hükümleri bu tarihten sonraki fiillere uygulanacaktır.


KAYNAKÇA
Altaş, Soner (2010). “Anonim Şirketlerde Pay Defterinin Önemi” Yak­laşım Dergisi, 207 (2010)
Çamoğlu, Ersin, Poroy, Reha, Tekinalp, Ünal (2005). Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku. 10.Tıpkı bs. İstanbul : Arıkan Yayınevi.
Eriş Gönen(1995). Anonim Şirketler Hukuku. Ankara : Seçkin Yayı­nevi.
Kanun Hükmünde Kararnameler (08.06.2011) 640 sayılı Gümrük ve Ticaret Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Ankara: Resmi Gazete (27958 sayılı)
Komisyon Raporu : Türk Ticaret Kanunu Tasarısı ve Adalet Komis­yonu Raporu, Esas No:1/324, S.Sayısı:96
T.C. Yasalar (03.05.2011) 6223 sayılı Kamu Hizmetlerinin Düzenli,
Etkin ve Verimli Bir Şekilde Yürütülmesini Sağlamak Üzere Kamu Ku­rum ve Kuruluşlarının Teşkilat, Görev ve Yetkileri ile Kamu Görevlileri­ne İlişkin Yetki Kanunu, Ankara: Resmi Gazete (27923 sayılı)
T.C. Yasalar (09.07.1956) 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Ankara: Resmi Gazete (9353 sayılı)
T.C. Yasalar (14.02.2011) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, Ankara: Resmi Gazete (27846 sayılı)
T.C. Yasalar (31.01.2004) 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devleti­nin Para Birimi Hakkında Kanun, Ankara: Resmi Gazete (25363 sayılı)
Yargıtay 11.HD’nin (02.02.1989) E.1988/4599, K.1989/470 sayılı ka­rarı
Yargıtay 11.HD’nin (13.10.1997) E.1997/6251, K.1997/6871 sayılı kararı
Yargıtay 11.HD’nin (27.06.2005) E.2004/10186, K.2005/6721 sayılı kararı
Yargıtay 21.HD’nin (11.10.2005) E.2005/8831, K.2005/9266 sayılı kararı
Yargıtay 21.HD’nin (16.09.2008) E.2007/17500, K.2008/9405 sayılı kararı

Muhasebe ve Mevzuat Grubu

Hüseyin Ust Mevzuat Forumu Facebook Sayfası

Kişisel Blog Sayfam
22-03-2012 05:42 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: