Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)

YOLLUK ÖDEMESİNİN HUKUKİ DURUMU VE KIDEM TAZMİNATINA ESAS ÜCRETE ETKİSİ
Konuyu Açan Kişi: hust59®
Cevap Sayısı: 0
Görüntülenme Sayısı: 1917

Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 0 Oy - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
YOLLUK ÖDEMESİNİN HUKUKİ DURUMU VE KIDEM TAZMİNATINA ESAS ÜCRETE ETKİSİ
Yazar Mesaj
hust59®
İmtiyaz Sahibi
*******
Mesajlar: 5,377
Tarih: Jul 2007
Üye no: 4
Nerden: İstanbul / Bolu
Rep Puanı: 26
Mesaj: #1
YOLLUK ÖDEMESİNİN HUKUKİ DURUMU VE KIDEM TAZMİNATINA ESAS ÜCRETE ETKİSİ
YOLLUK ÖDEMESİNİN HUKUKİ DURUMU VE KIDEM TAZMİNATINA ESAS ÜCRETE ETKİSİ





Yazar:SelahattinBAYRAM(*)


KAYNAK : Yaklaşım Dergisi/ Mart 2008 / Sayı: 183 ^den alıntıdır



I- GİRİŞ

Bu makalemizde, işverenler tarafından işçilere düzenli olarak yapılan yolluk ödemesinin hukuki durumunu ve bu ödemenin işçiye ödenmesi gereken kıdem tazminatına esas ücretin hesabında dikkate alınıp alınmayacağı hususunu açıklayacağız.



II- YOLLUK ÖDEMESİ

A- TANIM

İşverenler tarafından işçilerin asli görev yerlerinin dışında işgörme amacıyla görevlendirilmeleri halinde seyahatleri süresince yol, gündelik, aile masrafı, yer değiştirme masrafı, yemek ve yatma giderlerine karşılık yapılan ödemelere yolluk (harcırah) denilmektedir.

B- YASAL DURUM

6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 3. maddesinin (a) fıkrasında harcırah “Bu Kanun’a göre ödenmesi gereken yol masrafı, gündelik, aile masrafı ve yer değiştirme masrafından birini, birkaçını veya tamamını; …” şeklinde tanımlanmıştır. Harcırah Kanunu’nun 4. maddesinde bu Kanun’a kimlerin tabi olduğu tek tek belirtilmiştir. Dolayısıyla, bu Kanun hükümleri özel sektör işverenleri için zorunluluk teşkil etmemekle birlikte ödenen harcırahın neleri kapsadığı konusunda 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümleri esas alınır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 24. maddesinin 2. bendinde hizmet erbabına ödenen yol giderlerinin tamamı ile yemek ve yatma giderlerine karşılık olarak verilen gündeliklerin (Bu gündelikler aynı aylık seviyesindeki Devlet memurlarına verilen gündeliklerden fazla ise veya devletçe verilen gündeliklerin en yüksek haddini aşarsa aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulur.) gelir vergisinden istisna olduğu vurgulanmıştır.

Yine, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 77. maddesinin ikinci fıkrasında ise yollukların sigorta primlerinin hesabına esas tutulacak kazançların aylık tutarının tespitinde nazara alınmayacağı vurgulanmıştır. Görüldüğü üzere, 506 sayılı Kanun (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 24. maddesinin 2. bendinde vurgulandığı gibi) belli bir miktardan sonra aradaki farkın sigorta primi hesabına esas tutulacak kazançların aylık tespitinde yolluk ödemesinin dikkate alınacağı gibi bir düzenlemeye gitmemiştir.



III- YOLLUK ÖDEMESİNİN KIDEM TAZMİNATINA ESAS ÜCRETE ETKİSİ

4857 sayılı İş Kanunu’nun 120 ve geçici 6. maddeleri ile mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlüğü devam eden 14. maddesi uyarınca kıdem tazminatı işçiye, işçinin işyerindeki toplam hizmet süresi dikkate alınarak (daha önceden kıdem tazminatı alarak işyerinden ayrılmamışsa veya daha önceden kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek bir şekilde iş sözleşmesi sona ermemişse) her hizmet yılı için 30 günlük ücreti tutarında (iş sözleşmesi veya TİS ile aksi kararlaştırılmamışsa) kıstelyum esasıyla son brüt ücreti üzerinden (kıdem tazminatı tavanı dikkate alınmak suretiyle) hesaplanarak işçiye veya kanuni mirasçılarına ödenir.

Kıdem tazminatına esas ücretin hesabında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir Kararı(1)’nda asıl ücret ile işçiye sağlanmış diğer menfaatlerin göz önünde bulundurulması gerektiğini vurgulamıştır. Kıdem tazminatına esas ücretin belirlenmesinde asıl ücretin ne olduğu 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32. maddesinde ve mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlüğü devam eden 14. maddesinin 9, 10 ve 11. fıkrası hükümlerinde açık olarak belirtilmiştir. Bu nedenle, asıl ücretle ilgili olarak öğretide herhangi bir ihtilaf söz konusu değildir. Ancak, yargı kararında da vurgulanan sağlanmış diğer menfaatlerden hangilerinin kıdem tazminatına esas ücrette dikkate alınacağı ile ilgili olarak açık bir yasal hüküm bulunmaması nedeniyle kıdem tazminatına esas ücretin hesabında göz önünde bulundurulması gereken, sağlanmış diğer menfaatler konusunda, yargı kararları açıklayıcı olmaktadır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Kararı’nda “Arızi nitelikte ücret ekleri kıdem tazminatının hesabında nazara alınmaz. Örneğin fazla mesai, mamul yardımı, tahsil yardımı, işyerinde giyilmek ve kullanılmak üzere verilen iş eşyaları, primler, ücretli izin parası, çalışılan hafta tatili ücreti, yolluk, otel ve ev gideri olarak ödenen paralar, gezici görev ödencesi, belirli sürelerde verilen özendirme ikramiyesi (teşvik ikramiyesi), avans ödemesi gibi daimilik arz etmeyen ödemeler geniş anlamdaki ücret kavramına dahil olmadıkları için kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmazlar.”(2) hususu açıklanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun anılan Kararı’nda devamlılık arz etmeyen arızi ödemelerden olan yolluklarında kıdem tazminatı hesabına esas ücrette nazara alınmayacağını vurgulamıştır.

Ancak, işyeri kayıt ve belgelerinin incelenmesinde ve alınan işçi ifadesinde işçinin sürekli olarak görev mahalli dışında görevlendirildiğinin, hukuki ücretinin asgari ücret olduğunun, fiili ücretinin büyük çoğunluğunun yolluk ödemesi adı altında yapılan ödemeden oluştuğunun tespit edilmesi halinde yapılan yolluk ödemesinin, arızi nitelikte ödenen yolluk ödemesi olarak değerlendirilmesinin hakkaniyete ve dürüstlük kurallarına uygun olup olmadığı hususu önemlidir.

İşçi ücretinin büyük çoğunluğunu yolluk ödemesinin oluşturması, hukuki ücretinin asgari ücret olması, işçinin de net ücretini yolluk ödemelerini dahil ederek hesaplaması halinde bu ödemenin işçinin vergi ve sigorta primine esas kazancının düşük gösterilmesi amacına yönelik olduğu yönünde bir kanaat söz konusu ise yolluk ödemesinin giydirilmiş ücret olduğu yönünde genel kabul görmüşlük vardır. Elbette, işçinin fiili ücreti ile hukuki ücreti arasında büyük oranlarda fark olması durumunda işçiye hukuki ücreti esas alınarak yapılan geçici iş göremezlik ödeneği, işsizlik sigortası, emekli maaşı ve sağlanan diğer yardımlar açısından fiili ücret ve hukuki ücret farkı büyük önem teşkil edecektir. Bu nedenle, yargı kararlarında vurgulanan arızi nitelikte değil de sürekli olarak yolluk ödemesi söz konusu ise işçinin ücreti esas alınarak yararlandığı haklarda göz önüne alınarak sürekli olarak ödenen yolluk ödemesinin işçinin fiili ücreti ile hukuki ücreti arasında büyük farklar oluşturması halinde bu ödemenin giydirilmiş ücret olarak kabul edilmesi hakkaniyete ve iyiniyet ilkelerine uygun olacaktır.



IV- SONUÇ

Çalışma hayatının en önemli maddelerinden olan ve işte eskilik ile ilgisini ve iş sözleşmesinin son bulmasının sonucu olma özelliğini hep koruyan kendine özgü bir tazminat olan kıdem tazminatının hesaplanmasında asıl ücret ile bu ücrete eklenen ücret eklerinin dikkate alınması büyük önem arz etmektedir. Mahiyeti itibariyle asıl ücrete eklenen ücret eklerinden olmayan yolluk ödemesinin çalışana sürekli olarak yapılarak vergi ve sigorta primine esas kazancının düşük gösterilmesi amacına yönelik olduğu yönünde kanaat oluşturması halinde işçinin ücreti esas alınarak yararlandığı haklarda göz önüne alınarak giydirilmiş ücret olarak kabul edilmesi, bu ödemede işçinin asıl ücretine eklenerek kıdem tazminatına esas ücretin bulunması, kıdem tazminatının bu ücret üzerinden 4857 sayılı İş Kanunu’nun 120 ve geçici 6. maddeleri ile mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun yürürlüğü devam eden 14. maddesi uyarınca hesaplanması ve yasal kesinti yapıldıktan sonra işçiye ödenmesi uygun olacaktır.



(*) İş Müfettişi

(1) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 03.03.2004 tarih ve E. 2004/9-86, K. 2004/124 sayılı Kararı.

(2) Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, 03.03.2004 tarih ve E. 2004/9-86, K. 2004/124 sayılı Kararı.

Hüseyin ÜST
S.M.M.M.
01-03-2008 05:03 PM
Web Sayfasını Ziyeret Edin Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 



Forum'a Git: